87
Kullanım
11
Lemma
14
Türev
32
Anlam
11 lemma, 14 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
שׁוֹפַר Lemma | şofar | boynuz, boynuz, boru, şofar | İsim | 23 | ||
בַּשּׁוֹפָר | başşofar | ve boynuzda, boynuz, boru, şofar | İsim | 14 | ||
בַּשּׁוֹפָרֽוֹת | ba-şşofarot | boynuzlarla, koç boynuzu, boynuz, boru | İsim | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) Hakimler 7:18 · Tevrat וְתָקַעְתִּי֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר אָנֹכִ֖י וְכָל־אֲשֶׁ֣ר אִתִּ֑י וּתְקַעְתֶּ֨ם בַּשּׁוֹפָר֜וֹת גַּם־אַתֶּ֗ם סְבִיבוֹת֙ כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַאֲמַרְתֶּ֖ם לַיהוָ֥ה וּלְגִדְעֽוֹן Ben ve yanımdaki herkes şofar çaldığımızda, siz de bütün ordugahın etrafında şofarlar çalacaksınız ve diyeceksiniz: "Yahve için ve Gideon için!"' Hakimler 7:19 · Tevrat וַיָּבֹ֣א גִ֠דְעוֹן וּמֵאָה־אִ֨ישׁ אֲשֶׁר־אִתּ֜וֹ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֗ה רֹ֚אשׁ הָאַשְׁמֹ֣רֶת הַתִּֽיכוֹנָ֔ה אַ֛ךְ הָקֵ֥ם הֵקִ֖ימוּ אֶת־הַשֹּֽׁמְרִ֑ים וַֽיִּתְקְעוּ֙ בַּשּׁ֣וֹפָר֔וֹת וְנָפ֥וֹץ הַכַּדִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּיָדָֽם Gideon ve yanındaki yüz adam orta nöbetin başında ordugahın ucuna geldiler; nöbetçileri henüz dikmişlerdi; şofarları çaldılar ve ellerindeki testileri kırdılar. Hakimler 7:20 · Tevrat וַֽ֠יִּתְקְעוּ שְׁלֹ֨שֶׁת הָרָאשִׁ֥ים בַּשּֽׁוֹפָרוֹת֮ וַיִּשְׁבְּר֣וּ הַכַּדִּים֒ וַיַּחֲזִ֤יקוּ בְיַד־שְׂמאוֹלָם֙ בַּלַּפִּדִ֔ים וּבְיַ֨ד־יְמִינָ֔ם הַשּׁוֹפָר֖וֹת לִתְק֑וֹעַ וַֽיִּקְרְא֔וּ חֶ֥רֶב לַֽיהוָ֖ה וּלְגִדְעֽוֹן Üç bölük şofarları çaldılar ve testileri kırdılar; sol elleriyle meşaleleri ve sağ elleriyle çalmak için şofarları tuttular ve bağırdılar: "Yahve için ve Gideon için kılıç!" Yeşu 6:4 · Tevrat וְשִׁבְעָ֣ה כֹהֲנִ֡ים יִשְׂאוּ֩ שִׁבְעָ֨ה שׁוֹפְר֤וֹת הַיּֽוֹבְלִים֙ לִפְנֵ֣י הָאָר֔וֹן וּבַיּוֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔י תָּסֹ֥בּוּ אֶת־הָעִ֖יר שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים וְהַכֹּ֣הֲנִ֔ים יִתְקְע֖וּ בַּשּׁוֹפָרֽוֹת Yedi kâhin sandığın önünde yedi koç boynuzu borusu taşıyacak; ve yedinci gün şehri yedi kez dolaşacaksınız ve kâhinler boruları çalacaklar. Yeşu 6:8 · Tevrat וַיְהִ֗י כֶּאֱמֹ֣ר יְהוֹשֻׁעַ֮ אֶל־הָעָם֒ וְשִׁבְעָ֣ה הַכֹּהֲנִ֡ים נֹשְׂאִים֩ שִׁבְעָ֨ה שׁוֹפְר֤וֹת הַיּֽוֹבְלִים֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה עָבְר֕וּ וְתָקְע֖וּ בַּשּֽׁוֹפָר֑וֹת וַֽאֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית יְהוָ֔ה הֹלֵ֖ךְ אַחֲרֵיהֶֽם Yeşu'nun halka söylediği gibi oldu; Yahve'nin önünde yedi koç boynuzu borusu taşıyan yedi kâhin geçtiler ve boruları çaldılar; ve Yahve'nin antlaşma sandığı onların arkasından gidiyordu. | ||||||
