Kelime Analizi
(24)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | أُوْلَـٰٓئِكَ ulaike | işte onlar Zamir İşaret Zamiri şunlar, bunlar | — |
2 | لَمۡ lem | -madı İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı -medi, değil | — |
3 | يَكُونُواْ yekunu | olurlar Fiil var olmak, bulunmak | ك و ن |
4 | مُعۡجِزِينَ mu'cizine | arkada bırakanlar İsim İsm-i Fâil aciz bırakan, engelleyen | ع ج ز |
5 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
6 | ٱلۡأَرۡضِ el-ardi | yerin İsim toprak, yeryüzü | أ ر ض |
7 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
8 | كَانَ kane | oldu Fiil bulunmak, gerçekleşmek | ك و ن |
9 | لَهُم lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
10 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
11 | دُونِ duni | aşağısında İsim dışında, berisinde | د و ن |
12 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
13 | مِنۡ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
14 | أَوۡلِيَآءَ evliyae | yakınlar İsim Harf (Edât) dost, koruyucu | و ل ي |
15 | يُضَٰعَفُ yuda'afu | katlanır Fiil iki katına çıkarmak, zayıflatmak | ض ع ف |
16 | لَهُمُ lehumu | onlar için Zamir ait, göre | — |
17 | ٱلۡعَذَابُ el-azabu | engelleme İsim alıkoyma, acı, ceza | ع ذ ب |
18 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
19 | كَانُواْ kanu | oldular Fiil bulunmak, var olmak | ك و ن |
20 | يَسۡتَطِيعُونَ yesteti'une | güç yetirirler Fiil güç yetirmek, yapabilmek, muktedir olmak | ط و ع |
21 | ٱلسَّمۡعَ es-sem'a | işitmeyi İsim Harf (Edât) dinlemek, kabul etmek | س م ع |
22 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
23 | كَانُواْ kanu | oldular Fiil bulunmak, var olmak | ك و ن |
24 | يُبۡصِرُونَ yubsirune | görürler Fiil fark etmek, anlamak | ب ص ر |
1
أُوْلَـٰٓئِكَ
ulaike
işte onlar
şunlar, bunlar
2
لَمۡ
lem
-madı
-medi, değil
3
يَكُونُواْ
yekunu
4
مُعۡجِزِينَ
mu'cizine
5
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
7
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
9
لَهُم
lehum
onlar için
ait, sahip
10
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
13
مِنۡ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
14
أَوۡلِيَآءَ
evliyae
16
لَهُمُ
lehumu
onlar için
ait, göre
17
ٱلۡعَذَابُ
el-azabu
18
مَا
ma
şey
ne, değil
20
يَسۡتَطِيعُونَ
yesteti'une
22
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
24
يُبۡصِرُونَ
yubsirune