Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ف ص ل

f-s-l — Kök Analizi

ف ص ل

43

Kullanım

9

Lemma

13

Türev

38

Anlam

9 lemma, 13 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱلۡفَصۡلِ

Lemma

el-fasli

ayırma, ayırma, bölüm, hüküm

İsim
7

وَفَصۡلَ

ve-fasle

ve ayırma, ayırma, bölme, hüküm

İsim
1

فَصۡلٞ

faslun

ayırma, ayırma, hüküm, ayrım

Sıfat
1

نُفَصِّلُ

Lemma

nufassilu

ayırırız, ayırmak, bölmek, açıklamak

Fiil
5

Örnek Ayetler (5)

En'am 6:55

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ وَلِتَسۡتَبِينَ سَبِيلُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ

Ve işte böyle ayetleri ayrıntılı açıklıyoruz ve suçluların yolu açıkça belli olsun diye.

A'raf 7:32

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ مَنۡ حَرَّمَ زِينَةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِيٓ أَخۡرَجَ لِعِبَادِهِۦ وَٱلطَّيِّبَٰتِ مِنَ ٱلرِّزۡقِۚ قُلۡ هِيَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا خَالِصَةٗ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ

De ki: 'Allah'ın kulları için çıkardığı süsünü ve rızıktan temizleri kim haram kıldı?' De ki: 'Onlar dünya hayatında inanan kimseler içindir, kalkış günü arındırılmış olarak.' İşte böyle ayetleri bilen bir topluluk için ayrıntılı açıklarız.

A'raf 7:174

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ وَلَعَلَّهُمۡ يَرۡجِعُونَ

Ve işte böyle ayetleri ayrıntılı açıklıyoruz ve umulur ki dönerler.

Yunus 10:24

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّمَا مَثَلُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا كَمَآءٍ أَنزَلۡنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخۡتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلۡأَرۡضِ مِمَّا يَأۡكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلۡأَنۡعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلۡأَرۡضُ زُخۡرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتۡ وَظَنَّ أَهۡلُهَآ أَنَّهُمۡ قَٰدِرُونَ عَلَيۡهَآ أَتَىٰهَآ أَمۡرُنَا لَيۡلًا أَوۡ نَهَارٗا فَجَعَلۡنَٰهَا حَصِيدٗا كَأَن لَّمۡ تَغۡنَ بِٱلۡأَمۡسِۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَتَفَكَّرُونَ

Dünya hayatının örneği ancak gökten indirdiğimiz bir su gibidir; bunun üzerine insanların ve hayvanların yediği şeyden yerin bitkisi onunla karıştı. Yer onun süsünü aldığı ve süslendiği ve onun halkı onun üzerine güç yetirenler oldukları zannında bulunduğu zaman, gece veya gündüz ona emrimiz geldi; bunun üzerine sanki dün bulunmamış gibi onu biçilmiş kıldık. Böylece düşünen bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.

Rum 30:28

·

Kuran-ı Kerim

ضَرَبَ لَكُم مَّثَلٗا مِّنۡ أَنفُسِكُمۡۖ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِي مَا رَزَقۡنَٰكُمۡ فَأَنتُمۡ فِيهِ سَوَآءٞ تَخَافُونَهُمۡ كَخِيفَتِكُمۡ أَنفُسَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ

Size nefslerinizden bir örnek verdi: Sizi rızıklandırdığımız şeyde sağ ellerinizin sahip olduklarından sizin için ortaklar var mı ki onda eşit olasınız, nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkasınız? İşte böyle akleden bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.

