153
Kullanım
2
Lemma
44
Türev
21
Anlam
2 lemma, 44 türev form
Örnek Ayetler (5 / 18)
Bakara 2:213
·
Kuran-ı Kerim
كَانَ ٱلنَّاسُ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَبَعَثَ ٱللَّهُ ٱلنَّبِيِّـۧنَ مُبَشِّرِينَ وَمُنذِرِينَ وَأَنزَلَ مَعَهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ لِيَحۡكُمَ بَيۡنَ ٱلنَّاسِ فِيمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِۚ وَمَا ٱخۡتَلَفَ فِيهِ إِلَّا ٱلَّذِينَ أُوتُوهُ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۖ فَهَدَى ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لِمَا ٱخۡتَلَفُواْ فِيهِ مِنَ ٱلۡحَقِّ بِإِذۡنِهِۦۗ وَٱللَّهُ يَهۡدِي مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٍ
İnsanlar tek bir ümmet idi; Allah nebileri müjdeciler ve uyarıcılar olarak gönderdi, onlarla birlikte hak ile Kitabı indirdi ki insanlar arasında anlaşmazlığa düştükleri konularda hüküm versin. Kendilerine açık deliller geldikten sonra, aralarındaki çekişme yüzünden, yalnızca o Kitap verilenler anlaşmazlığa düştü. Allah, izniyle, inananları üzerinde anlaşmazlığa düştükleri hakka yöneltti. Allah dilediğini doğru yola iletir.
Nisa 4:11
·
Kuran-ı Kerim
يُوصِيكُمُ ٱللَّهُ فِيٓ أَوۡلَٰدِكُمۡۖ لِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۚ فَإِن كُنَّ نِسَآءٗ فَوۡقَ ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۖ وَإِن كَانَتۡ وَٰحِدَةٗ فَلَهَا ٱلنِّصۡفُۚ وَلِأَبَوَيۡهِ لِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِن كَانَ لَهُۥ وَلَدٞۚ فَإِن لَّمۡ يَكُن لَّهُۥ وَلَدٞ وَوَرِثَهُۥٓ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ ٱلثُّلُثُۚ فَإِن كَانَ لَهُۥٓ إِخۡوَةٞ فَلِأُمِّهِ ٱلسُّدُسُۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِي بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍۗ ءَابَآؤُكُمۡ وَأَبۡنَآؤُكُمۡ لَا تَدۡرُونَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ لَكُمۡ نَفۡعٗاۚ فَرِيضَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا
Allah çocuklarınız hakkında size şunu önerir: Erkeğe, iki kadının payı kadar pay vardır. Eğer kadınlar ikiden fazla iseler, bırakılanın üçte ikisi onlarındır. Eğer bir tek kadın ise, yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana babasından her biri için bırakılanın altıda biri vardır. Eğer çocuğu yoksa ve ona ana babası mirasçı oluyorsa, annesi için üçte bir vardır. Eğer kardeşleri varsa, annesi için altıda bir vardır. Bunlar, yaptığı vasiyetten veya borçtan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bu Allah'tan bir zorunluluktur. Şüphesiz Allah bilendir, hikmetlidir.
Nisa 4:102
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا كُنتَ فِيهِمۡ فَأَقَمۡتَ لَهُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَلۡتَقُمۡ طَآئِفَةٞ مِّنۡهُم مَّعَكَ وَلۡيَأۡخُذُوٓاْ أَسۡلِحَتَهُمۡۖ فَإِذَا سَجَدُواْ فَلۡيَكُونُواْ مِن وَرَآئِكُمۡ وَلۡتَأۡتِ طَآئِفَةٌ أُخۡرَىٰ لَمۡ يُصَلُّواْ فَلۡيُصَلُّواْ مَعَكَ وَلۡيَأۡخُذُواْ حِذۡرَهُمۡ وَأَسۡلِحَتَهُمۡۗ وَدَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ تَغۡفُلُونَ عَنۡ أَسۡلِحَتِكُمۡ وَأَمۡتِعَتِكُمۡ فَيَمِيلُونَ عَلَيۡكُم مَّيۡلَةٗ وَٰحِدَةٗۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ إِن كَانَ بِكُمۡ أَذٗى مِّن مَّطَرٍ أَوۡ كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَن تَضَعُوٓاْ أَسۡلِحَتَكُمۡۖ وَخُذُواْ حِذۡرَكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا
Onların içinde olup da onlar için salatı ikame ettiğinde, onlardan bir grup seninle birlikte dursun ve silahlarını yanlarına alsınlar. Onlar secde ettiklerinde arkanızda olsunlar. Salat etmemiş olan diğer grup gelsin, seninle birlikte salat etsinler; önlemlerini ve silahlarını da alsınlar. Örtenler, sizin silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olmanızı ve üzerinize tek bir baskınla saldırmayı istediler. Eğer yağmurdan bir eziyet dokunursa veya hasta olursanız, silahlarınızı bırakmanızda üzerinize bir vebal yoktur; ancak önleminizi alın. Şüphesiz Allah örtenler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.
Maide 5:48
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنزَلۡنَآ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبَ بِٱلۡحَقِّ مُصَدِّقٗا لِّمَا بَيۡنَ يَدَيۡهِ مِنَ ٱلۡكِتَٰبِ وَمُهَيۡمِنًا عَلَيۡهِۖ فَٱحۡكُم بَيۡنَهُم بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۖ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَهُمۡ عَمَّا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ لِكُلّٖ جَعَلۡنَا مِنكُمۡ شِرۡعَةٗ وَمِنۡهَاجٗاۚ وَلَوۡ شَآءَ ٱللَّهُ لَجَعَلَكُمۡ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ وَلَٰكِن لِّيَبۡلُوَكُمۡ فِي مَآ ءَاتَىٰكُمۡۖ فَٱسۡتَبِقُواْ ٱلۡخَيۡرَٰتِۚ إِلَى ٱللَّهِ مَرۡجِعُكُمۡ جَمِيعٗا فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
Sana da, kendinden önceki kitabı doğrulayıcı ve onu koruyup gözetici olarak Kitab'ı gerçek ile indirdik. Öyleyse aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet ve sana gelen gerçekten sapıp onların arzularına uyma. Sizden her biriniz için bir yol ve bir yöntem belirledik. Eğer Allah dileseydi sizi tek bir ümmet yapardı fakat size verdikleriyle sizi denemek için böyle yaptı. Öyleyse hayırlarda yarışın; hepinizin dönüşü Allah'adır, hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri size O haber verecektir.
Yunus 10:19
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةٗ وَٰحِدَةٗ فَٱخۡتَلَفُواْۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيۡنَهُمۡ فِيمَا فِيهِ يَخۡتَلِفُونَ
İnsanlar ancak tek bir ümmet idi, sonra ayrılığa düştüler. Eğer Rabbinden geçmiş bir söz olmasaydı, ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilmiş olurdu.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Bakara 2:163
·
Kuran-ı Kerim
وَإِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ٱلرَّحۡمَٰنُ ٱلرَّحِيمُ
İlahınız tek bir ilahtır; O'ndan başka ilah yoktur, O şiddetli merhametli ve sürekli merhametlidir.
