28
Kullanım
5
Lemma
9
Türev
27
Anlam
5 lemma, 9 türev form
Örnek Ayetler (5 / 11)
Bakara 2:218
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ وَجَٰهَدُواْ فِي سَبِيلِ ٱللَّهِ أُوْلَـٰٓئِكَ يَرۡجُونَ رَحۡمَتَ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Şüphesiz inananlar, göç edenler ve Allah yolunda çaba gösterenler; işte onlar Allah'ın merhametini umarlar. Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Nisa 4:104
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَهِنُواْ فِي ٱبۡتِغَآءِ ٱلۡقَوۡمِۖ إِن تَكُونُواْ تَأۡلَمُونَ فَإِنَّهُمۡ يَأۡلَمُونَ كَمَا تَأۡلَمُونَۖ وَتَرۡجُونَ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا يَرۡجُونَۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا
Ve o topluluğu aramakta gevşemeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, şüphesiz sizin acı çektiğiniz gibi onlar da acı çekiyorlar. Ve siz Allah'tan onların ummadığı şeyi umuyorsunuz. Ve Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Yunus 10:7
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يَرۡجُونَ لِقَآءَنَا وَرَضُواْ بِٱلۡحَيَوٰةِ ٱلدُّنۡيَا وَٱطۡمَأَنُّواْ بِهَا وَٱلَّذِينَ هُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِنَا غَٰفِلُونَ
Şüphesiz bizimle karşılaşmayı ummayan, dünya hayatına razı olan ve onunla tatmin olan kimseler ve ayetlerimizden habersiz olan kimseler;
Yunus 10:11
·
Kuran-ı Kerim
۞وَلَوۡ يُعَجِّلُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ ٱلشَّرَّ ٱسۡتِعۡجَالَهُم بِٱلۡخَيۡرِ لَقُضِيَ إِلَيۡهِمۡ أَجَلُهُمۡۖ فَنَذَرُ ٱلَّذِينَ لَا يَرۡجُونَ لِقَآءَنَا فِي طُغۡيَٰنِهِمۡ يَعۡمَهُونَ
Ve eğer Allah, insanların iyiliği acele istemeleri gibi kötülüğü onlar için acele etseydi, onlara süreleri kesinlikle hükmedilirdi. Bunun üzerine bizimle karşılaşmayı ummayan kimseleri taşkınlıkları içinde bocalayarak bırakırız.
Yunus 10:15
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذَا تُتۡلَىٰ عَلَيۡهِمۡ ءَايَاتُنَا بَيِّنَٰتٖ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرۡجُونَ لِقَآءَنَا ٱئۡتِ بِقُرۡءَانٍ غَيۡرِ هَٰذَآ أَوۡ بَدِّلۡهُۚ قُلۡ مَا يَكُونُ لِيٓ أَنۡ أُبَدِّلَهُۥ مِن تِلۡقَآيِٕ نَفۡسِيٓۖ إِنۡ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَيَّۖ إِنِّيٓ أَخَافُ إِنۡ عَصَيۡتُ رَبِّي عَذَابَ يَوۡمٍ عَظِيمٖ
Ve ayetlerimiz onlara açık kanıtlar olarak okunduğu zaman, bizimle karşılaşmayı ummayan kimseler dedi: 'Bundan başka bir kuran getir veya onu değiştir.' De ki: 'Onu kendi nefsimin tarafından değiştirmem benim için olmaz. Bana vahiy edilenden başkasına uymam. Şüphesiz ben, eğer rabbime karşı gelirsem büyük bir günün azabından korkarım.'
Örnek Ayetler (4)
Kehf 18:110
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ إِنَّمَآ أَنَا۠ بَشَرٞ مِّثۡلُكُمۡ يُوحَىٰٓ إِلَيَّ أَنَّمَآ إِلَٰهُكُمۡ إِلَٰهٞ وَٰحِدٞۖ فَمَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ رَبِّهِۦ فَلۡيَعۡمَلۡ عَمَلٗا صَٰلِحٗا وَلَا يُشۡرِكۡ بِعِبَادَةِ رَبِّهِۦٓ أَحَدَۢا
De ki: 'Ben ancak sizin gibi bir insanım. Bana, ilahınızın ancak bir tek ilah olduğu vahiy olunuyor. Böylece kim Rabbiyle karşılaşmayı umuyorsa düzeltici bir iş yapsın ve Rabbinin kulluğunda hiç kimseyi ortak koşmasın.'
Ankebut 29:5
·
Kuran-ı Kerim
مَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَأٓتٖۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ
Kim Allah'la karşılaşmayı umuyor olursa, bunun üzerine şüphesiz Allah'ın süresi kesinlikle gelicidir. Ve O İşiten'dir, Bilen'dir.
Ahzab 33:21
·
Kuran-ı Kerim
لَّقَدۡ كَانَ لَكُمۡ فِي رَسُولِ ٱللَّهِ أُسۡوَةٌ حَسَنَةٞ لِّمَن كَانَ يَرۡجُواْ ٱللَّهَ وَٱلۡيَوۡمَ ٱلۡأٓخِرَ وَذَكَرَ ٱللَّهَ كَثِيرٗا
Kesinlikle Allah'ın resulünde, Allah'ı ve son günü uman ve Allah'ı çokça hatırlayan kimse için güzel bir örnek vardır.
Mümtehine 60:6
·
Kuran-ı Kerim
لَقَدۡ كَانَ لَكُمۡ فِيهِمۡ أُسۡوَةٌ حَسَنَةٞ لِّمَن كَانَ يَرۡجُواْ ٱللَّهَ وَٱلۡيَوۡمَ ٱلۡأٓخِرَۚ وَمَن يَتَوَلَّ فَإِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلۡغَنِيُّ ٱلۡحَمِيدُ
Gerçekten onlarda sizin için, Allah'ı ve son günü uman kimse için güzel bir örnek vardır. Ve kim yüz çevirirse, şüphesiz Allah, O Zengin'dir, Övülen'dir.
Örnek Ayetler (1)
Kasas 28:86
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا كُنتَ تَرۡجُوٓاْ أَن يُلۡقَىٰٓ إِلَيۡكَ ٱلۡكِتَٰبُ إِلَّا رَحۡمَةٗ مِّن رَّبِّكَۖ فَلَا تَكُونَنَّ ظَهِيرٗا لِّلۡكَٰفِرِينَ
Ve sen, Rabbinin bir merhameti dışında kitabın sana bırakılacağını umuyor değildin. Bunun üzerine kesinlikle örtenlere bir destekçi olma.
Örnek Ayetler (1)
Ankebut 29:36
·
Kuran-ı Kerim
وَإِلَىٰ مَدۡيَنَ أَخَاهُمۡ شُعَيۡبٗا فَقَالَ يَٰقَوۡمِ ٱعۡبُدُواْ ٱللَّهَ وَٱرۡجُواْ ٱلۡيَوۡمَ ٱلۡأٓخِرَ وَلَا تَعۡثَوۡاْ فِي ٱلۡأَرۡضِ مُفۡسِدِينَ
Ve Medyen'e kardeşleri Şuayb'ı. Bunun üzerine dedi: 'Ey toplumum, Allah'a kulluk edin ve son günü umun ve yerin içinde bozguncular olarak taşkınlık yapmayın.'
Örnek Ayetler (1)
Nuh 71:13
·
Kuran-ı Kerim
مَّا لَكُمۡ لَا تَرۡجُونَ لِلَّهِ وَقَارٗا
Size ne oluyor ki Allah için bir büyüklük ummuyorsunuz?
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:104
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا تَهِنُواْ فِي ٱبۡتِغَآءِ ٱلۡقَوۡمِۖ إِن تَكُونُواْ تَأۡلَمُونَ فَإِنَّهُمۡ يَأۡلَمُونَ كَمَا تَأۡلَمُونَۖ وَتَرۡجُونَ مِنَ ٱللَّهِ مَا لَا يَرۡجُونَۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًا
Ve o topluluğu aramakta gevşemeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, şüphesiz sizin acı çektiğiniz gibi onlar da acı çekiyorlar. Ve siz Allah'tan onların ummadığı şeyi umuyorsunuz. Ve Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Örnek Ayetler (1)
İsra 17:57
·
Kuran-ı Kerim
أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ يَدۡعُونَ يَبۡتَغُونَ إِلَىٰ رَبِّهِمُ ٱلۡوَسِيلَةَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ وَيَرۡجُونَ رَحۡمَتَهُۥ وَيَخَافُونَ عَذَابَهُۥٓۚ إِنَّ عَذَابَ رَبِّكَ كَانَ مَحۡذُورٗا
İşte onların çağırdıkları kimseler, hangisi daha yakın diye Rablerine vesile ararlar, O'nun merhametini umarlar ve O'nun azabından korkarlar. Şüphesiz Rabbinin azabı sakınılandır.