הַשּׁוֹפָר | ha-şşofar | boynuz, boynuz, boru | İsim | 7 | ||
שׁוֹפְרוֹת | şofarot | boynuzlar, boynuz, boru, şofar | İsim | 5 | ||
הַשּׁוֹפָרוֹת | ha-şşofarot | boynuzlar, boynuz, şofar, boru | İsim | 3 | ||
שֹׁפָר | şofar | boynuz, boynuz, boru, şofar | İsim | 3 | ||
הַשֹּׁפָר | ha-şşofar | boynuz, boynuz, boru, şofar | İsim | 2 | ||
בַּשֹּׁפָר | ba-şşofar | boynuzla, boynuz, koç boynuzu, boru | İsim | 2 | ||
שׁוֹפְרֹֽתֵיהֶם | şofroteyhem | boruları, boru, koç boynuzu | Zamir | 1 | ||
בַּשֹּֽׁפָרוֹת | ba-şşofarot | boynuzlarda, boynuz, boru | İsim | 1 | ||
כַּשּׁוֹפָר | kaşşofar | gibi boynuz, boynuz, boru | İsim | 1 | ||
וּבְשׁוֹפָרֽוֹת | u-veşofarot | ve boynuzlarda, boynuz, boru, şofar | İsim | 1 | ||
שַׁפִּיר Lemma | şappir | güzel, güzel, hoş, iyi | Sıfat | 3 | ||
שְׁפַר Lemma | şefar | güzel oldu, güzel olmak, hoş olmak, parlamak | Fiil | 2 | ||
יִשְׁפַּר | yişpar | güzel olacak, güzel olmak, hoş olmak, iyi olmak | Fiil | 1 | ||
בִּשְׁפַּרְפָּרָא Lemma | bişparpara | şafakta, şafak, sabah erkenden, güzellik | İlgeç/Harf | 1 | ||
שַׁפְרִירוֹ Lemma | şafriro | onun gölgeliği, gölgelik, çadır, güzellik | Zamir | 1 | ||
שָֽׁפֶר Lemma | şafer | güzellik, güzellik, hoşluk, iyilik | İsim | 1 | ||
שָׁפֶר | şafer | güzellik, güzellik, hoşluk, iyi olmak | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 23)
Amos 2:2
·
Tevrat
וְשִׁלַּחְתִּי־אֵ֣שׁ בְּמוֹאָ֔ב וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנ֣וֹת הַקְּרִיּ֑וֹת וּמֵ֤ת בְּשָׁאוֹן֙ מוֹאָ֔ב בִּתְרוּעָ֖ה בְּק֥וֹל שׁוֹפָֽר
Ve Moav'a ateş göndereceğim ve Keriyot'un saraylarını yiyecek; ve Moav gürültüyle, narayla, şofar sesiyle ölecek.
Amos 3:6
·
Tevrat
אִם־יִתָּקַ֤ע שׁוֹפָר֙ בְּעִ֔יר וְעָ֖ם לֹ֣א יֶחֱרָ֑דוּ אִם־תִּהְיֶ֤ה רָעָה֙ בְּעִ֔יר וַיהוָ֖ה לֹ֥א עָשָֽׂה
Şehirde şofar çalınır da halk titremez mi? Şehirde kötülük olur da Yahve yapmamış mıdır?
2. Samuel 6:15
·
Tevrat
וְדָוִד֙ וְכָל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל מַעֲלִ֖ים אֶת־אֲר֣וֹן יְהוָ֑ה בִּתְרוּעָ֖ה וּבְק֥וֹל שׁוֹפָֽר
Davut ve bütün İsrail evi Yahve'nin sandığını sevinç çığlığıyla ve şofar sesiyle çıkarıyorlardı.
Yeremya 4:5
·
Tevrat
הַגִּ֣ידוּ בִֽיהוּדָ֗ה וּבִירוּשָׁלִַ֨ם֙ הַשְׁמִ֔יעוּ וְאִמְר֕וּ תִּקְע֥וּ שׁוֹפָ֖ר בָּאָ֑רֶץ קִרְא֤וּ מַלְאוּ֙ וְאִמְר֔וּ הֵאָסְפ֥וּ וְנָב֖וֹאָה אֶל־עָרֵ֥י הַמִּבְצָֽר
Yahuda'da bildirin ve Yeruşalim'de işittirin ve deyin: 'Yerde şofar çalın!' Yüksek sesle çağırın ve deyin: 'Toplanın ve surlu şehirlere girelim!'