Nisa 4:171
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَهۡلَ ٱلۡكِتَٰبِ لَا تَغۡلُواْ فِي دِينِكُمۡ وَلَا تَقُولُواْ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡحَقَّۚ إِنَّمَا ٱلۡمَسِيحُ عِيسَى ٱبۡنُ مَرۡيَمَ رَسُولُ ٱللَّهِ وَكَلِمَتُهُۥٓ أَلۡقَىٰهَآ إِلَىٰ مَرۡيَمَ وَرُوحٞ مِّنۡهُۖ فَـَٔامِنُواْ بِٱللَّهِ وَرُسُلِهِۦۖ وَلَا تَقُولُواْ ثَلَٰثَةٌۚ ٱنتَهُواْ خَيۡرٗا لَّكُمۡۚ إِنَّمَا ٱللَّهُ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ سُبۡحَٰنَهُۥٓ أَن يَكُونَ لَهُۥ وَلَدٞۘ لَّهُۥ مَا فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِي ٱلۡأَرۡضِۗ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ وَكِيلٗا
Ey Kitap Ehli! Dininizde aşırıya gitmeyin ve Allah hakkında yalnızca gerçeği söyleyin. Meryem oğlu İsa Mesih, yalnızca Allah'ın elçisi ve Meryem'e ilettiği kelimesidir; O'ndan bir Ruh'tur. Allah'a ve elçilerine inanın; 'üçtür' demeyin. Bundan vazgeçin, bu sizin için daha hayırlıdır. Allah yalnızca tek bir ilahtır. O'nun bir çocuğu olmasından O tenzih edilir. Göklerdekiler ve yerdekiler O'nundur. Vekil olarak Allah yeter.
Maide 5:73
·
Kuran-ı Kerim
لَّقَدۡ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ ثَالِثُ ثَلَٰثَةٖۘ وَمَا مِنۡ إِلَٰهٍ إِلَّآ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۚ وَإِن لَّمۡ يَنتَهُواْ عَمَّا يَقُولُونَ لَيَمَسَّنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِنۡهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Andolsun 'Allah, üçün üçüncüsüdür' diyenler örttüler. Oysa tek bir ilahtan başka ilah yoktur. Eğer söylediklerinden vazgeçmezlerse, onlardan örtenlere mutlaka acı verici bir azap dokunacaktır.
En'am 6:19
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَيُّ شَيۡءٍ أَكۡبَرُ شَهَٰدَةٗۖ قُلِ ٱللَّهُۖ شَهِيدُۢ بَيۡنِي وَبَيۡنَكُمۡۚ وَأُوحِيَ إِلَيَّ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانُ لِأُنذِرَكُم بِهِۦ وَمَنۢ بَلَغَۚ أَئِنَّكُمۡ لَتَشۡهَدُونَ أَنَّ مَعَ ٱللَّهِ ءَالِهَةً أُخۡرَىٰۚ قُل لَّآ أَشۡهَدُۚ قُلۡ إِنَّمَا هُوَ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞ وَإِنَّنِي بَرِيٓءٞ مِّمَّا تُشۡرِكُونَ
De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah, benimle sizin aranızda tanıktır. Bu Kuran bana, sizi ve ulaştığı kimseleri uyarmam için vahyedildi. Siz gerçekten Allah ile beraber başka ilahlar olduğuna şahitlik mi ediyorsunuz?" De ki: "Ben şahitlik etmem." De ki: "O ancak tek bir ilahtır ve ben sizin ortak koştuklarınızdan uzağım."
İbrahim 14:52
·
Kuran-ı Kerim
هَٰذَا بَلَٰغٞ لِّلنَّاسِ وَلِيُنذَرُواْ بِهِۦ وَلِيَعۡلَمُوٓاْ أَنَّمَا هُوَ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞ وَلِيَذَّكَّرَ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ
Bu, insanlara bir duyurudur; hem onunla uyarılsınlar, hem O'nun tek bir ilah olduğunu bilsinler, hem de öz akıl sahipleri düşünüp öğüt alsınlar.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Ali İmran 3:73
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تُؤۡمِنُوٓاْ إِلَّا لِمَن تَبِعَ دِينَكُمۡ قُلۡ إِنَّ ٱلۡهُدَىٰ هُدَى ٱللَّهِ أَن يُؤۡتَىٰٓ أَحَدٞ مِّثۡلَ مَآ أُوتِيتُمۡ أَوۡ يُحَآجُّوكُمۡ عِندَ رَبِّكُمۡۗ قُلۡ إِنَّ ٱلۡفَضۡلَ بِيَدِ ٱللَّهِ يُؤۡتِيهِ مَن يَشَآءُۗ وَٱللَّهُ وَٰسِعٌ عَلِيمٞ
'Ve dininize uyandan başkasına güvenmeyin.' De ki: 'Şüphesiz yol gösterme Allah'ın yol göstermesidir. Size verilenin benzeri birine verilir diye veya Rabbinizin katında sizinle tartışırlar diye.' De ki: 'Şüphesiz lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Ve Allah Geniştir, Bilendir.'
Nisa 4:43
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَقۡرَبُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنتُمۡ سُكَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَعۡلَمُواْ مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا إِلَّا عَابِرِي سَبِيلٍ حَتَّىٰ تَغۡتَسِلُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا
Ey inananlar! Ne söylediğinizi bilinceye kadar sarhoşken salatı yaklaşmayın; yolcu olanlar dışında, yıkanıncaya kadar cünüpken de yaklaşmayın. Hasta iseniz ya da yolculukta iseniz ya da biriniz tuvaletten geldiyse ya da kadınlara dokundunuzsa ve su bulamadıysanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin; yüzlerinizi ve ellerinizi onunla silin. Şüphesiz Allah Silendir, Örtendir.
Maide 5:6
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا قُمۡتُمۡ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغۡسِلُواْ وُجُوهَكُمۡ وَأَيۡدِيَكُمۡ إِلَى ٱلۡمَرَافِقِ وَٱمۡسَحُواْ بِرُءُوسِكُمۡ وَأَرۡجُلَكُمۡ إِلَى ٱلۡكَعۡبَيۡنِۚ وَإِن كُنتُمۡ جُنُبٗا فَٱطَّهَّرُواْۚ وَإِن كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَوۡ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوۡ جَآءَ أَحَدٞ مِّنكُم مِّنَ ٱلۡغَآئِطِ أَوۡ لَٰمَسۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمۡ تَجِدُواْ مَآءٗ فَتَيَمَّمُواْ صَعِيدٗا طَيِّبٗا فَٱمۡسَحُواْ بِوُجُوهِكُمۡ وَأَيۡدِيكُم مِّنۡهُۚ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجۡعَلَ عَلَيۡكُم مِّنۡ حَرَجٖ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمۡ وَلِيُتِمَّ نِعۡمَتَهُۥ عَلَيۡكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Ey inananlar! Salat için kalktığınızda yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve topuklara kadar ayaklarınızı da. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Eğer hasta iseniz veya bir yolculukta iseniz veya sizden biri tuvaletten gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız ve su bulamamışsanız, temiz bir yüzeye yönelin; onunla yüzlerinizi ve ellerinizi meshedin. Allah size bir zorluk çıkarmak istemez, fakat sizi temizlemek ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz.
