24
Kullanım
6
Lemma
10
Türev
27
Anlam
6 lemma, 10 türev form
Örnek Ayetler (3)
Nisa 4:92
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا كَانَ لِمُؤۡمِنٍ أَن يَقۡتُلَ مُؤۡمِنًا إِلَّا خَطَـٔٗاۚ وَمَن قَتَلَ مُؤۡمِنًا خَطَـٔٗا فَتَحۡرِيرُ رَقَبَةٖ مُّؤۡمِنَةٖ وَدِيَةٞ مُّسَلَّمَةٌ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦٓ إِلَّآ أَن يَصَّدَّقُواْۚ فَإِن كَانَ مِن قَوۡمٍ عَدُوّٖ لَّكُمۡ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَتَحۡرِيرُ رَقَبَةٖ مُّؤۡمِنَةٖۖ وَإِن كَانَ مِن قَوۡمِۭ بَيۡنَكُمۡ وَبَيۡنَهُم مِّيثَٰقٞ فَدِيَةٞ مُّسَلَّمَةٌ إِلَىٰٓ أَهۡلِهِۦ وَتَحۡرِيرُ رَقَبَةٖ مُّؤۡمِنَةٖۖ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ شَهۡرَيۡنِ مُتَتَابِعَيۡنِ تَوۡبَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمٗا
Bir inananın bir inananı hata ile olması hariç katletmesi olmaz. Kim bir inananı hata ile katlederse, inanan bir boynu özgür bırakmak ve onların sadaka olarak bağışlaması hariç onun ailesine teslim edilen bir diyet gerekir. Fakat eğer o size düşman olan bir topluluktan ise ve o inanan ise, inanan bir boynu özgür bırakmak gerekir. Ve eğer o sizinle aralarında bir sözleşme olan bir topluluktan ise, onun ailesine teslim edilen bir diyet ve inanan bir boynu özgür bırakmak gerekir. Kim bulamazsa, Allah'tan bir dönüş olarak peş peşe iki ay oruç tutmaktır. Ve Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Maide 5:89
·
Kuran-ı Kerim
لَا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغۡوِ فِيٓ أَيۡمَٰنِكُمۡ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا عَقَّدتُّمُ ٱلۡأَيۡمَٰنَۖ فَكَفَّـٰرَتُهُۥٓ إِطۡعَامُ عَشَرَةِ مَسَٰكِينَ مِنۡ أَوۡسَطِ مَا تُطۡعِمُونَ أَهۡلِيكُمۡ أَوۡ كِسۡوَتُهُمۡ أَوۡ تَحۡرِيرُ رَقَبَةٖۖ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٖۚ ذَٰلِكَ كَفَّـٰرَةُ أَيۡمَٰنِكُمۡ إِذَا حَلَفۡتُمۡۚ وَٱحۡفَظُوٓاْ أَيۡمَٰنَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Allah yeminlerinizin içindeki boş söz sebebiyle sizi sorumlu tutmaz, ve lakin bağladığınız yeminler sebebiyle sizi sorumlu tutar. Bunun üzerine onun kefareti, ailenize yedirdiğiniz şeyin ortalamasından on yoksula yedirmektir veya onları giydirmektir veya bir boynu özgürleştirmektir. Bunun üzerine kim bulamazsa o zaman üç gün oruçtur. Bu, yemin ettiğiniz zaman yeminlerinizin kefaretidir. Ve yeminlerinizi koruyun. Böylece Allah size ayetlerini açıklar, umulur ki şükredersiniz.
