77
Kullanım
5
Lemma
47
Türev
55
Anlam
5 lemma, 47 türev form
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:266
·
Kuran-ı Kerim
أَيَوَدُّ أَحَدُكُمۡ أَن تَكُونَ لَهُۥ جَنَّةٞ مِّن نَّخِيلٖ وَأَعۡنَابٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ لَهُۥ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَأَصَابَهُ ٱلۡكِبَرُ وَلَهُۥ ذُرِّيَّةٞ ضُعَفَآءُ فَأَصَابَهَآ إِعۡصَارٞ فِيهِ نَارٞ فَٱحۡتَرَقَتۡۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَتَفَكَّرُونَ
Sizden biri ister mi ki onun hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçesi olsun, altından nehirler akan; onun içinde onun için her ürünlerden vardır ve ona yaşlılık isabet etmiştir ve onun zayıf bir soyu vardır. Böylece ona içinde ateş olan bir kasırga isabet eder, böylece yanar. Düşünürsünüz diye Allah ayetleri size böylece açıklar.
Örnek Ayetler (1)
Ali İmran 3:120
·
Kuran-ı Kerim
إِن تَمۡسَسۡكُمۡ حَسَنَةٞ تَسُؤۡهُمۡ وَإِن تُصِبۡكُمۡ سَيِّئَةٞ يَفۡرَحُواْ بِهَاۖ وَإِن تَصۡبِرُواْ وَتَتَّقُواْ لَا يَضُرُّكُمۡ كَيۡدُهُمۡ شَيۡـًٔاۗ إِنَّ ٱللَّهَ بِمَا يَعۡمَلُونَ مُحِيطٞ
Eğer size bir iyilik dokunursa onları üzer ve eğer size bir kötülük isabet ederse onunla sevinirler. Ve eğer sabrederseniz ve sakınırsanız, onların tuzağı size hiçbir şeyle zarar vermez. Şüphesiz Allah onların yaptıklarını Kuşatandır.
Örnek Ayetler (1)
Zümer 39:51
·
Kuran-ı Kerim
فَأَصَابَهُمۡ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواْۚ وَٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ مِنۡ هَـٰٓؤُلَآءِ سَيُصِيبُهُمۡ سَيِّـَٔاتُ مَا كَسَبُواْ وَمَا هُم بِمُعۡجِزِينَ
Bunun üzerine kazandıklarının kötülükleri onlara isabet etti. Ve bunlardan zulmedenlere de kazandıklarının kötülükleri isabet edecektir. Ve onlar aciz bırakacak değillerdir.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:156
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ إِذَآ أَصَٰبَتۡهُم مُّصِيبَةٞ قَالُوٓاْ إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّآ إِلَيۡهِ رَٰجِعُونَ
Onlara bir musibet isabet ettiği zaman: 'Şüphesiz biz Allah'ınız ve şüphesiz biz ona dönenleriz' diyen kimseler.
Ali İmran 3:165
·
Kuran-ı Kerim
أَوَلَمَّآ أَصَٰبَتۡكُم مُّصِيبَةٞ قَدۡ أَصَبۡتُم مِّثۡلَيۡهَا قُلۡتُمۡ أَنَّىٰ هَٰذَاۖ قُلۡ هُوَ مِنۡ عِندِ أَنفُسِكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ
Kesinlikle siz onun iki katını isabet ettirmişken, size bir musibet isabet ettiğinde mi: 'Bu nereden?' dediniz. De ki: 'O sizin nefslerinizin katındandır.' Şüphesiz Allah her şeye Güç Yetiren'dir.
Nisa 4:72
·
Kuran-ı Kerim
وَإِنَّ مِنكُمۡ لَمَن لَّيُبَطِّئَنَّ فَإِنۡ أَصَٰبَتۡكُم مُّصِيبَةٞ قَالَ قَدۡ أَنۡعَمَ ٱللَّهُ عَلَيَّ إِذۡ لَمۡ أَكُن مَّعَهُمۡ شَهِيدٗا
Ve şüphesiz sizden kesinlikle ağır davranan kimse vardır. Eğer size bir musibet isabet ederse der ki: 'Onlarla beraber tanık olmadığım için Allah bana kesinlikle nimet verdi.'
Örnek Ayetler (2)
Şura 42:30
·
Kuran-ı Kerim
وَمَآ أَصَٰبَكُم مِّن مُّصِيبَةٖ فَبِمَا كَسَبَتۡ أَيۡدِيكُمۡ وَيَعۡفُواْ عَن كَثِيرٖ
Ve size bir musibetten ne isabet ettiyse, ellerinizin kazandığı şey sebebiyledir. Ve birçoğunu bağışlar.
Hadid 57:22
·
Kuran-ı Kerim
مَآ أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٖ فِي ٱلۡأَرۡضِ وَلَا فِيٓ أَنفُسِكُمۡ إِلَّا فِي كِتَٰبٖ مِّن قَبۡلِ أَن نَّبۡرَأَهَآۚ إِنَّ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرٞ
Yerde ve nefslerinizde hiçbir musibet isabet etmedi ki, onu yaratmamızdan önce bir kitapta olmasın. Şüphesiz bu Allah'a kolaydır.
Örnek Ayetler (2)
Nisa 4:62
·
Kuran-ı Kerim
فَكَيۡفَ إِذَآ أَصَٰبَتۡهُم مُّصِيبَةُۢ بِمَا قَدَّمَتۡ أَيۡدِيهِمۡ ثُمَّ جَآءُوكَ يَحۡلِفُونَ بِٱللَّهِ إِنۡ أَرَدۡنَآ إِلَّآ إِحۡسَٰنٗا وَتَوۡفِيقًا
Onların ellerinin öne sürdüğü sebebiyle onlara bir musibet isabet ettiği, sonra 'biz bir iyilik ve bir uyum hariç istemedik' diye Allah'a yemin ederek sana geldikleri zaman nasıl olacak?
Kasas 28:47
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡلَآ أَن تُصِيبَهُم مُّصِيبَةُۢ بِمَا قَدَّمَتۡ أَيۡدِيهِمۡ فَيَقُولُواْ رَبَّنَا لَوۡلَآ أَرۡسَلۡتَ إِلَيۡنَا رَسُولٗا فَنَتَّبِعَ ءَايَٰتِكَ وَنَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve ellerinin öne sürdükleri sebebiyle onlara bir musibet isabet ettiğinde: 'Rabbimiz, bize bir resul gönderseydin de Senin ayetlerine uysaydık ve inananlardan olsaydık' dememeleri olmasaydı.
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:50
·
Kuran-ı Kerim
إِن تُصِبۡكَ حَسَنَةٞ تَسُؤۡهُمۡۖ وَإِن تُصِبۡكَ مُصِيبَةٞ يَقُولُواْ قَدۡ أَخَذۡنَآ أَمۡرَنَا مِن قَبۡلُ وَيَتَوَلَّواْ وَّهُمۡ فَرِحُونَ
Eğer sana iyilik isabet ederse onları üzer. Ve eğer sana musibet isabet ederse derler: 'Kesinlikle biz işimizi önceden aldık.' Ve onlar sevinerek dönerler.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:106
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ شَهَٰدَةُ بَيۡنِكُمۡ إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمُ ٱلۡمَوۡتُ حِينَ ٱلۡوَصِيَّةِ ٱثۡنَانِ ذَوَا عَدۡلٖ مِّنكُمۡ أَوۡ ءَاخَرَانِ مِنۡ غَيۡرِكُمۡ إِنۡ أَنتُمۡ ضَرَبۡتُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَأَصَٰبَتۡكُم مُّصِيبَةُ ٱلۡمَوۡتِۚ تَحۡبِسُونَهُمَا مِنۢ بَعۡدِ ٱلصَّلَوٰةِ فَيُقۡسِمَانِ بِٱللَّهِ إِنِ ٱرۡتَبۡتُمۡ لَا نَشۡتَرِي بِهِۦ ثَمَنٗا وَلَوۡ كَانَ ذَا قُرۡبَىٰ وَلَا نَكۡتُمُ شَهَٰدَةَ ٱللَّهِ إِنَّآ إِذٗا لَّمِنَ ٱلۡأٓثِمِينَ
Ey inananlar! Birinize ölüm geldiği zaman, vasiyet zamanında aranızdaki tanıklık sizden adalet sahibi iki kişidir; veya eğer siz yeryüzünde yolculuğa çıkarsanız da ölüm musibeti size isabet ederse, sizin dışınızdan başka iki kişidir. Eğer şüphe ederseniz, o ikisini salattan sonra tutarsınız, bunun üzerine Allah'a yemin ederler: 'Yakınlık sahibi olsa bile onun karşılığında bir bedel satın almayız ve Allah'ın tanıklığını gizlemeyiz; şüphesiz biz o zaman günahkarlardan oluruz.'
Örnek Ayetler (1)
Tegabun 64:11
·
Kuran-ı Kerim
مَآ أَصَابَ مِن مُّصِيبَةٍ إِلَّا بِإِذۡنِ ٱللَّهِۗ وَمَن يُؤۡمِنۢ بِٱللَّهِ يَهۡدِ قَلۡبَهُۥۚ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٞ
Allah'ın izni hariç hiçbir musibet isabet etmedi. Ve kim Allah'a inanırsa, onun kalbine yol gösterir. Ve Allah her şeyi Bilendir.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:19
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَصَيِّبٖ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فِيهِ ظُلُمَٰتٞ وَرَعۡدٞ وَبَرۡقٞ يَجۡعَلُونَ أَصَٰبِعَهُمۡ فِيٓ ءَاذَانِهِم مِّنَ ٱلصَّوَٰعِقِ حَذَرَ ٱلۡمَوۡتِۚ وَٱللَّهُ مُحِيطُۢ بِٱلۡكَٰفِرِينَ
Veya gökten gelen bir sağanak gibidir, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek vardır. Ölüm korkusuyla yıldırımlardan dolayı parmaklarını kulaklarının içine koyarlar. Ve Allah örtenleri kuşatandır.
Örnek Ayetler (1)
Nebe 78:38
·
Kuran-ı Kerim
يَوۡمَ يَقُومُ ٱلرُّوحُ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ صَفّٗاۖ لَّا يَتَكَلَّمُونَ إِلَّا مَنۡ أَذِنَ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ وَقَالَ صَوَابٗا
Ruhun ve meleklerin saf halinde durduğu gün; Merhameti Bol Olan'ın kendisine izin verdiği ve doğruyu söyleyen kimse hariç konuşmazlar.
Örnek Ayetler (1)
Hud 11:81
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰلُوطُ إِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَن يَصِلُوٓاْ إِلَيۡكَۖ فَأَسۡرِ بِأَهۡلِكَ بِقِطۡعٖ مِّنَ ٱلَّيۡلِ وَلَا يَلۡتَفِتۡ مِنكُمۡ أَحَدٌ إِلَّا ٱمۡرَأَتَكَۖ إِنَّهُۥ مُصِيبُهَا مَآ أَصَابَهُمۡۚ إِنَّ مَوۡعِدَهُمُ ٱلصُّبۡحُۚ أَلَيۡسَ ٱلصُّبۡحُ بِقَرِيبٖ
Dediler ki: 'Ey Lut, şüphesiz biz senin Rabbinin resulleriyiz, sana asla ulaşamayacaklar. Bunun üzerine geceden bir bölümde aileni gece yürüt ve senin karın hariç sizden hiç kimse dönüp bakmasın. Şüphesiz onlara isabet eden şey ona isabet edicidir. Şüphesiz onların buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?'