Kuran-ı Kerim • Bakara 2:213

213. Ayet Detayı

İnsanlar tek bir topluluktu. Allah nebileri müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak gönderdi; insanların ayrılığa düştükleri konularda aralarında hükmetmek için onlarla birlikte gerçeği içeren kitabı indirdi. Kendilerine apaçık kanıtlar geldikten sonra, aralarındaki azgınlıktan dolayı onda ayrılığa düşenler, ancak o verilenlerdir. Bunun üzerine Allah, inananları kendi izniyle ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.

Kelime Analizi

(49)

#

Kelime

Anlam

Kök

1

oldu

Fiil

bulunmak, gerçekleşmek

ك و ن

2

insanlar

İsim

halk, topluluk

أ ن س

3

topluluk

İsim
Harf (Edât)

nesil, önder

أ م م

4

bir

Sıfat
Harf (Edât)

tek, yalnız

و ح د

5

böylece kaldırdı

Fiil

göndermek, diriltmek

ب ع ث

6

Allah

Özel İsim

İlah, Tanrı

أ ل ه

7

haberciler

İsim
Harf (Edât)

peygamber, nebi

ن ب أ

8

yüzünü güldürenler

İsim
İsm-i Fâil

müjdeleyen, haber veren

ب ش ر

9

ve uyaranları

İsim
İsm-i Fâil

uyaran, korkutan

ن ذ ر

10

ve indirdi

Fiil

konaklatmak, vahyetmek

ن ز ل

11

onlarla beraber

İsim
Harf (Edât)

beraber, birlikte

12

yazıyı

İsim
Harf (Edât)

belge, kitap

ك ت ب

13

gerçek ile

İsim

gerçek, doğru

ح ق ق

14

gem vursun diye

Fiil

hükmetmek, yargılamak

ح ك م

15

arasına

İsim
Harf (Edât)

mesafe, ayrım

ب ي ن

16

insanların

İsim

halk, topluluk

أ ن س

17

içinde

Zamir
İsm-i Mevsûl

hakkında, şeyde

18

arkada kaldılar

Fiil

yerine geçmek, ayrılığa düşmek

خ ل ف

19

içinde

Zamir

hakkında, zarfında

20

ve şey

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

ve ne, ve değil

21

arkada kaldı

Fiil

yerini almak, ayrılığa düşmek

خ ل ف

22

içinde

Zamir

hakkında, zarfında

23

hariç

İlgeç/Harf
Harf (Edât)

ancak

24

o kimseler ki

Zamir
İsm-i Mevsûl

onlar ki, olanlar

25

onlara verildi

Fiil

bahşetmek, getirmek

أ ت ي

26

-den/-dan

Edat

arasından, itibaren

27

sonra

İsim

uzak, ardından

ب ع د

28

şey

Zamir
İsm-i Mevsûl

ne, değil

29

onlara geldi

Fiil

varmak, ulaşmak

ج ي أ

30

ayıranlar

İsim

açık delil, kanıt

ب ي ن

31

aşırı gitmek

İsim
Harf (Edât)

haksızlık yapmak, aramak

ب غ ي

32

aralarında

İsim
Harf (Edât)

mesafe, ayrım

ب ي ن

33

böylece yol gösterdi

Fiil

kılavuzluk etmek, iletmek

ه د ي

34

Allah

Özel İsim

İlah, Tanrı

أ ل ه

35

o kimseler ki

Zamir
İsm-i Mevsûl

onlar ki, olanlar

36

güvendiler

Fiil

inanmak, emniyette olmak

أ م ن

37

şey için

Zamir
İsm-i Mevsûl

şey için, ne için

38

arkada kaldılar

Fiil

yerine geçmek, ayrılığa düşmek

خ ل ف

39

içinde

Zamir

hakkında, zarfında

40

-den/-dan

Edat

arasından, itibaren

41

sabit olanın

İsim

gerçek, hak

ح ق ق

42

onun izniyle

İsim

izin vermek, bilgilendirmek

أ ذ ن

43

ve Allah

Özel İsim

İlah, Tanrı

أ ل ه

44

yol gösterir

Fiil

yol göstermek, iletmek

ه د ي

45

kim

Zamir
İsm-i Mevsûl

o kişi ki, her kim

46

diler

Fiil

istemek, arzu etmek

ش ي أ

47

-e/-a doğru

Edat

kadar, yönelik

48

geniş yolun

İsim

cadde, yol

ص ر ط

49

dik duranın

Sıfat
İsm-i Fâil

doğrulan, dosdoğru

ق و م

oldu

bulunmak, gerçekleşmek

insanlar

halk, topluluk

topluluk

nesil, önder

bir

tek, yalnız

Sıfat
و ح د

böylece kaldırdı

göndermek, diriltmek

Allah

İlah, Tanrı

Özel İsim
أ ل ه

haberciler

peygamber, nebi

yüzünü güldürenler

müjdeleyen, haber veren

ve uyaranları

uyaran, korkutan

ve indirdi

konaklatmak, vahyetmek

onlarla beraber

beraber, birlikte

İsim

yazıyı

belge, kitap

gerçek ile

gerçek, doğru

gem vursun diye

hükmetmek, yargılamak

arasına

mesafe, ayrım

insanların

halk, topluluk

içinde

hakkında, şeyde

Zamir

arkada kaldılar

yerine geçmek, ayrılığa düşmek

içinde

hakkında, zarfında

Zamir

20

ve şey

ve ne, ve değil

İlgeç/Harf

arkada kaldı

yerini almak, ayrılığa düşmek

içinde

hakkında, zarfında

Zamir

hariç

ancak

İlgeç/Harf

o kimseler ki

onlar ki, olanlar

Zamir

onlara verildi

bahşetmek, getirmek

-den/-dan

arasından, itibaren

Edat

sonra

uzak, ardından

28

şey

ne, değil

Zamir

onlara geldi

varmak, ulaşmak

ayıranlar

açık delil, kanıt

aşırı gitmek

haksızlık yapmak, aramak

aralarında

mesafe, ayrım

böylece yol gösterdi

kılavuzluk etmek, iletmek

Allah

İlah, Tanrı

Özel İsim
أ ل ه

o kimseler ki

onlar ki, olanlar

Zamir

güvendiler

inanmak, emniyette olmak

37

şey için

şey için, ne için

Zamir

arkada kaldılar

yerine geçmek, ayrılığa düşmek

içinde

hakkında, zarfında

Zamir

40

-den/-dan

arasından, itibaren

Edat

sabit olanın

gerçek, hak

onun izniyle

izin vermek, bilgilendirmek

ve Allah

İlah, Tanrı

Özel İsim
أ ل ه

yol gösterir

yol göstermek, iletmek

45

kim

o kişi ki, her kim

Zamir

diler

istemek, arzu etmek

-e/-a doğru

kadar, yönelik

Edat

geniş yolun

cadde, yol

dik duranın

doğrulan, dosdoğru

Sıfat
ق و م