Kelime Analizi
(38)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | يَـٰٓأَيُّهَا ya-eyyuha | ey İsim Harf (Edât) hey | أ ي ي |
2 | ٱلنَّبِيُّ en-nebiyyu | haberci İsim bildiren, peygamber | ن ب أ |
3 | إِذَا iza | zaman Zarf Zaman Zarfı olduğunda, ansızın | — |
4 | جَآءَكَ ca'eke | geldi sana Fiil ulaşmak, getirmek | ج ي أ |
5 | ٱلۡمُؤۡمِنَٰتُ el-mu'minatu | güvenenler İsim İsm-i Fâil inanan, emniyette olan | أ م ن |
6 | يُبَايِعۡنَكَ yubayi'neke | seninle el sıkışırlar Fiil satmak, biat etmek | ب ي ع |
7 | عَلَىٰٓ ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
8 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
9 | لَّا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
10 | يُشۡرِكۡنَ yuşrikne | ortak yaparlar Fiil paylaşmak, eş koşmak | ش ر ك |
11 | بِٱللَّهِ bi-allahi | Allah ile Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
12 | شَيۡـٔٗا şey'en | şeyi İsim Harf (Edât) nesne, varlık | ش ي أ |
13 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
14 | يَسۡرِقۡنَ yesrikne | çalarlar Fiil hırsızlık yapmak, gizlice almak | س ر ق |
15 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
16 | يَزۡنِينَ yeznîne | zina ederler Fiil gayrimeşru ilişki kurmak | ز ن ي |
17 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
18 | يَقۡتُلۡنَ yaktulne | öldürürler Fiil katletmek | ق ت ل |
19 | أَوۡلَٰدَهُنَّ evladehunne | doğurulanlarını İsim Harf (Edât) çocuk, oğul, yavru | و ل د |
20 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
21 | يَأۡتِينَ ye'tine | gelirler Fiil varmak, ulaşmak | أ ت ي |
22 | بِبُهۡتَٰنٖ bi-buhtanin | şaşkınlık ile İsim iftira, yalan | ب ه ت |
23 | يَفۡتَرِينَهُۥ yefterinehu | onu keserler Fiil yarmak, uydurmak | ف ر ي |
24 | بَيۡنَ beyne | arasına İsim Harf (Edât) mesafe, ayrım | ب ي ن |
25 | أَيۡدِيهِنَّ eydihinne | onların ellerinin İsim güç, kudret | ي د ي |
26 | وَأَرۡجُلِهِنَّ ve-erculihinne | ve ayaklarının İsim yürüyen, adam | ر ج ل |
27 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
28 | يَعۡصِينَكَ ya'sineke | karşı gelirler sana Fiil karşı gelmek, isyan etmek | ع ص ي |
29 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
30 | مَعۡرُوفٖ ma'rufin | bilinen İsim İsm-i Mef'ûl tanınan, iyilik | ع ر ف |
31 | فَبَايِعۡهُنَّ fe-bayi'hunne | ve onlarla el sıkış Fiil satmak, anlaşmak | ب ي ع |
32 | وَٱسۡتَغۡفِرۡ ve-stağfir | ve örtülmeyi iste Fiil bağışlanma dilemek | غ ف ر |
33 | لَهُنَّ lehunne | için Zamir ait, dair | — |
34 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
35 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
36 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
37 | غَفُورٞ gafurun | örten İsim bağışlayan, affeden | غ ف ر |
38 | رَّحِيمٞ rahimun | merhamet eden Sıfat acıyan, şefkatli | ر ح م |
1
يَـٰٓأَيُّهَا
ya-eyyuha
2
ٱلنَّبِيُّ
en-nebiyyu
3
إِذَا
iza
zaman
olduğunda, ansızın
5
ٱلۡمُؤۡمِنَٰتُ
el-mu'minatu
6
يُبَايِعۡنَكَ
yubayi'neke
7
عَلَىٰٓ
ala
üzerine
üstüne, karşı
8
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
9
لَّا
la
hayır
değil, yok
10
يُشۡرِكۡنَ
yuşrikne
13
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
14
يَسۡرِقۡنَ
yesrikne
15
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
17
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
18
يَقۡتُلۡنَ
yaktulne
19
أَوۡلَٰدَهُنَّ
evladehunne
20
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
22
بِبُهۡتَٰنٖ
bi-buhtanin
23
يَفۡتَرِينَهُۥ
yefterinehu
25
أَيۡدِيهِنَّ
eydihinne
26
وَأَرۡجُلِهِنَّ
ve-erculihinne
27
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
28
يَعۡصِينَكَ
ya'sineke
29
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
31
فَبَايِعۡهُنَّ
fe-bayi'hunne
32
وَٱسۡتَغۡفِرۡ
ve-stağfir
33
لَهُنَّ
lehunne
için
ait, dair
35
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki