Kelime Analizi
(36)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَمِنۡ ve-min | ve -den İlgeç/Harf Harf (Edât) arasından, bazısı | — |
2 | أَهۡلِ ehli | çadır halkının İsim aile, uzman | أ ه ل |
3 | ٱلۡكِتَٰبِ el-kitabi | yazının İsim belge, kitap | ك ت ب |
4 | مَنۡ men | kim İsim Harf (Edât) kimse, her kim | — |
5 | إِن in | eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, değil | — |
6 | تَأۡمَنۡهُ te'menhu | güvenirsin Fiil emniyette olmak, inanmak | أ م ن |
7 | بِقِنطَارٖ bi-kintarin | kantarla İsim büyük ağırlık, yığın | ق ن ط ر |
8 | يُؤَدِّهِۦٓ yu'eddihi | onu ulaştırır Fiil ödemek, yerine getirmek | أ د ي |
9 | إِلَيۡكَ ileyke | sana doğru Zamir yönüne, tarafına | — |
10 | وَمِنۡهُم ve-min-hum | ve onlardan Zamir onların bir kısmı | — |
11 | مَّنۡ men | kimse Zamir İsm-i Mevsûl kimse, her kim | — |
12 | إِن in | eğer İlgeç/Harf Harf (Edât) şayet, değil | — |
13 | تَأۡمَنۡهُ te'menhu | güvenirsin Fiil emniyette olmak, inanmak | أ م ن |
14 | بِدِينَارٖ bi-dinarin | bir dinar ile İsim altın para | د ن ر |
15 | لَّا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
16 | يُؤَدِّهِۦٓ yu'eddihi | onu ulaştırır Fiil ödemek, yerine getirmek | أ د ي |
17 | إِلَيۡكَ ileyke | sana doğru Zamir yönüne, tarafına | — |
18 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
19 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
20 | دُمۡتَ dumte | devam ettin Fiil sürmek, kalıcı olmak | د و م |
21 | عَلَيۡهِ aleyhi | onun üzerine Zamir karşı, hakkında | — |
22 | قَآئِمٗا kaimen | kalkan İsim İsm-i Fâil dik duran, ayakta olan | ق و م |
23 | ذَٰلِكَ zalike | şu Zamir İşaret Zamiri o, bu | — |
24 | بِأَنَّهُمۡ bi-ennehum | şüphesiz onların Zamir gerçekten, olduğu | — |
25 | قَالُواْ kalu | söylediler Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
26 | لَيۡسَ leyse | değildir Fiil yok | ل ي س |
27 | عَلَيۡنَا aley-na | üzerimize Zamir bize, bizim aleyhimize | — |
28 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
29 | ٱلۡأُمِّيِّـۧنَ el-ummiyyine | topluluğa ait olanlar İsim anadan doğduğu gibi, kitapsız | أ م م |
30 | سَبِيلٞ sebilun | yol İsim akış, gidişat | س ب ل |
31 | وَيَقُولُونَ ve-yekulune | ve söylerler Fiil konuşmak, ifade etmek | ق و ل |
32 | عَلَى ala | üzerine Edat üstüne, karşı | — |
33 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
34 | ٱلۡكَذِبَ el-kezibe | yalanı İsim Harf (Edât) uydurma, aldatmaca | ك ذ ب |
35 | وَهُمۡ ve-hum | ve onlar Zamir kendileri | — |
36 | يَعۡلَمُونَ ya'lemune | bilirler Fiil tanımak, farkında olmak | ع ل م |
1
وَمِنۡ
ve-min
ve -den
arasından, bazısı
3
ٱلۡكِتَٰبِ
el-kitabi
4
مَنۡ
men
kim
kimse, her kim
5
إِن
in
eğer
şayet, değil
6
تَأۡمَنۡهُ
te'menhu
7
بِقِنطَارٖ
bi-kintarin
8
يُؤَدِّهِۦٓ
yu'eddihi
9
إِلَيۡكَ
ileyke
sana doğru
yönüne, tarafına
10
وَمِنۡهُم
ve-min-hum
ve onlardan
onların bir kısmı
11
مَّنۡ
men
kimse
kimse, her kim
12
إِن
in
eğer
şayet, değil
13
تَأۡمَنۡهُ
te'menhu
14
بِدِينَارٖ
bi-dinarin
15
لَّا
la
hayır
değil, yok
16
يُؤَدِّهِۦٓ
yu'eddihi
17
إِلَيۡكَ
ileyke
sana doğru
yönüne, tarafına
18
إِلَّا
illa
hariç
ancak
19
مَا
ma
şey
ne, değil
21
عَلَيۡهِ
aleyhi
onun üzerine
karşı, hakkında
23
ذَٰلِكَ
zalike
şu
o, bu
24
بِأَنَّهُمۡ
bi-ennehum
şüphesiz onların
gerçekten, olduğu
27
عَلَيۡنَا
aley-na
üzerimize
bize, bizim aleyhimize
28
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
29
ٱلۡأُمِّيِّـۧنَ
el-ummiyyine
31
وَيَقُولُونَ
ve-yekulune
32
عَلَى
ala
üzerine
üstüne, karşı
35
وَهُمۡ
ve-hum
ve onlar
kendileri
36
يَعۡلَمُونَ
ya'lemune