43
Kullanım
3
Lemma
12
Türev
19
Anlam
3 lemma, 12 türev form
Örnek Ayetler (5 / 13)
Ali İmran 3:55
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ قَالَ ٱللَّهُ يَٰعِيسَىٰٓ إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَجَاعِلُ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوكَ فَوۡقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِۖ ثُمَّ إِلَيَّ مَرۡجِعُكُمۡ فَأَحۡكُمُ بَيۡنَكُمۡ فِيمَا كُنتُمۡ فِيهِ تَخۡتَلِفُونَ
Allah demişti: 'Ey İsa, şüphesiz ben seni vefat ettireceğim, seni kendime yükselteceğim, seni örtenlerden arındıracağım ve sana uyanları kalkış gününe kadar örtenlerin üstünde kılacağım. Sonra dönüşünüz banadır, böylece içinde ayrılığa düştüğünüz şeylerde aranızda hükmedeceğim.'
Nisa 4:11
·
Kuran-ı Kerim
يُوصِيكُمُ ٱللَّهُ فِيٓ أَوۡلَٰدِكُمۡۖ لِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۚ فَإِن كُنَّ نِسَآءٗ فَوۡقَ ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۖ وَإِن كَانَتۡ وَٰحِدَةٗ فَلَهَا ٱلنِّصۡفُۚ وَلِأَبَوَيۡهِ لِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِن كَانَ لَهُۥ وَلَدٞۚ فَإِن لَّمۡ يَكُن لَّهُۥ وَلَدٞ وَوَرِثَهُۥٓ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ ٱلثُّلُثُۚ فَإِن كَانَ لَهُۥٓ إِخۡوَةٞ فَلِأُمِّهِ ٱلسُّدُسُۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِي بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍۗ ءَابَآؤُكُمۡ وَأَبۡنَآؤُكُمۡ لَا تَدۡرُونَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ لَكُمۡ نَفۡعٗاۚ فَرِيضَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا
Allah çocuklarınız hakkında size emreder: Erkek için iki dişinin payının misli vardır. Fakat eğer ikinin üzerinde kadınlar iseler, bıraktığı şeyin üçte ikisi onlar içindir. Ve eğer bir tane ise, yarısı onun içindir. Ve eğer onun bir çocuğu varsa, bıraktığı şeyden onun ana babası için, ikisinden her biri için altıda bir vardır. Fakat eğer onun bir çocuğu yoksa ve onun ana babası ona mirasçı olmuşsa, onun anası için üçte bir vardır. Fakat eğer onun kardeşleri varsa, vasiyet ettiği bir vasiyetten veya bir borçtan sonra onun anası için altıda bir vardır. Babalarınız ve oğullarınız, fayda bakımından hangisi size daha yakındır siz bilmezsiniz. Allah'tan bir farz olarak. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
En'am 6:18
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلۡقَاهِرُ فَوۡقَ عِبَادِهِۦۚ وَهُوَ ٱلۡحَكِيمُ ٱلۡخَبِيرُ
Ve O, kullarının üstünde Boyun Eğdirendir. Ve O, Hikmetlidir, Haberdardır.
En'am 6:61
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلۡقَاهِرُ فَوۡقَ عِبَادِهِۦۖ وَيُرۡسِلُ عَلَيۡكُمۡ حَفَظَةً حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءَ أَحَدَكُمُ ٱلۡمَوۡتُ تَوَفَّتۡهُ رُسُلُنَا وَهُمۡ لَا يُفَرِّطُونَ
Ve O, kullarının üzerinde Boyun Eğdirendir. Üzerinize koruyucular gönderir; sonunda birinize ölüm geldiği zaman elçilerimiz onu vefat ettirir ve onlar eksik bırakmazlar.