Tevbe 9:6
·
Kuran-ı Kerim
وَإِنۡ أَحَدٞ مِّنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ ٱسۡتَجَارَكَ فَأَجِرۡهُ حَتَّىٰ يَسۡمَعَ كَلَٰمَ ٱللَّهِ ثُمَّ أَبۡلِغۡهُ مَأۡمَنَهُۥۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ قَوۡمٞ لَّا يَعۡلَمُونَ
Eğer ortak koşanlardan biri senden sığınma dilerse, Allah'ın sözünü işitinceye kadar onu koru; sonra onu güven duyacağı yere ulaştır; bu, onların bilmeyen bir topluluk olmaları nedeniyledir.
Hicr 15:65
·
Kuran-ı Kerim
فَأَسۡرِ بِأَهۡلِكَ بِقِطۡعٖ مِّنَ ٱلَّيۡلِ وَٱتَّبِعۡ أَدۡبَٰرَهُمۡ وَلَا يَلۡتَفِتۡ مِنكُمۡ أَحَدٞ وَٱمۡضُواْ حَيۡثُ تُؤۡمَرُونَ
Gecenin bir parçasında aileni gece yürüt, sen de arkalarından onları takip et; sizden hiç kimse arkasına bakmasın ve emrolunduğunuz yere geçip gidin.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:61
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قُلۡتُمۡ يَٰمُوسَىٰ لَن نَّصۡبِرَ عَلَىٰ طَعَامٖ وَٰحِدٖ فَٱدۡعُ لَنَا رَبَّكَ يُخۡرِجۡ لَنَا مِمَّا تُنۢبِتُ ٱلۡأَرۡضُ مِنۢ بَقۡلِهَا وَقِثَّآئِهَا وَفُومِهَا وَعَدَسِهَا وَبَصَلِهَاۖ قَالَ أَتَسۡتَبۡدِلُونَ ٱلَّذِي هُوَ أَدۡنَىٰ بِٱلَّذِي هُوَ خَيۡرٌۚ ٱهۡبِطُواْ مِصۡرٗا فَإِنَّ لَكُم مَّا سَأَلۡتُمۡۗ وَضُرِبَتۡ عَلَيۡهِمُ ٱلذِّلَّةُ وَٱلۡمَسۡكَنَةُ وَبَآءُو بِغَضَبٖ مِّنَ ٱللَّهِۚ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمۡ كَانُواْ يَكۡفُرُونَ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ وَيَقۡتُلُونَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ بِغَيۡرِ ٱلۡحَقِّۚ ذَٰلِكَ بِمَا عَصَواْ وَّكَانُواْ يَعۡتَدُونَ
Hani "Ey Musa! Biz tek bir yemeğe asla katlanamayacağız; bizim için Rabbine yalvar da yerin bitirdiklerinden; sebzesinden, kabağından, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından çıkarsın" demiştiniz. O da "Daha hayırlı olanı daha aşağılık olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? Bir şehre inin, istedikleriniz orada vardır" demişti. Onların üzerine aşağılık ve yoksulluk damgası vuruldu ve Allah'ın gazabına uğradılar. Bu, Allah'ın ayetlerini örtmeleri ve haber verenleri haksız yere öldürmeleri yüzündendi. Bu, isyan etmeleri ve sınırı aşmaları sebebiyleydi.
Nisa 4:11
·
Kuran-ı Kerim
يُوصِيكُمُ ٱللَّهُ فِيٓ أَوۡلَٰدِكُمۡۖ لِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۚ فَإِن كُنَّ نِسَآءٗ فَوۡقَ ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۖ وَإِن كَانَتۡ وَٰحِدَةٗ فَلَهَا ٱلنِّصۡفُۚ وَلِأَبَوَيۡهِ لِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِن كَانَ لَهُۥ وَلَدٞۚ فَإِن لَّمۡ يَكُن لَّهُۥ وَلَدٞ وَوَرِثَهُۥٓ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ ٱلثُّلُثُۚ فَإِن كَانَ لَهُۥٓ إِخۡوَةٞ فَلِأُمِّهِ ٱلسُّدُسُۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِي بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍۗ ءَابَآؤُكُمۡ وَأَبۡنَآؤُكُمۡ لَا تَدۡرُونَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ لَكُمۡ نَفۡعٗاۚ فَرِيضَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا
Allah çocuklarınız hakkında size şunu önerir: Erkeğe, iki kadının payı kadar pay vardır. Eğer kadınlar ikiden fazla iseler, bırakılanın üçte ikisi onlarındır. Eğer bir tek kadın ise, yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, ana babasından her biri için bırakılanın altıda biri vardır. Eğer çocuğu yoksa ve ona ana babası mirasçı oluyorsa, annesi için üçte bir vardır. Eğer kardeşleri varsa, annesi için altıda bir vardır. Bunlar, yaptığı vasiyetten veya borçtan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan hangisinin fayda bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bu Allah'tan bir zorunluluktur. Şüphesiz Allah bilendir, hikmetlidir.
Nisa 4:12
·
Kuran-ı Kerim
۞وَلَكُمۡ نِصۡفُ مَا تَرَكَ أَزۡوَٰجُكُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٞ فَلَكُمُ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡنَۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِينَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۚ وَلَهُنَّ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكۡتُمۡ إِن لَّمۡ يَكُن لَّكُمۡ وَلَدٞۚ فَإِن كَانَ لَكُمۡ وَلَدٞ فَلَهُنَّ ٱلثُّمُنُ مِمَّا تَرَكۡتُمۚ مِّنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ تُوصُونَ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٖۗ وَإِن كَانَ رَجُلٞ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمۡرَأَةٞ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوۡ أُخۡتٞ فَلِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُۚ فَإِن كَانُوٓاْ أَكۡثَرَ مِن ذَٰلِكَ فَهُمۡ شُرَكَآءُ فِي ٱلثُّلُثِۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصَىٰ بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍ غَيۡرَ مُضَآرّٖۚ وَصِيَّةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٞ
Eşlerinizin çocuğu yoksa, bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. Bunlar, yaptıkları vasiyetten veya borçtan sonradır. Sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. Bunlar, yaptığınız vasiyetten veya borçtan sonradır. Eğer miras bırakılan erkek veya kadın, babasız ve çocuksuz biri ise ve bir erkek veya bir kız kardeşi varsa, her biri için altıda bir vardır. Eğer bundan daha çok iseler, üçte birde ortaktırlar. Bunlar, zarar vermeksizin yapılan vasiyetten veya borçtan sonradır. Bu Allah'tan bir öneridir. Allah bilendir, yumuşak başlıdır.