Örnek Ayetler (1)
Zümer 39:9
·
Kuran-ı Kerim
أَمَّنۡ هُوَ قَٰنِتٌ ءَانَآءَ ٱلَّيۡلِ سَاجِدٗا وَقَآئِمٗا يَحۡذَرُ ٱلۡأٓخِرَةَ وَيَرۡجُواْ رَحۡمَةَ رَبِّهِۦۗ قُلۡ هَلۡ يَسۡتَوِي ٱلَّذِينَ يَعۡلَمُونَ وَٱلَّذِينَ لَا يَعۡلَمُونَۗ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُوْلُواْ ٱلۡأَلۡبَٰبِ
'Yoksa gecenin saatlerinde secde ederek ve ayakta durarak boyun eğen, ahiretten sakınan ve Rabbinin merhametini uman kimse mi? De ki: 'Bilen kimseler ve bilmeyen kimseler eşit olur mu?' Ancak temiz akıl sahipleri öğüt alır.'
Örnek Ayetler (1)
İsra 17:28
·
Kuran-ı Kerim
وَإِمَّا تُعۡرِضَنَّ عَنۡهُمُ ٱبۡتِغَآءَ رَحۡمَةٖ مِّن رَّبِّكَ تَرۡجُوهَا فَقُل لَّهُمۡ قَوۡلٗا مَّيۡسُورٗا
Ve eğer senin Rabbinden onu umduğun bir merhamet arayarak onlardan yüz çevirirsen, o halde onlara kolaylaştırılmış bir söz söyle.
Örnek Ayetler (2)
A'raf 7:111
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ أَرۡجِهۡ وَأَخَاهُ وَأَرۡسِلۡ فِي ٱلۡمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ
Dediler: 'Onu ve kardeşini beklet ve şehirlerde toplayıcılar gönder.'
Şuara 26:36
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ أَرۡجِهۡ وَأَخَاهُ وَٱبۡعَثۡ فِي ٱلۡمَدَآئِنِ حَٰشِرِينَ
Dediler: 'Onu ve kardeşini beklet ve şehirlere toplayıcılar gönder.'
Örnek Ayetler (1)
Ahzab 33:51
·
Kuran-ı Kerim
۞تُرۡجِي مَن تَشَآءُ مِنۡهُنَّ وَتُـٔۡوِيٓ إِلَيۡكَ مَن تَشَآءُۖ وَمَنِ ٱبۡتَغَيۡتَ مِمَّنۡ عَزَلۡتَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكَۚ ذَٰلِكَ أَدۡنَىٰٓ أَن تَقَرَّ أَعۡيُنُهُنَّ وَلَا يَحۡزَنَّ وَيَرۡضَيۡنَ بِمَآ ءَاتَيۡتَهُنَّ كُلُّهُنَّۚ وَٱللَّهُ يَعۡلَمُ مَا فِي قُلُوبِكُمۡۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَلِيمٗا
Onlardan dilediğini ertelersin ve dilediğini yanına alırsın. Ve ayırdıklarından kimi istersen senin üzerine bir günah yoktur. Bu, onların gözlerinin aydın olması, üzülmemeleri ve onlara verdiğin şeyle hepsinin razı olması için daha yakındır. Ve Allah kalplerinizdekini bilir. Ve Allah Bilen'dir, Yumuşak Başlı'dır.
Örnek Ayetler (1)
Hud 11:62
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰصَٰلِحُ قَدۡ كُنتَ فِينَا مَرۡجُوّٗا قَبۡلَ هَٰذَآۖ أَتَنۡهَىٰنَآ أَن نَّعۡبُدَ مَا يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا وَإِنَّنَا لَفِي شَكّٖ مِّمَّا تَدۡعُونَآ إِلَيۡهِ مُرِيبٖ
Dediler ki: 'Ey Salih, kesinlikle sen bundan önce içimizde umut beslenen idin. Babalarımızın kulluk ettiği şeye kulluk etmemizi bize yasaklıyor musun? Ve şüphesiz biz, bizi ona çağırdığın şeyden kesinlikle kuşku verici bir şüphe içindeyiz.'
Örnek Ayetler (1)
Tevbe 9:106
·
Kuran-ı Kerim
وَءَاخَرُونَ مُرۡجَوۡنَ لِأَمۡرِ ٱللَّهِ إِمَّا يُعَذِّبُهُمۡ وَإِمَّا يَتُوبُ عَلَيۡهِمۡۗ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٞ
Ve diğerleri Allah'ın emrine ertelenmişlerdir; ya onlara azap eder veya onların dönüşünü kabul eder. Ve Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.