En'am 6:165
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِي جَعَلَكُمۡ خَلَـٰٓئِفَ ٱلۡأَرۡضِ وَرَفَعَ بَعۡضَكُمۡ فَوۡقَ بَعۡضٖ دَرَجَٰتٖ لِّيَبۡلُوَكُمۡ فِي مَآ ءَاتَىٰكُمۡۗ إِنَّ رَبَّكَ سَرِيعُ ٱلۡعِقَابِ وَإِنَّهُۥ لَغَفُورٞ رَّحِيمُۢ
Ve sizi yerin halifeleri kılan ve size verdiği şeyin içinde sizi sınamak için bazınızı bazınızın üzerine derecelerle yükselten O'dur. Şüphesiz senin Rabbin cezası hızlıdır ve şüphesiz O kesinlikle Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Maide 5:66
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ أَنَّهُمۡ أَقَامُواْ ٱلتَّوۡرَىٰةَ وَٱلۡإِنجِيلَ وَمَآ أُنزِلَ إِلَيۡهِم مِّن رَّبِّهِمۡ لَأَكَلُواْ مِن فَوۡقِهِمۡ وَمِن تَحۡتِ أَرۡجُلِهِمۚ مِّنۡهُمۡ أُمَّةٞ مُّقۡتَصِدَةٞۖ وَكَثِيرٞ مِّنۡهُمۡ سَآءَ مَا يَعۡمَلُونَ
Ve eğer onlar Tevrat'ı, İncil'i ve Rablerinden onlara indirileni ayakta tutsalardı, kesinlikle üstlerinden ve ayaklarının altından yerlerdi. Onlardan orta yollu bir topluluk vardır. Ve onlardan çoğunun yapıyor oldukları şey ne kötüdür.
A'raf 7:41
·
Kuran-ı Kerim
لَهُم مِّن جَهَنَّمَ مِهَادٞ وَمِن فَوۡقِهِمۡ غَوَاشٖۚ وَكَذَٰلِكَ نَجۡزِي ٱلظَّـٰلِمِينَ
Onlar için cehennemden bir döşek ve onların üstünden örtüler vardır; ve işte böyle zalimlere karşılık veririz.
Nahl 16:26
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ فَأَتَى ٱللَّهُ بُنۡيَٰنَهُم مِّنَ ٱلۡقَوَاعِدِ فَخَرَّ عَلَيۡهِمُ ٱلسَّقۡفُ مِن فَوۡقِهِمۡ وَأَتَىٰهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِنۡ حَيۡثُ لَا يَشۡعُرُونَ
Kesinlikle onlardan öncekiler tuzak kurmuştu; bunun üzerine Allah onların binalarına temellerinden geldi, böylece tavan üstlerinden onların üzerine çöktü ve azap onlara hissetmedikleri yerden geldi.
Nahl 16:50
·
Kuran-ı Kerim
يَخَافُونَ رَبَّهُم مِّن فَوۡقِهِمۡ وَيَفۡعَلُونَ مَا يُؤۡمَرُونَ۩
Üstlerinden Rablerinden korkarlar ve emredildikleri şeyi yaparlar.
Ankebut 29:55
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ يَغۡشَىٰهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِن فَوۡقِهِمۡ وَمِن تَحۡتِ أَرۡجُلِهِمۡ وَيَقُولُ ذُوقُواْ مَا كُنتُمۡ تَعۡمَلُونَ
Azabın onların üstünden ve ayaklarının altından onları kapladığı günü; ve der: 'Yapıyor olduğunuzu tadın.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Bakara 2:212
·
Kuran-ı Kerim
زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا وَيَسۡخَرُونَ مِنَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۘ وَٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ فَوۡقَهُمۡ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ وَٱللَّهُ يَرۡزُقُ مَن يَشَآءُ بِغَيۡرِ حِسَابٖ
Dünya hayatı örtenlere süslü gösterildi ve inananlarla alay ederler. Sakınanlar kalkış gününde onların üstündedir. Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.
A'raf 7:127
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلۡمَلَأُ مِن قَوۡمِ فِرۡعَوۡنَ أَتَذَرُ مُوسَىٰ وَقَوۡمَهُۥ لِيُفۡسِدُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَيَذَرَكَ وَءَالِهَتَكَۚ قَالَ سَنُقَتِّلُ أَبۡنَآءَهُمۡ وَنَسۡتَحۡيِۦ نِسَآءَهُمۡ وَإِنَّا فَوۡقَهُمۡ قَٰهِرُونَ
Ve Firavun'un kavminden ileri gelenler dedi: 'Yerde bozgunculuk yapsınlar ve seni ve senin ilahlarını bıraksın diye Musa'yı ve onun kavmini bırakacak mısın?' Dedi: 'Onların oğullarını katledeceğiz ve onların kadınlarını sağ bırakacağız; ve şüphesiz biz onların üzerinde ezenleriz.'
