Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ق و ل

q-v-l — Kök Analizi

ق و ل

1723

Kullanım

6

Lemma

144

Türev

112

Anlam

6 lemma, 144 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

قَالَ

Lemma

kale

söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
412

قُلۡ

kul

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
218

قَالُواْ

kalu

söylediler, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
173

وَقَالَ

ve-kale

ve söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
85

قَالُوٓاْ

kalu

söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
77

يَقُولُونَ

yekulune

söylerler, söylemek, konuşmak, iddia etmek

Fiil
51

وَقَالُواْ

ve-kalu

ve söylediler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
49

قُل

kul

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
45

يَقُولُ

yekulu

söyler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
35

قِيلَ

kile

söylendi, söylenmek, denilmek

Fiil
34

قُلِ

kuli

söyle, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
30

Örnek Ayetler (5 / 30)

Bakara 2:219

·

Kuran-ı Kerim

۞يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡخَمۡرِ وَٱلۡمَيۡسِرِۖ قُلۡ فِيهِمَآ إِثۡمٞ كَبِيرٞ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثۡمُهُمَآ أَكۡبَرُ مِن نَّفۡعِهِمَاۗ وَيَسۡـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَۖ قُلِ ٱلۡعَفۡوَۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَتَفَكَّرُونَ

Sana aklı örten şeyden ve kumardan soruyorlar. De ki: 'İkisinde büyük günah ve insanlar için faydalar vardır; ikisinin günahı faydasından daha büyüktür.' Sana ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: 'İhtiyaçtan arta kalanı.' Düşünesiniz diye Allah ayetleri size böylece açıklar.

Ali İmran 3:26

·

Kuran-ı Kerim

قُلِ ٱللَّهُمَّ مَٰلِكَ ٱلۡمُلۡكِ تُؤۡتِي ٱلۡمُلۡكَ مَن تَشَآءُ وَتَنزِعُ ٱلۡمُلۡكَ مِمَّن تَشَآءُ وَتُعِزُّ مَن تَشَآءُ وَتُذِلُّ مَن تَشَآءُۖ بِيَدِكَ ٱلۡخَيۡرُۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

De ki: 'Ey egemenliğin Sahibi Allah, egemenliği dilediğine verirsin ve egemenliği dilediğinden çekip alırsın. Ve dilediğini güçlendirirsin ve dilediğini alçaltırsın. İyilik Senin elindedir. Şüphesiz Sen her şeye Güç Yetirensin.'

Nisa 4:127

·

Kuran-ı Kerim

وَيَسۡتَفۡتُونَكَ فِي ٱلنِّسَآءِۖ قُلِ ٱللَّهُ يُفۡتِيكُمۡ فِيهِنَّ وَمَا يُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فِي ٱلۡكِتَٰبِ فِي يَتَٰمَى ٱلنِّسَآءِ ٱلَّـٰتِي لَا تُؤۡتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرۡغَبُونَ أَن تَنكِحُوهُنَّ وَٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلۡوِلۡدَٰنِ وَأَن تَقُومُواْ لِلۡيَتَٰمَىٰ بِٱلۡقِسۡطِۚ وَمَا تَفۡعَلُواْ مِنۡ خَيۡرٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِهِۦ عَلِيمٗا

Ve kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: 'Allah onlar hakkında size fetva veriyor; ve onlar için yazılan şeyi onlara vermediğiniz ve onları nikahlamayı arzuladığınız kadınların yetimleri hakkında, ve çocuklardan zayıf bırakılanlar hakkında ve yetimler için adaletle durmanız hakkında kitapta size okunanlar da.' Ve hayırdan ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu Bilen'dir.

Nisa 4:176

·

Kuran-ı Kerim

يَسۡتَفۡتُونَكَ قُلِ ٱللَّهُ يُفۡتِيكُمۡ فِي ٱلۡكَلَٰلَةِۚ إِنِ ٱمۡرُؤٌاْ هَلَكَ لَيۡسَ لَهُۥ وَلَدٞ وَلَهُۥٓ أُخۡتٞ فَلَهَا نِصۡفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُهَآ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهَا وَلَدٞۚ فَإِن كَانَتَا ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُمَا ٱلثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۚ وَإِن كَانُوٓاْ إِخۡوَةٗ رِّجَالٗا وَنِسَآءٗ فَلِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۗ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ أَن تَضِلُّواْۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمُۢ

Senden fetva istiyorlar. De ki: 'Allah kelale hakkında size fetva veriyor. Eğer bir kişi helak olursa, onun bir çocuğu yoktur ve onun bir kız kardeşi vardır; böylece bıraktığı şeyin yarısı onundur. Ve eğer onun bir çocuğu yoksa o ona mirasçı olur. Böylece eğer onlar iki iseler, böylece bıraktığı şeyden üçte ikisi onlarındır. Ve eğer onlar erkekler ve kadınlar kardeşler iseler, böylece erkek için iki dişinin payının misli vardır.' Sapmamanız için Allah size açıklıyor. Ve Allah her şeyi Bilen'dir.

En'am 6:19

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ أَيُّ شَيۡءٍ أَكۡبَرُ شَهَٰدَةٗۖ قُلِ ٱللَّهُۖ شَهِيدُۢ بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡۚ وَأُوحِيَ إِلَيَّ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَۚ أَئِنَّكُمۡ لَتَشۡهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخۡرَىٰۚ قُل لَّآ أَشۡهَدُۚ قُلۡ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞ وَإِنَّنِي بَرِيٓءٞ مِّمَّا تُشۡرِكُونَ

De ki: 'Tanıklık bakımından hangi şey daha büyüktür?' De ki: 'Benimle sizin aranızda Allah tanıktır. Ve bu Kuran, onunla sizi ve kime ulaşırsa onu uyarmam için bana vahyedildi. Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna gerçekten siz mi tanıklık ediyorsunuz?' De ki: 'Tanıklık etmem.' De ki: 'O ancak bir ilahtır ve şüphesiz ben ortak koştuklarınızdan uzağım.'

Tüm 30 kullanımı gör

وَيَقُولُونَ

ve-yekulune

ve söylerler, söylemek, konuşmak, ifade etmek

Fiil
28

فَقَالَ

fe-kale

ve söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
27

قَالَتۡ

kalet

söyledi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
23

وَقِيلَ

ve-kile

ve söylendi, söylemek, demek, konuşmak

Fiil
15

تَقُولُواْ

tekulu

seslenirsiniz, seslenmek, söylemek, demek

Fiil
13

قُلۡنَا

kulna

seslendik, seslenmek, söylemek, demek

Fiil
13

فَقُلۡ

fe-kul

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

وَقُل

ve-kul

ve söyle, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

فَيَقُولُ

fe-yekulu

ve söyler, söylemek, konuşmak, demek

Fiil
12

قَالَ

Lemma

kalesöyledi

412

قُلۡ

kulsöyle

218

قَالُواْ

kalusöylediler

173

وَقَالَ

ve-kaleve söyledi

85

قَالُوٓاْ

kalusöylediler

77

يَقُولُونَ

yekulunesöylerler

51

وَقَالُواْ

ve-kaluve söylediler

49

قُل

kulsöyle

45

يَقُولُ

yekulusöyler

35

قِيلَ

kilesöylendi

34

قُلِ

kulisöyle

30

Örnek Ayetler (5 / 30)

Bakara 2:219

·

Kuran-ı Kerim

۞يَسۡـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلۡخَمۡرِ وَٱلۡمَيۡسِرِۖ قُلۡ فِيهِمَآ إِثۡمٞ كَبِيرٞ وَمَنَٰفِعُ لِلنَّاسِ وَإِثۡمُهُمَآ أَكۡبَرُ مِن نَّفۡعِهِمَاۗ وَيَسۡـَٔلُونَكَ مَاذَا يُنفِقُونَۖ قُلِ ٱلۡعَفۡوَۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَتَفَكَّرُونَ

Sana aklı örten şeyden ve kumardan soruyorlar. De ki: 'İkisinde büyük günah ve insanlar için faydalar vardır; ikisinin günahı faydasından daha büyüktür.' Sana ne harcayacaklarını soruyorlar. De ki: 'İhtiyaçtan arta kalanı.' Düşünesiniz diye Allah ayetleri size böylece açıklar.

Ali İmran 3:26

·

Kuran-ı Kerim

قُلِ ٱللَّهُمَّ مَٰلِكَ ٱلۡمُلۡكِ تُؤۡتِي ٱلۡمُلۡكَ مَن تَشَآءُ وَتَنزِعُ ٱلۡمُلۡكَ مِمَّن تَشَآءُ وَتُعِزُّ مَن تَشَآءُ وَتُذِلُّ مَن تَشَآءُۖ بِيَدِكَ ٱلۡخَيۡرُۖ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

De ki: 'Ey egemenliğin Sahibi Allah, egemenliği dilediğine verirsin ve egemenliği dilediğinden çekip alırsın. Ve dilediğini güçlendirirsin ve dilediğini alçaltırsın. İyilik Senin elindedir. Şüphesiz Sen her şeye Güç Yetirensin.'

