Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

م س ك

m-s-k — Kök Analizi

م س ك

27

Kullanım

8

Lemma

14

Türev

34

Anlam

8 lemma, 14 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَأَمۡسِكُوهُنَّ

Lemma

fe-emsikuhunne

o halde tutun onları, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
3

يُمۡسِكُهُنَّ

yumsikuhunne

onları tutar, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
2

أَمۡسِكۡ

emsik

tut, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
2

Örnek Ayetler (2)

Ahzab 33:37

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ تَقُولُ لِلَّذِيٓ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِ وَأَنۡعَمۡتَ عَلَيۡهِ أَمۡسِكۡ عَلَيۡكَ زَوۡجَكَ وَٱتَّقِ ٱللَّهَ وَتُخۡفِي فِي نَفۡسِكَ مَا ٱللَّهُ مُبۡدِيهِ وَتَخۡشَى ٱلنَّاسَ وَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخۡشَىٰهُۖ فَلَمَّا قَضَىٰ زَيۡدٞ مِّنۡهَا وَطَرٗا زَوَّجۡنَٰكَهَا لِكَيۡ لَا يَكُونَ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ حَرَجٞ فِيٓ أَزۡوَٰجِ أَدۡعِيَآئِهِمۡ إِذَا قَضَوۡاْ مِنۡهُنَّ وَطَرٗاۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ مَفۡعُولٗا

Ve hani Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin kendisine nimet verdiğin kimseye 'Eşini yanında tut ve Allah'tan sakın' demiştin. Ve Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi nefsinde gizliyordun. Ve insanlardan korkuyordun, oysa Allah kendisinden korkmana daha layıktır. Bunun üzerine Zeyd ondan ihtiyacını bitirince onu seninle evlendirdik ki, onlardan ihtiyaçlarını bitirdiklerinde inananların üzerine evlatlıklarının eşleri konusunda bir zorluk olmasın. Ve Allah'ın işi yapılmıştır.

Sad 38:39

·

Kuran-ı Kerim

هَٰذَا عَطَآؤُنَا فَٱمۡنُنۡ أَوۡ أَمۡسِكۡ بِغَيۡرِ حِسَابٖ

Bu bizim bağışımızdır; öyleyse hesap olmaksızın ver veya tut.

تُمۡسِكُواْ

tumsiku

tutarsınız, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
1

وَيُمۡسِكُ

ve-yumsiku

ve tutar, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
1

لَّأَمۡسَكۡتُمۡ

le-emsektum

elbette tuttunuz, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
1

يُمۡسِكۡ

yumsik

tutar, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
1

أَمۡسَكَ

emseke

tuttu, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
1

أَيُمۡسِكُهُۥ

e-yumsikuhu

onu tutar mı, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
1

يُمۡسِكُ

yumsiku

tutar, tutmak, alıkoymak, muhafaza etmek

Fiil
1

فَيُمۡسِكُ

fe-yumsiku

böylece tutar, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
1

أَمۡسَكۡنَ

emsekne

tuttular, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
1

أَمۡسَكَهُمَا

emsekehuma

tuttu, tutmak, kavramak, alıkoymak

Fiil
1

تُمۡسِكُوهُنَّ

tumsikuhunne

tutarsınız onları, tutmak, alıkoymak, kavramak

Fiil
1

ٱسۡتَمۡسَكَ

Lemma

istemseke

sıkıca tuttu, tutmak, kavramak, yapışmak

Fiil
2

فَٱسۡتَمۡسِكۡ

fe-stemsek

o halde sıkıca tut, sıkıca tutmak, sarılmak, bırakmamak

Fiil
1

مُمۡسِكَ

Lemma

mumsike

tutan, tutan, alıkoyan, kavrayan

İsim
1

فَإِمۡسَاكُۢ

Lemma

fe-imsakun

ve tutmak, tutmak, alıkoymak, kısmak

İsim
1

مُسۡتَمۡسِكُونَ

Lemma

mustemsikune

sıkıca tutunanlar, sıkıca tutunan, sarılıp bırakmayan

İsim
1

مِسۡكٞ

Lemma

miskun

misk, tutulan şey, misk, koku

İsim
1

فَأَمۡسِكُوهُنَّ

Lemma

fe-emsikuhunneo halde tutun onları

3

يُمۡسِكُهُنَّ

yumsikuhunneonları tutar

2

أَمۡسِكۡ

emsiktut

2

Örnek Ayetler (2)

Ahzab 33:37

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ تَقُولُ لِلَّذِيٓ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيۡهِ وَأَنۡعَمۡتَ عَلَيۡهِ أَمۡسِكۡ عَلَيۡكَ زَوۡجَكَ وَٱتَّقِ ٱللَّهَ وَتُخۡفِي فِي نَفۡسِكَ مَا ٱللَّهُ مُبۡدِيهِ وَتَخۡشَى ٱلنَّاسَ وَٱللَّهُ أَحَقُّ أَن تَخۡشَىٰهُۖ فَلَمَّا قَضَىٰ زَيۡدٞ مِّنۡهَا وَطَرٗا زَوَّجۡنَٰكَهَا لِكَيۡ لَا يَكُونَ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ حَرَجٞ فِيٓ أَزۡوَٰجِ أَدۡعِيَآئِهِمۡ إِذَا قَضَوۡاْ مِنۡهُنَّ وَطَرٗاۚ وَكَانَ أَمۡرُ ٱللَّهِ مَفۡعُولٗا

Ve hani Allah'ın kendisine nimet verdiği ve senin kendisine nimet verdiğin kimseye 'Eşini yanında tut ve Allah'tan sakın' demiştin. Ve Allah'ın açığa çıkaracağı şeyi nefsinde gizliyordun. Ve insanlardan korkuyordun, oysa Allah kendisinden korkmana daha layıktır. Bunun üzerine Zeyd ondan ihtiyacını bitirince onu seninle evlendirdik ki, onlardan ihtiyaçlarını bitirdiklerinde inananların üzerine evlatlıklarının eşleri konusunda bir zorluk olmasın. Ve Allah'ın işi yapılmıştır.

Sad 38:39

·

Kuran-ı Kerim

هَٰذَا عَطَآؤُنَا فَٱمۡنُنۡ أَوۡ أَمۡسِكۡ بِغَيۡرِ حِسَابٖ

Bu bizim bağışımızdır; öyleyse hesap olmaksızın ver veya tut.

تُمۡسِكُواْ

tumsikututarsınız

1

وَيُمۡسِكُ

ve-yumsikuve tutar

1

لَّأَمۡسَكۡتُمۡ

le-emsektumelbette tuttunuz

1

يُمۡسِكۡ

yumsiktutar

1

أَمۡسَكَ

emseketuttu

1

أَيُمۡسِكُهُۥ

e-yumsikuhuonu tutar mı

1

يُمۡسِكُ

yumsikututar

1

فَيُمۡسِكُ

fe-yumsikuböylece tutar

1

أَمۡسَكۡنَ

emseknetuttular

1

أَمۡسَكَهُمَا

emsekehumatuttu

1

تُمۡسِكُوهُنَّ

tumsikuhunnetutarsınız onları

1

ٱسۡتَمۡسَكَ

Lemma

istemsekesıkıca tuttu

2

فَٱسۡتَمۡسِكۡ

fe-stemseko halde sıkıca tut

1

مُمۡسِكَ

Lemma

mumsiketutan

1

فَإِمۡسَاكُۢ

Lemma

fe-imsakunve tutmak

1

مُسۡتَمۡسِكُونَ

Lemma

mustemsikunesıkıca tutunanlar

1

مِسۡكٞ

Lemma

miskunmisk

1