Yusuf 12:67
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ يَٰبَنِيَّ لَا تَدۡخُلُواْ مِنۢ بَابٖ وَٰحِدٖ وَٱدۡخُلُواْ مِنۡ أَبۡوَٰبٖ مُّتَفَرِّقَةٖۖ وَمَآ أُغۡنِي عَنكُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن شَيۡءٍۖ إِنِ ٱلۡحُكۡمُ إِلَّا لِلَّهِۖ عَلَيۡهِ تَوَكَّلۡتُۖ وَعَلَيۡهِ فَلۡيَتَوَكَّلِ ٱلۡمُتَوَكِّلُونَ
Dedi ki: "Ey oğullarım! Tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Allah'tan gelecek hiçbir şeyi sizden savamam. Hüküm ancak Allah'ındır. O'na dayandım ve dayananlar da yalnız O'na dayansın."
Ra'd 13:4
·
Kuran-ı Kerim
وَفِي ٱلۡأَرۡضِ قِطَعٞ مُّتَجَٰوِرَٰتٞ وَجَنَّـٰتٞ مِّنۡ أَعۡنَٰبٖ وَزَرۡعٞ وَنَخِيلٞ صِنۡوَانٞ وَغَيۡرُ صِنۡوَانٖ يُسۡقَىٰ بِمَآءٖ وَٰحِدٖ وَنُفَضِّلُ بَعۡضَهَا عَلَىٰ بَعۡضٖ فِي ٱلۡأُكُلِۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ
Yeryüzünde birbirine komşu toprak parçaları, üzüm bağları, ekinler, bir kökten çatallı ve çatalsız hurma ağaçları vardır; hepsi bir su ile sulanır. Yemişlerinde onların bir kısmını bir kısmına üstün kılıyoruz. Şüphesiz bunda akıl eden bir topluluk için ayetler vardır.
Örnek Ayetler (5)
Nisa 4:1
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ ٱتَّقُواْ رَبَّكُمُ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَخَلَقَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَبَثَّ مِنۡهُمَا رِجَالٗا كَثِيرٗا وَنِسَآءٗۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ ٱلَّذِي تَسَآءَلُونَ بِهِۦ وَٱلۡأَرۡحَامَۚ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلَيۡكُمۡ رَقِيبٗا
Ey insanlar! Sizi tek bir nefisten yaratan, ondan eşini yaratan ve ikisinden birçok erkek ve kadın türetip yayan Rabbinizden sakının. Kendisiyle birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'tan ve akrabalık bağlarından sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde Gözetleyicidir.
En'am 6:98
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِيٓ أَنشَأَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ فَمُسۡتَقَرّٞ وَمُسۡتَوۡدَعٞۗ قَدۡ فَصَّلۡنَا ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَفۡقَهُونَ
Sizi tek bir nefisten yaratan O'dur; bir karar yeri, bir de emanet yeri vardır. Anlayan bir toplum için ayetleri ayrıntılı açıkladık.
A'raf 7:189
·
Kuran-ı Kerim
۞هُوَ ٱلَّذِي خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ وَجَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا لِيَسۡكُنَ إِلَيۡهَاۖ فَلَمَّا تَغَشَّىٰهَا حَمَلَتۡ حَمۡلًا خَفِيفٗا فَمَرَّتۡ بِهِۦۖ فَلَمَّآ أَثۡقَلَت دَّعَوَا ٱللَّهَ رَبَّهُمَا لَئِنۡ ءَاتَيۡتَنَا صَٰلِحٗا لَّنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ
Sizi tek bir nefisten yaratan ve onunla huzur bulsun diye ondan eşini var eden O'dur. O, onu bürüyünce hafif bir yük yüklendi ve onunla dolaştı. Ağırlaşınca ikisi de Rableri olan Allah'a: "Eğer bize düzgün bir çocuk verirsen, kesinlikle şükredenlerden olacağız" diye yalvardılar.
Yusuf 12:31
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا سَمِعَتۡ بِمَكۡرِهِنَّ أَرۡسَلَتۡ إِلَيۡهِنَّ وَأَعۡتَدَتۡ لَهُنَّ مُتَّكَـٔٗا وَءَاتَتۡ كُلَّ وَٰحِدَةٖ مِّنۡهُنَّ سِكِّينٗا وَقَالَتِ ٱخۡرُجۡ عَلَيۡهِنَّۖ فَلَمَّا رَأَيۡنَهُۥٓ أَكۡبَرۡنَهُۥ وَقَطَّعۡنَ أَيۡدِيَهُنَّ وَقُلۡنَ حَٰشَ لِلَّهِ مَا هَٰذَا بَشَرًا إِنۡ هَٰذَآ إِلَّا مَلَكٞ كَرِيمٞ
Onların tuzaklarını işitince onlara haber gönderdi ve onlar için yaslanacak yerler hazırladı; onlardan her birine bir bıçak verdi ve Yusuf'a: "Onların karşısına çık!" dedi. Onu gördüklerinde onu yücelttiler ve ellerini kestiler; "Allah için, haşa! Bu bir insan değildir, bu ancak cömert bir melektir" dediler.
Zümer 39:6
·
Kuran-ı Kerim
خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ ثُمَّ جَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡأَنۡعَٰمِ ثَمَٰنِيَةَ أَزۡوَٰجٖۚ يَخۡلُقُكُمۡ فِي بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡ خَلۡقٗا مِّنۢ بَعۡدِ خَلۡقٖ فِي ظُلُمَٰتٖ ثَلَٰثٖۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ لَهُ ٱلۡمُلۡكُۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ فَأَنَّىٰ تُصۡرَفُونَ
Sizi tek bir candan yarattı, sonra ondan eşini kıldı ve sizin için hayvanlardan sekiz eş indirdi. Sizi annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratılıştan sonra diğer bir yaratılışla yaratıyor. İşte bu Rabbiniz olan Allah'tır; egemenlik O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur; o halde nasıl çevriliyorsunuz?