A'raf 7:171
·
Kuran-ı Kerim
۞وَإِذۡ نَتَقۡنَا ٱلۡجَبَلَ فَوۡقَهُمۡ كَأَنَّهُۥ ظُلَّةٞ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُۥ وَاقِعُۢ بِهِمۡ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱذۡكُرُواْ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ
Ve dağı onların üzerine sanki o bir gölgelikmiş gibi kaldırmıştık ve onun kendi üzerlerine düşeceği zannında bulunmuşlardı: 'Size verdiğimizi kuvvetle alın ve onun içindekileri hatırlayın, umulur ki sakınırsınız.'
Kaf 50:6
·
Kuran-ı Kerim
أَفَلَمۡ يَنظُرُوٓاْ إِلَى ٱلسَّمَآءِ فَوۡقَهُمۡ كَيۡفَ بَنَيۡنَٰهَا وَزَيَّنَّـٰهَا وَمَا لَهَا مِن فُرُوجٖ
Üzerlerindeki göğe doğru bakmadılar mı, onu nasıl bina ettik ve onu süsledik? Ve onun için hiçbir çatlak yoktur.
Mülk 67:19
·
Kuran-ı Kerim
أَوَلَمۡ يَرَوۡاْ إِلَى ٱلطَّيۡرِ فَوۡقَهُمۡ صَـٰٓفَّـٰتٖ وَيَقۡبِضۡنَۚ مَا يُمۡسِكُهُنَّ إِلَّا ٱلرَّحۡمَٰنُۚ إِنَّهُۥ بِكُلِّ شَيۡءِۭ بَصِيرٌ
Üzerlerindeki sıra sıra dizilmiş ve kapatan kuşlara bakmadılar mı? Onları Merhameti Bol Olandan başkası tutmuyor. Şüphesiz O, her şeyi Görendir.
Örnek Ayetler (2)
İbrahim 14:26
·
Kuran-ı Kerim
وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَبِيثَةٖ كَشَجَرَةٍ خَبِيثَةٍ ٱجۡتُثَّتۡ مِن فَوۡقِ ٱلۡأَرۡضِ مَا لَهَا مِن قَرَارٖ
Ve pis kelimenin örneği, yerin üstünden sökülmüş, hiçbir duruşu olmayan pis ağaç gibidir.
Hac 22:19
·
Kuran-ı Kerim
۞هَٰذَانِ خَصۡمَانِ ٱخۡتَصَمُواْ فِي رَبِّهِمۡۖ فَٱلَّذِينَ كَفَرُواْ قُطِّعَتۡ لَهُمۡ ثِيَابٞ مِّن نَّارٖ يُصَبُّ مِن فَوۡقِ رُءُوسِهِمُ ٱلۡحَمِيمُ
Bu ikisi Rableri hakkında hasımlaşan iki hasımdır. Bunun üzerine örten kimseler için ateşten giysiler kesildi; başlarının üstünden kaynar su dökülür.
Örnek Ayetler (2)
Mü'minun 23:17
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ خَلَقۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعَ طَرَآئِقَ وَمَا كُنَّا عَنِ ٱلۡخَلۡقِ غَٰفِلِينَ
Ve kesinlikle üstünüzde yedi yol yarattık ve biz yaratılandan habersizler değiliz.
Nebe 78:12
·
Kuran-ı Kerim
وَبَنَيۡنَا فَوۡقَكُمۡ سَبۡعٗا شِدَادٗا
Ve üzerinize yedi sağlam bina ettik.
Örnek Ayetler (2)
Zümer 39:20
·
Kuran-ı Kerim
لَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوۡاْ رَبَّهُمۡ لَهُمۡ غُرَفٞ مِّن فَوۡقِهَا غُرَفٞ مَّبۡنِيَّةٞ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُۖ وَعۡدَ ٱللَّهِ لَا يُخۡلِفُ ٱللَّهُ ٱلۡمِيعَادَ
'Fakat Rablerinden sakınan kimseler, onlar için odalar, üstlerinden bina edilmiş odalar vardır, altlarından ırmaklar akar. Allah'ın sözüdür; Allah sözü bozmaz.'
Fussilet 41:10
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِيَ مِن فَوۡقِهَا وَبَٰرَكَ فِيهَا وَقَدَّرَ فِيهَآ أَقۡوَٰتَهَا فِيٓ أَرۡبَعَةِ أَيَّامٖ سَوَآءٗ لِّلسَّآئِلِينَ
Ve onun üstünden onun içinde sabit dağlar yaptı, onun içini bereketli kıldı ve isteyenler için eşit olarak dört gün içinde onun gıdalarını ölçülendirdi.
