Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

س ي ر

s-y-r — Kök Analizi

س ي ر

27

Kullanım

5

Lemma

10

Türev

33

Anlam

5 lemma, 10 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يَسِيرُواْ

Lemma

yesiru

yürürler, yürümek, hareket etmek, gezmek

Fiil
7

سِيرُواْ

siru

yürüyün, yürümek, hareket etmek, yolculuk yapmak, yaşamak

Fiil
5

Örnek Ayetler (5)

En'am 6:11

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ سِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ ثُمَّ ٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُكَذِّبِينَ

De ki: 'Yeryüzünde yürüyün, sonra yalanlayanların sonu nasıl oldu bakın.'

Neml 27:69

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ سِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ

De ki: 'Yeryüzünde yürüyün, böylece suçluların sonunun nasıl olduğuna bakın.'

Ankebut 29:20

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ سِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ بَدَأَ ٱلۡخَلۡقَۚ ثُمَّ ٱللَّهُ يُنشِئُ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأٓخِرَةَۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

De ki: 'Yeryüzünde yürüyün, bunun üzerine yaratılışı nasıl başlattığına bakın. Sonra Allah son yaratılışı inşa eder. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.'

Rum 30:42

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ سِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلُۚ كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّشۡرِكِينَ

De ki: 'Yeryüzünde yürüyün, böylece önceki kimselerin sonu nasıl oldu bakın.' Onların çoğu ortak koşanlardı.

Sebe 34:18

·

Kuran-ı Kerim

وَجَعَلۡنَا بَيۡنَهُمۡ وَبَيۡنَ ٱلۡقُرَى ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَا قُرٗى ظَٰهِرَةٗ وَقَدَّرۡنَا فِيهَا ٱلسَّيۡرَۖ سِيرُواْ فِيهَا لَيَالِيَ وَأَيَّامًا ءَامِنِينَ

Ve onların arasında ve içinde bereketli kıldığımız şehirlerin arasında görünen şehirler kıldık ve onlarda yürüyüşe ölçü koyduk: 'Onlarda geceler ve günler güvende olanlar olarak yürüyün.'

فَسِيرُواْ

fe-siru

böylece yürüyün, yürümek, seyahat etmek, gezmek

Fiil
2

وَسَارَ

ve-sare

ve yürüdü, yürümek, gitmek, seyahat etmek

Fiil
1

وَتَسِيرُ

ve-tesiru

ve yürür, yürümek, hareket etmek, gitmek

Fiil
1

سُيِّرَتۡ

Lemma

suyyiret

yürütüldü, yürütmek, hareket ettirmek, yola koymak

Fiil
2

يُسَيِّرُكُمۡ

yuseyyirukum

yürütür, yürütmek, hareket ettirmek, yol aldırmak

Fiil
1

نُسَيِّرُ

nuseyyiru

yürütürüz, yürütmek, hareket ettirmek, yol aldırmak

Fiil
1

وَسُيِّرَتِ

ve-suyyireti

ve yürütüldü, yürütmek, hareket ettirmek, yönlendirmek

Fiil
1

ٱلسَّيۡرَ

Lemma

es-seyre

yürümeyi, yürümek, gitmek, seyahat etmek

İsim
1

سَيۡرٗا

seyren

yürümeyi, yürümek, hareket etmek, yolculuk yapmak

İsim
1

سِيرَتَهَا

Lemma

sireteha

yürüyüşüne, yürüyüş, hal, durum

İsim
1

وَلِلسَّيَّارَةِ

Lemma

ve-li-s-seyyareti

ve yürüyen için, yürüyen, yolcu, kafile

İsim
1

ٱلسَّيَّارَةِ

es-seyyarati

yürüyenin, yürüyen, yolcu kafilesi, kervan

İsim
1

سَيَّارَةٞ

seyyaratun

yürüyen, yürüyen, yolcu, kafile

İsim
1

يَسِيرُواْ

Lemma

yesiruyürürler

7

سِيرُواْ

siruyürüyün

5

Örnek Ayetler (5)

En'am 6:11

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ سِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ ثُمَّ ٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُكَذِّبِينَ

De ki: 'Yeryüzünde yürüyün, sonra yalanlayanların sonu nasıl oldu bakın.'

Neml 27:69

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ سِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُجۡرِمِينَ

De ki: 'Yeryüzünde yürüyün, böylece suçluların sonunun nasıl olduğuna bakın.'

Ankebut 29:20

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ سِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ بَدَأَ ٱلۡخَلۡقَۚ ثُمَّ ٱللَّهُ يُنشِئُ ٱلنَّشۡأَةَ ٱلۡأٓخِرَةَۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلَىٰ كُلِّ شَيۡءٖ قَدِيرٞ

De ki: 'Yeryüzünde yürüyün, bunun üzerine yaratılışı nasıl başlattığına bakın. Sonra Allah son yaratılışı inşa eder. Şüphesiz Allah her şeye güç yetirendir.'

Rum 30:42

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ سِيرُواْ فِي ٱلۡأَرۡضِ فَٱنظُرُواْ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلُۚ كَانَ أَكۡثَرُهُم مُّشۡرِكِينَ

De ki: 'Yeryüzünde yürüyün, böylece önceki kimselerin sonu nasıl oldu bakın.' Onların çoğu ortak koşanlardı.

Sebe 34:18

·

Kuran-ı Kerim

وَجَعَلۡنَا بَيۡنَهُمۡ وَبَيۡنَ ٱلۡقُرَى ٱلَّتِي بَٰرَكۡنَا فِيهَا قُرٗى ظَٰهِرَةٗ وَقَدَّرۡنَا فِيهَا ٱلسَّيۡرَۖ سِيرُواْ فِيهَا لَيَالِيَ وَأَيَّامًا ءَامِنِينَ

Ve onların arasında ve içinde bereketli kıldığımız şehirlerin arasında görünen şehirler kıldık ve onlarda yürüyüşe ölçü koyduk: 'Onlarda geceler ve günler güvende olanlar olarak yürüyün.'

فَسِيرُواْ

fe-siruböylece yürüyün

2

وَسَارَ

ve-sareve yürüdü

1

وَتَسِيرُ

ve-tesiruve yürür

1

سُيِّرَتۡ

Lemma

suyyiretyürütüldü

2

يُسَيِّرُكُمۡ

yuseyyirukumyürütür

1

نُسَيِّرُ

nuseyyiruyürütürüz

1

وَسُيِّرَتِ

ve-suyyiretive yürütüldü

1

ٱلسَّيۡرَ

Lemma

es-seyreyürümeyi

1

سَيۡرٗا

seyrenyürümeyi

1

سِيرَتَهَا

Lemma

siretehayürüyüşüne

1

وَلِلسَّيَّارَةِ

Lemma

ve-li-s-seyyaretive yürüyen için

1

ٱلسَّيَّارَةِ

es-seyyaratiyürüyenin

1

سَيَّارَةٞ

seyyaratunyürüyen

1