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:282
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيۡنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى فَٱكۡتُبُوهُۚ وَلۡيَكۡتُب بَّيۡنَكُمۡ كَاتِبُۢ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَلَا يَأۡبَ كَاتِبٌ أَن يَكۡتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ ٱللَّهُۚ فَلۡيَكۡتُبۡ وَلۡيُمۡلِلِ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ وَلۡيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا يَبۡخَسۡ مِنۡهُ شَيۡـٔٗاۚ فَإِن كَانَ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ سَفِيهًا أَوۡ ضَعِيفًا أَوۡ لَا يَسۡتَطِيعُ أَن يُمِلَّ هُوَ فَلۡيُمۡلِلۡ وَلِيُّهُۥ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَٱسۡتَشۡهِدُواْ شَهِيدَيۡنِ مِن رِّجَالِكُمۡۖ فَإِن لَّمۡ يَكُونَا رَجُلَيۡنِ فَرَجُلٞ وَٱمۡرَأَتَانِ مِمَّن تَرۡضَوۡنَ مِنَ ٱلشُّهَدَآءِ أَن تَضِلَّ إِحۡدَىٰهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحۡدَىٰهُمَا ٱلۡأُخۡرَىٰۚ وَلَا يَأۡبَ ٱلشُّهَدَآءُ إِذَا مَا دُعُواْۚ وَلَا تَسۡـَٔمُوٓاْ أَن تَكۡتُبُوهُ صَغِيرًا أَوۡ كَبِيرًا إِلَىٰٓ أَجَلِهِۦۚ ذَٰلِكُمۡ أَقۡسَطُ عِندَ ٱللَّهِ وَأَقۡوَمُ لِلشَّهَٰدَةِ وَأَدۡنَىٰٓ أَلَّا تَرۡتَابُوٓاْ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً حَاضِرَةٗ تُدِيرُونَهَا بَيۡنَكُمۡ فَلَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَلَّا تَكۡتُبُوهَاۗ وَأَشۡهِدُوٓاْ إِذَا تَبَايَعۡتُمۡۚ وَلَا يُضَآرَّ كَاتِبٞ وَلَا شَهِيدٞۚ وَإِن تَفۡعَلُواْ فَإِنَّهُۥ فُسُوقُۢ بِكُمۡۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۖ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱللَّهُۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٞ
Ey inananlar! Belirlenmiş bir süreye kadar birbirinize borçlandığınızda onu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın; yazsın. Üzerinde hak olan kişi de yazdırsın, Rabbi olan Allah'tan sakınsın ve ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer üzerinde hak olan kişi anlayışsız veya zayıfsa ya da kendisi yazdıramıyorsa, onun koruyucusu adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki tanık tutun. Eğer iki erkek yoksa, tanıklardan razı olacağınız bir erkek ve iki kadın olsun; biri şaşırırsa diğeri ona hatırlatsın. Tanıklar çağrıldıklarında kaçınmasınlar. Küçük olsun büyük olsun, onu süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında daha adaletli, tanıklık için daha sağlam ve şüpheye düşmemeniz için daha yakındır. Ancak aranızda devrettiğiniz peşin bir ticaret olursa, onu yazmamanızda size bir günah yoktur. Alışveriş yaptığınızda tanık tutun. Yazıcıya da tanığa da zarar verilmesin. Eğer yaparsanız, bu sizin için yoldan çıkmaktır. Allah'tan sakının; Allah size öğretiyor. Allah her şeyi Bilen'dir.
Kasas 28:25
·
Kuran-ı Kerim
فَجَآءَتۡهُ إِحۡدَىٰهُمَا تَمۡشِي عَلَى ٱسۡتِحۡيَآءٖ قَالَتۡ إِنَّ أَبِي يَدۡعُوكَ لِيَجۡزِيَكَ أَجۡرَ مَا سَقَيۡتَ لَنَاۚ فَلَمَّا جَآءَهُۥ وَقَصَّ عَلَيۡهِ ٱلۡقَصَصَ قَالَ لَا تَخَفۡۖ نَجَوۡتَ مِنَ ٱلۡقَوۡمِ ٱلظَّـٰلِمِينَ
O iki kadından biri utana utana yürüyerek ona geldi. Babam, bizim için sulamanın karşılığını vermek üzere seni çağırıyor dedi. Musa ona gelip başından geçenleri anlatınca yaşlı adam "Korkma, zalimler topluluğundan kurtuldun" dedi.
Kasas 28:26
·
Kuran-ı Kerim
قَالَتۡ إِحۡدَىٰهُمَا يَـٰٓأَبَتِ ٱسۡتَـٔۡجِرۡهُۖ إِنَّ خَيۡرَ مَنِ ٱسۡتَـٔۡجَرۡتَ ٱلۡقَوِيُّ ٱلۡأَمِينُ
O iki kadından biri "Babacığım, onu ücretle tut; şüphesiz ücretle tuttuklarının en hayırlısı bu güçlü ve güvenilir olandır" dedi.
Hucurat 49:9
·
Kuran-ı Kerim
وَإِن طَآئِفَتَانِ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ ٱقۡتَتَلُواْ فَأَصۡلِحُواْ بَيۡنَهُمَاۖ فَإِنۢ بَغَتۡ إِحۡدَىٰهُمَا عَلَى ٱلۡأُخۡرَىٰ فَقَٰتِلُواْ ٱلَّتِي تَبۡغِي حَتَّىٰ تَفِيٓءَ إِلَىٰٓ أَمۡرِ ٱللَّهِۚ فَإِن فَآءَتۡ فَأَصۡلِحُواْ بَيۡنَهُمَا بِٱلۡعَدۡلِ وَأَقۡسِطُوٓاْۖ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُقۡسِطِينَ
Eğer inananlardan iki grup birbiriyle savaşırsa aralarını düzeltin; eğer biri diğerine karşı azgınlık ederse, Allah'ın emrine dönünceye kadar azgınlık edenle savaşın; eğer dönerse aralarını adaletle düzeltin ve dürüst davranın; şüphesiz Allah dürüst davrananları sever.
Örnek Ayetler (5)
Saffat 37:19
·
Kuran-ı Kerim
فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةٞ وَٰحِدَةٞ فَإِذَا هُمۡ يَنظُرُونَ
O ancak tek bir haykırıştır; o anda onlar bakakalırlar.
Sad 38:23
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ هَٰذَآ أَخِي لَهُۥ تِسۡعٞ وَتِسۡعُونَ نَعۡجَةٗ وَلِيَ نَعۡجَةٞ وَٰحِدَةٞ فَقَالَ أَكۡفِلۡنِيهَا وَعَزَّنِي فِي ٱلۡخِطَابِ
"Şüphesiz bu benim kardeşimdir; onun doksan dokuz koyunu, benim ise bir tek koyunum vardır; onu bana ver dedi ve tartışmada beni bastırdı" dedi.
Kamer 54:50
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَمۡرُنَآ إِلَّا وَٰحِدَةٞ كَلَمۡحِۭ بِٱلۡبَصَرِ
Bizim emrimiz, gözün bir bakışı gibi tek bir şeyden ibarettir.
Hakka 69:13
·
Kuran-ı Kerim
فَإِذَا نُفِخَ فِي ٱلصُّورِ نَفۡخَةٞ وَٰحِدَةٞ
Sur'a tek bir üfleyişle üflendiği zaman.
