Kelime Analizi
(23)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
2 | لَقُواْ leku | karşılaştılar Fiil yüz yüze gelmek, bulmak | ل ق ي |
3 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
4 | ءَامَنُواْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
5 | قَالُوٓاْ kalu | söylediler Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
6 | ءَامَنَّا amenna | güvendik Fiil emniyette olmak, inanmak | أ م ن |
7 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
8 | خَلَا hala | boş oldu Fiil geçip gitmek, yalnız kalmak | خ ل و |
9 | بَعۡضُهُمۡ ba'duhum | parçaları İsim kısım, bazı | ب ع ض |
10 | إِلَىٰ ila | -e/-a doğru Edat kadar, yönelik | — |
11 | بَعۡضٖ ba'din | parçasının İsim kısım, bazı | ب ع ض |
12 | قَالُوٓاْ kalu | söylediler Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
13 | أَتُحَدِّثُونَهُم e-tuhaddisunehum | anlatıyor musunuz onlara Fiil haber vermek, yenilemek | ح د ث |
14 | بِمَا bi-ma | şey ile Zamir İsm-i Mevsûl şey ile | — |
15 | فَتَحَ fetaha | açtı Fiil hüküm vermek, zafer kazanmak | ف ت ح |
16 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
17 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
18 | لِيُحَآجُّوكُم li-yuhaccukum | tartışsınlar diye sizinle Fiil delil getirmek, yönelmek | ح ج ج |
19 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
20 | عِندَ inde | yanında İsim Harf (Edât) katında, huzurunda | ع ن د |
21 | رَبِّكُمۡ rabbikum | efendiniz İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
22 | أَفَلَا e-fe-la | peki değil mi Zamir Soru Edatı yok, hayır | — |
23 | تَعۡقِلُونَ ta'kilune | bağlarsınız Fiil kavramak, akıl etmek | ع ق ل |
1
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
3
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
4
ءَامَنُواْ
amenu
7
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
9
بَعۡضُهُمۡ
ba'duhum
10
إِلَىٰ
ila
-e/-a doğru
kadar, yönelik
13
أَتُحَدِّثُونَهُم
e-tuhaddisunehum
14
بِمَا
bi-ma
şey ile
şey ile
17
عَلَيۡكُمۡ
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında
18
لِيُحَآجُّوكُم
li-yuhaccukum
19
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
22
أَفَلَا
e-fe-la
peki değil mi
yok, hayır
23
تَعۡقِلُونَ
ta'kilune