58
Kullanım
16
Lemma
13
Türev
54
Anlam
16 lemma, 13 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
בְּצַלְאֵל Lemma | betsal'el | Betsalel, Betsalel, Tanrı'nın gölgesinde | İsim | 8 | ||
וּבְצַלְאֵל | u-vetsal'el | ve Betsalel, Betsalel, Tanrı'nın gölgesinde | İsim | 1 | ||
וְצַלְמֻנָּע Lemma | ve-tsalmunna | ve Tsalmunna, Tsalmunna, gölge esirgedi | İsim | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) Hakimler 8:5 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר֙ לְאַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת תְּנוּ־נָא֙ כִּכְּר֣וֹת לֶ֔חֶם לָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר בְּרַגְלָ֑י כִּי־עֲיֵפִ֣ים הֵ֔ם וְאָנֹכִ֗י רֹדֵ֛ף אַחֲרֵ֛י זֶ֥בַח וְצַלְמֻנָּ֖ע מַלְכֵ֥י מִדְיָֽן Sukkot adamlarına dedi: "Lütfen ardımdaki halka ekmek somunları verin; çünkü onlar yorgundurlar ve ben Midyan kralları Zevah'ın ve Tsalmunna'nın ardından kovalıyorum." Hakimler 8:6 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר֙ שָׂרֵ֣י סֻכּ֔וֹת הֲ֠כַף זֶ֧בַח וְצַלְמֻנָּ֛ע עַתָּ֖ה בְּיָדֶ֑ךָ כִּֽי־נִתֵּ֥ן לִֽצְבָאֲךָ֖ לָֽחֶם Sukkot önderleri dedi: "Zevah'ın ve Tsalmunna'nın avucu şimdi elinde midir ki orduna ekmek verelim?" Hakimler 8:10 · Tevrat וְזֶ֨בַח וְצַלְמֻנָּ֜ע בַּקַּרְקֹ֗ר וּמַחֲנֵיהֶ֤ם עִמָּם֙ כַּחֲמֵ֤שֶׁת עָשָׂר֙ אֶ֔לֶף כֹּ֚ל הַנּ֣וֹתָרִ֔ים מִכֹּ֖ל מַחֲנֵ֣ה בְנֵי־קֶ֑דֶם וְהַנֹּ֣פְלִ֔ים מֵאָ֨ה וְעֶשְׂרִ֥ים אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ שֹׁ֥לֵֽף חָֽרֶב Zevah ve Tsalmunna Karkor'daydı ve ordugahları onlarla birlikteydi, doğu oğullarının bütün ordugahından bütün kalanlar on beş bin kadardı; ve düşenler kılıç çeken yüz yirmi bin adamdı. Hakimler 8:12 · Tevrat וַיָּנ֗וּסוּ זֶ֚בַח וְצַלְמֻנָּ֔ע וַיִּרְדֹּ֖ף אַחֲרֵיהֶ֑ם וַיִּלְכֹּ֞ד אֶת־שְׁנֵ֣י מַלְכֵ֣י מִדְיָ֗ן אֶת־זֶ֨בַח֙ וְאֶת־צַלְמֻנָּ֔ע וְכָל־הַֽמַּחֲנֶ֖ה הֶחֱרִֽיד Zevah ve Tsalmunna kaçtılar, o da ardalarından kovaladı; Midyan'ın iki kralını, Zevah'ı ve Tsalmunna'yı ele geçirdi ve bütün ordugahı dehşete düşürdü. Hakimler 8:15 · Tevrat וַיָּבֹא֙ אֶל־אַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּ֖ה זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֑ע אֲשֶׁר֩ חֵרַפְתֶּ֨ם אוֹתִ֜י לֵאמֹ֗ר הֲ֠כַף זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֤ע עַתָּה֙ בְּיָדֶ֔ךָ כִּ֥י נִתֵּ֛ן לַאֲנָשֶׁ֥יךָ הַיְּעֵפִ֖ים לָֽחֶם Sukkot adamlarına geldi ve dedi: "İşte Zevah ve Tsalmunna; ki 'Zevah'ın ve Tsalmunna'nın avucu şimdi elinde midir ki yorgun adamlarına ekmek verelim?' diyerek beni onlarla aşağıladınız." | ||||||
צַלְמֻנָּע | tsalmunna | Tsalmunna, Tsalmunna, gölgesi esirgenmiş | İsim | 4 | ||
וּכְצַלְמֻנָּע | u-khetsalmunna | ve Tsalmunna gibi, Tsalmunna, gölge esirgenmiştir | İsim | 1 | ||
בִּמְצִלְתַּיִם Lemma | bi-mtsiltayim | zillerle, zil, çınlayan alet, çift zil | İsim | 6 | ||
וּבִמְצִלְתַּיִם | u-vi-mtsiltayim | ve zillerle, zil, çınlamak, gölge olmak | İsim | 4 | ||
וּמְצִלְתָּיִם | u-metsiltayim | ve ziller, zil, çınlayan çalgı | İsim | 2 | ||
מְצִלְתַּיִם | metsiltayim | ziller, zil, çınlayan çalgı | İsim | 1 | ||
בְצִלְצְלֵי Lemma | ve-tsiltseley | ve zillerinde, zil, çıngırak, çınlama | İsim | 2 | ||
וּֽבְצֶלְצֶלִֽים | u-vetseltselim | ve zillerle, zil, çınlayan alet | İsim | 1 | ||
וְצִלְּתַי Lemma | ve-tsilletay | ve zillerim, zil, çıngırak, çınlama | İsim | 2 | ||
תִּצַּלְנָה Lemma | titsalna | çınlayacaklar, çınlamak, titremek, batmak | Fiil | 2 | ||
תְּצִלֶּינָה | tetsillena | çınlayacaklar, çınlamak, titremek | Fiil | 1 | ||
צָלֲלוּ | tsalalu | battılar, batmak, çınlamak, gölgelenmek | Fiil | 1 | ||
הַצְּלָלִים Lemma | ha-tselalim | gölgeler, gölge, karanlık, koruma | İsim | 2 | ||
צִלְלֵי | tsilleley | gölgeleri, gölge, koruma | İsim | 1 | ||
צִֽלֲלוֹ | tsilalo | onun gölgesi, gölge, koruma, karanlık | Zamir | 1 | ||
צָֽלֲלוּ Lemma | tsalalu | battılar, batmak, çınlamak, gölgelenmek | Fiil | 1 | ||
בְּצֶלְצַח Lemma | be-tseltsah | Tseltsah'ta, Tseltsah, gölge, koruma | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8)
1. Tarihler 2:20
·
Tevrat
וְחוּר֙ הוֹלִ֣יד אֶת־אוּרִ֔י וְאוּרִ֖י הוֹלִ֥יד אֶת־בְּצַלְאֵֽל
Ve Hur, Uri'nin babasıydı; ve Uri, Betsalel'in babasıydı.
Ezra 10:30
·
Tevrat
וּמִבְּנֵ֛י פַּחַ֥ת מוֹאָ֖ב עַדְנָ֣א וּכְלָ֑ל בְּנָיָ֤ה מַעֲשֵׂיָה֙ מַתַּנְיָ֣ה בְצַלְאֵ֔ל וּבִנּ֖וּי וּמְנַשֶּֽׁה
Ve Pahat-Moav oğullarından: Adna, Kelal, Benaya, Maaseya, Mattanya, Betsalel, Binnuy ve Manaşe.
2. Tarihler 1:5
·
Tevrat
וּמִזְבַּ֣ח הַנְּחֹ֗שֶׁת אֲשֶׁ֤ר עָשָׂה֙ בְּצַלְאֵל֙ בֶּן־אוּרִ֣י בֶן־ח֔וּר שָׂ֕ם לִפְנֵ֖י מִשְׁכַּ֣ן יְהוָ֑ה וַיִּדְרְשֵׁ֥הוּ שְׁלֹמֹ֖ה וְהַקָּהָֽל
Hur oğlu Uri oğlu Besalel'in yaptığı tunç sunağı Yahve'nin konutunun önüne koydu; Süleyman ve topluluk ona yöneldi.
Mısır'dan Çıkış 31:2
·
Tevrat
רְאֵ֖ה קָרָ֣אתִֽי בְשֵׁ֑ם בְּצַלְאֵ֛ל בֶּן־אוּרִ֥י בֶן־ח֖וּר לְמַטֵּ֥ה יְהוּדָֽה
Bak, Yahuda oymağından Hur oğlu Uri oğlu Betsalel'i isimle çağırdım.
Mısır'dan Çıkış 35:30
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר מֹשֶׁה֙ אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל רְא֛וּ קָרָ֥א יְהוָ֖ה בְּשֵׁ֑ם בְּצַלְאֵ֛ל בֶּן־אוּרִ֥י בֶן־ח֖וּר לְמַטֵּ֥ה יְהוּדָֽה
Musa İsrail oğullarına dedi: 'Bakın, Yahve Yahuda oymağından Hur oğlu Uri oğlu Bezalel'i adıyla çağırdı.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 38:22
·
Tevrat
וּבְצַלְאֵ֛ל בֶּן־אוּרִ֥י בֶן־ח֖וּר לְמַטֵּ֣ה יְהוּדָ֑ה עָשָׂ֕ה אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה
Ve Yahuda oymağından Hur'un oğlu Uri'nin oğlu Betsalel, Yahve'nin Musa'ya emrettiği her şeyi yaptı.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 8:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְאַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת תְּנוּ־נָא֙ כִּכְּר֣וֹת לֶ֔חֶם לָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר בְּרַגְלָ֑י כִּי־עֲיֵפִ֣ים הֵ֔ם וְאָנֹכִ֗י רֹדֵ֛ף אַחֲרֵ֛י זֶ֥בַח וְצַלְמֻנָּ֖ע מַלְכֵ֥י מִדְיָֽן
Sukkot adamlarına dedi: "Lütfen ardımdaki halka ekmek somunları verin; çünkü onlar yorgundurlar ve ben Midyan kralları Zevah'ın ve Tsalmunna'nın ardından kovalıyorum."
Hakimler 8:6
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ שָׂרֵ֣י סֻכּ֔וֹת הֲ֠כַף זֶ֧בַח וְצַלְמֻנָּ֛ע עַתָּ֖ה בְּיָדֶ֑ךָ כִּֽי־נִתֵּ֥ן לִֽצְבָאֲךָ֖ לָֽחֶם
Sukkot önderleri dedi: "Zevah'ın ve Tsalmunna'nın avucu şimdi elinde midir ki orduna ekmek verelim?"
Hakimler 8:10
·
Tevrat
וְזֶ֨בַח וְצַלְמֻנָּ֜ע בַּקַּרְקֹ֗ר וּמַחֲנֵיהֶ֤ם עִמָּם֙ כַּחֲמֵ֤שֶׁת עָשָׂר֙ אֶ֔לֶף כֹּ֚ל הַנּ֣וֹתָרִ֔ים מִכֹּ֖ל מַחֲנֵ֣ה בְנֵי־קֶ֑דֶם וְהַנֹּ֣פְלִ֔ים מֵאָ֨ה וְעֶשְׂרִ֥ים אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ שֹׁ֥לֵֽף חָֽרֶב
Zevah ve Tsalmunna Karkor'daydı ve ordugahları onlarla birlikteydi, doğu oğullarının bütün ordugahından bütün kalanlar on beş bin kadardı; ve düşenler kılıç çeken yüz yirmi bin adamdı.
Hakimler 8:12
·
Tevrat
וַיָּנ֗וּסוּ זֶ֚בַח וְצַלְמֻנָּ֔ע וַיִּרְדֹּ֖ף אַחֲרֵיהֶ֑ם וַיִּלְכֹּ֞ד אֶת־שְׁנֵ֣י מַלְכֵ֣י מִדְיָ֗ן אֶת־זֶ֨בַח֙ וְאֶת־צַלְמֻנָּ֔ע וְכָל־הַֽמַּחֲנֶ֖ה הֶחֱרִֽיד
Zevah ve Tsalmunna kaçtılar, o da ardalarından kovaladı; Midyan'ın iki kralını, Zevah'ı ve Tsalmunna'yı ele geçirdi ve bütün ordugahı dehşete düşürdü.
Hakimler 8:15
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ אֶל־אַנְשֵׁ֣י סֻכּ֔וֹת וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּ֖ה זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֑ע אֲשֶׁר֩ חֵרַפְתֶּ֨ם אוֹתִ֜י לֵאמֹ֗ר הֲ֠כַף זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֤ע עַתָּה֙ בְּיָדֶ֔ךָ כִּ֥י נִתֵּ֛ן לַאֲנָשֶׁ֥יךָ הַיְּעֵפִ֖ים לָֽחֶם
Sukkot adamlarına geldi ve dedi: "İşte Zevah ve Tsalmunna; ki 'Zevah'ın ve Tsalmunna'nın avucu şimdi elinde midir ki yorgun adamlarına ekmek verelim?' diyerek beni onlarla aşağıladınız."