Yeremya 4:19
·
Tevrat
מֵעַ֣י מֵעַ֨י אוֹחִ֜ילָה קִיר֥וֹת לִבִּ֛י הֹֽמֶה־לִּ֥י לִבִּ֖י לֹ֣א אַחֲרִ֑ישׁ כִּ֣י ק֤וֹל שׁוֹפָר֙ שָׁמַ֣עַתְּ נַפְשִׁ֔י תְּרוּעַ֖ת מִלְחָמָֽה
Bağırsaklarım, bağırsaklarım, kıvranıyorum! Kalbimin duvarları! Kalbim bende inliyor, susmayacağım; çünkü boru sesini, savaş narasını işittin, canım.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 3:27
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹא֔וֹ וַיִּתְקַ֥ע בַּשּׁוֹפָ֖ר בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיֵּרְד֨וּ עִמּ֧וֹ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מִן־הָהָ֖ר וְה֥וּא לִפְנֵיהֶֽם
Ve geldiğinde, Efrayim dağında şofar çaldı; ve İsrail oğulları dağdan onunla indiler ve o onların önündeydi.
Hakimler 6:34
·
Tevrat
וְר֣וּחַ יְהוָ֔ה לָבְשָׁ֖ה אֶת־גִּדְע֑וֹן וַיִּתְקַע֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר וַיִזָּעֵ֥ק אֲבִיעֶ֖זֶר אַחֲרָֽיו
Yahve'nin Ruhu Gideon'u kapladı; o boruyu çaldı ve Aviezer onun ardına çağrıldı.
Hakimler 7:18
·
Tevrat
וְתָקַעְתִּי֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר אָנֹכִ֖י וְכָל־אֲשֶׁ֣ר אִתִּ֑י וּתְקַעְתֶּ֨ם בַּשּׁוֹפָר֜וֹת גַּם־אַתֶּ֗ם סְבִיבוֹת֙ כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַאֲמַרְתֶּ֖ם לַיהוָ֥ה וּלְגִדְעֽוֹן
Ben ve yanımdaki herkes şofar çaldığımızda, siz de bütün ordugahın etrafında şofarlar çalacaksınız ve diyeceksiniz: "Yahve için ve Gideon için!"'
Hezekiel 33:3
·
Tevrat
וְרָאָ֥ה אֶת־הַחֶ֖רֶב בָּאָ֣ה עַל־הָאָ֑רֶץ וְתָקַ֥ע בַּשּׁוֹפָ֖ר וְהִזְהִ֥יר אֶת־הָעָֽם
O, yerin üzerine kılıcın geldiğini görür, boruyu çalar ve halkı uyarırsa;
Hezekiel 33:6
·
Tevrat
וְ֠הַצֹּפֶה כִּֽי־יִרְאֶ֨ה אֶת־הַחֶ֜רֶב בָּאָ֗ה וְלֹֽא־תָקַ֤ע בַּשּׁוֹפָר֙ וְהָעָ֣ם לֹֽא־נִזְהָ֔ר וַתָּב֣וֹא חֶ֔רֶב וַתִּקַּ֥ח מֵהֶ֖ם נָ֑פֶשׁ ה֚וּא בַּעֲוֺנ֣וֹ נִלְקָ֔ח וְדָמ֖וֹ מִיַּֽד־הַצֹּפֶ֥ה אֶדְרֹֽשׁ
Ama gözcü kılıcın geldiğini görür de boruyu çalmazsa ve halk uyarılmazsa, kılıç gelip onlardan bir can alırsa; o kişi kendi suçuyla alınmıştır, ama onun kanını gözcünün elinden soracağım.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 7:18
·
Tevrat
וְתָקַעְתִּי֙ בַּשּׁוֹפָ֔ר אָנֹכִ֖י וְכָל־אֲשֶׁ֣ר אִתִּ֑י וּתְקַעְתֶּ֨ם בַּשּׁוֹפָר֜וֹת גַּם־אַתֶּ֗ם סְבִיבוֹת֙ כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַאֲמַרְתֶּ֖ם לַיהוָ֥ה וּלְגִדְעֽוֹן
Ben ve yanımdaki herkes şofar çaldığımızda, siz de bütün ordugahın etrafında şofarlar çalacaksınız ve diyeceksiniz: "Yahve için ve Gideon için!"'