Örnek Ayetler (1)
Nur 24:40
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَظُلُمَٰتٖ فِي بَحۡرٖ لُّجِّيّٖ يَغۡشَىٰهُ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ سَحَابٞۚ ظُلُمَٰتُۢ بَعۡضُهَا فَوۡقَ بَعۡضٍ إِذَآ أَخۡرَجَ يَدَهُۥ لَمۡ يَكَدۡ يَرَىٰهَاۗ وَمَن لَّمۡ يَجۡعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورٗا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ
Veya derin bir deniz içindeki karanlıklar gibidir; onu bir dalga kaplar, onun üstünden bir dalga, onun üstünden bir bulut. Onların bir kısmı bir kısmının üstünde karanlıklardır. Elini çıkardığı zaman neredeyse onu görmez. Ve Allah kime bir ışık yapmazsa, o halde onun için bir ışık yoktur.
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:63
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱذۡكُرُواْ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ
Ve sözleşmenizi almıştık ve üzerinize Tur'u yükseltmiştik: 'Size verdiğimizi kuvvetle alın ve içindekini hatırlayın, umulur ki siz sakınırsınız.'
Bakara 2:93
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱسۡمَعُواْۖ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَأُشۡرِبُواْ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلۡعِجۡلَ بِكُفۡرِهِمۡۚ قُلۡ بِئۡسَمَا يَأۡمُرُكُم بِهِۦٓ إِيمَٰنُكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Ve hani sözünüzü almıştık ve dağı üzerinize kaldırmıştık: 'Size verdiğimiz şeyi kuvvetle alın ve işitin.' Dediler: 'İşittik ve isyan ettik.' Ve örtmeleri sebebiyle kalplerinin içine buzağı içirildiler. De ki: 'Eğer inananlar idiyseniz, inancınızın size onu emrettiği şey ne kötüdür!'
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:65
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ هُوَ ٱلۡقَادِرُ عَلَىٰٓ أَن يَبۡعَثَ عَلَيۡكُمۡ عَذَابٗا مِّن فَوۡقِكُمۡ أَوۡ مِن تَحۡتِ أَرۡجُلِكُمۡ أَوۡ يَلۡبِسَكُمۡ شِيَعٗا وَيُذِيقَ بَعۡضَكُم بَأۡسَ بَعۡضٍۗ ٱنظُرۡ كَيۡفَ نُصَرِّفُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّهُمۡ يَفۡقَهُونَ
De ki: 'O, üstünüzden veya ayaklarınızın altından üzerinize bir azap göndermeye veya sizi gruplar halinde karıştırmaya ve bazınıza bazınızın şiddetini tattırmaya Güç Yetirendir.' Bak, umulur ki anlarlar diye ayetleri nasıl çeviriyoruz.
Ahzab 33:10
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ جَآءُوكُم مِّن فَوۡقِكُمۡ وَمِنۡ أَسۡفَلَ مِنكُمۡ وَإِذۡ زَاغَتِ ٱلۡأَبۡصَٰرُ وَبَلَغَتِ ٱلۡقُلُوبُ ٱلۡحَنَاجِرَ وَتَظُنُّونَ بِٱللَّهِ ٱلظُّنُونَا۠
Hani üstünüzden ve sizden daha aşağıdan size gelmişlerdi. Ve hani görüşler kaymıştı ve kalpler gırtlaklara ulaşmıştı ve Allah hakkında zanlarda bulunuyordunuz.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:154
·
Kuran-ı Kerim
وَرَفَعۡنَا فَوۡقَهُمُ ٱلطُّورَ بِمِيثَٰقِهِمۡ وَقُلۡنَا لَهُمُ ٱدۡخُلُواْ ٱلۡبَابَ سُجَّدٗا وَقُلۡنَا لَهُمۡ لَا تَعۡدُواْ فِي ٱلسَّبۡتِ وَأَخَذۡنَا مِنۡهُم مِّيثَٰقًا غَلِيظٗا
Ve sözleşmeleri sebebiyle dağı onların üzerine kaldırdık ve onlara 'Kapıdan secde ederek girin' dedik. Ve onlara 'Şabat hakkında sınırı aşmayın' dedik ve onlardan ağır bir sözleşme aldık.