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 8:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר גִּדְע֔וֹן לָכֵ֗ן בְּתֵ֧ת יְהוָ֛ה אֶת־זֶ֥בַח וְאֶת־צַלְמֻנָּ֖ע בְּיָדִ֑י וְדַשְׁתִּי֙ אֶת־בְּשַׂרְכֶ֔ם אֶת־קוֹצֵ֥י הַמִּדְבָּ֖ר וְאֶת־הַֽבַּרְקֳנִֽים
Gideon dedi: "Bu yüzden Yahve Zevah'ı ve Tsalmunna'yı elime verdiğinde, etinizi çölün dikenleriyle ve çalılarıyla döveceğim."
Hakimler 8:12
·
Tevrat
וַיָּנ֗וּסוּ זֶ֚בַח וְצַלְמֻנָּ֔ע וַיִּרְדֹּ֖ף אַחֲרֵיהֶ֑ם וַיִּלְכֹּ֞ד אֶת־שְׁנֵ֣י מַלְכֵ֣י מִדְיָ֗ן אֶת־זֶ֨בַח֙ וְאֶת־צַלְמֻנָּ֔ע וְכָל־הַֽמַּחֲנֶ֖ה הֶחֱרִֽיד
Zevah ve Tsalmunna kaçtılar, o da ardalarından kovaladı; Midyan'ın iki kralını, Zevah'ı ve Tsalmunna'yı ele geçirdi ve bütün ordugahı dehşete düşürdü.
Hakimler 8:18
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אֶל־זֶ֨בַח֙ וְאֶל־צַלְמֻנָּ֔ע אֵיפֹה֙ הָאֲנָשִׁ֔ים אֲשֶׁ֥ר הֲרַגְתֶּ֖ם בְּתָב֑וֹר וַֽיֹּאמרוּ֙ כָּמ֣וֹךָ כְמוֹהֶ֔ם אֶחָ֕ד כְּתֹ֖אַר בְּנֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Zevah'a ve Tsalmunna'ya dedi: "Tavor'da öldürdüğünüz adamlar nerede?" Dediler ki: "Senin gibi onlar da öyleydi, her biri kral oğullarının görünümü gibiydi."
Hakimler 8:21
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר זֶ֣בַח וְצַלְמֻנָּ֗ע ק֤וּם אַתָּה֙ וּפְגַע־בָּ֔נוּ כִּ֥י כָאִ֖ישׁ גְּבוּרָת֑וֹ וַיָּ֣קָם גִּדְע֗וֹן וַֽיַּהֲרֹג֙ אֶת־זֶ֣בַח וְאֶת־צַלְמֻנָּ֔ע וַיִּקַּח֙ אֶת־הַשַּׂ֣הֲרֹנִ֔ים אֲשֶׁ֖ר בְּצַוְּארֵ֥י גְמַלֵּיהֶֽם
Zevah ve Tsalmunna dedi: "Sen kalk ve bize vur, çünkü adamın gücü kendisi gibidir." Gideon kalktı, Zevah'ı ve Tsalmunna'yı öldürdü ve develerinin boyunlarında olan hilalleri aldı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 83:12
·
Tevrat
שִׁיתֵ֣מוֹ נְ֭דִיבֵמוֹ כְּעֹרֵ֣ב וְכִזְאֵ֑ב וּֽכְזֶ֥בַח וּ֝כְצַלְמֻנָּ֗ע כָּל־נְסִיכֵֽמוֹ
Onların soylularını Orev gibi ve Zev gibi, onların bütün beylerini Zevah gibi ve Tsalmunna gibi yap.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Tarihler 15:19
·
Tevrat
וְהַמְשֹׁ֣רְרִ֔ים הֵימָ֥ן אָסָ֖ף וְאֵיתָ֑ן בִּמְצִלְתַּ֥יִם נְחֹ֖שֶׁת לְהַשְׁמִֽיעַ
Ve şarkıcılar Heman, Asaf ve Eytan tunç zillerle duyurmak içindi.
1. Tarihler 16:5
·
Tevrat
אָסָ֥ף הָרֹ֖אשׁ וּמִשְׁנֵ֣הוּ זְכַרְיָ֑ה יְעִיאֵ֡ל וּשְׁמִֽירָמ֡וֹת וִֽיחִיאֵ֡ל וּמַתִּתְיָ֡ה וֶאֱלִיאָ֡ב וּבְנָיָהוּ֩ וְעֹבֵ֨ד אֱדֹ֜ם וִֽיעִיאֵ֗ל בִּכְלֵ֤י נְבָלִים֙ וּבְכִנֹּר֔וֹת וְאָסָ֖ף בַּֽמְצִלְתַּ֥יִם מַשְׁמִֽיעַ
Baş Asaf ve onun ikincisi Zekeriya; Yeiel, Şemiramot, Yehiel, Mattitya, Eliav, Benaya, Oved-Edom ve Yeiel lir ve arp aletleriyleydi; ve Asaf zillerle ses çıkarıyordu.
1. Tarihler 25:6
·
Tevrat
כָּל־אֵ֣לֶּה עַל־יְדֵי֩ אֲבִיהֶ֨ם בַּשִּׁ֜יר בֵּ֣ית יְהוָ֗ה בִּמְצִלְתַּ֨יִם֙ נְבָלִ֣ים וְכִנֹּר֔וֹת לַעֲבֹדַ֖ת בֵּ֣ית הָאֱלֹהִ֑ים עַ֚ל יְדֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ אָסָ֥ף וִידוּת֖וּן וְהֵימָֽן
Bütün bunlar, Tanrı'nın evinin hizmeti için zillerle, çenklerle ve lirlerle Yahve'nin evinde şarkıda babalarının elleri altındaydı; Asaf, Yedutun ve Heman kralın elleri altındaydı.
Ezra 3:10
·
Tevrat
וְיִסְּד֥וּ הַבֹּנִ֖ים אֶת־הֵיכַ֣ל יְהוָ֑ה וַיַּעֲמִידוּ֩ הַכֹּהֲנִ֨ים מְלֻבָּשִׁ֜ים בַּחֲצֹֽצְר֗וֹת וְהַלְוִיִּ֤ם בְּנֵֽי־אָסָף֙ בַּֽמְצִלְתַּ֔יִם לְהַלֵּל֙ אֶת־יְהוָ֔ה עַל־יְדֵ֖י דָּוִ֥יד מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵֽל
Ve yapıcılar Yahve'nin tapınağının temelini attıklarında, İsrail kralı Davut'un yönetimine göre Yahve'ye övgü sunmak için giyinmiş kâhinleri borazanlarla ve Asaf oğulları Levilileri zillerle diktiler.
2. Tarihler 5:12
·
Tevrat
וְהַלְוִיִּ֣ם הַמְשֹׁרֲרִ֣ים לְכֻלָּ֡ם לְאָסָ֡ף לְהֵימָ֣ן לִֽ֠ידֻתוּן וְלִבְנֵיהֶ֨ם וְלַאֲחֵיהֶ֜ם מְלֻבָּשִׁ֣ים בּ֗וּץ בִּמְצִלְתַּ֨יִם֙ וּבִנְבָלִ֣ים וְכִנֹּר֔וֹת עֹמְדִ֖ים מִזְרָ֣ח לַמִּזְבֵּ֑חַ וְעִמָּהֶ֤ם כֹּֽהֲנִים֙ לְמֵאָ֣ה וְעֶשְׂרִ֔ים מַחְצְרִ֖ים בַּחֲצֹֽצְרֽוֹת
Ve şarkıcı olan bütün Levililer, Asaf'a, Heman'a, Yedutun'a, oğullarına ve kardeşlerine ait olanlar, ince keten giyinmiş olarak zillerle, lirlerle ve çenklerle sunağın doğusunda duruyorlardı; ve onlarla birlikte borularla boru çalan yüz yirmi kâhin vardı.
Örnek Ayetler (4)
1. Tarihler 13:8
·
Tevrat
וְדָוִ֣יד וְכָל־יִשְׂרָאֵ֗ל מְשַׂחֲקִ֛ים לִפְנֵ֥י הָאֱלֹהִ֖ים בְּכָל־עֹ֑ז וּבְשִׁירִ֤ים וּבְכִנֹּרוֹת֙ וּבִנְבָלִ֣ים וּבְתֻפִּ֔ים וּבִמְצִלְתַּ֖יִם וּבַחֲצֹצְרֽוֹת
Ve Davut ve bütün İsrail, bütün güçle, şarkılarla, lirlerle, çenklerle, teflerle, zillerle ve borularla Tanrı'nın önünde oynuyorlardı.