Hakimler 7:19
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִ֠דְעוֹן וּמֵאָה־אִ֨ישׁ אֲשֶׁר־אִתּ֜וֹ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֗ה רֹ֚אשׁ הָאַשְׁמֹ֣רֶת הַתִּֽיכוֹנָ֔ה אַ֛ךְ הָקֵ֥ם הֵקִ֖ימוּ אֶת־הַשֹּֽׁמְרִ֑ים וַֽיִּתְקְעוּ֙ בַּשּׁ֣וֹפָר֔וֹת וְנָפ֥וֹץ הַכַּדִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּיָדָֽם
Gideon ve yanındaki yüz adam orta nöbetin başında ordugahın ucuna geldiler; nöbetçileri henüz dikmişlerdi; şofarları çaldılar ve ellerindeki testileri kırdılar.
Hakimler 7:20
·
Tevrat
וַֽ֠יִּתְקְעוּ שְׁלֹ֨שֶׁת הָרָאשִׁ֥ים בַּשּֽׁוֹפָרוֹת֮ וַיִּשְׁבְּר֣וּ הַכַּדִּים֒ וַיַּחֲזִ֤יקוּ בְיַד־שְׂמאוֹלָם֙ בַּלַּפִּדִ֔ים וּבְיַ֨ד־יְמִינָ֔ם הַשּׁוֹפָר֖וֹת לִתְק֑וֹעַ וַֽיִּקְרְא֔וּ חֶ֥רֶב לַֽיהוָ֖ה וּלְגִדְעֽוֹן
Üç bölük şofarları çaldılar ve testileri kırdılar; sol elleriyle meşaleleri ve sağ elleriyle çalmak için şofarları tuttular ve bağırdılar: "Yahve için ve Gideon için kılıç!"
Yeşu 6:4
·
Tevrat
וְשִׁבְעָ֣ה כֹהֲנִ֡ים יִשְׂאוּ֩ שִׁבְעָ֨ה שׁוֹפְר֤וֹת הַיּֽוֹבְלִים֙ לִפְנֵ֣י הָאָר֔וֹן וּבַיּוֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔י תָּסֹ֥בּוּ אֶת־הָעִ֖יר שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים וְהַכֹּ֣הֲנִ֔ים יִתְקְע֖וּ בַּשּׁוֹפָרֽוֹת
Yedi kâhin sandığın önünde yedi koç boynuzu borusu taşıyacak; ve yedinci gün şehri yedi kez dolaşacaksınız ve kâhinler boruları çalacaklar.
Yeşu 6:8
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כֶּאֱמֹ֣ר יְהוֹשֻׁעַ֮ אֶל־הָעָם֒ וְשִׁבְעָ֣ה הַכֹּהֲנִ֡ים נֹשְׂאִים֩ שִׁבְעָ֨ה שׁוֹפְר֤וֹת הַיּֽוֹבְלִים֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה עָבְר֕וּ וְתָקְע֖וּ בַּשּֽׁוֹפָר֑וֹת וַֽאֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית יְהוָ֔ה הֹלֵ֖ךְ אַחֲרֵיהֶֽם
Yeşu'nun halka söylediği gibi oldu; Yahve'nin önünde yedi koç boynuzu borusu taşıyan yedi kâhin geçtiler ve boruları çaldılar; ve Yahve'nin antlaşma sandığı onların arkasından gidiyordu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 33:4
·
Tevrat
וְשָׁמַ֨ע הַשֹּׁמֵ֜עַ אֶת־ק֤וֹל הַשּׁוֹפָר֙ וְלֹ֣א נִזְהָ֔ר וַתָּ֥בוֹא חֶ֖רֶב וַתִּקָּחֵ֑הוּ דָּמ֥וֹ בְרֹאשׁ֖וֹ יִֽהְיֶֽה
İşiten kişi borunun sesini işitip de uyarılmazsa ve kılıç gelip onu alırsa, onun kanı kendi başının üzerinde olacaktır.
Hezekiel 33:5
·
Tevrat
אֵת֩ ק֨וֹל הַשּׁוֹפָ֤ר שָׁמַע֙ וְלֹ֣א נִזְהָ֔ר דָּמ֖וֹ בּ֣וֹ יִֽהְיֶ֑ה וְה֥וּא נִזְהָ֖ר נַפְשׁ֥וֹ מִלֵּֽט
Borunun sesini işitti ama uyarılmadı, onun kanı kendi üzerinde olacaktır; ancak o uyarılsaydı canını kurtarırdı.
