129
Kullanım
4
Lemma
54
Türev
80
Anlam
4 lemma, 54 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
קִֽלְלַנִי | kilelani | beni hafifletti, hafiflemek, küçümsemek, lanetlemek | Zamir | 1 | ||
וְנָקַל | ve-nakal | ve hafifledi, hafiflemek, önemsiz olmak, azalmak | Fiil | 1 | ||
וּמְקַלֶּלְךָ | u-mekalelha | ve seni hafifleten, hafiflemek, küçümsemek, lanetlemek | Zamir | 1 | ||
לְקַֽלְלֶֽךָּ | le-kallelkha | seni hafifletmek, hafiflemek, küçümsemek, lanetlemek | Zamir | 1 | ||
קַלּֽוֹתָ | kallota | hafifledin, hafiflemek, küçümsenmek, lanetlemek | Fiil | 1 | ||
קְלָלָה Lemma | kelala | lanet, lanet, hafifseme, küçümseme | İsim | 7 | ||
וְלִקְלָלָה | ve-liklala | ve lanete, lanet, hafifseme, küçümseme | İsim | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) Yeremya 24:9 · Tevrat וּנְתַתִּים֙ לְזַעֲוָ֣ה לְרָעָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֑רֶץ לְחֶרְפָּ֤ה וּלְמָשָׁל֙ לִשְׁנִינָ֣ה וְלִקְלָלָ֔ה בְּכָל־הַמְּקֹמ֖וֹת אֲשֶֽׁר־אַדִּיחֵ֥ם שָֽׁם Ve onları yerin bütün krallıklarına dehşet ve kötülük için, onları süreceğim bütün yerlerde utanç ve mesel, alay ve lanet için vereceğim. Yeremya 25:18 · Tevrat אֶת־יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ וְאֶת־עָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וְאֶת־מְלָכֶ֖יהָ אֶת־שָׂרֶ֑יהָ לָתֵ֨ת אֹתָ֜ם לְחָרְבָּ֧ה לְשַׁמָּ֛ה לִשְׁרֵקָ֥ה וְלִקְלָלָ֖ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה Onları bu gün olduğu gibi harabeye, dehşete, ıslığa ve lanete vermek için Yeruşalim'e ve Yahuda'nın şehirlerine ve krallarına, önderlerine; Yeremya 42:18 · Tevrat כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר יְהוָ֣ה צְבָאוֹת֮ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ כַּאֲשֶׁר֩ נִתַּ֨ךְ אַפִּ֜י וַחֲמָתִ֗י עַל־יֹֽשְׁבֵי֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם כֵּ֣ן תִּתַּ֤ךְ חֲמָתִי֙ עֲלֵיכֶ֔ם בְּבֹאֲכֶ֖ם מִצְרָ֑יִם וִהְיִיתֶ֞ם לְאָלָ֤ה וּלְשַׁמָּה֙ וְלִקְלָלָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה וְלֹֽא־תִרְא֣וּ ע֔וֹד אֶת־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה Çünkü Ordular Yahvesi, İsrail'in Tanrısı şöyle dedi: Öfkem ve gazabım Yeruşalim'de oturanların üzerine döküldüğü gibi, Mısır'a girdiğinizde gazabım üzerinize öyle dökülecek; ve lanet, dehşet, beddua ve utanç olacaksınız ve bu yeri bir daha görmeyeceksiniz. Yeremya 44:12 · Tevrat וְלָקַחְתִּ֞י אֶת־שְׁאֵרִ֣ית יְהוּדָ֗ה אֲשֶׁר־שָׂ֨מוּ פְנֵיהֶ֜ם