Naziat 79:13
·
Kuran-ı Kerim
فَإِنَّمَا هِيَ زَجۡرَةٞ وَٰحِدَةٞ
O sadece tek bir haykırıştır.
Örnek Ayetler (4)
A'raf 7:70
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ أَجِئۡتَنَا لِنَعۡبُدَ ٱللَّهَ وَحۡدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Dediler ki: Sadece Allah'a kulluk etmemiz ve babalarımızın kulluk ettiklerini terk etmemiz için mi bize geldin? Eğer doğru söyleyenlerdensen, bizi tehdit ettiğin şeyi bize getir.
İsra 17:46
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ وَفِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٗاۚ وَإِذَا ذَكَرۡتَ رَبَّكَ فِي ٱلۡقُرۡءَانِ وَحۡدَهُۥ وَلَّوۡاْ عَلَىٰٓ أَدۡبَٰرِهِمۡ نُفُورٗا
Onu kavramamaları için kalplerine örtüler, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Kuran'da Rabbini tek olarak andığın zaman, nefretle arkalarına dönüp giderler.
Mü'min 40:12
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكُم بِأَنَّهُۥٓ إِذَا دُعِيَ ٱللَّهُ وَحۡدَهُۥ كَفَرۡتُمۡ وَإِن يُشۡرَكۡ بِهِۦ تُؤۡمِنُواْۚ فَٱلۡحُكۡمُ لِلَّهِ ٱلۡعَلِيِّ ٱلۡكَبِيرِ
İşte bu, Allah tek başına çağrıldığında örtmeniz, O'na ortak koşulduğunda ise inanmanız sebebiyledir. Hüküm, Yüce ve Büyük olan Allah'ındır.
Mü'min 40:84
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا رَأَوۡاْ بَأۡسَنَا قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِٱللَّهِ وَحۡدَهُۥ وَكَفَرۡنَا بِمَا كُنَّا بِهِۦ مُشۡرِكِينَ
Şiddetli azabımızı gördüklerinde, 'Tek olan Allah'a inandık ve O'na ortak koştuğumuz şeyleri örttük' dediler.
Örnek Ayetler (4)
Enfal 8:7
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ يَعِدُكُمُ ٱللَّهُ إِحۡدَى ٱلطَّآئِفَتَيۡنِ أَنَّهَا لَكُمۡ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيۡرَ ذَاتِ ٱلشَّوۡكَةِ تَكُونُ لَكُمۡ وَيُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُحِقَّ ٱلۡحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَيَقۡطَعَ دَابِرَ ٱلۡكَٰفِرِينَ
Hani Allah size iki topluluktan birinin sizin olacağını vaat ediyordu; siz ise güçsüz olanın sizin olmasını istiyordunuz; oysa Allah, kelimeleriyle gerçeği gerçekleştirmeyi ve örtenlerin kökünü kesmeyi istiyordu.
Tevbe 9:52
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ هَلۡ تَرَبَّصُونَ بِنَآ إِلَّآ إِحۡدَى ٱلۡحُسۡنَيَيۡنِۖ وَنَحۡنُ نَتَرَبَّصُ بِكُمۡ أَن يُصِيبَكُمُ ٱللَّهُ بِعَذَابٖ مِّنۡ عِندِهِۦٓ أَوۡ بِأَيۡدِينَاۖ فَتَرَبَّصُوٓاْ إِنَّا مَعَكُم مُّتَرَبِّصُونَ
De ki: 'Bizim için iki güzelliğin birinden başkasını mı gözlüyorsunuz? Biz de Allah'ın size kendi katından veya bizim ellerimizle bir azap dokundurmasını gözlüyoruz. Öyleyse gözleyin, şüphesiz biz de sizinle beraber gözleyenleriz.'
Kasas 28:27
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ إِنِّيٓ أُرِيدُ أَنۡ أُنكِحَكَ إِحۡدَى ٱبۡنَتَيَّ هَٰتَيۡنِ عَلَىٰٓ أَن تَأۡجُرَنِي ثَمَٰنِيَ حِجَجٖۖ فَإِنۡ أَتۡمَمۡتَ عَشۡرٗا فَمِنۡ عِندِكَۖ وَمَآ أُرِيدُ أَنۡ أَشُقَّ عَلَيۡكَۚ سَتَجِدُنِيٓ إِن شَآءَ ٱللَّهُ مِنَ ٱلصَّـٰلِحِينَ
Yaşlı adam "Bana sekiz yıl çalışman karşılığında şu iki kızımdan birini seninle evlendirmek istiyorum. Eğer on yıla tamamlarsan o senden bir iyilik olur. Seni zora sokmak istemem. Allah dilerse beni iyilerden bulacaksın" dedi.
Fatır 35:42
·
Kuran-ı Kerim
وَأَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡ لَئِن جَآءَهُمۡ نَذِيرٞ لَّيَكُونُنَّ أَهۡدَىٰ مِنۡ إِحۡدَى ٱلۡأُمَمِۖ فَلَمَّا جَآءَهُمۡ نَذِيرٞ مَّا زَادَهُمۡ إِلَّا نُفُورًا
Kendilerine bir uyarıcı gelirse, toplulukların herhangi birinden daha çok doğru yolda olacaklarına dair en güçlü yeminleriyle Allah'a yemin ettiler. Fakat onlara bir uyarıcı gelince, bu onların uzaklaşmasından başka bir şeyi artırmadı.
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:133
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ كُنتُمۡ شُهَدَآءَ إِذۡ حَضَرَ يَعۡقُوبَ ٱلۡمَوۡتُ إِذۡ قَالَ لِبَنِيهِ مَا تَعۡبُدُونَ مِنۢ بَعۡدِيۖ قَالُواْ نَعۡبُدُ إِلَٰهَكَ وَإِلَٰهَ ءَابَآئِكَ إِبۡرَٰهِـۧمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَ إِلَٰهٗا وَٰحِدٗا وَنَحۡنُ لَهُۥ مُسۡلِمُونَ
Yoksa Yakup'a ölüm geldiğinde siz tanıklar mıydınız? O, oğullarına "Benden sonra neye kulluk edeceksiniz?" dediğinde; "Senin ilahına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak'ın ilahı olan tek bir ilaha kulluk edeceğiz; biz O'na teslim olanlarız" demişlerdi.
Tevbe 9:31
·
Kuran-ı Kerim
ٱتَّخَذُوٓاْ أَحۡبَارَهُمۡ وَرُهۡبَٰنَهُمۡ أَرۡبَابٗا مِّن دُونِ ٱللَّهِ وَٱلۡمَسِيحَ ٱبۡنَ مَرۡيَمَ وَمَآ أُمِرُوٓاْ إِلَّا لِيَعۡبُدُوٓاْ إِلَٰهٗا وَٰحِدٗاۖ لَّآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۚ سُبۡحَٰنَهُۥ عَمَّا يُشۡرِكُونَ
Hahambaşılarını ve rahiplerini Allah'ın yanı sıra Rabler edindiler; Meryem oğlu Mesih'i de. Oysa tek bir ilaha kulluk etmekten başkasıyla emrolunmamışlardı. O'ndan başka ilah yoktur. O, onların ortak koştuklarından arıdır.