1. Krallar 1:41
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע אֲדֹנִיָּ֗הוּ וְכָל־הַקְּרֻאִים֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ וְהֵ֖ם כִּלּ֣וּ לֶאֱכֹ֑ל וַיִּשְׁמַ֤ע יוֹאָב֙ אֶת־ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֔ר וַיֹּ֕אמֶר מַדּ֥וּעַ קֽוֹל־הַקִּרְיָ֖ה הוֹמָֽה
Adoniyahu ve onunla olan bütün çağrılanlar duydu; ve onlar yemeyi bitirmişlerdi. Yoav şofar sesini duydu ve dedi: 'Şehrin sesi neden gürültülü?'
Yeşu 6:5
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה בִּמְשֹׁ֣ךְ בְּקֶ֣רֶן הַיּוֹבֵ֗ל כְּשָׁמְעֲכֶם֙ אֶת־ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֔ר יָרִ֥יעוּ כָל־הָעָ֖ם תְּרוּעָ֣ה גְדוֹלָ֑ה וְנָ֨פְלָ֜ה חוֹמַ֤ת הָעִיר֙ תַּחְתֶּ֔יהָ וְעָל֥וּ הָעָ֖ם אִ֥ישׁ נֶגְדּֽוֹ
Ve koç boynuzuyla uzun çalındığında, borunun sesini duyduğunuzda, bütün halk büyük bir bağırışla bağıracak; ve şehrin suru kendi altına düşecek ve halk, her adam kendi karşısına çıkacak.
Yeşu 6:20
·
Tevrat
וַיָּ֣רַע הָעָ֔ם וַֽיִּתְקְע֖וּ בַּשֹּֽׁפָר֑וֹת וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ הָעָ֜ם אֶת־ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֗ר וַיָּרִ֤יעוּ הָעָם֙ תְּרוּעָ֣ה גְדוֹלָ֔ה וַתִּפֹּ֨ל הַֽחוֹמָ֜ה תַּחְתֶּ֗יהָ וַיַּ֨עַל הָעָ֤ם הָעִ֨ירָה֙ אִ֣ישׁ נֶגְדּ֔וֹ וַֽיִּלְכְּד֖וּ אֶת־הָעִֽיר
Halk bağırdı ve boruları çaldılar. Halk borunun sesini duyduğunda, halk büyük bir bağırışla bağırdı ve sur kendi altına düştü ve halk şehre çıktı, her adam kendi karşısına, ve şehri ele geçirdiler.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 7:16
·
Tevrat
וַיַּ֛חַץ אֶת־שְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת הָאִ֖ישׁ שְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁ֑ים וַיִּתֵּ֨ן שׁוֹפָר֤וֹת בְּיַד־כֻּלָּם֙ וְכַדִּ֣ים רֵקִ֔ים וְלַפִּדִ֖ים בְּת֥וֹךְ הַכַּדִּֽים
Üç yüz adamı üç bölüğe böldü; hepsinin eline şofarlar, boş testiler ve testilerin içine meşaleler verdi.
Yeşu 6:4
·
Tevrat
וְשִׁבְעָ֣ה כֹהֲנִ֡ים יִשְׂאוּ֩ שִׁבְעָ֨ה שׁוֹפְר֤וֹת הַיּֽוֹבְלִים֙ לִפְנֵ֣י הָאָר֔וֹן וּבַיּוֹם֙ הַשְּׁבִיעִ֔י תָּסֹ֥בּוּ אֶת־הָעִ֖יר שֶׁ֣בַע פְּעָמִ֑ים וְהַכֹּ֣הֲנִ֔ים יִתְקְע֖וּ בַּשּׁוֹפָרֽוֹת
Yedi kâhin sandığın önünde yedi koç boynuzu borusu taşıyacak; ve yedinci gün şehri yedi kez dolaşacaksınız ve kâhinler boruları çalacaklar.
