45
Kullanım
7
Lemma
18
Türev
43
Anlam
7 lemma, 18 türev form
Örnek Ayetler (5 / 9)
Maide 5:53
·
Kuran-ı Kerim
وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ أَهَـٰٓؤُلَآءِ ٱلَّذِينَ أَقۡسَمُواْ بِٱللَّهِ جَهۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡ إِنَّهُمۡ لَمَعَكُمۡۚ حَبِطَتۡ أَعۡمَٰلُهُمۡ فَأَصۡبَحُواْ خَٰسِرِينَ
Ve inanan kimseler der: 'Şüphesiz onlar kesinlikle sizinle beraberdir diye yeminlerinin bütün gücüyle Allah'a yemin eden kimseler şunlar mı?' Onların işleri boşa gitmiştir, böylece kaybedenler oldular.
A'raf 7:78
·
Kuran-ı Kerim
فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دَارِهِمۡ جَٰثِمِينَ
Böylece sarsıntı onları yakaladı, böylece yurtlarında diz üstü çökenler oldular.
A'raf 7:91
·
Kuran-ı Kerim
فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دَارِهِمۡ جَٰثِمِينَ
Bunun üzerine sarsıntı onları yakaladı, böylece yurtlarında diz üstü çökmüş kimseler oldular.
Hud 11:67
·
Kuran-ı Kerim
وَأَخَذَ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ ٱلصَّيۡحَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دِيَٰرِهِمۡ جَٰثِمِينَ
Zulmeden kimseleri o çığlık yakaladı, böylece yurtlarının içinde diz üstü çökmüş olarak sabahladılar.
Hud 11:94
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَّا جَآءَ أَمۡرُنَا نَجَّيۡنَا شُعَيۡبٗا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَهُۥ بِرَحۡمَةٖ مِّنَّا وَأَخَذَتِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ ٱلصَّيۡحَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دِيَٰرِهِمۡ جَٰثِمِينَ
Ve emrimiz geldiğinde, Şuayb'ı ve onunla beraber inananları bizden bir merhametle kurtardık. Ve zulmedenleri o çığlık aldı, böylece yurtlarında diz üstü çökmüş kimseler oldular.
Örnek Ayetler (5)
Maide 5:30
·
Kuran-ı Kerim
فَطَوَّعَتۡ لَهُۥ نَفۡسُهُۥ قَتۡلَ أَخِيهِ فَقَتَلَهُۥ فَأَصۡبَحَ مِنَ ٱلۡخَٰسِرِينَ
Böylece nefsi ona kardeşini katletmeyi kolaylaştırdı, böylece onu katletti, böylece kaybedenlerden oldu.
Maide 5:31
·
Kuran-ı Kerim
فَبَعَثَ ٱللَّهُ غُرَابٗا يَبۡحَثُ فِي ٱلۡأَرۡضِ لِيُرِيَهُۥ كَيۡفَ يُوَٰرِي سَوۡءَةَ أَخِيهِۚ قَالَ يَٰوَيۡلَتَىٰٓ أَعَجَزۡتُ أَنۡ أَكُونَ مِثۡلَ هَٰذَا ٱلۡغُرَابِ فَأُوَٰرِيَ سَوۡءَةَ أَخِيۖ فَأَصۡبَحَ مِنَ ٱلنَّـٰدِمِينَ
Böylece Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga gönderdi. Dedi: 'Ey vah bana, bu karga gibi olmaktan, böylece kardeşimin cesedini örtmekten aciz mi oldum?' Böylece pişman olanlardan oldu.
Kehf 18:42
·
Kuran-ı Kerim
وَأُحِيطَ بِثَمَرِهِۦ فَأَصۡبَحَ يُقَلِّبُ كَفَّيۡهِ عَلَىٰ مَآ أَنفَقَ فِيهَا وَهِيَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَيَقُولُ يَٰلَيۡتَنِي لَمۡ أُشۡرِكۡ بِرَبِّيٓ أَحَدٗا
Ve onun ürünü kuşatıldı. Bunun üzerine onda harcadığı şeye iki avucunu çevirir oldu ve o çardaklarının üzerine çökmüştür. Ve der: 'Keşke ben Rabbime hiç kimseyi ortak etmeseydim.'
Kehf 18:45
·
Kuran-ı Kerim
وَٱضۡرِبۡ لَهُم مَّثَلَ ٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا كَمَآءٍ أَنزَلۡنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخۡتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلۡأَرۡضِ فَأَصۡبَحَ هَشِيمٗا تَذۡرُوهُ ٱلرِّيَٰحُۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ مُّقۡتَدِرًا
Ve onlara dünya hayatının örneğini vur. Gökten onu indirdiğimiz bir su gibidir, böylece yerin bitkisi onunla karıştı, sonra rüzgarların onu savurduğu kuru bir çöp oldu. Ve Allah her şey üzerine Güçlüdür.
Kasas 28:18
·
Kuran-ı Kerim
فَأَصۡبَحَ فِي ٱلۡمَدِينَةِ خَآئِفٗا يَتَرَقَّبُ فَإِذَا ٱلَّذِي ٱسۡتَنصَرَهُۥ بِٱلۡأَمۡسِ يَسۡتَصۡرِخُهُۥۚ قَالَ لَهُۥ مُوسَىٰٓ إِنَّكَ لَغَوِيّٞ مُّبِينٞ
Böylece şehirde korkan, gözetleyen biri oldu. Bir de ne görsün, dün ondan yardım isteyen kimse ona feryat ediyor. Musa ona dedi: 'Şüphesiz sen apaçık azgınsın.'
Örnek Ayetler (2)
Kasas 28:10
·
Kuran-ı Kerim
وَأَصۡبَحَ فُؤَادُ أُمِّ مُوسَىٰ فَٰرِغًاۖ إِن كَادَتۡ لَتُبۡدِي بِهِۦ لَوۡلَآ أَن رَّبَطۡنَا عَلَىٰ قَلۡبِهَا لِتَكُونَ مِنَ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve Musa'nın annesinin kalbi boş oldu. İnananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiz olmasaydı, neredeyse onu açığa vuracaktı.
Kasas 28:82
·
Kuran-ı Kerim
وَأَصۡبَحَ ٱلَّذِينَ تَمَنَّوۡاْ مَكَانَهُۥ بِٱلۡأَمۡسِ يَقُولُونَ وَيۡكَأَنَّ ٱللَّهَ يَبۡسُطُ ٱلرِّزۡقَ لِمَن يَشَآءُ مِنۡ عِبَادِهِۦ وَيَقۡدِرُۖ لَوۡلَآ أَن مَّنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡنَا لَخَسَفَ بِنَاۖ وَيۡكَأَنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلۡكَٰفِرُونَ
Ve dün onun yerini temenni etmiş olanlar diyorlardı: 'Vay, demek ki Allah kullarından dilediği kimseye rızkı genişletiyor ve daraltıyor. Eğer Allah bize lütfetmemiş olsaydı, kesinlikle bizi de batırırdı. Vay, demek ki örtenler kurtuluşa ermez.'
Örnek Ayetler (2)
Ali İmran 3:103
·
Kuran-ı Kerim
وَٱعۡتَصِمُواْ بِحَبۡلِ ٱللَّهِ جَمِيعٗا وَلَا تَفَرَّقُواْۚ وَٱذۡكُرُواْ نِعۡمَتَ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ إِذۡ كُنتُمۡ أَعۡدَآءٗ فَأَلَّفَ بَيۡنَ قُلُوبِكُمۡ فَأَصۡبَحۡتُم بِنِعۡمَتِهِۦٓ إِخۡوَٰنٗا وَكُنتُمۡ عَلَىٰ شَفَا حُفۡرَةٖ مِّنَ ٱلنَّارِ فَأَنقَذَكُم مِّنۡهَاۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ
Ve hepiniz Allah'ın ipine sıkıca tutunun ve ayrılığa düşmeyin. Ve Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani düşmanlar idiniz; bunun üzerine kalplerinizin arasını uzlaştırdı. Böylece O'nun nimetiyle kardeşler oldunuz. Ve ateşten bir çukurun kenarının üzerinde idiniz; bunun üzerine sizi ondan kurtardı. Böylece Allah size ayetlerini açıklar; umulur ki yol bulursunuz.
