Kelime Analizi
(26)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | أَلَهُمۡ e-lehum | onlar için mi Zamir Soru Edatı ait, sahip | — |
2 | أَرۡجُلٞ erculun | ayaklar İsim yürüyen | ر ج ل |
3 | يَمۡشُونَ yemşune | yürürler Fiil adım atmak, hareket etmek | م ش ي |
4 | بِهَآ bi-ha | onunla Zamir vasıtasıyla, sebebiyle | — |
5 | أَمۡ em | yoksa Bağlaç veya, yahut | — |
6 | لَهُمۡ lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
7 | أَيۡدٖ eydin | eller İsim güç, kudret | ي د ي |
8 | يَبۡطِشُونَ yebtişune | yakalarlar Fiil şiddetle tutmak, saldırmak | ب ط ش |
9 | بِهَآ bi-ha | onunla Zamir vasıtasıyla, sebebiyle | — |
10 | أَمۡ em | yoksa Bağlaç veya, yahut | — |
11 | لَهُمۡ lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
12 | أَعۡيُنٞ a'yunun | gözler İsim pınar, öz | ع ي ن |
13 | يُبۡصِرُونَ yubsirune | görürler Fiil fark etmek, anlamak | ب ص ر |
14 | بِهَآ bi-ha | onunla Zamir vasıtasıyla, sebebiyle | — |
15 | أَمۡ em | yoksa Bağlaç veya, yahut | — |
16 | لَهُمۡ lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
17 | ءَاذَانٞ azanun | kulak İsim işitme organı, izin | أ ذ ن |
18 | يَسۡمَعُونَ yesme'une | işitirler Fiil dinlemek, kabul etmek | س م ع |
19 | بِهَا bi-ha | onunla Zamir vasıtasıyla, içinde | — |
20 | قُلِ kuli | söyle Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
21 | ٱدۡعُواْ ud'u | çağırın Fiil seslenmek, dua etmek | د ع و |
22 | شُرَكَآءَكُمۡ şurakaekum | ortaklarınız İsim Harf (Edât) paydaş, eş | ش ر ك |
23 | ثُمَّ sümme | sonra Bağlaç daha sonra, ardından | — |
24 | كِيدُونِ kiduni | bana tuzak kurun Fiil hile yapmak, plan yapmak | ك ي د |
25 | فَلَا fe-la | o halde değil İlgeç/Harf Harf (Edât) hayır, yok | — |
26 | تُنظِرُونِ tunziruni | bakarsınız Fiil beklemek, mühlet vermek | ن ظ ر |
1
أَلَهُمۡ
e-lehum
onlar için mi
ait, sahip
4
بِهَآ
bi-ha
onunla
vasıtasıyla, sebebiyle
5
أَمۡ
em
yoksa
veya, yahut
6
لَهُمۡ
lehum
onlar için
ait, sahip
8
يَبۡطِشُونَ
yebtişune
9
بِهَآ
bi-ha
onunla
vasıtasıyla, sebebiyle
10
أَمۡ
em
yoksa
veya, yahut
11
لَهُمۡ
lehum
onlar için
ait, sahip
13
يُبۡصِرُونَ
yubsirune
14
بِهَآ
bi-ha
onunla
vasıtasıyla, sebebiyle
15
أَمۡ
em
yoksa
veya, yahut
16
لَهُمۡ
lehum
onlar için
ait, sahip
18
يَسۡمَعُونَ
yesme'une
19
بِهَا
bi-ha
onunla
vasıtasıyla, içinde
22
شُرَكَآءَكُمۡ
şurakaekum
23
ثُمَّ
sümme
sonra
daha sonra, ardından
25
فَلَا
fe-la
o halde değil
hayır, yok
26
تُنظِرُونِ
tunziruni