Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

و ك ل

v-k-l — Kök Analizi

و ك ل

70

Kullanım

4

Lemma

18

Türev

31

Anlam

4 lemma, 18 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَلۡيَتَوَكَّلِ

Lemma

fel-yetevekkeli

ve dayansın, dayanmak, güvenmek, vekalet vermek

Fiil
9

وَتَوَكَّلۡ

ve-tevekkel

ve dayan, vekil kılmak, güvenmek, dayanmak

Fiil
7

تَوَكَّلۡتُ

tevekkeltu

dayandım, dayanmak, güvenmek, vekil kılmak

Fiil
7

يَتَوَكَّلُونَ

yetevekkelune

dayanırlar, vekil kılmak, güvenmek, dayanmak

Fiil
5

Örnek Ayetler (5)

Enfal 8:2

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّمَا ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتۡ قُلُوبُهُمۡ وَإِذَا تُلِيَتۡ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُهُۥ زَادَتۡهُمۡ إِيمَٰنٗا وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ

İnananlar ancak o kimselerdir ki Allah hatırlandığında kalpleri ürperir, onlara O'nun ayetleri okunduğunda onların inancını artırır ve Rablerine güvenirler.

Nahl 16:42

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ صَبَرُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ

Onlar sabredenler ve Rablerine güvenenlerdir.

Nahl 16:99

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّهُۥ لَيۡسَ لَهُۥ سُلۡطَٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ

Şüphesiz onun, inanan ve Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir otoritesi yoktur.

Ankebut 29:59

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ صَبَرُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ

Sabreden ve Rablerinin üzerine tevekkül eden kimseler.

Şura 42:36

·

Kuran-ı Kerim

فَمَآ أُوتِيتُم مِّن شَيۡءٖ فَمَتَٰعُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۚ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ

Böylece size bir şeyden ne verildiyse dünya hayatının geçimliğidir. Ve Allah'ın katındaki şey, inanan ve Rablerinin üzerine tevekkül eden kimseler için daha iyidir ve daha kalıcıdır.

تَوَكَّلۡنَا

tevekkelna

dayandık, dayanmak, güvenmek, vekil kılmak

Fiil
4

فَتَوَكَّلۡ

fe-tevekkel

o halde dayan, dayanmak, güvenmek, vekil kılmak

Fiil
2

يَتَوَكَّلۡ

yetevekkel

dayanır, dayanmak, güvenmek, vekalet vermek

Fiil
2

تَوَكَّلُوٓاْ

tevekkelu

dayanın, dayanmak, güvenmek, vekil kılmak

Fiil
1

نَتَوَكَّلَ

netevekkele

dayanırız, dayanmak, güvenmek, vekil kılmak

Fiil
1

يَتَوَكَّلُ

yetevekkelu

dayanır, dayanmak, güvenmek, vekil kılmak

Fiil
1

فَتَوَكَّلُوٓاْ

fe-tevekkelu

ve dayandılar, dayanmak, güvenmek, vekil kılmak

Fiil
1

وَكِيلٗا

Lemma

vekilen

dayanılan, dayanılan, vekil, koruyucu

İsim
8

وَكِيلًا

vekilen

dayanılan, dayanılan, güvenilen, vekil, koruyucu

İsim
5

وَكِيلٞ

ve-kilun

ve dayanılan, dayanılan, güvenilen, vekil, koruyucu

İsim
4

بِوَكِيلٖ

bi-vekilen

dayanılan ile, dayanılan, güvenilen, vekil

İsim
4

وَكِيلٌ

vekilun

dayanılan, dayanılan, vekil, koruyucu

İsim
1

ٱلۡوَكِيلُ

el-vekilu

dayanılan, dayanılan, güvenilen, vekil, koruyucu

İsim
1

بِوَكِيلٍ

bi-vekilin

dayanılana, dayanılan, güvenilen, vekil

İsim
1

ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ

Lemma

el-mutevekkilune

dayananlar, dayanan, güvenen, vekil tayin eden

İsim
3

ٱلۡمُتَوَكِّلِينَ

el-mutevekkiline

dayananların, dayanan, güvenen, işini havale eden

İsim
1

فَلۡيَتَوَكَّلِ

Lemma

fel-yetevekkelive dayansın

9

وَتَوَكَّلۡ

ve-tevekkelve dayan

7

تَوَكَّلۡتُ

tevekkeltudayandım

7

يَتَوَكَّلُونَ

yetevekkelunedayanırlar

5

Örnek Ayetler (5)

Enfal 8:2

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّمَا ٱلۡمُؤۡمِنُونَ ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتۡ قُلُوبُهُمۡ وَإِذَا تُلِيَتۡ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتُهُۥ زَادَتۡهُمۡ إِيمَٰنٗا وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ

İnananlar ancak o kimselerdir ki Allah hatırlandığında kalpleri ürperir, onlara O'nun ayetleri okunduğunda onların inancını artırır ve Rablerine güvenirler.

Nahl 16:42

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ صَبَرُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ

Onlar sabredenler ve Rablerine güvenenlerdir.

Nahl 16:99

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّهُۥ لَيۡسَ لَهُۥ سُلۡطَٰنٌ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ

Şüphesiz onun, inanan ve Rablerine güvenen kimseler üzerinde hiçbir otoritesi yoktur.

Ankebut 29:59

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ صَبَرُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ

Sabreden ve Rablerinin üzerine tevekkül eden kimseler.

Şura 42:36

·

Kuran-ı Kerim

فَمَآ أُوتِيتُم مِّن شَيۡءٖ فَمَتَٰعُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَاۚ وَمَا عِندَ ٱللَّهِ خَيۡرٞ وَأَبۡقَىٰ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَلَىٰ رَبِّهِمۡ يَتَوَكَّلُونَ

Böylece size bir şeyden ne verildiyse dünya hayatının geçimliğidir. Ve Allah'ın katındaki şey, inanan ve Rablerinin üzerine tevekkül eden kimseler için daha iyidir ve daha kalıcıdır.

تَوَكَّلۡنَا

tevekkelnadayandık

4

فَتَوَكَّلۡ

fe-tevekkelo halde dayan

2

يَتَوَكَّلۡ

yetevekkeldayanır

2

تَوَكَّلُوٓاْ

tevekkeludayanın

1

نَتَوَكَّلَ

netevekkeledayanırız

1

يَتَوَكَّلُ

yetevekkeludayanır

1

فَتَوَكَّلُوٓاْ

fe-tevekkeluve dayandılar

1

وَكِيلٗا

Lemma

vekilendayanılan

8

وَكِيلًا

vekilendayanılan

5

وَكِيلٞ

ve-kilunve dayanılan

4

بِوَكِيلٖ

bi-vekilendayanılan ile

4

وَكِيلٌ

vekilundayanılan

1

ٱلۡوَكِيلُ

el-vekiludayanılan

1

بِوَكِيلٍ

bi-vekilindayanılana

1

ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ

Lemma

el-mutevekkilunedayananlar

3

ٱلۡمُتَوَكِّلِينَ

el-mutevekkilinedayananların

1