9
Kullanım
3
Lemma
1
Türev
13
Anlam
3 lemma, 1 türev form
Örnek Ayetler (5)
Ali İmran 3:181
·
Kuran-ı Kerim
لَّقَدۡ سَمِعَ ٱللَّهُ قَوۡلَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّ ٱللَّهَ فَقِيرٞ وَنَحۡنُ أَغۡنِيَآءُۘ سَنَكۡتُبُ مَا قَالُواْ وَقَتۡلَهُمُ ٱلۡأَنۢبِيَآءَ بِغَيۡرِ حَقّٖ وَنَقُولُ ذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ
Kesinlikle Allah: 'Şüphesiz Allah fakirdir ve biz zenginleriz' diyenlerin sözünü işitti. Dediklerini ve nebileri haksız yere katletmelerini yazacağız ve diyeceğiz: 'Yakıcı azabı tadın.'
Enfal 8:50
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذۡ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ يَضۡرِبُونَ وُجُوهَهُمۡ وَأَدۡبَٰرَهُمۡ وَذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ
Ve melekler örtenleri vefat ettirirken yüzlerine ve arkalarına vurarak "Yakıcı azabı tadın" dediklerinde bir görseydin.
Hac 22:9
·
Kuran-ı Kerim
ثَانِيَ عِطۡفِهِۦ لِيُضِلَّ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِۖ لَهُۥ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَنُذِيقُهُۥ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ
Allah'ın yolundan saptırmak için yanını büken; dünyada onun için bir rezillik vardır ve kalkış günü ona yakıcı ateşin azabını tattırırız.
Hac 22:22
·
Kuran-ı Kerim
كُلَّمَآ أَرَادُوٓاْ أَن يَخۡرُجُواْ مِنۡهَا مِنۡ غَمٍّ أُعِيدُواْ فِيهَا وَذُوقُواْ عَذَابَ ٱلۡحَرِيقِ
Her ne zaman kederden ondan çıkmak isteseler, onun içine döndürülürler ve: 'Yakıcı azabı tadın.'
Buruc 85:10
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ فَتَنُواْ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ ثُمَّ لَمۡ يَتُوبُواْ فَلَهُمۡ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمۡ عَذَابُ ٱلۡحَرِيقِ
Şüphesiz inanan erkekleri ve inanan kadınları sınayanlar, sonra dönüş yapmayanlar; onlar için cehennem azabı vardır ve onlar için yakıcı azap vardır.
Örnek Ayetler (2)
Enbiya 21:68
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ حَرِّقُوهُ وَٱنصُرُوٓاْ ءَالِهَتَكُمۡ إِن كُنتُمۡ فَٰعِلِينَ
Dediler: 'Eğer yapanlar iseniz onu yakın ve ilahlarınıza yardım edin.'
Ankebut 29:24
·
Kuran-ı Kerim
فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُواْ ٱقۡتُلُوهُ أَوۡ حَرِّقُوهُ فَأَنجَىٰهُ ٱللَّهُ مِنَ ٱلنَّارِۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّقَوۡمٖ يُؤۡمِنُونَ
Bunun üzerine toplumunun cevabı, 'Onu katledin veya onu yakın' demeleri dışında olmadı. Bunun üzerine Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz inanan bir toplum için işte bunda kesinlikle ayetler vardır.
Örnek Ayetler (1)
Taha 20:97
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ فَٱذۡهَبۡ فَإِنَّ لَكَ فِي ٱلۡحَيَوٰةِ أَن تَقُولَ لَا مِسَاسَۖ وَإِنَّ لَكَ مَوۡعِدٗا لَّن تُخۡلَفَهُۥۖ وَٱنظُرۡ إِلَىٰٓ إِلَٰهِكَ ٱلَّذِي ظَلۡتَ عَلَيۡهِ عَاكِفٗاۖ لَّنُحَرِّقَنَّهُۥ ثُمَّ لَنَنسِفَنَّهُۥ فِي ٱلۡيَمِّ نَسۡفًا
Dedi ki: 'Öyleyse git, şüphesiz hayatta senin için "Dokunmak yoktur" demen vardır. Ve şüphesiz senin için asla geri bırakılmayacağın bir buluşma zamanı vardır. Ve üzerine kapanıp kaldığın ilahına bak; kesinlikle onu yakacağız, sonra onu denizin içine tamamen savuracağız.'
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:266
·
Kuran-ı Kerim
أَيَوَدُّ أَحَدُكُمۡ أَن تَكُونَ لَهُۥ جَنَّةٞ مِّن نَّخِيلٖ وَأَعۡنَابٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ لَهُۥ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَأَصَابَهُ ٱلۡكِبَرُ وَلَهُۥ ذُرِّيَّةٞ ضُعَفَآءُ فَأَصَابَهَآ إِعۡصَارٞ فِيهِ نَارٞ فَٱحۡتَرَقَتۡۗ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمُ ٱلۡأٓيَٰتِ لَعَلَّكُمۡ تَتَفَكَّرُونَ
Sizden biri ister mi ki onun hurmalıklardan ve üzümlerden bir bahçesi olsun, altından nehirler akan; onun içinde onun için her ürünlerden vardır ve ona yaşlılık isabet etmiştir ve onun zayıf bir soyu vardır. Böylece ona içinde ateş olan bir kasırga isabet eder, böylece yanar. Düşünürsünüz diye Allah ayetleri size böylece açıklar.