158
Kullanım
10
Lemma
83
Türev
106
Anlam
10 lemma, 83 türev form
Örnek Ayetler (1)
Muhammed 47:4
·
Kuran-ı Kerim
فَإِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَضَرۡبَ ٱلرِّقَابِ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَثۡخَنتُمُوهُمۡ فَشُدُّواْ ٱلۡوَثَاقَ فَإِمَّا مَنَّۢا بَعۡدُ وَإِمَّا فِدَآءً حَتَّىٰ تَضَعَ ٱلۡحَرۡبُ أَوۡزَارَهَاۚ ذَٰلِكَۖ وَلَوۡ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَٱنتَصَرَ مِنۡهُمۡ وَلَٰكِن لِّيَبۡلُوَاْ بَعۡضَكُم بِبَعۡضٖۗ وَٱلَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعۡمَٰلَهُمۡ
Böylece örten kimselerle karşılaştığınız zaman, boyunlara vurmaktır. Nihayet onları ağır yaraladığınız zaman, bağı sıkın. Böylece savaş ağırlıklarını bırakana kadar sonra ya bir lütuf ya bir fidye. İşte bu. Ve eğer Allah dileseydi, elbette onlardan öç alırdı. Fakat bazınızı bazınızla sınaması içindir. Ve Allah'ın yolunda katledilen kimselerin işlerini asla saptırmaz.
Örnek Ayetler (1)
Rahman 55:35
·
Kuran-ı Kerim
يُرۡسَلُ عَلَيۡكُمَا شُوَاظٞ مِّن نَّارٖ وَنُحَاسٞ فَلَا تَنتَصِرَانِ
İkinizin üzerine ateşten alev ve bakır gönderilir, böylece yardımlaşamazsınız.
Örnek Ayetler (1)
Şura 42:41
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَنِ ٱنتَصَرَ بَعۡدَ ظُلۡمِهِۦ فَأُوْلَـٰٓئِكَ مَا عَلَيۡهِم مِّن سَبِيلٍ
Ve kesinlikle kim zulmünün sonrasında yardımlaşırsa, işte onlar, onların üzerine bir yol yoktur.
Örnek Ayetler (1)
Kamer 54:10
·
Kuran-ı Kerim
فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنِّي مَغۡلُوبٞ فَٱنتَصِرۡ
Bunun üzerine Rabbine seslendi: 'Şüphesiz ben yenilmişim, öyleyse yardım et.'
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:43
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمۡ تَكُن لَّهُۥ فِئَةٞ يَنصُرُونَهُۥ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَمَا كَانَ مُنتَصِرًا
Ve onun için Allah'tan başka ona yardım eden bir grup olmadı ve yardım edilen olmadı.
Örnek Ayetler (1)
Kasas 28:81
·
Kuran-ı Kerim
فَخَسَفۡنَا بِهِۦ وَبِدَارِهِ ٱلۡأَرۡضَ فَمَا كَانَ لَهُۥ مِن فِئَةٖ يَنصُرُونَهُۥ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَمَا كَانَ مِنَ ٱلۡمُنتَصِرِينَ
Bunun üzerine onu ve yurdunu yere batırdık. Bunun üzerine Allah'tan başka ona yardım eden hiçbir grubu olmadı ve o yardım edilenlerden olmadı.
Örnek Ayetler (1)
Zariyat 51:45
·
Kuran-ı Kerim
فَمَا ٱسۡتَطَٰعُواْ مِن قِيَامٖ وَمَا كَانُواْ مُنتَصِرِينَ
Ve kalkmaya güç yetiremediler ve yardım görenler olmadılar.
Örnek Ayetler (1)
Kamer 54:44
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ يَقُولُونَ نَحۡنُ جَمِيعٞ مُّنتَصِرٞ
Yoksa 'Biz yardımlaşan bir topluluğuz' mu diyorlar?
Örnek Ayetler (1)
Saffat 37:25
·
Kuran-ı Kerim
مَا لَكُمۡ لَا تَنَاصَرُونَ
Size ne var, yardımlaşmıyorsunuz?
Örnek Ayetler (1)
İsra 17:33
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَقۡتُلُواْ ٱلنَّفۡسَ ٱلَّتِي حَرَّمَ ٱللَّهُ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۗ وَمَن قُتِلَ مَظۡلُومٗا فَقَدۡ جَعَلۡنَا لِوَلِيِّهِۦ سُلۡطَٰنٗا فَلَا يُسۡرِف فِّي ٱلۡقَتۡلِۖ إِنَّهُۥ كَانَ مَنصُورٗا
Ve Allah'ın haram kıldığı nefsi hak ile hariç katletmeyin. Ve kim zulme uğramış olarak katledilirse, o halde kesinlikle onun koruyucusuna bir yetki kıldık; o halde katliamın içinde aşırı gitmesin. Şüphesiz o yardım edilmiştir.
Örnek Ayetler (1)
Saffat 37:172
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّهُمۡ لَهُمُ ٱلۡمَنصُورُونَ
Şüphesiz onlar, kesinlikle yardım edilenlerdir.
Örnek Ayetler (1)
Enfal 8:72
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَهَاجَرُواْ وَجَٰهَدُواْ بِأَمۡوَٰلِهِمۡ وَأَنفُسِهِمۡ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَواْ وَّنَصَرُوٓاْ أُوْلَـٰٓئِكَ بَعۡضُهُمۡ أَوۡلِيَآءُ بَعۡضٖۚ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَلَمۡ يُهَاجِرُواْ مَا لَكُم مِّن وَلَٰيَتِهِم مِّن شَيۡءٍ حَتَّىٰ يُهَاجِرُواْۚ وَإِنِ ٱسۡتَنصَرُوكُمۡ فِي ٱلدِّينِ فَعَلَيۡكُمُ ٱلنَّصۡرُ إِلَّا عَلَىٰ قَوۡمِۭ بَيۡنَكُمۡ وَبَيۡنَهُم مِّيثَٰقٞۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٞ
Şüphesiz inananlar, hicret edenler, Allah'ın yolunda mallarıyla ve canlarıyla çaba gösterenler, barındıranlar ve yardım edenler; işte onlar birbirlerinin koruyucularıdır. İnananlar ve hicret etmeyenler ise, hicret edene kadar onların koruyuculuğundan size hiçbir şey yoktur. Ve eğer dinde sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir topluluğa karşı olması hariç, yardım üzerinizedir. Ve Allah yaptıklarınızı Görendir.
Örnek Ayetler (1)
Kasas 28:18
·
Kuran-ı Kerim
فَأَصۡبَحَ فِي ٱلۡمَدِينَةِ خَآئِفٗا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا ٱلَّذِي ٱسۡتَنصَرَهُۥ بِٱلۡأَمۡسِ يَسۡتَصۡرِخُهُۥۚ قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰٓ إِنَّكَ لَغَوِيّٞ مُّبِينٞ
Böylece şehirde korkan, gözetleyen biri oldu. Bir de ne görsün, dün ondan yardım isteyen kimse ona feryat ediyor. Musa ona dedi: 'Şüphesiz sen apaçık azgınsın.'