לָב֣וֹא אֶֽרֶץ־מִצְרַיִם֮ לָג֣וּר שָׁם֒ וְתַ֨מּוּ כֹ֜ל בְּאֶ֧רֶץ מִצְרַ֣יִם יִפֹּ֗לוּ בַּחֶ֤רֶב בָּֽרָעָב֙ יִתַּ֔מּוּ מִקָּטֹן֙ וְעַד־גָּד֔וֹל בַּחֶ֥רֶב וּבָרָעָ֖ב יָמֻ֑תוּ וְהָיוּ֙ לְאָלָ֣ה לְשַׁמָּ֔ה וְלִקְלָלָ֖ה וּלְחֶרְפָּֽה Ve orada konaklamak için Mısır diyarına gitmek üzere yüzlerini koyan Yahuda'nın kalanını alacağım; ve hepsi Mısır diyarında tükenecekler, kılıçla düşecekler, kıtlıkla tükenecekler; küçükten büyüğe kadar kılıçla ve kıtlıkla ölecekler; ve bedduaya, ıssızlığa, lanete ve utanca dönecekler. Yeremya 44:22 · Tevrat וְלֹֽא־יוּכַל֩ יְהוָ֨ה ע֜וֹד לָשֵׂ֗את מִפְּנֵי֙ רֹ֣עַ מַעַלְלֵיכֶ֔ם מִפְּנֵ֥י הַתּוֹעֵבֹ֖ת אֲשֶׁ֣ר עֲשִׂיתֶ֑ם וַתְּהִ֣י אַ֠רְצְכֶם לְחָרְבָּ֨ה וּלְשַׁמָּ֧ה וְלִקְלָלָ֛ה מֵאֵ֥ין יוֹשֵׁ֖ב כְּהַיּ֥וֹם הַזֶּֽה Ve Yahve işlerinizin kötülüğü yüzünden, yaptığınız iğrençlikler yüzünden artık taşımaya dayanamadı; ve diyarınız bu gün olduğu gibi oturan olmadan viraneye, ıssızlığa ve lanete döndü. | ||||||
הַקְּלָלָה | hakkelala | hafiflik, hafiflik, lanet, küçümseme | İsim | 5 | ||
וְהַקְּלָלָה | ve-hakkelala | ve hafiflik, hafiflik, küçümseme, lanet | İsim | 4 | ||
קִלְלַת | killat | lanetinin, lanet, hafifseme, hakaret | İsim | 4 | ||
לִקְלָלָה | liklala | lanete, hafiflik, lanet, küçümseme | İsim | 2 | ||
הַקְּלָלוֹת | ha-kkelalot | lanetler, hafifseme, lanet, hakaret | İsim | 2 | ||
קִלְלָתוֹ | kilelato | lanet, hafifseme, lanet, hakaret | Zamir | 1 | ||
קִלְלָתְךָ | killatekha | senin hafifliğin, hafiflik, küçümseme, lanet | Zamir | 1 | ||
וּקְלָלָֽה | u-klala | ve lanet, hafiflik, lanet, küçümseme | İsim | 1 | ||
הַקְּלֹקֵֽל Lemma | ha-kkelokel | hafif olan, hafif, değersiz, kötü | Sıfat | 1 | ||
קָלָֽל Lemma | qalal | hafif oldu, hafif olmak, küçümsemek, lanetlemek | Sıfat | 1 | ||
קָלָל | kalal | parlatılmış, parlatılmış, hafif, hızlı | Sıfat | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 2:8
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה עִ֠מְּךָ שִֽׁמְעִ֨י בֶן־גֵּרָ֥א בֶן־הַיְמִינִי֮ מִבַּחֻרִים֒ וְה֤וּא קִֽלְלַ֨נִי֙ קְלָלָ֣ה נִמְרֶ֔צֶת בְּי֖וֹם לֶכְתִּ֣י מַחֲנָ֑יִם וְהֽוּא־יָרַ֤ד לִקְרָאתִי֙ הַיַּרְדֵּ֔ן וָאֶשָּׁ֨בַֽע ל֤וֹ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר אִם־אֲמִֽיתְךָ֖ בֶּחָֽרֶב
Ve işte seninle Bahurim'den Benyaminli Gera oğlu Şimi var. Mahanayim'e gittiğim gün o beni şiddetli bir lanetle lanetledi. Şeria'ya beni karşılamaya indi ve ona Yahve üzerine yemin ettim, diyerek: Seni kılıçla öldürmeyeceğim.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 3:18
·
Tevrat
וְנָקַ֥ל זֹ֖את בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וְנָתַ֥ן אֶת־מוֹאָ֖ב בְּיֶדְכֶֽם
Ve bu Yahve'nin gözlerinde hafiftir; Moav'ı da elinize verecektir.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 12:3
·
Tevrat
וַאֲבָֽרֲכָה֙ מְבָ֣רְכֶ֔יךָ וּמְקַלֶּלְךָ֖ אָאֹ֑ר וְנִבְרְכ֣וּ בְךָ֔ כֹּ֖ל מִשְׁפְּחֹ֥ת הָאֲדָמָֽה
Seni bereketleyenleri bereketleyeceğim, ve seni lanetleyeni lanetleyeceğim; ve toprağın bütün aileleri seninle bereketlenecek.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 23:5
·
Tevrat
עַל־דְּבַ֞ר אֲשֶׁ֨ר לֹא־קִדְּמ֤וּ אֶתְכֶם֙ בַּלֶּ֣חֶם וּבַמַּ֔יִם בַּדֶּ֖רֶךְ בְּצֵאתְכֶ֣ם מִמִּצְרָ֑יִם וַאֲשֶׁר֩ שָׂכַ֨ר עָלֶ֜יךָ אֶת־בִּלְעָ֣ם בֶּן־בְּע֗וֹר מִפְּת֛וֹר אֲרַ֥ם נַהֲרַ֖יִם לְקַֽלְלֶֽךָּ
Mısır'dan çıkışınızda yolda sizi ekmekle ve suyla karşılamadıkları için ve seni lanetlemesi için Aram Naharayim'den Petorlu Beor oğlu Balam'ı sana karşı kiraladığı için.
Örnek Ayetler (1)
Nahum 1:14
·
Tevrat
וְצִוָּ֤ה עָלֶ֨יךָ֙ יְהוָ֔ה לֹֽא־יִזָּרַ֥ע מִשִּׁמְךָ֖ ע֑וֹד מִבֵּ֨ית אֱלֹהֶ֜יךָ אַכְרִ֨ית פֶּ֧סֶל וּמַסֵּכָ֛ה אָשִׂ֥ים קִבְרֶ֖ךָ כִּ֥י קַלּֽוֹתָ
Ve Yahve senin hakkında buyurdu: Artık senin adından ekilmeyecek; ilahlarının evinden oyma putu ve dökme putu kesip atacağım; senin mezarını yapacağım, çünkü sen değersizsin.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 29:22
·
Tevrat
וְלֻקַּ֤ח מֵהֶם֙ קְלָלָ֔ה לְכֹל֙ גָּל֣וּת יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁ֥ר בְּבָבֶ֖ל לֵאמֹ֑ר יְשִֽׂמְךָ֤ יְהוָה֙ כְּצִדְקִיָּ֣הוּ וּכְאֶחָ֔ב אֲשֶׁר־קָלָ֥ם מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל בָּאֵֽשׁ
Babil'deki bütün Yahuda sürgünü için onlardan bir lanet alınacak, diyerek: Yahve seni Babil kralının ateşte kızarttığı Tsedekiya gibi ve Ahav gibi yapsın.
1. Krallar 2:8
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה עִ֠מְּךָ שִֽׁמְעִ֨י בֶן־גֵּרָ֥א בֶן־הַיְמִינִי֮ מִבַּחֻרִים֒ וְה֤וּא קִֽלְלַ֨נִי֙ קְלָלָ֣ה נִמְרֶ֔צֶת בְּי֖וֹם לֶכְתִּ֣י מַחֲנָ֑יִם וְהֽוּא־יָרַ֤ד לִקְרָאתִי֙ הַיַּרְדֵּ֔ן וָאֶשָּׁ֨בַֽע ל֤וֹ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר אִם־אֲמִֽיתְךָ֖ בֶּחָֽרֶב
Ve işte seninle Bahurim'den Benyaminli Gera oğlu Şimi var. Mahanayim'e gittiğim gün o beni şiddetli bir lanetle lanetledi. Şeria'ya beni karşılamaya indi ve ona Yahve üzerine yemin ettim, diyerek: Seni kılıçla öldürmeyeceğim.