Mücadele 58:3
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ يُظَٰهِرُونَ مِن نِّسَآئِهِمۡ ثُمَّ يَعُودُونَ لِمَا قَالُواْ فَتَحۡرِيرُ رَقَبَةٖ مِّن قَبۡلِ أَن يَتَمَآسَّاۚ ذَٰلِكُمۡ تُوعَظُونَ بِهِۦۚ وَٱللَّهُ بِمَا تَعۡمَلُونَ خَبِيرٞ
Ve kadınlarına sırtını benzetip sonra söyledikleri şeye dönenlerin, ikisinin birbirine dokunmasından önce bir boynu özgürleştirmesidir. İşte bu, onunla öğütlenirsiniz. Ve Allah yaptıklarınızdan Haberdardır.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:177
·
Kuran-ı Kerim
۞لَّيۡسَ ٱلۡبِرَّ أَن تُوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ قِبَلَ ٱلۡمَشۡرِقِ وَٱلۡمَغۡرِبِ وَلَٰكِنَّ ٱلۡبِرَّ مَنۡ ءَامَنَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةِ وَٱلۡكِتَٰبِ وَٱلنَّبِيِّـۧنَ وَءَاتَى ٱلۡمَالَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ ذَوِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَٱلۡيَتَٰمَىٰ وَٱلۡمَسَٰكِينَ وَٱبۡنَ ٱلسَّبِيلِ وَٱلسَّآئِلِينَ وَفِي ٱلرِّقَابِ وَأَقَامَ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَى ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلۡمُوفُونَ بِعَهۡدِهِمۡ إِذَا عَٰهَدُواْۖ وَٱلصَّـٰبِرِينَ فِي ٱلۡبَأۡسَآءِ وَٱلضَّرَّآءِ وَحِينَ ٱلۡبَأۡسِۗ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ صَدَقُواْۖ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُتَّقُونَ
İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Fakat iyilik; Allah'a, son güne, meleklere, kitaba ve nebilere inanan; ona sevgisine rağmen malı yakınlık sahiplerine, yetimlere, yoksullara, yol oğluna, isteyenlere ve boyunduruk altındakilere veren; salatı ayağa kaldıran ve zekatı veren kimsenin iyiliğidir. Ve sözleştiklerinde sözlerini yerine getirenler; zorlukta, darlıkta ve zorluk anında sabredenler; işte onlar doğru olanlardır ve işte onlar sakınanlardır.
Tevbe 9:60
·
Kuran-ı Kerim
۞إِنَّمَا ٱلصَّدَقَٰتُ لِلۡفُقَرَآءِ وَٱلۡمَسَٰكِينِ وَٱلۡعَٰمِلِينَ عَلَيۡهَا وَٱلۡمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمۡ وَفِي ٱلرِّقَابِ وَٱلۡغَٰرِمِينَ وَفِي سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱبۡنِ ٱلسَّبِيلِۖ فَرِيضَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ
Sadakalar ancak fakirler, yoksullar, onun üzerinde çalışanlar, kalpleri ısındırılanlar, boyunduruk altındakiler, borçlular, Allah'ın yolu ve yolun oğlu içindir; Allah'tan farz olarak. Ve Allah Bilendir, Hikmetlidir.
Muhammed 47:4
·
Kuran-ı Kerim
فَإِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَضَرۡبَ ٱلرِّقَابِ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَثۡخَنتُمُوهُمۡ فَشُدُّواْ ٱلۡوَثَاقَ فَإِمَّا مَنَّۢا بَعۡدُ وَإِمَّا فِدَآءً حَتَّىٰ تَضَعَ ٱلۡحَرۡبُ أَوۡزَارَهَاۚ ذَٰلِكَۖ وَلَوۡ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَٱنتَصَرَ مِنۡهُمۡ وَلَٰكِن لِّيَبۡلُوَاْ بَعۡضَكُم بِبَعۡضٖۗ وَٱلَّذِينَ قُتِلُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ فَلَن يُضِلَّ أَعۡمَٰلَهُمۡ
Böylece örten kimselerle karşılaştığınız zaman, boyunlara vurmaktır. Nihayet onları ağır yaraladığınız zaman, bağı sıkın. Böylece savaş ağırlıklarını bırakana kadar sonra ya bir lütuf ya bir fidye. İşte bu. Ve eğer Allah dileseydi, elbette onlardan öç alırdı. Fakat bazınızı bazınızla sınaması içindir. Ve Allah'ın yolunda katledilen kimselerin işlerini asla saptırmaz.