Fussilet 41:23
·
Kuran-ı Kerim
وَذَٰلِكُمۡ ظَنُّكُمُ ٱلَّذِي ظَنَنتُم بِرَبِّكُمۡ أَرۡدَىٰكُمۡ فَأَصۡبَحۡتُم مِّنَ ٱلۡخَٰسِرِينَ
Ve rabbiniz hakkında zannında bulunduğunuz işte bu zannınız sizi mahvetti, böylece hüsrana uğrayanlardan oldunuz.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:41
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ يُصۡبِحَ مَآؤُهَا غَوۡرٗا فَلَن تَسۡتَطِيعَ لَهُۥ طَلَبٗا
Veya onun suyu çekilmiş olur, böylece onu aramaya asla güç yetiremezsin.
Örnek Ayetler (1)
Hucurat 49:6
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِن جَآءَكُمۡ فَاسِقُۢ بِنَبَإٖ فَتَبَيَّنُوٓاْ أَن تُصِيبُواْ قَوۡمَۢا بِجَهَٰلَةٖ فَتُصۡبِحُواْ عَلَىٰ مَا فَعَلۡتُمۡ نَٰدِمِينَ
Ey inanan kimseler, eğer yoldan çıkan biri size bir haberle gelirse, bunun üzerine onu açığa çıkarın; bilgisizlikle bir topluluğa isabet ettirmenizden, böylece yaptığınız şeye pişman olanlar olmanızdan.
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:40
·
Kuran-ı Kerim
فَعَسَىٰ رَبِّيٓ أَن يُؤۡتِيَنِ خَيۡرٗا مِّن جَنَّتِكَ وَيُرۡسِلَ عَلَيۡهَا حُسۡبَانٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فَتُصۡبِحَ صَعِيدٗا زَلَقًا
Umulur ki Rabbim bana senin bahçenden daha hayırlısını verir ve onun üzerine gökten bir afet gönderir, böylece kaygan bir toprak olur.
Örnek Ayetler (1)
Rum 30:17
·
Kuran-ı Kerim
فَسُبۡحَٰنَ ٱللَّهِ حِينَ تُمۡسُونَ وَحِينَ تُصۡبِحُونَ
Böylece akşama girdiğiniz zaman ve sabaha girdiğiniz zaman Allah uzaktır.
Örnek Ayetler (1)
Mü'minun 23:40
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ عَمَّا قَلِيلٖ لَّيُصۡبِحُنَّ نَٰدِمِينَ
Dedi: 'Az bir zaman sonra kesinlikle pişman olanlar olacaklardır.'
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:102
·
Kuran-ı Kerim
قَدۡ سَأَلَهَا قَوۡمٞ مِّن قَبۡلِكُمۡ ثُمَّ أَصۡبَحُواْ بِهَا كَٰفِرِينَ
Kesinlikle sizden önce bir topluluk onları sordu, sonra onları örtenler oldular.
Örnek Ayetler (1)
Mülk 67:30
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَصۡبَحَ مَآؤُكُمۡ غَوۡرٗا فَمَن يَأۡتِيكُم بِمَآءٖ مَّعِينِۭ
De ki: 'Gördünüz mü, eğer suyunuz çekilmiş olursa, böylece size akan bir suyu kim getirir?'
Örnek Ayetler (1)
Kalem 68:20
·
Kuran-ı Kerim
فَأَصۡبَحَتۡ كَٱلصَّرِيمِ
Böylece devşirilmiş gibi oldu.
Örnek Ayetler (1)
Hac 22:63
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءٗ فَتُصۡبِحُ ٱلۡأَرۡضُ مُخۡضَرَّةًۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَطِيفٌ خَبِيرٞ
Allah'ın gökten bir su indirdiğini, böylece yerin yemyeşil olduğunu görmedin mi? Şüphesiz Allah İnce'dir, Haberdar'dır.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:52
·
Kuran-ı Kerim
فَتَرَى ٱلَّذِينَ فِي قُلُوبِهِم مَّرَضٞ يُسَٰرِعُونَ فِيهِمۡ يَقُولُونَ نَخۡشَىٰٓ أَن تُصِيبَنَا دَآئِرَةٞۚ فَعَسَى ٱللَّهُ أَن يَأۡتِيَ بِٱلۡفَتۡحِ أَوۡ أَمۡرٖ مِّنۡ عِندِهِۦ فَيُصۡبِحُواْ عَلَىٰ مَآ أَسَرُّواْ فِيٓ أَنفُسِهِمۡ نَٰدِمِينَ
Böylece kalplerinde bir hastalık olan kimseleri görürsün, onların içinde acele ederler. Derler: 'Bize bir felaket isabet etmesinden korkarız.' O halde umulur ki Allah fethi veya kendi katından bir işi getirir, böylece nefslerinde gizledikleri şeye pişman olanlar olurlar.
Örnek Ayetler (3)
Hicr 15:83
·
Kuran-ı Kerim
فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُصۡبِحِينَ
Bunun üzerine sabahlarken o çığlık onları aldı.
Kalem 68:17
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّا بَلَوۡنَٰهُمۡ كَمَا بَلَوۡنَآ أَصۡحَٰبَ ٱلۡجَنَّةِ إِذۡ أَقۡسَمُواْ لَيَصۡرِمُنَّهَا مُصۡبِحِينَ
Şüphesiz biz, bahçe sahiplerini sınadığımız gibi onları sınadık. Hani onlar, sabahlarken onu kesinlikle devşireceklerine yemin etmişlerdi.
Kalem 68:21
·
Kuran-ı Kerim
فَتَنَادَوۡاْ مُصۡبِحِينَ
Bunun üzerine sabahlarken birbirlerine seslendiler.
Örnek Ayetler (2)
Hicr 15:66
·
Kuran-ı Kerim
وَقَضَيۡنَآ إِلَيۡهِ ذَٰلِكَ ٱلۡأَمۡرَ أَنَّ دَابِرَ هَـٰٓؤُلَآءِ مَقۡطُوعٞ مُّصۡبِحِينَ
Ve ona şu işi bildirdik: Şüphesiz sabahlayanlar olarak bunların kökü kesilmiştir.
Saffat 37:137
·
Kuran-ı Kerim
وَإِنَّكُمۡ لَتَمُرُّونَ عَلَيۡهِم مُّصۡبِحِينَ
Ve şüphesiz siz sabaha çıkarken onların üzerinden geçiyorsunuz.
Örnek Ayetler (2)
Fussilet 41:12
·
Kuran-ı Kerim
فَقَضَىٰهُنَّ سَبۡعَ سَمَٰوَاتٖ فِي يَوۡمَيۡنِ وَأَوۡحَىٰ فِي كُلِّ سَمَآءٍ أَمۡرَهَاۚ وَزَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِمَصَٰبِيحَ وَحِفۡظٗاۚ ذَٰلِكَ تَقۡدِيرُ ٱلۡعَزِيزِ ٱلۡعَلِيمِ
Böylece onları iki gün içinde yedi gök olarak tamamladı ve her göğün içinde onun emrini vahiy etti. Dünya göğünü kandillerle ve bir koruma olarak süsledik. İşte bu, Üstün olanın, Bilenin ölçülendirmesidir.
Mülk 67:5
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ زَيَّنَّا ٱلسَّمَآءَ ٱلدُّنۡيَا بِمَصَٰبِيحَ وَجَعَلۡنَٰهَا رُجُومٗا لِّلشَّيَٰطِينِۖ وَأَعۡتَدۡنَا لَهُمۡ عَذَابَ ٱلسَّعِيرِ
Ve kesinlikle yakın göğü kandillerle süsledik, onları şeytanlar için taşlamalar kıldık ve onlar için alevli ateşin azabını hazırladık.