فَصَّلۡنَا

fassalna

ayırdık, ayırmak, bölümlere ayırmak, detaylandırmak

Fiil
3

فُصِّلَتۡ

fussilet

ayrıldı, ayırmak, bölmek, açıklamak

Fiil
3

فَصَّلۡنَٰهُ

fassalnahu

ayırdık onu, ayırmak, bölümlere ayırmak, açıklamak

Fiil
2

يُفَصِّلُ

yufassilu

ayırır, ayırmak, bölmek, açıklamak

Fiil
2

وَنُفَصِّلُ

ve-nufassilu

ve ayırırız, ayırmak, açıklamak, detaylandırmak

Fiil
1

فَصَّلَ

fassala

ayırdı, ayırmak, bölmek, açıklamak

Fiil
1

يَفۡصِلُ

Lemma

yefsilu

ayırır, ayırmak, bölmek, hüküm vermek

Fiil
3

فَصَلَ

fesele

ayırdı, ayırmak, bölmek, hüküm vermek

Fiil
1

فَصَلَتِ

fesalet

ayırdı, ayırmak, bölmek, yola çıkmak

Fiil
1

وَتَفۡصِيلٗا

Lemma

ve-tafsilen

ve ayırma, ayırma, bölümlere ayırma, açıklama

İsim
2

وَتَفۡصِيلَ

ve-tafsile

ve ayırma, ayırma, bölümlere ayırma, açıklama

İsim
2

تَفۡصِيلٗا

tafsilen

ayırma, ayırma, bölümlere ayırma, detaylandırma

İsim
1

وَفِصَٰلُهُۥ

Lemma

ve-fisaluhu

ve ayırması, ayırma, sütten kesme, bölme

İsim
2

فِصَالًا

fisalen

ayırmayı, ayırma, sütten kesme, hüküm verme

İsim
1

وَفَصِيلَتِهِ

Lemma

ve-fasiletihi

ve alt soyunun, ayırma, kabile, alt soy

İsim
1

مُفَصَّلٗا

Lemma

mufassalen

ayrılmış, ayrılmış, bölümlenmiş, açıklanmış

İsim
1

ٱلۡفَصۡلِ

Lemma

el-fasliayırma

7

وَفَصۡلَ

ve-fasleve ayırma

1

فَصۡلٞ

faslunayırma

1

نُفَصِّلُ

Lemma

nufassiluayırırız

5

Örnek Ayetler (5)

En'am 6:55

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ وَلِتَسۡتَبِينَ سَبِيلُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ

Ve işte böyle ayetleri ayrıntılı açıklıyoruz ve suçluların yolu açıkça belli olsun diye.

A'raf 7:32

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ مَنۡ حَرَّمَ زِينَةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِيٓ أَخۡرَجَ لِعِبَادِهِۦ وَٱلطَّيِّبَٰتِ مِنَ ٱلرِّزۡقِۚ قُلۡ هِيَ لِلَّذِينَ ءَامَنُواْ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا خَالِصَةٗ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۗ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ

De ki: 'Allah'ın kulları için çıkardığı süsünü ve rızıktan temizleri kim haram kıldı?' De ki: 'Onlar dünya hayatında inanan kimseler içindir, kalkış günü arındırılmış olarak.' İşte böyle ayetleri bilen bir topluluk için ayrıntılı açıklarız.

A'raf 7:174

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ وَلَعَلَّهُمۡ يَرۡجِعُونَ

Ve işte böyle ayetleri ayrıntılı açıklıyoruz ve umulur ki dönerler.

Yunus 10:24

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّمَا مَثَلُ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا كَمَآءٍ أَنزَلۡنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخۡتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلۡأَرۡضِ مِمَّا يَأۡكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلۡأَنۡعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلۡأَرۡضُ زُخۡرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتۡ وَظَنَّ أَهۡلُهَآ أَنَّهُمۡ قَٰدِرُونَ عَلَيۡهَآ أَتَىٰهَآ أَمۡرُنَا لَيۡلًا أَوۡ نَهَارٗا فَجَعَلۡنَٰهَا حَصِيدٗا كَأَن لَّمۡ تَغۡنَ بِٱلۡأَمۡسِۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَتَفَكَّرُونَ

Dünya hayatının örneği ancak gökten indirdiğimiz bir su gibidir; bunun üzerine insanların ve hayvanların yediği şeyden yerin bitkisi onunla karıştı. Yer onun süsünü aldığı ve süslendiği ve onun halkı onun üzerine güç yetirenler oldukları zannında bulunduğu zaman, gece veya gündüz ona emrimiz geldi; bunun üzerine sanki dün bulunmamış gibi onu biçilmiş kıldık. Böylece düşünen bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.

Rum 30:28

·

Kuran-ı Kerim

ضَرَبَ لَكُم مَّثَلٗا مِّنۡ أَنفُسِكُمۡۖ هَل لَّكُم مِّن مَّا مَلَكَتۡ أَيۡمَٰنُكُم مِّن شُرَكَآءَ فِي مَا رَزَقۡنَٰكُمۡ فَأَنتُمۡ فِيهِ سَوَآءٞ تَخَافُونَهُمۡ كَخِيفَتِكُمۡ أَنفُسَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡقِلُونَ

Size nefslerinizden bir örnek verdi: Sizi rızıklandırdığımız şeyde sağ ellerinizin sahip olduklarından sizin için ortaklar var mı ki onda eşit olasınız, nefslerinizden korktuğunuz gibi onlardan korkasınız? İşte böyle akleden bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.

فَصَّلۡنَا

fassalnaayırdık

3

فُصِّلَتۡ

fussiletayrıldı

3

فَصَّلۡنَٰهُ

fassalnahuayırdık onu

2

يُفَصِّلُ

yufassiluayırır

2

وَنُفَصِّلُ

ve-nufassiluve ayırırız

1

فَصَّلَ

fassalaayırdı

1

يَفۡصِلُ

Lemma

yefsiluayırır

3

فَصَلَ

feseleayırdı

1

فَصَلَتِ

fesaletayırdı

1

وَتَفۡصِيلٗا

Lemma

ve-tafsilenve ayırma

2

وَتَفۡصِيلَ

ve-tafsileve ayırma

2

تَفۡصِيلٗا

tafsilenayırma

1

وَفِصَٰلُهُۥ

Lemma

ve-fisaluhuve ayırması

2

فِصَالًا

fisalenayırmayı

1

وَفَصِيلَتِهِ

Lemma

ve-fasiletihive alt soyunun

1

مُفَصَّلٗا

Lemma

mufassalenayrılmış

1