Kelime Analizi
(28)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | ٱدۡعُوهُمۡ ud'uhum | çağırın onları Fiil dua etmek, iddia etmek | د ع و |
2 | لِأٓبَآئِهِمۡ li-aba'ihim | onların babaları için İsim ata | أ ب و |
3 | هُوَ huve | o Zamir kendisi | — |
4 | أَقۡسَطُ eksatu | daha adil İsim daha doğru, paylaştıran | ق س ط |
5 | عِندَ inde | yanında İsim Harf (Edât) katında, huzurunda | ع ن د |
6 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
7 | فَإِن fe-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet | — |
8 | لَّمۡ lem | -medi İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı -madı, değil | — |
9 | تَعۡلَمُوٓاْ ta'lemu | işaretlersiniz Fiil bilmek, tanımak | ع ل م |
10 | ءَابَآءَهُمۡ aba'ehum | babalarını İsim Harf (Edât) ata, cet | أ ب و |
11 | فَإِخۡوَٰنُكُمۡ fe-ihvanukum | ve kardeşleriniz İsim dost, yoldaş | أ خ و |
12 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
13 | ٱلدِّينِ ed-dini | yargının İsim hüküm, borç, inanç sistemi | د ي ن |
14 | وَمَوَٰلِيكُمۡ ve-mevâlîkum | ve sizin yakınlarınızın İsim dost, koruyucu | و ل ي |
15 | وَلَيۡسَ ve-leyse | ve değil Fiil yok | ل ي س |
16 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
17 | جُنَاحٞ cunahun | eğilim İsim sapma, günah | ج ن ح |
18 | فِيمَآ fima | içinde Zamir İsm-i Mevsûl hakkında, dair | — |
19 | أَخۡطَأۡتُم ahta'tum | isabet ettiremediniz Fiil hata yapmak, yanılmak | خ ط أ |
20 | بِهِۦ bi-hi | onunla Zamir ona, onun vasıtasıyla | — |
21 | وَلَٰكِن ve-lakin | ve fakat İlgeç/Harf Harf (Edât) lakin, ancak | — |
22 | مَّا ma | şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ne | — |
23 | تَعَمَّدَتۡ te'ammedet | direk dikti Fiil dayanmak, kasten yapmak | ع م د |
24 | قُلُوبُكُمۡ kulubukum | kalpleriniz İsim yürek, merkez | ق ل ب |
25 | وَكَانَ ve-kane | ve oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
26 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
27 | غَفُورٗا gafuran | örteni İsim Harf (Edât) bağışlayan, affeden | غ ف ر |
28 | رَّحِيمًا rahimen | merhamet edeni Sıfat Harf (Edât) acıyan, şefkatli | ر ح م |
1
ٱدۡعُوهُمۡ
ud'uhum
2
لِأٓبَآئِهِمۡ
li-aba'ihim
3
هُوَ
huve
o
kendisi
7
فَإِن
fe-in
ve eğer
şayet
8
لَّمۡ
lem
-medi
-madı, değil
9
تَعۡلَمُوٓاْ
ta'lemu
10
ءَابَآءَهُمۡ
aba'ehum
11
فَإِخۡوَٰنُكُمۡ
fe-ihvanukum
12
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
14
وَمَوَٰلِيكُمۡ
ve-mevâlîkum
16
عَلَيۡكُمۡ
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında
18
فِيمَآ
fima
içinde
hakkında, dair
19
أَخۡطَأۡتُم
ahta'tum
20
بِهِۦ
bi-hi
onunla
ona, onun vasıtasıyla
21
وَلَٰكِن
ve-lakin
ve fakat
lakin, ancak
22
مَّا
ma
şey
ne
23
تَعَمَّدَتۡ
te'ammedet
24
قُلُوبُكُمۡ
kulubukum