Örnek Ayetler (1)
Beled 90:13
·
Kuran-ı Kerim
فَكُّ رَقَبَةٍ
Bir boyunduruğu çözmektir.
Örnek Ayetler (2)
Duhan 44:10
·
Kuran-ı Kerim
فَٱرۡتَقِبۡ يَوۡمَ تَأۡتِي ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٖ مُّبِينٖ
Bunun üzerine göğün açık bir duman getireceği günü gözetle.
Duhan 44:59
·
Kuran-ı Kerim
فَٱرۡتَقِبۡ إِنَّهُم مُّرۡتَقِبُونَ
Böylece gözetle; şüphesiz onlar gözetleyenlerdir.
Örnek Ayetler (1)
Kamer 54:27
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّا مُرۡسِلُواْ ٱلنَّاقَةِ فِتۡنَةٗ لَّهُمۡ فَٱرۡتَقِبۡهُمۡ وَٱصۡطَبِرۡ
Şüphesiz biz onlar için bir sınama olarak dişi deveyi gönderenleriz. Öyleyse onları gözetle ve sabret.
Örnek Ayetler (1)
Hud 11:93
·
Kuran-ı Kerim
وَيَٰقَوۡمِ ٱعۡمَلُواْ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنِّي عَٰمِلٞۖ سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ مَن يَأۡتِيهِ عَذَابٞ يُخۡزِيهِ وَمَنۡ هُوَ كَٰذِبٞۖ وَٱرۡتَقِبُوٓاْ إِنِّي مَعَكُمۡ رَقِيبٞ
Ve ey kavmim, konumunuz üzere yapın, şüphesiz ben yapanım. Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu yakında bileceksiniz. Ve gözetleyin, şüphesiz ben sizinle beraber gözetleyenim.
Örnek Ayetler (2)
Kasas 28:18
·
Kuran-ı Kerim
فَأَصۡبَحَ فِي ٱلۡمَدِينَةِ خَآئِفٗا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا ٱلَّذِي ٱسۡتَنصَرَهُۥ بِٱلۡأَمۡسِ يَسۡتَصۡرِخُهُۥۚ قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰٓ إِنَّكَ لَغَوِيّٞ مُّبِينٞ
Böylece şehirde korkan, gözetleyen biri oldu. Bir de ne görsün, dün ondan yardım isteyen kimse ona feryat ediyor. Musa ona dedi: 'Şüphesiz sen apaçık azgınsın.'
Kasas 28:21
·
Kuran-ı Kerim
فَخَرَجَ مِنۡهَا خَآئِفٗا يَتَرَقَّبُۖ قَالَ رَبِّ نَجِّنِي مِنَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Böylece korkan biri olarak, gözetleyerek oradan çıktı. Dedi: 'Rabbim, beni zalim topluluktan kurtar.'
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:1
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُواْ رَبَّكُمُ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَخَلَقَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَبَثَّ مِنۡهُمَا رِجَالٗا كَثِيرٗا وَنِسَآءٗۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِي تَسَآءَلُونَ بِهِۦ وَٱلۡأَرۡحَامَۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَيۡكُمۡ رَقِيبٗا
Ey insanlar, sizi tek bir nefsten yaratan, ondan eşini yaratan ve ikisinden birçok erkekler ve kadınlar yayan Rabbinizden sakının. Ve kendisiyle birbirinizden istekte bulunduğunuz Allah'tan ve rahimlerden sakının. Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde gözetleyendir.