1. Tarihler 15:28
·
Tevrat
וְכָל־יִשְׂרָאֵ֗ל מַעֲלִים֙ אֶת־אֲר֣וֹן בְּרִית־יְהוָ֔ה בִּתְרוּעָה֙ וּבְק֣וֹל שׁוֹפָ֔ר וּבַחֲצֹצְר֖וֹת וּבִמְצִלְתָּ֑יִם מַשְׁמִעִ֕ים בִּנְבָלִ֖ים וְכִנֹּרֽוֹת
Ve bütün İsrail, Yahve'nin antlaşma sandığını sevinç çığlığıyla, şofar sesiyle, borularla, zillerle, lirlerle ve arplarla ses çıkararak çıkarıyordu.
1. Tarihler 25:1
·
Tevrat
וַיַּבְדֵּ֣ל דָּוִיד֩ וְשָׂרֵ֨י הַצָּבָ֜א לַעֲבֹדָ֗ה לִבְנֵ֤י אָסָף֙ וְהֵימָ֣ן וִֽידוּת֔וּן הַֽנִּבְּאִ֛ים בְּכִנֹּר֥וֹת בִּנְבָלִ֖ים וּבִמְצִלְתָּ֑יִם וַֽיְהִי֙ מִסְפָּרָ֔ם אַנְשֵׁ֥י מְלָאכָ֖ה לַעֲבֹדָתָֽם
Davut ve ordunun komutanları, lirlerle, çenklerle ve zillerle peygamberlik eden Asaf'ın, Heman'ın ve Yedutun'un oğullarını hizmet için ayırdı; ve hizmetleri için iş adamlarının sayısı şuydu:
2. Tarihler 5:13
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כְ֠אֶחָד לַמְחַצְּרִ֨ים וְלַמְשֹֽׁרֲרִ֜ים לְהַשְׁמִ֣יעַ קוֹל־אֶחָ֗ד לְהַלֵּ֣ל וּלְהֹדוֹת֮ לַיהוָה֒ וּכְהָרִ֣ים ק֠וֹל בַּחֲצֹצְר֨וֹת וּבִמְצִלְתַּ֜יִם וּבִכְלֵ֣י הַשִּׁ֗יר וּבְהַלֵּ֤ל לַיהוָה֙ כִּ֣י ט֔וֹב כִּ֥י לְעוֹלָ֖ם חַסְדּ֑וֹ וְהַבַּ֛יִת מָלֵ֥א עָנָ֖ן בֵּ֥ית יְהוָֽה
Boru çalanlar ve şarkıcılar Yahve'yi yüceltmek ve O'na şükretmek için tek ses işittirmek üzere bir oldular; borularla, zillerle ve şarkı aletleriyle sesi yükselttiklerinde ve 'Çünkü iyidir, çünkü sadakati sonsuzadır' diye Yahve'yi yücelttiklerinde, ev, Yahve'nin evi bulutla doldu.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 15:16
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִיד֮ לְשָׂרֵ֣י הַלְוִיִּם֒ לְהַֽעֲמִ֗יד אֶת־אֲחֵיהֶם֙ הַמְשֹׁ֣רְרִ֔ים בִּכְלֵי־שִׁ֛יר נְבָלִ֥ים וְכִנֹּר֖וֹת וּמְצִלְתָּ֑יִם מַשְׁמִיעִ֥ים לְהָרִֽים־בְּק֖וֹל לְשִׂמְחָֽה
Davut Levililer'in önderlerine, kardeşlerini şarkı aletleriyle, lirler, çenkler ve zillerle şarkıcılar olarak atamalarını, sevinç için ses yükselterek duyurmalarını söyledi.
1. Tarihler 16:42
·
Tevrat
וְעִמָּהֶם֩ הֵימָ֨ן וִֽידוּת֜וּן חֲצֹצְר֤וֹת וּמְצִלְתַּ֨יִם֙ לְמַשְׁמִיעִ֔ים וּכְלֵ֖י שִׁ֣יר הָאֱלֹהִ֑ים וּבְנֵ֥י יְדוּת֖וּן לַשָּֽׁעַר
Ve onlarla birlikte Heyman ve Yeditun, ses çıkaranlar için borazanlar ve ziller ve Tanrı'nın şarkı aletleri vardı; ve Yeditun'un oğulları kapı içindi.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 12:27
·
Tevrat
וּבַחֲנֻכַּ֞ת חוֹמַ֣ת יְרוּשָׁלִַ֗ם בִּקְשׁ֤וּ אֶת־הַלְוִיִּם֙ מִכָּל־מְק֣וֹמֹתָ֔ם לַהֲבִיאָ֖ם לִֽירוּשָׁלִָ֑ם לַעֲשֹׂ֨ת חֲנֻכָּ֤ה וְשִׂמְחָה֙ וּבְתוֹד֣וֹת וּבְשִׁ֔יר מְצִלְתַּ֖יִם נְבָלִ֥ים וּבְכִנֹּרֽוֹת
Ve Yeruşalim duvarının adanmasında, adanmayı ve sevinci şükranlarla ve şarkıyla, ziller, çenkler ve lirlerle yapmak için onları Yeruşalim'e getirmek üzere Levilileri bütün yerlerinden aradılar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 150:5
·
Tevrat
הַֽלְל֥וּהוּ בְצִלְצְלֵי־שָׁ֑מַע הַֽ֝לְל֗וּהוּ בְּֽצִלְצְלֵ֥י תְרוּעָֽה
Onu çınlayan zillerle yüceltin; onu sevinç çığlığı zilleriyle yüceltin!