Nisa 4:127

·

Kuran-ı Kerim

وَيَسۡتَفۡتُونَكَ فِي ٱلنِّسَآءِۖ قُلِ ٱللَّهُ يُفۡتِيكُمۡ فِيهِنَّ وَمَا يُتۡلَىٰ عَلَيۡكُمۡ فِي ٱلۡكِتَٰبِ فِي يَتَٰمَى ٱلنِّسَآءِ ٱلَّـٰتِي لَا تُؤۡتُونَهُنَّ مَا كُتِبَ لَهُنَّ وَتَرۡغَبُونَ أَن تَنكِحُوهُنَّ وَٱلۡمُسۡتَضۡعَفِينَ مِنَ ٱلۡوِلۡدَٰنِ وَأَن تَقُومُواْ لِلۡيَتَٰمَىٰ بِٱلۡقِسۡطِۚ وَمَا تَفۡعَلُواْ مِنۡ خَيۡرٖ فَإِنَّ ٱللَّهَ كَانَ بِهِۦ عَلِيمٗا

Ve kadınlar hakkında senden fetva istiyorlar. De ki: 'Allah onlar hakkında size fetva veriyor; ve onlar için yazılan şeyi onlara vermediğiniz ve onları nikahlamayı arzuladığınız kadınların yetimleri hakkında, ve çocuklardan zayıf bırakılanlar hakkında ve yetimler için adaletle durmanız hakkında kitapta size okunanlar da.' Ve hayırdan ne yaparsanız, şüphesiz Allah onu Bilen'dir.

Nisa 4:176

·

Kuran-ı Kerim

يَسۡتَفۡتُونَكَ قُلِ ٱللَّهُ يُفۡتِيكُمۡ فِي ٱلۡكَلَٰلَةِۚ إِنِ ٱمۡرُؤٌاْ هَلَكَ لَيۡسَ لَهُۥ وَلَدٞ وَلَهُۥٓ أُخۡتٞ فَلَهَا نِصۡفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُهَآ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهَا وَلَدٞۚ فَإِن كَانَتَا ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُمَا ٱلثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۚ وَإِن كَانُوٓاْ إِخۡوَةٗ رِّجَالٗا وَنِسَآءٗ فَلِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۗ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ أَن تَضِلُّواْۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمُۢ

Senden fetva istiyorlar. De ki: 'Allah kelale hakkında size fetva veriyor. Eğer bir kişi helak olursa, onun bir çocuğu yoktur ve onun bir kız kardeşi vardır; böylece bıraktığı şeyin yarısı onundur. Ve eğer onun bir çocuğu yoksa o ona mirasçı olur. Böylece eğer onlar iki iseler, böylece bıraktığı şeyden üçte ikisi onlarındır. Ve eğer onlar erkekler ve kadınlar kardeşler iseler, böylece erkek için iki dişinin payının misli vardır.' Sapmamanız için Allah size açıklıyor. Ve Allah her şeyi Bilen'dir.

En'am 6:19

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ أَيُّ شَيۡءٍ أَكۡبَرُ شَهَٰدَةٗۖ قُلِ ٱللَّهُۖ شَهِيدُۢ بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡۚ وَأُوحِيَ إِلَيَّ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَۚ أَئِنَّكُمۡ لَتَشۡهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخۡرَىٰۚ قُل لَّآ أَشۡهَدُۚ قُلۡ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞ وَإِنَّنِي بَرِيٓءٞ مِّمَّا تُشۡرِكُونَ

De ki: 'Tanıklık bakımından hangi şey daha büyüktür?' De ki: 'Benimle sizin aranızda Allah tanıktır. Ve bu Kuran, onunla sizi ve kime ulaşırsa onu uyarmam için bana vahyedildi. Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna gerçekten siz mi tanıklık ediyorsunuz?' De ki: 'Tanıklık etmem.' De ki: 'O ancak bir ilahtır ve şüphesiz ben ortak koştuklarınızdan uzağım.'

Tüm 30 kullanımı gör

وَيَقُولُونَ

ve-yekuluneve söylerler

28

فَقَالَ

fe-kaleve söyledi

27

قَالَتۡ

kaletsöyledi

23

وَقِيلَ

ve-kileve söylendi

15

تَقُولُواْ

tekuluseslenirsiniz

13

قُلۡنَا

kulnaseslendik

13

فَقُلۡ

fe-kulve söyle

12

وَقُل

ve-kulve söyle

12

فَيَقُولُ

fe-yekuluve söyler

12