Kelime Analizi
(25)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَأَنِ ve-eni | ve -dığı Bağlaç -mesi, -dığı | — |
2 | ٱسۡتَغۡفِرُواْ istağfiru | örtülmeyi isteyin Fiil gizlemek, bağışlamak | غ ف ر |
3 | رَبَّكُمۡ rabbekum | efendinizi İsim Harf (Edât) sahip, yetiştiren | ر ب ب |
4 | ثُمَّ sümme | sonra Bağlaç daha sonra, ardından | — |
5 | تُوبُوٓاْ tubu | geri dönün Fiil yönelmek, tövbe etmek | ت و ب |
6 | إِلَيۡهِ ileyhi | ona doğru Zamir yönüne, tarafına | — |
7 | يُمَتِّعۡكُم yumetti'kum | sizi faydalandırır Fiil yararlandırmak, geçindirmek | م ت ع |
8 | مَّتَٰعًا meta'an | faydalanmayı İsim Harf (Edât) geçimlik, eşya | م ت ع |
9 | حَسَنًا hasenen | güzeli Sıfat Harf (Edât) iyi, hoş | ح س ن |
10 | إِلَىٰٓ ila | -e/-a (yönelme) Edat kadar, doğru | — |
11 | أَجَلٖ ecelin | belirlenmiş vaktin İsim belirlenmiş vakit, son | أ ج ل |
12 | مُّسَمّٗى musemmen | isimlendirilmiş Sıfat İsm-i Mef'ûl belirlenmiş, adlandırılmış | س م و |
13 | وَيُؤۡتِ ve-yu'ti | ve verir Fiil getirmek, sunmak | أ ت ي |
14 | كُلَّ kulle | bütün İsim Harf (Edât) her, tamamı | ك ل ل |
15 | ذِي zi | sahibi İsim malik, ehli | ذ و و |
16 | فَضۡلٖ fadlin | fazlalığın İsim artık, lütuf, ihsan | ف ض ل |
17 | فَضۡلَهُۥ fadlehu | onun fazlalığını İsim Harf (Edât) lütuf, iyilik | ف ض ل |
18 | وَإِن ve-in | ve eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) ve şayet, ve oysa | — |
19 | تَوَلَّوۡاْ tevellev | yüz çevirdiler Fiil yönelmek, üstlenmek | و ل ي |
20 | فَإِنِّيٓ fe-inni | çünkü şüphesiz ben Zamir muhakkak, gerçekten | — |
21 | أَخَافُ ehafu | korkarım Fiil endişe etmek, sakınmak | خ و ف |
22 | عَلَيۡكُمۡ aleykum | üzerinize Zamir karşı, hakkında | — |
23 | عَذَابَ azabe | engeli İsim Harf (Edât) acı, ceza | ع ذ ب |
24 | يَوۡمٖ yevmin | gün İsim zaman, dönem | ي و م |
25 | كَبِيرٍ kebirin | büyük Sıfat yaşlı, yüce | ك ب ر |
1
وَأَنِ
ve-eni
ve -dığı
-mesi, -dığı
2
ٱسۡتَغۡفِرُواْ
istağfiru
4
ثُمَّ
sümme
sonra
daha sonra, ardından
6
إِلَيۡهِ
ileyhi
ona doğru
yönüne, tarafına
7
يُمَتِّعۡكُم
yumetti'kum
10
إِلَىٰٓ
ila
-e/-a (yönelme)
kadar, doğru
18
وَإِن
ve-in
ve eğer
ve şayet, ve oysa
19
تَوَلَّوۡاْ
tevellev
20
فَإِنِّيٓ
fe-inni
çünkü şüphesiz ben
muhakkak, gerçekten
22
عَلَيۡكُمۡ
aleykum
üzerinize
karşı, hakkında