Zekeriya 8:13
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה כַּאֲשֶׁר֩ הֱיִיתֶ֨ם קְלָלָ֜ה בַּגּוֹיִ֗ם בֵּ֤ית יְהוּדָה֙ וּבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל כֵּ֚ן אוֹשִׁ֣יעַ אֶתְכֶ֔ם וִהְיִיתֶ֖ם בְּרָכָ֑ה אַל־תִּירָ֖אוּ תֶּחֱזַ֥קְנָה יְדֵיכֶֽם
Ve Yahuda evi ve İsrail evi, uluslar arasında lanet olduğunuz gibi, böylece sizi kurtaracağım ve bereket olacaksınız. Korkmayın, elleriniz güçlensin.
Mezmurlar 109:17
·
Tevrat
וַיֶּאֱהַ֣ב קְ֭לָלָה וַתְּבוֹאֵ֑הוּ וְֽלֹא־חָפֵ֥ץ בִּ֝בְרָכָ֗ה וַתִּרְחַ֥ק מִמֶּֽנּוּ
Ve laneti sevdi, böylece ona geldi; ve bereketi istemedi, böylece ondan uzaklaştı.
Mezmurlar 109:18
·
Tevrat
וַיִּלְבַּ֥שׁ קְלָלָ֗ה כְּמַ֫דּ֥וֹ וַתָּבֹ֣א כַמַּ֣יִם בְּקִרְבּ֑וֹ וְ֝כַשֶּׁ֗מֶן בְּעַצְמוֹתָֽיו
Ve laneti giysisi gibi giydi; ve sular gibi içine ve yağ gibi kemiklerine girdi.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 24:9
·
Tevrat
וּנְתַתִּים֙ לְזַעֲוָ֣ה לְרָעָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֑רֶץ לְחֶרְפָּ֤ה וּלְמָשָׁל֙ לִשְׁנִינָ֣ה וְלִקְלָלָ֔ה בְּכָל־הַמְּקֹמ֖וֹת אֲשֶֽׁר־אַדִּיחֵ֥ם שָֽׁם
Ve onları yerin bütün krallıklarına dehşet ve kötülük için, onları süreceğim bütün yerlerde utanç ve mesel, alay ve lanet için vereceğim.
Yeremya 25:18
·
Tevrat
אֶת־יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ וְאֶת־עָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וְאֶת־מְלָכֶ֖יהָ אֶת־שָׂרֶ֑יהָ לָתֵ֨ת אֹתָ֜ם לְחָרְבָּ֧ה לְשַׁמָּ֛ה לִשְׁרֵקָ֥ה וְלִקְלָלָ֖ה כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Onları bu gün olduğu gibi harabeye, dehşete, ıslığa ve lanete vermek için Yeruşalim'e ve Yahuda'nın şehirlerine ve krallarına, önderlerine;
Yeremya 42:18
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר יְהוָ֣ה צְבָאוֹת֮ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ כַּאֲשֶׁר֩ נִתַּ֨ךְ אַפִּ֜י וַחֲמָתִ֗י עַל־יֹֽשְׁבֵי֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם כֵּ֣ן תִּתַּ֤ךְ חֲמָתִי֙ עֲלֵיכֶ֔ם בְּבֹאֲכֶ֖ם מִצְרָ֑יִם וִהְיִיתֶ֞ם לְאָלָ֤ה וּלְשַׁמָּה֙ וְלִקְלָלָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה וְלֹֽא־תִרְא֣וּ ע֔וֹד אֶת־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Çünkü Ordular Yahvesi, İsrail'in Tanrısı şöyle dedi: Öfkem ve gazabım Yeruşalim'de oturanların üzerine döküldüğü gibi, Mısır'a girdiğinizde gazabım üzerinize öyle dökülecek; ve lanet, dehşet, beddua ve utanç olacaksınız ve bu yeri bir daha görmeyeceksiniz.
Yeremya 44:12
·
Tevrat
וְלָקַחְתִּ֞י אֶת־שְׁאֵרִ֣ית יְהוּדָ֗ה אֲשֶׁר־שָׂ֨מוּ פְנֵיהֶ֜ם לָב֣וֹא אֶֽרֶץ־מִצְרַיִם֮ לָג֣וּר שָׁם֒ וְתַ֨מּוּ כֹ֜ל בְּאֶ֧רֶץ מִצְרַ֣יִם יִפֹּ֗לוּ בַּחֶ֤רֶב בָּֽרָעָב֙ יִתַּ֔מּוּ מִקָּטֹן֙ וְעַד־גָּד֔וֹל בַּחֶ֥רֶב וּבָרָעָ֖ב יָמֻ֑תוּ וְהָיוּ֙ לְאָלָ֣ה לְשַׁמָּ֔ה וְלִקְלָלָ֖ה וּלְחֶרְפָּֽה
Ve orada konaklamak için Mısır diyarına gitmek üzere yüzlerini koyan Yahuda'nın kalanını alacağım; ve hepsi Mısır diyarında tükenecekler, kılıçla düşecekler, kıtlıkla tükenecekler; küçükten büyüğe kadar kılıçla ve kıtlıkla ölecekler; ve bedduaya, ıssızlığa, lanete ve utanca dönecekler.
Yeremya 44:22
·
Tevrat
וְלֹֽא־יוּכַל֩ יְהוָ֨ה ע֜וֹד לָשֵׂ֗את מִפְּנֵי֙ רֹ֣עַ מַעַלְלֵיכֶ֔ם מִפְּנֵ֥י הַתּוֹעֵבֹ֖ת אֲשֶׁ֣ר עֲשִׂיתֶ֑ם וַתְּהִ֣י אַ֠רְצְכֶם לְחָרְבָּ֨ה וּלְשַׁמָּ֧ה וְלִקְלָלָ֛ה מֵאֵ֥ין יוֹשֵׁ֖ב כְּהַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve Yahve işlerinizin kötülüğü yüzünden, yaptığınız iğrençlikler yüzünden artık taşımaya dayanamadı; ve diyarınız bu gün olduğu gibi oturan olmadan viraneye, ıssızlığa ve lanete döndü.
Örnek Ayetler (5)
Nehemya 13:2
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֧א קִדְּמ֛וּ אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל בַּלֶּ֣חֶם וּבַמָּ֑יִם וַיִּשְׂכֹּ֨ר עָלָ֤יו אֶת־בִּלְעָם֙ לְקַֽלְל֔וֹ וַיַּהֲפֹ֧ךְ אֱלֹהֵ֛ינוּ הַקְּלָלָ֖ה לִבְרָכָֽה
Çünkü İsrail oğullarını ekmekle ve suyla karşılamadılar; ve onu lanetlemesi için ona karşı Balam'ı kiraladı; ama Tanrımız laneti berekete çevirdi.
Yasa'nın Tekrarı 11:29
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה כִּ֤י יְבִֽיאֲךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ אֶל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה בָא־שָׁ֖מָּה לְרִשְׁתָּ֑הּ וְנָתַתָּ֤ה אֶת־הַבְּרָכָה֙ עַל־הַ֣ר גְּרִזִ֔ים וְאֶת־הַקְּלָלָ֖ה עַל־הַ֥ר עֵיבָֽל
Ve olacak ki, Tanrın Yahve mülk edinmek için oraya gittiğin yere seni getirdiğinde, bereketi Gerizim Dağı'nın üzerine ve laneti Ebal Dağı'nın üzerine vereceksin.
Yasa'nın Tekrarı 23:6
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָבָ֞ה יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ לִשְׁמֹ֣עַ אֶל־בִּלְעָ֔ם וַיַּהֲפֹךְ֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֧יךָ לְּךָ֛ אֶת־הַקְּלָלָ֖ה לִבְרָכָ֑ה כִּ֥י אֲהֵֽבְךָ֖ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶֽיךָ
Ama Tanrın Yahve Balam'ı dinlemek istemedi ve Tanrın Yahve senin için laneti berekete çevirdi; çünkü Tanrın Yahve seni sevdi.
Yasa'nın Tekrarı 27:13
·
Tevrat
וְאֵ֛לֶּה יַֽעַמְד֥וּ עַל־הַקְּלָלָ֖ה בְּהַ֣ר עֵיבָ֑ל רְאוּבֵן֙ גָּ֣ד וְאָשֵׁ֔ר וּזְבוּלֻ֖ן דָּ֥ן וְנַפְתָּלִֽי
Ve lanet için Eyval Dağı'nda şunlar duracak: Ruben, Gad, Aşer, Zevulun, Dan ve Naftali.
Yasa'nın Tekrarı 29:26
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בָּאָ֣רֶץ הַהִ֑וא לְהָבִ֤יא עָלֶ֨יהָ֙ אֶת־כָּל־הַקְּלָלָ֔ה הַכְּתוּבָ֖ה בַּסֵּ֥פֶר הַזֶּֽה
Ve Yahve'nin öfkesi o yere karşı alevlendi; bu kitapta yazılı olan bütün laneti onun üzerine getirmek için.
Örnek Ayetler (4)
Yeşu 8:34
·
Tevrat
וְאַֽחֲרֵי־כֵ֗ן קָרָא֙ אֶת־כָּל־דִּבְרֵ֣י הַתּוֹרָ֔ה הַבְּרָכָ֖ה וְהַקְּלָלָ֑ה כְּכָל־הַכָּת֖וּב בְּסֵ֥פֶר הַתּוֹרָֽה
Ve bundan sonra yasanın tüm sözlerini, bereketi ve laneti, yasanın kitabında tüm yazıldığı gibi okudu.
Yasa'nın Tekrarı 11:28
·
Tevrat
וְהַקְּלָלָ֗ה אִם־לֹ֤א תִשְׁמְעוּ֙ אֶל־מִצְוֺת֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם וְסַרְתֶּ֣ם מִן־הַדֶּ֔רֶךְ אֲשֶׁ֧ר אָנֹכִ֛י מְצַוֶּ֥ה אֶתְכֶ֖ם הַיּ֑וֹם לָלֶ֗כֶת אַחֲרֵ֛י אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יְדַעְתֶּֽם
Ve Tanrınız Yahve'nin buyruklarını işitmezseniz ve bilmediğiniz başka ilahların ardınca gitmek için bugün size buyurduğum yoldan saparsanız laneti.
Yasa'nın Tekrarı 30:1
·
Tevrat
וְהָיָה֩ כִֽי־יָבֹ֨אוּ עָלֶ֜יךָ כָּל־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֗לֶּה הַבְּרָכָה֙ וְהַקְּלָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לְפָנֶ֑יךָ וַהֲשֵׁבֹתָ֙ אֶל־לְבָבֶ֔ךָ בְּכָל־הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁ֧ר הִדִּיחֲךָ֛ יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ שָֽׁמָּה
Ve önüne koyduğum bütün bu şeyler, bereket ve lanet üzerine geldiğinde ve Tanrın Yahve'nin seni oraya sürdüğü bütün ulusların arasında onları kalbine döndürdüğünde;
Yasa'nın Tekrarı 30:19
·
Tevrat
הַעִידֹ֨תִי בָכֶ֣ם הַיּוֹם֮ אֶת־הַשָּׁמַ֣יִם וְאֶת־הָאָרֶץ֒ הַחַיִּ֤ים וְהַמָּ֨וֶת֙ נָתַ֣תִּי לְפָנֶ֔יךָ הַבְּרָכָ֖ה וְהַקְּלָלָ֑ה וּבָֽחַרְתָּ֙ בַּֽחַיִּ֔ים לְמַ֥עַן תִּחְיֶ֖ה אַתָּ֥ה וְזַרְעֶֽךָ
Bugün size karşı gökleri ve yeri tanık tutuyorum; senin önüne yaşamı ve ölümü, bereketi ve laneti koydum. Sen ve soyun yaşamanız için yaşamı seç;
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 9:57
·
Tevrat
וְאֵ֗ת כָּל־רָעַת֙ אַנְשֵׁ֣י שְׁכֶ֔ם הֵשִׁ֥יב אֱלֹהִ֖ים בְּרֹאשָׁ֑ם וַתָּבֹ֣א אֲלֵיהֶ֔ם קִֽלֲלַ֖ת יוֹתָ֥ם בֶּן־יְרֻבָּֽעַל
Tanrı, Şekem adamlarının bütün kötülüğünü de onların başına döndürdü; Yerubbaal oğlu Yotam'ın laneti onlara geldi.
