Kelime Analizi
(23)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | مَثَلُ meselu | benzeri İsim örnek, mesel | م ث ل |
2 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
3 | يُنفِقُونَ yunfikune | tüketirler Fiil harcamak, dağıtmak | ن ف ق |
4 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
5 | هَٰذِهِ hazihi | bu Zamir İşaret Zamiri şu | — |
6 | ٱلۡحَيَوٰةِ el-hayati | canlılığın İsim yaşam, hayat | ح ي ي |
7 | ٱلدُّنۡيَا ed-dunya | en yakın Sıfat en alçak, dünya | د ن و |
8 | كَمَثَلِ ke-meseli | benzeri gibi İsim örnek, mesel | م ث ل |
9 | رِيحٖ rihin | esintinin İsim rüzgar, koku, ruh | ر و ح |
10 | فِيهَا fiha | içinde Zamir hakkında, zarfında | — |
11 | صِرٌّ sirrun | şiddetli soğuk İsim çığlık, kavurucu rüzgar | ص ر ر |
12 | أَصَابَتۡ esabet | isabet etti Fiil vurmak, başına gelmek | ص و ب |
13 | حَرۡثَ harsa | ekini İsim Harf (Edât) tarla, sürmek | ح ر ث |
14 | قَوۡمٖ kavmin | bir topluluğun İsim halk, kavim | ق و م |
15 | ظَلَمُوٓاْ zalemu | karanlıkta bıraktılar Fiil haksızlık etmek, zulmetmek | ظ ل م |
16 | أَنفُسَهُمۡ enfusehum | onların nefeslerini İsim Harf (Edât) can, kendi | ن ف س |
17 | فَأَهۡلَكَتۡهُ fe-ehlekethu | böylece onu yok etti Fiil helak etmek, mahvetmek | ه ل ك |
18 | وَمَا ve-ma | ve şey İlgeç/Harf Harf (Edât) ve ne, ve değil | — |
19 | ظَلَمَهُمُ zalehumu | karanlıkta bıraktı onları Fiil haksızlık yapmak, zulmetmek | ظ ل م |
20 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
21 | وَلَٰكِنۡ ve-lakin | ve fakat İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak, lakin | — |
22 | أَنفُسَهُمۡ enfusehum | onların nefeslerini İsim Harf (Edât) can, kendi | ن ف س |
23 | يَظۡلِمُونَ yazlimune | karanlıkta bırakırlar Fiil haksızlık etmek, zulmetmek | ظ ل م |
2
مَا
ma
şey
ne, değil
3
يُنفِقُونَ
yunfikune
4
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
5
هَٰذِهِ
hazihi
bu
şu
6
ٱلۡحَيَوٰةِ
el-hayati
7
ٱلدُّنۡيَا
ed-dunya
10
فِيهَا
fiha
içinde
hakkında, zarfında
15
ظَلَمُوٓاْ
zalemu
16
أَنفُسَهُمۡ
enfusehum
17
فَأَهۡلَكَتۡهُ
fe-ehlekethu
18
وَمَا
ve-ma
ve şey
ve ne, ve değil
19
ظَلَمَهُمُ
zalehumu
21
وَلَٰكِنۡ
ve-lakin
ve fakat
ancak, lakin
22
أَنفُسَهُمۡ
enfusehum
23
يَظۡلِمُونَ
yazlimune