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 6:5
·
Tevrat
וְדָוִ֣ד וְכָל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל מְשַֽׂחֲקִים֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה בְּכֹ֖ל עֲצֵ֣י בְרוֹשִׁ֑ים וּבְכִנֹּר֤וֹת וּבִנְבָלִים֙ וּבְתֻפִּ֔ים וּבִמְנַֽעַנְעִ֖ים וּֽבְצֶלְצֶלִֽים
Davut ve bütün İsrail evi Yahve'nin yüzünün önünde bütün selvi ağaçlarıyla, lirlerle, çenklerle, teflerle, çıngıraklarla ve zillerle oynuyorlardı.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 8:20
·
Tevrat
וֶאֱלִיעֵנַ֥י וְצִלְּתַ֖י וֶאֱלִיאֵֽל
ve Elienay, Tsilletay ve Eliel,
1. Tarihler 12:21
·
Tevrat
בְּלֶכְתּ֣וֹ אֶל־צִֽיקְלַ֗ג נָפְל֣וּ עָלָ֣יו מִֽמְּנַשֶּׁ֡ה עַ֠דְנַח וְיוֹזָבָ֤ד וִידִֽיעֲאֵל֙ וּמִיכָאֵ֣ל וְיוֹזָבָ֔ד וֶאֱלִיה֖וּא וְצִלְּתָ֑י רָאשֵׁ֥י הָאֲלָפִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לִמְנַשֶּֽׁה
O Siklag'a giderken Manaşe'den ona düştüler: Adnah, Yozavad, Yediael, Mikael, Yozavad, Elihu ve Silletay; Manaşe'ye ait binlerin başları.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 19:3
·
Tevrat
וְאָֽמַרְתָּ֙ שִׁמְע֣וּ דְבַר־יְהוָ֔ה מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֔ה וְיֹשְׁבֵ֖י יְרֽוּשָׁלִָ֑ם כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא רָעָה֙ עַל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר כָּל־שֹׁמְעָ֖הּ תִּצַּ֥לְנָה אָזְנָֽיו
Ve de ki: 'Yahve'nin sözünü işitin, Yahuda kralları ve Yeruşalim'de oturanlar; İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: İşte ben bu yerin üzerine bir kötülük getiriyorum ki, onu her işitenin kulakları çınlayacak.'
2. Krallar 21:12
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הִנְנִי֙ מֵבִ֣יא רָעָ֔ה עַל־יְרוּשָׁלִַ֖ם וִֽיהוּדָ֑ה אֲשֶׁר֙ כָּל־שֹׁ֣מְעָ֔הּ תִּצַּ֖לְנָה שְׁתֵּ֥י אָזְנָֽיו
Bu yüzden İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle diyor: İşte, Yeruşalim'in ve Yahuda'nın üzerine öyle bir kötülük getiriyorum ki, onu her duyanın iki kulağı çınlayacak.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 3:11
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־שְׁמוּאֵ֔ל הִנֵּ֧ה אָנֹכִ֛י עֹשֶׂ֥ה דָבָ֖ר בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁר֙ כָּל־שֹׁ֣מְע֔וֹ תְּצִלֶּ֖ינָה שְׁתֵּ֥י אָזְנָֽיו
Yahve Samuel'e dedi: 'İşte ben İsrail'de öyle bir şey yapıyorum ki, onu her duyanın iki kulağı çınlayacak.