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:2
·
Tevrat
כַּצִּפּ֣וֹר לָ֭נוּד כַּדְּר֣וֹר לָע֑וּף כֵּ֥ן קִֽלְלַ֥ת חִ֝נָּ֗ם ל֣וֹ תָבֹֽא
Kaçan kuş gibi, uçan kırlangıç gibi, nedensiz lanet de ona gelir.
Yasa'nın Tekrarı 21:23
·
Tevrat
לֹא־תָלִ֨ין נִבְלָת֜וֹ עַל־הָעֵ֗ץ כִּֽי־קָב֤וֹר תִּקְבְּרֶ֨נּוּ֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא כִּֽי־קִלְלַ֥ת אֱלֹהִ֖ים תָּל֑וּי וְלֹ֤א תְטַמֵּא֙ אֶת־אַדְמָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁר֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ נֹתֵ֥ן לְךָ֖ נַחֲלָֽה
onun cesedini ağaç üzerinde geceletmeyeceksin, çünkü onu o günde kesinlikle gömeceksin; çünkü asılmış olan Tanrı'nın lanetidir; ve Tanrın Yahve'nin sana miras olarak verdiği toprağını kirletmeyeceksin.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 26:6
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֛י אֶת־הַבַּ֥יִת הַזֶּ֖ה כְּשִׁלֹ֑ה וְאֶת־הָעִ֤יר הַזֹּאת֙ אֶתֵּ֣ן לִקְלָלָ֔ה לְכֹ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ
bu evi Şilo gibi yapacağım ve bu şehri yerin bütün uluslarına lanet olarak vereceğim.
Yeremya 44:8
·
Tevrat
לְהַכְעִסֵ֨נִי֙ בְּמַעֲשֵׂ֣י יְדֵיכֶ֔ם לְקַטֵּ֞ר לֵאלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם בָּאִ֖ים לָג֣וּר שָׁ֑ם לְמַ֨עַן֙ הַכְרִ֣ית לָכֶ֔ם וּלְמַ֤עַן הֱיֽוֹתְכֶם֙ לִקְלָלָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בְּכֹ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ
Orada konaklamak için geldiğiniz Mısır diyarında başka ilahlara buhur yakarak ellerinizin işleriyle beni öfkelendirmek için, sizi kesip atmak ve yerin bütün uluslarında lanet ve utanç olmanız amacıyla.
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 28:15
·
Tevrat
וְהָיָ֗ה אִם־לֹ֤א תִשְׁמַע֙ בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לִשְׁמֹ֤ר לַעֲשׂוֹת֙ אֶת־כָּל־מִצְוֺתָ֣יו וְחֻקֹּתָ֔יו אֲשֶׁ֛ר אָנֹכִ֥י מְצַוְּךָ֖ הַיּ֑וֹם וּבָ֧אוּ עָלֶ֛יךָ כָּל־הַקְּלָל֥וֹת הָאֵ֖לֶּה וְהִשִּׂיגֽוּךָ
Eğer bugün sana buyurduğum bütün buyruklarını ve kurallarını tutmak ve yapmak için Tanrın Yahve'nin sesini dinlemezsen, bütün bu lanetler üzerine gelecek ve sana yetişecektir.
