Kelime Analizi
(27)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | هَـٰٓأَنتُمۡ ha-entum | işte siz Zamir sizler | — |
2 | أُوْلَآءِ ula'i | bunlar Zamir İşaret Zamiri şunlar | — |
3 | تُحِبُّونَهُمۡ tuhibbunehum | onları seversiniz Fiil sevmek, arzulamak | ح ب ب |
4 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
5 | يُحِبُّونَكُمۡ yuhibbunekum | tutunurlar size Fiil sevmek, istemek | ح ب ب |
6 | وَتُؤۡمِنُونَ ve-tu'minune | ve güveniyorsunuz Fiil emniyette olmak, inanmak | أ م ن |
7 | بِٱلۡكِتَٰبِ bi-el-kitabi | yazı ile İsim kitap, belge, hüküm | ك ت ب |
8 | كُلِّهِۦ kullihi | bütününün İsim tüm, her | ك ل ل |
9 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
10 | لَقُوكُمۡ lekukum | sizinle karşılaştılar Fiil buluşmak, yüz yüze gelmek | ل ق ي |
11 | قَالُوٓاْ kalu | söylediler Fiil konuşmak, demek | ق و ل |
12 | ءَامَنَّا amenna | güvendik Fiil emniyette olmak, inanmak | أ م ن |
13 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
14 | خَلَوۡاْ halev | boş oldular Fiil yalnız kalmak, geçip gitmek | خ ل و |
15 | عَضُّواْ addu | ısırdılar Fiil dişlemek, sıkıca tutunmak | ع ض ض |
16 | عَلَيۡكُمُ aley-kumu | üzerinize Zamir size, sizin aleyhinize | — |
17 | ٱلۡأَنَامِلَ el-enâmile | parmak uçlarını İsim Harf (Edât) parmaklar | ن م ل |
18 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
19 | ٱلۡغَيۡظِ el-ğayzi | öfkenin İsim hiddet, kızgınlık | غ ي ظ |
20 | قُلۡ kul | söyle Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
21 | مُوتُواْ mutu | ölün Fiil cansız olmak, hareketsiz kalmak | م و ت |
22 | بِغَيۡظِكُمۡ bi-ğayzikum | daralmanızla İsim öfke, kin | غ ي ظ |
23 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
24 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
25 | عَلِيمُۢ alimun | bilen İsim bilgili, haberdar | ع ل م |
26 | بِذَاتِ bi-zati | ile sahip İsim öz, kendi | ذ و و |
27 | ٱلصُّدُورِ es-suduri | göğüslerin İsim ön kısım, kalp | ص د ر |
1
هَـٰٓأَنتُمۡ
ha-entum
işte siz
sizler
2
أُوْلَآءِ
ula'i
bunlar
şunlar
3
تُحِبُّونَهُمۡ
tuhibbunehum
4
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
5
يُحِبُّونَكُمۡ
yuhibbunekum
6
وَتُؤۡمِنُونَ
ve-tu'minune
7
بِٱلۡكِتَٰبِ
bi-el-kitabi
9
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
13
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
16
عَلَيۡكُمُ
aley-kumu
üzerinize
size, sizin aleyhinize
17
ٱلۡأَنَامِلَ
el-enâmile
18
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
22
بِغَيۡظِكُمۡ
bi-ğayzikum
23
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
27
ٱلصُّدُورِ
es-suduri