Kelime Analizi
(29)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | قُلۡ kul | söyle Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
2 | إِنَّمَا innema | ancak İlgeç/Harf Harf (Edât) sadece, yalnızca | — |
3 | حَرَّمَ harreme | yasakladı Fiil yasaklamak, kutsal kılmak, mahrum bırakmak | ح ر م |
4 | رَبِّيَ rabbiye | efendim İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
5 | ٱلۡفَوَٰحِشَ el-fevahişe | taşkınlıkları İsim Harf (Edât) aşırılık, çirkinlik | ف ح ش |
6 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
7 | ظَهَرَ zahara | belirdi Fiil ortaya çıkmak, üstün gelmek | ظ ه ر |
8 | مِنۡهَا minha | ondan Zamir içinden, bazısı | — |
9 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
10 | بَطَنَ betane | gizli oldu Fiil gizli olmak, saklı olmak | ب ط ن |
11 | وَٱلۡإِثۡمَ ve'l-isme | ve suçu İsim Harf (Edât) günah, kötülük | أ ث م |
12 | وَٱلۡبَغۡيَ ve-el-bağye | ve aşırı gitmek İsim Harf (Edât) aramak, haddi aşmak | ب غ ي |
13 | بِغَيۡرِ bi-ğayri | başkası ile İsim farklı, olmayan | غ ي ر |
14 | ٱلۡحَقِّ el-hakki | sabit olanın İsim gerçek, hak | ح ق ق |
15 | وَأَن ve-en | ve ki Bağlaç olduğunu, diye | — |
16 | تُشۡرِكُواْ tuşriku | ortak yapasınız Fiil paylaşmak, şirk koşmak | ش ر ك |
17 | بِٱللَّهِ bi-allahi | Allah ile Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
18 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
19 | لَمۡ lem | -madı İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı -medi, değil | — |
20 | يُنَزِّلۡ yunezzil | aşağı indirir Fiil indirmek, vahyedmek | ن ز ل |
21 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
22 | سُلۡطَٰنٗا sultanen | güç İsim Harf (Edât) yetki, delil | س ل ط |
23 | وَأَن ve-en | ve ki Bağlaç olduğunu, diye | — |
24 | تَقُولُواْ tekulu | seslenirsiniz Fiil söylemek, demek | ق و ل |
25 | عَلَى ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
26 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
27 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
28 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
29 | تَعۡلَمُونَ ta'lemune | bilirsiniz Fiil anlamak, farkında olmak | ع ل م |
2
إِنَّمَا
innema
ancak
sadece, yalnızca
5
ٱلۡفَوَٰحِشَ
el-fevahişe
6
مَا
ma
şey
ne, değil
8
مِنۡهَا
minha
ondan
içinden, bazısı
9
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
11
وَٱلۡإِثۡمَ
ve'l-isme
12
وَٱلۡبَغۡيَ
ve-el-bağye
15
وَأَن
ve-en
ve ki
olduğunu, diye
16
تُشۡرِكُواْ
tuşriku
18
مَا
ma
şey
ne, değil
19
لَمۡ
lem
-madı
-medi, değil
21
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
22
سُلۡطَٰنٗا
sultanen
23
وَأَن
ve-en
ve ki
olduğunu, diye
24
تَقُولُواْ
tekulu
25
عَلَى
ala
üzerine
üstüne, karşı
27
مَا
ma
şey
ne, değil
28
لَا
la
hayır
değil, yok
29
تَعۡلَمُونَ
ta'lemune