Yasa'nın Tekrarı 28:45
·
Tevrat
וּבָ֨אוּ עָלֶ֜יךָ כָּל־הַקְּלָל֣וֹת הָאֵ֗לֶּה וּרְדָפ֨וּךָ֙ וְהִשִּׂיג֔וּךָ עַ֖ד הִשָּֽׁמְדָ֑ךְ כִּי־לֹ֣א שָׁמַ֗עְתָּ בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לִשְׁמֹ֛ר מִצְוֺתָ֥יו וְחֻקֹּתָ֖יו אֲשֶׁ֥ר צִוָּֽךְ
Ve bütün bu lanetler senin üzerine gelecek, ve seni kovalayacaklar ve sana yetişecekler, sen yok edilene kadar; çünkü sana buyurduğu O'nun buyruklarını ve O'nun kurallarını tutmak için Tanrın Yahve'nin sesini dinlemedin.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 16:12
·
Tevrat
אוּלַ֛י יִרְאֶ֥ה יְהוָ֖ה בְּעֵינִ֑י וְהֵשִׁ֨יב יְהוָ֥ה לִי֙ טוֹבָ֔ה תַּ֥חַת קִלְלָת֖וֹ הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Belki Yahve gözüme bakar ve Yahve bu günkü onun lanetlemesi yerine bana iyilik döndürür.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 27:13
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אִמּ֔וֹ עָלַ֥י קִלְלָתְךָ֖ בְּנִ֑י אַ֛ךְ שְׁמַ֥ע בְּקֹלִ֖י וְלֵ֥ךְ קַֽח־לִֽי
Annesi ona dedi: 'Lanetin benim üzerime olsun oğlum; sadece sesimi dinle ve gidip bana al.'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 11:26
·
Tevrat
רְאֵ֗ה אָנֹכִ֛י נֹתֵ֥ן לִפְנֵיכֶ֖ם הַיּ֑וֹם בְּרָכָ֖ה וּקְלָלָֽה
Gör, bugün önünüze bereket ve lanet veriyorum:
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 21:5
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֣ר הָעָ֗ם בֵּֽאלֹהִים֮ וּבְמֹשֶׁה֒ לָמָ֤ה הֶֽעֱלִיתֻ֨נוּ֙ מִמִּצְרַ֔יִם לָמ֖וּת בַּמִּדְבָּ֑ר כִּ֣י אֵ֥ין לֶ֨חֶם֙ וְאֵ֣ין מַ֔יִם וְנַפְשֵׁ֣נוּ קָ֔צָה בַּלֶּ֖חֶם הַקְּלֹקֵֽל
Halk Tanrı'ya ve Musa'ya karşı konuştu: 'Çölde ölmek için bizi neden Mısır'dan çıkardınız? Çünkü ekmek yok ve su yok; canımız bu değersiz ekmekten iğrendi.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 1:7
·
Tevrat
וְרַגְלֵיהֶ֖ם רֶ֣גֶל יְשָׁרָ֑ה וְכַ֣ף רַגְלֵיהֶ֗ם כְּכַף֙ רֶ֣גֶל עֵ֔גֶל וְנֹ֣צְצִ֔ים כְּעֵ֖ין נְחֹ֥שֶׁת קָלָֽל
Ve ayakları düz ayak idi; ve ayaklarının tabanı buzağı ayak tabanı gibiydi; ve cilalı tunç görünümü gibi parlıyorlardı.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 10:6
·
Tevrat
וּגְוִיָּת֣וֹ כְתַרְשִׁ֗ישׁ וּפָנָ֞יו כְּמַרְאֵ֤ה בָרָק֙ וְעֵינָיו֙ כְּלַפִּ֣ידֵי אֵ֔שׁ וּזְרֹֽעֹתָיו֙ וּמַרְגְּלֹתָ֔יו כְּעֵ֖ין נְחֹ֣שֶׁת קָלָ֑ל וְק֥וֹל דְּבָרָ֖יו כְּק֥וֹל הָמֽוֹן
Ve bedeni sarı yakut gibi ve yüzü şimşek görünüşü gibi ve gözleri ateş meşaleleri gibi ve kolları ve ayakları cilalı tunç parıltısı gibi ve sözlerinin sesi kalabalık sesi gibiydi.