Kelime Analizi
(39)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | إِنَّمَا innema | ancak İlgeç/Harf Harf (Edât) sadece, yalnızca | — |
2 | ٱلۡمُؤۡمِنُونَ el-mu'minune | güvenenler İsim İsm-i Fâil emniyette olan, inanan | أ م ن |
3 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
4 | ءَامَنُواْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
5 | بِٱللَّهِ bi-allahi | Allah ile Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
6 | وَرَسُولِهِۦ ve-resulihi | ve elçisinin İsim haberci, elçi | ر س ل |
7 | وَإِذَا ve-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
8 | كَانُواْ kanu | oldular Fiil bulunmak, var olmak | ك و ن |
9 | مَعَهُۥ me'ahu | onunla birlikte İsim Harf (Edât) beraber, yanında | — |
10 | عَلَىٰٓ ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
11 | أَمۡرٖ emrin | buyruğun İsim iş, durum | أ م ر |
12 | جَامِعٖ cami'in | toplayan İsim İsm-i Fâil bir araya getiren, kapsayan | ج م ع |
13 | لَّمۡ lem | -medi İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı -madı, değil | — |
14 | يَذۡهَبُواْ yezhebu | giderler Fiil ayrılmak, kaybolmak | ذ ه ب |
15 | حَتَّىٰ hatta | kadar Edat ta ki, sonunda | — |
16 | يَسۡتَـٔۡذِنُوهُ yeste'zinuhu | izin isterler ondan Fiil müsaade talep etmek | أ ذ ن |
17 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
18 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
19 | يَسۡتَـٔۡذِنُونَكَ yeste'zinuneke | senden izin isterler Fiil izin istemek, dinlemek | أ ذ ن |
20 | أُوْلَـٰٓئِكَ ulaike | işte onlar Zamir İşaret Zamiri şunlar, bunlar | — |
21 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
22 | يُؤۡمِنُونَ yu'minune | güvenirler Fiil inanmak, tasdik etmek | أ م ن |
23 | بِٱللَّهِ bi-allahi | Allah ile Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
24 | وَرَسُولِهِۦ ve-resulihi | ve elçisinin İsim haberci, elçi | ر س ل |
25 | فَإِذَا fe-iza | ve zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
26 | ٱسۡتَـٔۡذَنُوكَ iste'zenuke | senden kulak vermeni istediler Fiil izin istemek, bildirmek | أ ذ ن |
27 | لِبَعۡضِ li-ba'di | parçası için İsim kısım, bazı | ب ع ض |
28 | شَأۡنِهِمۡ şe'nihim | durumları İsim iş, önem | ش أ ن |
29 | فَأۡذَن fe-'zen | o halde kulak ver Fiil dinlemek, izin vermek | أ ذ ن |
30 | لِّمَن li-men | kimse için Zamir Soru Edatı kim, olan kişi | — |
31 | شِئۡتَ şi'te | yöneldin Fiil dilemek, istemek | ش ي أ |
32 | مِنۡهُمۡ minhum | onlardan Zamir içinden, bazısı | — |
33 | وَٱسۡتَغۡفِرۡ ve-stağfir | ve örtülmeyi iste Fiil bağışlanma dilemek | غ ف ر |
34 | لَهُمُ lehumu | onlar için Zamir ait, göre | — |
35 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
36 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
37 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
38 | غَفُورٞ gafurun | örten İsim bağışlayan, affeden | غ ف ر |
39 | رَّحِيمٞ rahimun | merhamet eden Sıfat acıyan, şefkatli | ر ح م |
1
إِنَّمَا
innema
ancak
sadece, yalnızca
2
ٱلۡمُؤۡمِنُونَ
el-mu'minune
3
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
4
ءَامَنُواْ
amenu
6
وَرَسُولِهِۦ
ve-resulihi
7
وَإِذَا
ve-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
9
مَعَهُۥ
me'ahu
onunla birlikte
beraber, yanında
10
عَلَىٰٓ
ala
üzerine
üstüne, karşı
13
لَّمۡ
lem
-medi
-madı, değil
14
يَذۡهَبُواْ
yezhebu
15
حَتَّىٰ
hatta
kadar
ta ki, sonunda
16
يَسۡتَـٔۡذِنُوهُ
yeste'zinuhu
17
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
18
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
19
يَسۡتَـٔۡذِنُونَكَ
yeste'zinuneke
20
أُوْلَـٰٓئِكَ
ulaike
işte onlar
şunlar, bunlar
21
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
22
يُؤۡمِنُونَ
yu'minune
24
وَرَسُولِهِۦ
ve-resulihi
25
فَإِذَا
fe-iza
ve zaman
olduğunda, ansızın
26
ٱسۡتَـٔۡذَنُوكَ
iste'zenuke
28
شَأۡنِهِمۡ
şe'nihim
30
لِّمَن
li-men
kimse için
kim, olan kişi
32
مِنۡهُمۡ
minhum
onlardan
içinden, bazısı
33
وَٱسۡتَغۡفِرۡ
ve-stağfir
34
لَهُمُ
lehumu
onlar için
ait, göre
36
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki