Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ص ب ح

s-b-x — Kök Analizi

ص ب ح

45

Kullanım

7

Lemma

18

Türev

43

Anlam

7 lemma, 18 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَأَصۡبَحُواْ

Lemma

fe-asbahu

ve sabahladılar, sabahlamak, sabah vaktine girmek, dönüşmek, olmak

Fiil
9

فَأَصۡبَحَ

fe-asbaha

ve sabahladı, sabahlamak, sabah vaktine girmek, olmak, dönüşmek

Fiil
5

Örnek Ayetler (5)

Maide 5:30

·

Kuran-ı Kerim

فَطَوَّعَتۡ لَهُۥ نَفۡسُهُۥ قَتۡلَ أَخِيهِ فَقَتَلَهُۥ فَأَصۡبَحَ مِنَ ٱلۡخَٰسِرِينَ

Böylece nefsi ona kardeşini katletmeyi kolaylaştırdı, böylece onu katletti, böylece kaybedenlerden oldu.

Maide 5:31

·

Kuran-ı Kerim

فَبَعَثَ ٱللَّهُ غُرَابٗا يَبۡحَثُ فِي ٱلۡأَرۡضِ لِيُرِيَهُۥ كَيۡفَ يُوَٰرِي سَوۡءَةَ أَخِيهِۚ قَالَ يَٰوَيۡلَتَىٰٓ أَعَجَزۡتُ أَنۡ أَكُونَ مِثۡلَ هَٰذَا ٱلۡغُرَابِ فَأُوَٰرِيَ سَوۡءَةَ أَخِيۖ فَأَصۡبَحَ مِنَ ٱلنَّـٰدِمِينَ

Böylece Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. Dedi: 'Ey vah bana, bu karga gibi olmaktan, böylece kardeşimin cesedini örtmekten aciz mi oldum?' Böylece pişman olanlardan oldu.

Kehf 18:42

·

Kuran-ı Kerim

وَأُحِيطَ بِثَمَرِهِۦ فَأَصۡبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيۡهِ عَلَىٰ مَآ أَنفَقَ فِيهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي لَمۡ أُشۡرِكۡ بِرَبِّيٓ أَحَدٗا

Ve onun ürünü kuşatıldı. Bunun üzerine onda harcadığı şeye iki avucunu çevirir oldu ve o çardaklarının üzerine çökmüştür. Ve der: 'Keşke ben Rabbime hiç kimseyi ortak etmeseydim.'

Kehf 18:45

·

Kuran-ı Kerim

وَٱضۡرِبۡ لَهُم مَّثَلَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا كَمَآءٍ أَنزَلۡنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخۡتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلۡأَرۡضِ فَأَصۡبَحَ هَشِيمٗا تَذۡرُوهُ ٱلرِّيَٰحُۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ مُّقۡتَدِرًا

Ve onlara dünya hayatının örneğini vur. Gökten onu indirdiğimiz bir su gibidir, böylece yerin bitkisi onunla karıştı, sonra rüzgarların onu savurduğu kuru bir çöp oldu. Ve Allah her şey üzerine Güçlüdür.

Kasas 28:18

·

Kuran-ı Kerim

فَأَصۡبَحَ فِي ٱلۡمَدِينَةِ خَآئِفٗا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا ٱلَّذِي ٱسۡتَنصَرَهُۥ بِٱلۡأَمۡسِ يَسۡتَصۡرِخُهُۥۚ قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰٓ إِنَّكَ لَغَوِيّٞ مُّبِينٞ

Böylece şehirde korkan, gözetleyen biri oldu. Bir de ne görsün, dün ondan yardım isteyen kimse ona feryat ediyor. Musa ona dedi: 'Şüphesiz sen apaçık azgınsın.'

وَأَصۡبَحَ

ve-asbaha

ve sabahladı, sabahlamak, olmak, dönüşmek

Fiil
2

فَأَصۡبَحۡتُم

fe-asbahtum

ve sabahladınız, sabahlamak, dönüşmek, olmak

Fiil
2

يُصۡبِحَ

yusbiha

sabahlar, sabahlamak, olmak, dönüşmek

Fiil
1

فَتُصۡبِحُواْ

fe-tusbihu

ve sabahlarsınız, sabahlamak, haline gelmek, olmak

Fiil
1

فَتُصۡبِحَ

fe-tusbiha

ve sabahlar, sabahlamak, olmak, dönüşmek

Fiil
1

تُصۡبِحُونَ

tusbihune

sabahlarsınız, sabahlamak, uyanmak, olmak

Fiil
1

لَّيُصۡبِحُنَّ

le-yusbihunne

elbette sabahlayacaklar, sabahlamak, olmak, dönüşmek

Fiil
1

أَصۡبَحُواْ

asbahu

sabahladılar, sabahlamak, olmak, dönüşmek

Fiil
1

أَصۡبَحَ

asbaha

parladı, parlamak, sabahlamak, olmak

Fiil
1

فَأَصۡبَحَتۡ

fe-asbahet

ve parladı, parlamak, sabahlamak, olmak

Fiil
1

فَتُصۡبِحُ

fe-tusbihu

ve sabahlarsın, sabahlamak, dönüşmek, olmak

Fiil
1

فَيُصۡبِحُواْ

fe-yusbihu

ve sabahlarlar, sabahlamak, dönüşmek, olmak

Fiil
1

مُصۡبِحِينَ

Lemma

musbihine

sabahlayanlar, sabahlamak, sabaha erişmek, aydınlanmak

İsim
3

مُّصۡبِحِينَ

musbihine

sabahlayan, sabahlamak, sabah vaktine girmek, uyanmak

İsim
2

بِمَصَٰبِيحَ

Lemma

bi-mesabiha

ile lambalar, lambalar, kandiller, ışıklar

İsim
2

ٱلۡمِصۡبَاحُ

el-misbahu

lamba, lamba, kandil, ışık kaynağı

İsim
1

مِصۡبَاحٌ

misbahun

lamba, lamba, ışık kaynağı, kandil

İsim
1

ٱلصُّبۡحُ

Lemma

es-subhu

sabah, şafak, sabah, parlaklık

İsim
2

فَأَصۡبَحُواْ

Lemma

fe-asbahuve sabahladılar

9

فَأَصۡبَحَ

fe-asbahave sabahladı

5

Örnek Ayetler (5)

Maide 5:30

·

Kuran-ı Kerim

فَطَوَّعَتۡ لَهُۥ نَفۡسُهُۥ قَتۡلَ أَخِيهِ فَقَتَلَهُۥ فَأَصۡبَحَ مِنَ ٱلۡخَٰسِرِينَ

Böylece nefsi ona kardeşini katletmeyi kolaylaştırdı, böylece onu katletti, böylece kaybedenlerden oldu.

Maide 5:31

·

Kuran-ı Kerim

فَبَعَثَ ٱللَّهُ غُرَابٗا يَبۡحَثُ فِي ٱلۡأَرۡضِ لِيُرِيَهُۥ كَيۡفَ يُوَٰرِي سَوۡءَةَ أَخِيهِۚ قَالَ يَٰوَيۡلَتَىٰٓ أَعَجَزۡتُ أَنۡ أَكُونَ مِثۡلَ هَٰذَا ٱلۡغُرَابِ فَأُوَٰرِيَ سَوۡءَةَ أَخِيۖ فَأَصۡبَحَ مِنَ ٱلنَّـٰدِمِينَ

Böylece Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. Dedi: 'Ey vah bana, bu karga gibi olmaktan, böylece kardeşimin cesedini örtmekten aciz mi oldum?' Böylece pişman olanlardan oldu.

Kehf 18:42

·

Kuran-ı Kerim

وَأُحِيطَ بِثَمَرِهِۦ فَأَصۡبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيۡهِ عَلَىٰ مَآ أَنفَقَ فِيهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي لَمۡ أُشۡرِكۡ بِرَبِّيٓ أَحَدٗا

Ve onun ürünü kuşatıldı. Bunun üzerine onda harcadığı şeye iki avucunu çevirir oldu ve o çardaklarının üzerine çökmüştür. Ve der: 'Keşke ben Rabbime hiç kimseyi ortak etmeseydim.'

Kehf 18:45

·

Kuran-ı Kerim

وَٱضۡرِبۡ لَهُم مَّثَلَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا كَمَآءٍ أَنزَلۡنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخۡتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلۡأَرۡضِ فَأَصۡبَحَ هَشِيمٗا تَذۡرُوهُ ٱلرِّيَٰحُۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ مُّقۡتَدِرًا

Ve onlara dünya hayatının örneğini vur. Gökten onu indirdiğimiz bir su gibidir, böylece yerin bitkisi onunla karıştı, sonra rüzgarların onu savurduğu kuru bir çöp oldu. Ve Allah her şey üzerine Güçlüdür.

Kasas 28:18

·

Kuran-ı Kerim

فَأَصۡبَحَ فِي ٱلۡمَدِينَةِ خَآئِفٗا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا ٱلَّذِي ٱسۡتَنصَرَهُۥ بِٱلۡأَمۡسِ يَسۡتَصۡرِخُهُۥۚ قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰٓ إِنَّكَ لَغَوِيّٞ مُّبِينٞ

Böylece şehirde korkan, gözetleyen biri oldu. Bir de ne görsün, dün ondan yardım isteyen kimse ona feryat ediyor. Musa ona dedi: 'Şüphesiz sen apaçık azgınsın.'

وَأَصۡبَحَ

ve-asbahave sabahladı

2

فَأَصۡبَحۡتُم

fe-asbahtumve sabahladınız

2

يُصۡبِحَ

yusbihasabahlar

1

فَتُصۡبِحُواْ

fe-tusbihuve sabahlarsınız

1

فَتُصۡبِحَ

fe-tusbihave sabahlar

1

تُصۡبِحُونَ

tusbihunesabahlarsınız

1

لَّيُصۡبِحُنَّ

le-yusbihunneelbette sabahlayacaklar

1

أَصۡبَحُواْ

asbahusabahladılar

1

أَصۡبَحَ

asbahaparladı

1

فَأَصۡبَحَتۡ

fe-asbahetve parladı

1

فَتُصۡبِحُ

fe-tusbihuve sabahlarsın

1

فَيُصۡبِحُواْ

fe-yusbihuve sabahlarlar

1

مُصۡبِحِينَ

Lemma

musbihinesabahlayanlar

3

مُّصۡبِحِينَ

musbihinesabahlayan

2

بِمَصَٰبِيحَ

Lemma

bi-mesabihaile lambalar

2

ٱلۡمِصۡبَاحُ

el-misbahulamba

1

مِصۡبَاحٌ

misbahunlamba

1

ٱلصُّبۡحُ

Lemma

es-subhusabah

2