Örnek Ayetler (1)
Nur 24:35
·
Kuran-ı Kerim
۞ٱللَّهُ نُورُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ مَثَلُ نُورِهِۦ كَمِشۡكَوٰةٖ فِيهَا مِصۡبَاحٌۖ ٱلۡمِصۡبَاحُ فِي زُجَاجَةٍۖ ٱلزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوۡكَبٞ دُرِّيّٞ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٖ مُّبَٰرَكَةٖ زَيۡتُونَةٖ لَّا شَرۡقِيَّةٖ وَلَا غَرۡبِيَّةٖ يَكَادُ زَيۡتُهَا يُضِيٓءُ وَلَوۡ لَمۡ تَمۡسَسۡهُ نَارٞۚ نُّورٌ عَلَىٰ نُورٖۚ يَهۡدِي ٱللَّهُ لِنُورِهِۦ مَن يَشَآءُۚ وَيَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡأَمۡثَٰلَ لِلنَّاسِۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٞ
Allah göklerin ve yerin ışığıdır. O'nun ışığının örneği, içinde bir lamba olan bir oyuk gibidir. Lamba bir camın içindedir; cam sanki incimsi bir yıldızdır. Ne doğulu ne batılı bereketli bir zeytin ağacından yakılır. Ona bir ateş dokunmasa da neredeyse onun yağı aydınlatır. Işık üzerine ışıktır. Allah dilediğine O'nun ışığına yol gösterir. Ve Allah insanlar için örnekleri vurur. Ve Allah her şeyi Bilen'dir.
Örnek Ayetler (1)
Nur 24:35
·
Kuran-ı Kerim
۞ٱللَّهُ نُورُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ مَثَلُ نُورِهِۦ كَمِشۡكَوٰةٖ فِيهَا مِصۡبَاحٌۖ ٱلۡمِصۡبَاحُ فِي زُجَاجَةٍۖ ٱلزُّجَاجَةُ كَأَنَّهَا كَوۡكَبٞ دُرِّيّٞ يُوقَدُ مِن شَجَرَةٖ مُّبَٰرَكَةٖ زَيۡتُونَةٖ لَّا شَرۡقِيَّةٖ وَلَا غَرۡبِيَّةٖ يَكَادُ زَيۡتُهَا يُضِيٓءُ وَلَوۡ لَمۡ تَمۡسَسۡهُ نَارٞۚ نُّورٌ عَلَىٰ نُورٖۚ يَهۡدِي ٱللَّهُ لِنُورِهِۦ مَن يَشَآءُۚ وَيَضۡرِبُ ٱللَّهُ ٱلۡأَمۡثَٰلَ لِلنَّاسِۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٞ
Allah göklerin ve yerin ışığıdır. O'nun ışığının örneği, içinde bir lamba olan bir oyuk gibidir. Lamba bir camın içindedir; cam sanki incimsi bir yıldızdır. Ne doğulu ne batılı bereketli bir zeytin ağacından yakılır. Ona bir ateş dokunmasa da neredeyse onun yağı aydınlatır. Işık üzerine ışıktır. Allah dilediğine O'nun ışığına yol gösterir. Ve Allah insanlar için örnekleri vurur. Ve Allah her şeyi Bilen'dir.
Örnek Ayetler (1)
Hud 11:81
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰلُوطُ إِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَن يَصِلُوٓاْ إِلَيۡكَۖ فَأَسۡرِ بِأَهۡلِكَ بِقِطۡعٖ مِّنَ ٱلَّيۡلِ وَلَا يَلۡتَفِتۡ مِنكُمۡ أَحَدٌ إِلَّا ٱمۡرَأَتَكَۖ إِنَّهُۥ مُصِيبُهَا مَآ أَصَابَهُمۡۚ إِنَّ مَوۡعِدَهُمُ ٱلصُّبۡحُۚ أَلَيۡسَ ٱلصُّبۡحُ بِقَرِيبٖ
Dediler ki: 'Ey Lut, şüphesiz biz senin Rabbinin resulleriyiz, sana asla ulaşamayacaklar. Bunun üzerine geceden bir bölümde aileni gece yürüt ve senin karın hariç sizden hiç kimse dönüp bakmasın. Şüphesiz onlara isabet eden şey ona isabet edicidir. Şüphesiz onların buluşma zamanı sabahtır. Sabah yakın değil midir?'