Örnek Ayetler (1)
Yusuf 12:76
·
Kuran-ı Kerim
فَبَدَأَ بِأَوۡعِيَتِهِمۡ قَبۡلَ وِعَآءِ أَخِيهِ ثُمَّ ٱسۡتَخۡرَجَهَا مِن وِعَآءِ أَخِيهِۚ كَذَٰلِكَ كِدۡنَا لِيُوسُفَۖ مَا كَانَ لِيَأۡخُذَ أَخَاهُ فِي دِينِ ٱلۡمَلِكِ إِلَّآ أَن يَشَآءَ ٱللَّهُۚ نَرۡفَعُ دَرَجَٰتٖ مَّن نَّشَآءُۗ وَفَوۡقَ كُلِّ ذِي عِلۡمٍ عَلِيمٞ
Bunun üzerine kardeşinin kabından önce onların kaplarından başladı. Sonra onu kardeşinin kabından çıkardı. Böylece Yusuf için plan yaptık. Allah'ın dilemesi hariç, kralın dininin içinde kardeşini alacak değildi. Dilediğimiz kimseyi derecelerle yükseltiriz. Ve her bilgi sahibinin üstünde bir Bilen vardır.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:26
·
Kuran-ı Kerim
۞إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَسۡتَحۡيِۦٓ أَن يَضۡرِبَ مَثَلٗا مَّا بَعُوضَةٗ فَمَا فَوۡقَهَاۚ فَأَمَّا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ فَيَعۡلَمُونَ أَنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّهِمۡۖ وَأَمَّا ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ فَيَقُولُونَ مَاذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِهَٰذَا مَثَلٗاۘ يُضِلُّ بِهِۦ كَثِيرٗا وَيَهۡدِي بِهِۦ كَثِيرٗاۚ وَمَا يُضِلُّ بِهِۦٓ إِلَّا ٱلۡفَٰسِقِينَ
Şüphesiz Allah herhangi bir sivrisinek veya onun üstündeki şeyi bir örnek vermekten çekinmez. Bunun üzerine inanan kimseler, şüphesiz onun Rablerinden gelen gerçek olduğunu bilirler. Ve örten kimseler, 'Allah bir örnek olarak bununla ne istedi?' derler. Onunla çoğunu saptırır ve onunla çoğuna yol gösterir. Ve onunla yoldan çıkanlardan başkasını saptırmaz.
Örnek Ayetler (1)
Şura 42:5
·
Kuran-ı Kerim
تَكَادُ ٱلسَّمَٰوَٰتُ يَتَفَطَّرۡنَ مِن فَوۡقِهِنَّۚ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ يُسَبِّحُونَ بِحَمۡدِ رَبِّهِمۡ وَيَسۡتَغۡفِرُونَ لِمَن فِي ٱلۡأَرۡضِۗ أَلَآ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ
Gökler neredeyse onların üstlerinden çatlayacaklar. Ve melekler Rablerinin övgüsüyle uzak tutarlar ve yerin içindeki kimseler için örtülme isterler. Dikkat edin, şüphesiz Allah, O Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Örnek Ayetler (1)
A'raf 7:143
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا جَآءَ مُوسَىٰ لِمِيقَٰتِنَا وَكَلَّمَهُۥ رَبُّهُۥ قَالَ رَبِّ أَرِنِيٓ أَنظُرۡ إِلَيۡكَۚ قَالَ لَن تَرَىٰنِي وَلَٰكِنِ ٱنظُرۡ إِلَى ٱلۡجَبَلِ فَإِنِ ٱسۡتَقَرَّ مَكَانَهُۥ فَسَوۡفَ تَرَىٰنِيۚ فَلَمَّا تَجَلَّىٰ رَبُّهُۥ لِلۡجَبَلِ جَعَلَهُۥ دَكّٗا وَخَرَّ مُوسَىٰ صَعِقٗاۚ فَلَمَّآ أَفَاقَ قَالَ سُبۡحَٰنَكَ تُبۡتُ إِلَيۡكَ وَأَنَا۠ أَوَّلُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve Musa süremize geldiğinde ve Rabbi onunla konuştuğunda dedi: 'Rabbim, bana göster, Sana bakayım.' Dedi: 'Beni kesinlikle göremezsin, fakat dağa bak; eğer yerinde durursa o zaman beni göreceksin.' Fakat Rabbi dağa açığa çıktığında onu paramparça yaptı ve Musa baygın düştü. Fakat ayıldığında dedi: 'Sen uzaksın, Sana döndüm ve ben inananların ilkiyim.'