Furkan 25:14
·
Kuran-ı Kerim
لَّا تَدۡعُواْ ٱلۡيَوۡمَ ثُبُورٗا وَٰحِدٗا وَٱدۡعُواْ ثُبُورٗا كَثِيرٗا
Bugün bir tek yok olmayı çağırmayın, birçok yok olmayı çağırın.
Kamer 54:24
·
Kuran-ı Kerim
فَقَالُوٓاْ أَبَشَرٗا مِّنَّا وَٰحِدٗا نَّتَّبِعُهُۥٓ إِنَّآ إِذٗا لَّفِي ضَلَٰلٖ وَسُعُرٍ
Bizden olan tek bir insana mı uyacağız? O takdirde biz şüphesiz bir sapıklık ve çılgınlık içinde oluruz dediler.
Örnek Ayetler (4)
Yusuf 12:39
·
Kuran-ı Kerim
يَٰصَٰحِبَيِ ٱلسِّجۡنِ ءَأَرۡبَابٞ مُّتَفَرِّقُونَ خَيۡرٌ أَمِ ٱللَّهُ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّارُ
Ey zindan arkadaşlarım! Ayrı ayrı Rabler mi daha iyidir, yoksa Bir ve Ezen Allah mı?
Ra'd 13:16
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ قُلِ ٱللَّهُۚ قُلۡ أَفَٱتَّخَذۡتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءَ لَا يَمۡلِكُونَ لِأَنفُسِهِمۡ نَفۡعٗا وَلَا ضَرّٗاۚ قُلۡ هَلۡ يَسۡتَوِي ٱلۡأَعۡمَىٰ وَٱلۡبَصِيرُ أَمۡ هَلۡ تَسۡتَوِي ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُۗ أَمۡ جَعَلُواْ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُواْ كَخَلۡقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلۡخَلۡقُ عَلَيۡهِمۡۚ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَيۡءٖ وَهُوَ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّـٰرُ
De ki: 'Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?' De ki: 'Allah'tır.' De ki: 'O'ndan başka, kendilerine bile bir fayda ve zarar vermeye güç yetiremeyen koruyucular mı edindiniz?' De ki: 'Kör ile gören bir olur mu? Ya da karanlıklar ile ışık bir olur mu?' Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratan ortaklar mı koştular da yaratma onlarca birbirine mi benzedi? De ki: 'Allah her şeyin yaratanıdır ve O, Bir'dir, Ezen'dir.'
Sad 38:65
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ مُنذِرٞۖ وَمَا مِنۡ إِلَٰهٍ إِلَّا ٱللَّهُ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّارُ
De ki: "Ben sadece bir uyarıcıyım; Tek olan, Ezen Allah'tan başka hiçbir ilah yoktur."
Zümer 39:4
·
Kuran-ı Kerim
لَّوۡ أَرَادَ ٱللَّهُ أَن يَتَّخِذَ وَلَدٗا لَّٱصۡطَفَىٰ مِمَّا يَخۡلُقُ مَا يَشَآءُۚ سُبۡحَٰنَهُۥۖ هُوَ ٱللَّهُ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّارُ
Eğer Allah bir çocuk edinmek isteseydi, yarattıklarından dilediğini kesinlikle seçerdi; O eksikliklerden uzaktır, O Bir olan ve Ezen Allah'tır.
Örnek Ayetler (3)
Yusuf 12:36
·
Kuran-ı Kerim
وَدَخَلَ مَعَهُ ٱلسِّجۡنَ فَتَيَانِۖ قَالَ أَحَدُهُمَآ إِنِّيٓ أَرَىٰنِيٓ أَعۡصِرُ خَمۡرٗاۖ وَقَالَ ٱلۡأٓخَرُ إِنِّيٓ أَرَىٰنِيٓ أَحۡمِلُ فَوۡقَ رَأۡسِي خُبۡزٗا تَأۡكُلُ ٱلطَّيۡرُ مِنۡهُۖ نَبِّئۡنَا بِتَأۡوِيلِهِۦٓۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Onunla birlikte zindana iki genç girdi. Onlardan biri: "Ben kendimi sarhoş edici sıkarken görüyorum" dedi. Diğeri: "Ben kendimi başımın üstünde ekmek taşırken görüyorum, kuşlar ondan yiyor; bize bunun yorumunu haber ver, şüphesiz biz seni güzel davrananlardan görüyoruz" dedi.
Nahl 16:76
·
Kuran-ı Kerim
وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا رَّجُلَيۡنِ أَحَدُهُمَآ أَبۡكَمُ لَا يَقۡدِرُ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَهُوَ كَلٌّ عَلَىٰ مَوۡلَىٰهُ أَيۡنَمَا يُوَجِّههُّ لَا يَأۡتِ بِخَيۡرٍ هَلۡ يَسۡتَوِي هُوَ وَمَن يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَهُوَ عَلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Allah şu iki adamı da örnek verdi: Birisi dilsizdir, hiçbir şeye güç yetiremez ve o, Sahiplenenine bir yüktür; onu nereye yönlendirse bir hayır getirmez. O, adaletle emreden ve dosdoğru bir yol üzerinde olan kimse ile eşit olur mu?
İsra 17:23
·
Kuran-ı Kerim
۞وَقَضَىٰ رَبُّكَ أَلَّا تَعۡبُدُوٓاْ إِلَّآ إِيَّاهُ وَبِٱلۡوَٰلِدَيۡنِ إِحۡسَٰنًاۚ إِمَّا يَبۡلُغَنَّ عِندَكَ ٱلۡكِبَرَ أَحَدُهُمَآ أَوۡ كِلَاهُمَا فَلَا تَقُل لَّهُمَآ أُفّٖ وَلَا تَنۡهَرۡهُمَا وَقُل لَّهُمَا قَوۡلٗا كَرِيمٗا
Rabbin, sadece O'na kulluk etmenizi ve ana babaya iyilik etmenizi hükmetti. Eğer onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlılığa erişirse, onlara öf bile deme, onları azarlama ve onlara değerli söz söyle.
Örnek Ayetler (3)
Hud 11:81
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰلُوطُ إِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَن يَصِلُوٓاْ إِلَيۡكَۖ فَأَسۡرِ بِأَهۡلِكَ بِقِطۡعٖ مِّنَ ٱلَّيۡلِ وَلَا يَلۡتَفِتۡ مِنكُمۡ أَحَدٌ إِلَّا ٱمۡرَأَتَكَۖ إِنَّهُۥ مُصِيبُهَا مَآ أَصَابَهُمۡۚ إِنَّ مَوۡعِدَهُمُ ٱلصُّبۡحُۚ أَلَيۡسَ ٱلصُّبۡحُ بِقَرِيبٖ
"Ey Lut! Biz senin Rabbinin elçileriyiz; onlar sana asla ulaşamayacaklar. Gecenin bir vaktinde ailenle yola çık ve karın hariç içinizden hiç kimse arkasına bakmasın. Onların başına gelen onun da başına gelecektir. Onların buluşma zamanı sabahtır; sabah yakın değil mi?" dediler.
