Kelime Analizi
(22)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَـٰٓأَيُّهَا ya-eyyuha | ey İsim Harf (Edât) hey | أ ي ي |
2 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
3 | ءَامَنُوٓاْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
4 | إِذَا iza | zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
5 | نَكَحۡتُمُ nekahtumu | evlendiniz Fiil evlenmek, nikahlamak | ن ك ح |
6 | ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ el-mu'minati | güvenenlerin Sıfat İsm-i Fâil emniyette olan, inanan | أ م ن |
7 | ثُمَّ sümme | sonra Bağlaç daha sonra, ardından | — |
8 | طَلَّقۡتُمُوهُنَّ tallaktumuhunne | onları serbest bıraktınız Fiil boşamak | ط ل ق |
9 | مِن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
10 | قَبۡلِ kabli | öncesinden İsim önce, karşı | ق ب ل |
11 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
12 | تَمَسُّوهُنَّ temessuhunne | onlara dokunursunuz Fiil temas etmek, ilişkiye girmek | م س س |
13 | فَمَا fe-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) böylece ne | — |
14 | لَكُمۡ lekum | sizin için Zamir sizin için | — |
15 | عَلَيۡهِنَّ aleyhinne | onların üzerinde Zamir yukarısında, aleyhinde | — |
16 | مِنۡ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
17 | عِدَّةٖ iddetin | sayının İsim miktar, bekleme süresi | ع د د |
18 | تَعۡتَدُّونَهَا ta'tedduneha | onu sayarsınız Fiil hazırlamak, hesaba katmak | ع د د |
19 | فَمَتِّعُوهُنَّ fe-metti'uhunne | ve faydalandırın onları Fiil yararlandırmak, geçindirmek | م ت ع |
20 | وَسَرِّحُوهُنَّ ve-serrihuhunne | ve onları salın Fiil serbest bırakmak, boşamak | س ر ح |
21 | سَرَاحٗا serahen | salmayı İsim Harf (Edât) serbest bırakma, boşama | س ر ح |
22 | جَمِيلٗا cemilen | bütün Sıfat Harf (Edât) güzel, zarif | ج م ل |
1
يَـٰٓأَيُّهَا
ya-eyyuha
2
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
3
ءَامَنُوٓاْ
amenu
4
إِذَا
iza
zaman
olduğunda, ansızın
5
نَكَحۡتُمُ
nekahtumu
6
ٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ
el-mu'minati
7
ثُمَّ
sümme
sonra
daha sonra, ardından
8
طَلَّقۡتُمُوهُنَّ
tallaktumuhunne
9
مِن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
11
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
12
تَمَسُّوهُنَّ
temessuhunne
13
فَمَا
fe-ma
ve şey
böylece ne
14
لَكُمۡ
lekum
sizin için
sizin için
15
عَلَيۡهِنَّ
aleyhinne
onların üzerinde
yukarısında, aleyhinde
16
مِنۡ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
18
تَعۡتَدُّونَهَا
ta'tedduneha
19
فَمَتِّعُوهُنَّ
fe-metti'uhunne
20
وَسَرِّحُوهُنَّ
ve-serrihuhunne