Örnek Ayetler (1)
Ahzab 33:52
·
Kuran-ı Kerim
لَّا يَحِلُّ لَكَ ٱلنِّسَآءُ مِنۢ بَعۡدُ وَلَآ أَن تَبَدَّلَ بِهِنَّ مِنۡ أَزۡوَٰجٖ وَلَوۡ أَعۡجَبَكَ حُسۡنُهُنَّ إِلَّا مَا مَلَكَتۡ يَمِينُكَۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ رَّقِيبٗا
Bundan sonra kadınlar sana helal olmaz ve onların güzelliği hoşuna gitse bile onları başka eşlerle değiştirmen de; sağ elinin sahip oldukları hariç. Ve Allah her şeyin üzerinde Gözetleyen'dir.
Örnek Ayetler (1)
Hud 11:93
·
Kuran-ı Kerim
وَيَٰقَوۡمِ ٱعۡمَلُواْ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنِّي عَٰمِلٞۖ سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ مَن يَأۡتِيهِ عَذَابٞ يُخۡزِيهِ وَمَنۡ هُوَ كَٰذِبٞۖ وَٱرۡتَقِبُوٓاْ إِنِّي مَعَكُمۡ رَقِيبٞ
Ve ey kavmim, konumunuz üzere yapın, şüphesiz ben yapanım. Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu yakında bileceksiniz. Ve gözetleyin, şüphesiz ben sizinle beraber gözetleyenim.
Örnek Ayetler (1)
Kaf 50:18
·
Kuran-ı Kerim
مَّا يَلۡفِظُ مِن قَوۡلٍ إِلَّا لَدَيۡهِ رَقِيبٌ عَتِيدٞ
Yanında hazır gözetleyen olmadan hiçbir söz söylemez.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:117
·
Kuran-ı Kerim
مَا قُلۡتُ لَهُمۡ إِلَّا مَآ أَمَرۡتَنِي بِهِۦٓ أَنِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ رَبِّي وَرَبَّكُمۡۚ وَكُنتُ عَلَيۡهِمۡ شَهِيدٗا مَّا دُمۡتُ فِيهِمۡۖ فَلَمَّا تَوَفَّيۡتَنِي كُنتَ أَنتَ ٱلرَّقِيبَ عَلَيۡهِمۡۚ وَأَنتَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ شَهِيدٌ
Ben onlara bana emrettiğin şeyden başkasını demedim: 'Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz Allah'a kulluk edin' diye. Ve onların içinde kaldığım sürece onların üzerine bir tanık idim. Bunun üzerine ne zaman ki Sen beni vefat ettirdin, onların üzerine Gözetleyen Sen oldun. Ve Sen her şeyin üzerine bir tanıksın.
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:8
·
Kuran-ı Kerim
كَيۡفَ وَإِن يَظۡهَرُواْ عَلَيۡكُمۡ لَا يَرۡقُبُواْ فِيكُمۡ إِلّٗا وَلَا ذِمَّةٗۚ يُرۡضُونَكُم بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَتَأۡبَىٰ قُلُوبُهُمۡ وَأَكۡثَرُهُمۡ فَٰسِقُونَ
Nasıl olabilir? Ve eğer size üstün gelirlerse sizin hakkınızda ne bir yemin ne de bir antlaşma gözetirler. Ağızlarıyla sizi razı ederler ve kalpleri direnir ve onların çoğu yoldan çıkanlardır.
Örnek Ayetler (1)
Taha 20:94
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ يَبۡنَؤُمَّ لَا تَأۡخُذۡ بِلِحۡيَتِي وَلَا بِرَأۡسِيٓۖ إِنِّي خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقۡتَ بَيۡنَ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ وَلَمۡ تَرۡقُبۡ قَوۡلِي
Dedi ki: 'Ey annemin oğlu, sakalımı ve başımı tutma. Şüphesiz ben, İsrail oğullarının arasını ayırdın ve benim sözümü gözetmedin demenden korktum.'
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:10
·
Kuran-ı Kerim
لَا يَرۡقُبُونَ فِي مُؤۡمِنٍ إِلّٗا وَلَا ذِمَّةٗۚ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡمُعۡتَدُونَ
İnanan bir kimse hakkında ne bir yakınlık ne de bir sözleşme gözetmezler. Ve işte onlar sınırı aşanlardır.