Örnek Ayetler (1)
Habakkuk 3:16
·
Tevrat
שָׁמַ֣עְתִּי וַתִּרְגַּ֣ז בִּטְנִ֗י לְקוֹל֙ צָלֲל֣וּ שְׂפָתַ֔י יָב֥וֹא רָקָ֛ב בַּעֲצָמַ֖י וְתַחְתַּ֣י אֶרְגָּ֑ז אֲשֶׁ֤ר אָנ֨וּחַ֙ לְי֣וֹם צָרָ֔ה לַעֲל֖וֹת לְעַ֥ם יְגוּדֶֽנּוּ
Duydum ve karnım titredi; seste dudaklarım sarsıldı, kemiklerime çürüklük girdi ve yerimde titredim; çünkü sıkıntı gününü, bize saldıracak halkın çıkmasını sessizce beklemeliyim.
Örnek Ayetler (2)
Ezgiler Ezgisi 2:17
·
Tevrat
עַ֤ד שֶׁיָּפ֨וּחַ֙ הַיּ֔וֹם וְנָ֖סוּ הַצְּלָלִ֑ים סֹב֩ דְּמֵה־לְךָ֨ דוֹדִ֜י לִצְבִ֗י א֛וֹ לְעֹ֥פֶר הָאַיָּלִ֖ים עַל־הָ֥רֵי בָֽתֶר
Gün esene ve gölgeler kaçana kadar, dön, sevgilim, Bater dağları üzerindeki bir ceylana veya geyik yavrusuna benze.
Ezgiler Ezgisi 4:6
·
Tevrat
עַ֤ד שֶׁיָּפ֨וּחַ֙ הַיּ֔וֹם וְנָ֖סוּ הַצְּלָלִ֑ים אֵ֤לֶךְ לִי֙ אֶל־הַ֣ר הַמּ֔וֹר וְאֶל־גִּבְעַ֖ת הַלְּבוֹנָֽה
Gün esinceye ve gölgeler kaçıncaya kadar, mür dağına ve günnük tepesine gideceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 6:4
·
Tevrat
קַדְּשׁ֤וּ עָלֶ֨יהָ֙ מִלְחָמָ֔ה ק֖וּמוּ וְנַעֲלֶ֣ה בַֽצָּהֳרָ֑יִם א֥וֹי לָ֨נוּ֙ כִּי־פָנָ֣ה הַיּ֔וֹם כִּ֥י יִנָּט֖וּ צִלְלֵי־עָֽרֶב
Ona karşı savaşı kutsal kılın; kalkın ve öğleyin çıkalım. Vay bize, çünkü gün döndü, çünkü akşamın gölgeleri uzuyor.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 40:22
·
Tevrat
יְסֻכֻּ֣הוּ צֶאֱלִ֣ים צִֽלֲל֑וֹ יְ֝סֻבּ֗וּהוּ עַרְבֵי־נָֽחַל
Lotus ağaçları gölgesiyle onu örter; vadinin söğütleri onu çevreler.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 15:10
·
Tevrat
נָשַׁ֥פְתָּ בְרוּחֲךָ֖ כִּסָּ֣מוֹ יָ֑ם צָֽלֲלוּ֙ כַּֽעוֹפֶ֔רֶת בְּמַ֖יִם אַדִּירִֽים
Rüzgarınla üfledin, deniz onları örttü; görkemli sularda kurşun gibi battılar.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 10:2
·
Tevrat
בְּלֶכְתְּךָ֤ הַיּוֹם֙ מֵעִמָּדִ֔י וּמָצָאתָ֩ שְׁנֵ֨י אֲנָשִׁ֜ים עִם־קְבֻרַ֥ת רָחֵ֛ל בִּגְב֥וּל בִּנְיָמִ֖ן בְּצֶלְצַ֑ח וְאָמְר֣וּ אֵלֶ֗יךָ נִמְצְא֤וּ הָאֲתֹנוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֣כְתָּ לְבַקֵּ֔שׁ וְהִנֵּ֨ה נָטַ֤שׁ אָבִ֨יךָ֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י הָאֲתֹנ֔וֹת וְדָאַ֤ג לָכֶם֙ לֵאמֹ֔ר מָ֥ה אֶעֱשֶׂ֖ה לִבְנִֽי
Bugün yanımdan gittiğinde, Bünyamin sınırında, Tseltsah'ta Rahel'in mezarı yanında iki adam bulacaksın. Sana diyecekler: 'Aramaya gittiğin eşekler bulundu ve işte baban eşeklerin işini bıraktı ve sizin için kaygılandı, diyerek: Oğlum için ne yapayım?'