Beled 90:7
·
Kuran-ı Kerim
أَيَحۡسَبُ أَن لَّمۡ يَرَهُۥٓ أَحَدٌ
Onu kimsenin görmediğini mi sanıyor?
İhlas 112:1
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ هُوَ ٱللَّهُ أَحَدٌ
De ki: 'O Allah birdir.'
Örnek Ayetler (2)
İbrahim 14:48
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ تُبَدَّلُ ٱلۡأَرۡضُ غَيۡرَ ٱلۡأَرۡضِ وَٱلسَّمَٰوَٰتُۖ وَبَرَزُواْ لِلَّهِ ٱلۡوَٰحِدِ ٱلۡقَهَّارِ
Yerin başka bir yere, göklerin de başka göklere dönüştürüleceği gün; onlar Tek ve Ezen Allah'ın huzuruna çıkarlar.
Mü'min 40:16
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ هُم بَٰرِزُونَۖ لَا يَخۡفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِنۡهُمۡ شَيۡءٞۚ لِّمَنِ ٱلۡمُلۡكُ ٱلۡيَوۡمَۖ لِلَّهِ ٱلۡوَٰحِدِ ٱلۡقَهَّارِ
O gün onlar ortaya çıkarlar ve onlardan hiçbir şey Allah'a gizli kalmaz. Bugün egemenlik kimindir? Bir ve Ezen Allah'ındır.
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:78
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡعَزِيزُ إِنَّ لَهُۥٓ أَبٗا شَيۡخٗا كَبِيرٗا فَخُذۡ أَحَدَنَا مَكَانَهُۥٓۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
"Ey Üstün Olan! Onun çok yaşlı bir babası vardır; onun yerine birimizi al. Şüphesiz biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz" dediler.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:96
·
Kuran-ı Kerim
وَلَتَجِدَنَّهُمۡ أَحۡرَصَ ٱلنَّاسِ عَلَىٰ حَيَوٰةٖ وَمِنَ ٱلَّذِينَ أَشۡرَكُواْۚ يَوَدُّ أَحَدُهُمۡ لَوۡ يُعَمَّرُ أَلۡفَ سَنَةٖ وَمَا هُوَ بِمُزَحۡزِحِهِۦ مِنَ ٱلۡعَذَابِ أَن يُعَمَّرَۗ وَٱللَّهُ بَصِيرُۢ بِمَا يَعۡمَلُونَ
Onları hayata karşı insanların en hırslısı olarak bulursun; hatta ortak koşanlardan bile daha hırslıdırlar. Her biri bin yıl ömür sürsün ister. Oysa ömür sürülmesi onu azaptan uzaklaştıracak değildir. Allah yaptıklarını görendir.
Örnek Ayetler (1)
Zümer 39:45
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَحۡدَهُ ٱشۡمَأَزَّتۡ قُلُوبُ ٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِۖ وَإِذَا ذُكِرَ ٱلَّذِينَ مِن دُونِهِۦٓ إِذَا هُمۡ يَسۡتَبۡشِرُونَ
Allah tek başına anıldığında, ahirete güvenmeyenlerin kalpleri daralır. O'ndan başkaları anıldığında ise onlar hemen sevinirler.
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:41
·
Kuran-ı Kerim
يَٰصَٰحِبَيِ ٱلسِّجۡنِ أَمَّآ أَحَدُكُمَا فَيَسۡقِي رَبَّهُۥ خَمۡرٗاۖ وَأَمَّا ٱلۡأٓخَرُ فَيُصۡلَبُ فَتَأۡكُلُ ٱلطَّيۡرُ مِن رَّأۡسِهِۦۚ قُضِيَ ٱلۡأَمۡرُ ٱلَّذِي فِيهِ تَسۡتَفۡتِيَانِ
Ey zindan arkadaşlarım! Biriniz efendisine aklı örten içecek sunacak, diğeri ise asılacak ve kuşlar onun başından yiyecektir. Hakkında bilgi istediğiniz iş böylece karara bağlanmıştır.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:27
·
Kuran-ı Kerim
۞وَٱتۡلُ عَلَيۡهِمۡ نَبَأَ ٱبۡنَيۡ ءَادَمَ بِٱلۡحَقِّ إِذۡ قَرَّبَا قُرۡبَانٗا فَتُقُبِّلَ مِنۡ أَحَدِهِمَا وَلَمۡ يُتَقَبَّلۡ مِنَ ٱلۡأٓخَرِ قَالَ لَأَقۡتُلَنَّكَۖ قَالَ إِنَّمَا يَتَقَبَّلُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلۡمُتَّقِينَ
Onlara Adem'in iki oğlunun haberini gerçek ile oku; hani ikisi birer kurban sunmuştu da birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti. Biri dedi ki: Seni mutlaka öldüreceğim. Diğeri dedi ki: Allah sadece sakınanlardan kabul eder.
Örnek Ayetler (1)
Mümtehine 60:4
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ كَانَتۡ لَكُمۡ أُسۡوَةٌ حَسَنَةٞ فِيٓ إِبۡرَٰهِيمَ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ إِذۡ قَالُواْ لِقَوۡمِهِمۡ إِنَّا بُرَءَـٰٓؤُاْ مِنكُمۡ وَمِمَّا تَعۡبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ كَفَرۡنَا بِكُمۡ وَبَدَا بَيۡنَنَا وَبَيۡنَكُمُ ٱلۡعَدَٰوَةُ وَٱلۡبَغۡضَآءُ أَبَدًا حَتَّىٰ تُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ وَحۡدَهُۥٓ إِلَّا قَوۡلَ إِبۡرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ لَأَسۡتَغۡفِرَنَّ لَكَ وَمَآ أَمۡلِكُ لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن شَيۡءٖۖ رَّبَّنَا عَلَيۡكَ تَوَكَّلۡنَا وَإِلَيۡكَ أَنَبۡنَا وَإِلَيۡكَ ٱلۡمَصِيرُ
İbrahim'de ve onunla beraber olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: Biz sizden ve Allah'ın dışında kulluk ettiklerinizden uzağız. Sizi örttük. Siz tek başına Allah'a güveninceye kadar bizimle sizin aranızda ebedi bir düşmanlık ve nefret başlamıştır. Ancak İbrahim'in babasına Senin için mutlaka örtülme dileyeceğim, oysa Allah'tan gelecek hiçbir şeye senin için gücüm yetmez demesi hariçtir. Rabbimiz, Sana dayandık, Sana yöneldik ve dönüş yerimiz de ancak Sana'dır.