Yeşu 6:6
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֞א יְהוֹשֻׁ֤עַ בִּן־נוּן֙ אֶל־הַכֹּ֣הֲנִ֔ים וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם שְׂא֖וּ אֶת־אֲר֣וֹן הַבְּרִ֑ית וְשִׁבְעָ֣ה כֹֽהֲנִ֗ים יִשְׂאוּ֙ שִׁבְעָ֤ה שֽׁוֹפְרוֹת֙ יוֹבְלִ֔ים לִפְנֵ֖י אֲר֥וֹן יְהוָֽה
Nun oğlu Yeşu kâhinleri çağırdı ve onlara dedi: 'Antlaşma sandığını taşıyın ve yedi kâhin Yahve'nin sandığının önünde yedi koç boynuzu borusu taşısın.'
Yeşu 6:8
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כֶּאֱמֹ֣ר יְהוֹשֻׁעַ֮ אֶל־הָעָם֒ וְשִׁבְעָ֣ה הַכֹּהֲנִ֡ים נֹשְׂאִים֩ שִׁבְעָ֨ה שׁוֹפְר֤וֹת הַיּֽוֹבְלִים֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה עָבְר֕וּ וְתָקְע֖וּ בַּשּֽׁוֹפָר֑וֹת וַֽאֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית יְהוָ֔ה הֹלֵ֖ךְ אַחֲרֵיהֶֽם
Yeşu'nun halka söylediği gibi oldu; Yahve'nin önünde yedi koç boynuzu borusu taşıyan yedi kâhin geçtiler ve boruları çaldılar; ve Yahve'nin antlaşma sandığı onların arkasından gidiyordu.
Yeşu 6:13
·
Tevrat
וְשִׁבְעָ֣ה הַכֹּהֲנִ֡ים נֹשְׂאִים֩ שִׁבְעָ֨ה שׁוֹפְר֜וֹת הַיֹּבְלִ֗ים לִפְנֵי֙ אֲר֣וֹן יְהוָ֔ה הֹלְכִ֣ים הָל֔וֹךְ וְתָקְע֖וּ בַּשּׁוֹפָר֑וֹת וְהֶחָלוּץ֙ הֹלֵ֣ךְ לִפְנֵיהֶ֔ם וְהַֽמְאַסֵּ֗ף הֹלֵךְ֙ אַֽחֲרֵי֙ אֲר֣וֹן יְהוָ֔ה הָל֖וֹךְ וְתָק֥וֹעַ בַּשּׁוֹפָרֽוֹת
Yahve'nin sandığının önünde yedi koç boynuzu borusu taşıyan yedi kâhin gidiyordu, giderek ve boruları çalarak; ve silahlı adamlar onların önünde gidiyordu ve artçı birlik Yahve'nin sandığının arkasından gidiyordu, giderek ve boruları çalarak.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 7:20
·
Tevrat
וַֽ֠יִּתְקְעוּ שְׁלֹ֨שֶׁת הָרָאשִׁ֥ים בַּשּֽׁוֹפָרוֹת֮ וַיִּשְׁבְּר֣וּ הַכַּדִּים֒ וַיַּחֲזִ֤יקוּ בְיַד־שְׂמאוֹלָם֙ בַּלַּפִּדִ֔ים וּבְיַ֨ד־יְמִינָ֔ם הַשּׁוֹפָר֖וֹת לִתְק֑וֹעַ וַֽיִּקְרְא֔וּ חֶ֥רֶב לַֽיהוָ֖ה וּלְגִדְעֽוֹן
Üç bölük şofarları çaldılar ve testileri kırdılar; sol elleriyle meşaleleri ve sağ elleriyle çalmak için şofarları tuttular ve bağırdılar: "Yahve için ve Gideon için kılıç!"
Hakimler 7:22
·
Tevrat
וַֽיִּתְקְעוּ֮ שְׁלֹשׁ־מֵא֣וֹת הַשּׁוֹפָרוֹת֒ וַיָּ֣שֶׂם יְהוָ֗ה אֵ֣ת חֶ֥רֶב אִ֛ישׁ בְּרֵעֵ֖הוּ וּבְכָל־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וַיָּ֨נָס הַֽמַּחֲנֶ֜ה עַד־בֵּ֤ית הַשִּׁטָּה֙ צְֽרֵרָ֔תָה עַ֛ד שְׂפַת־אָבֵ֥ל מְחוֹלָ֖ה עַל־טַבָּֽת
Üç yüz şofarı çaldılar, Yahve bütün ordugahta her adamın kılıcını arkadaşına çevirdi; ordugah Tserera'ya doğru Bet-Şitta'ya kadar, Tabbat yanındaki Avel-Mehola kıyısına kadar kaçtı.
Yeşu 6:9
·
Tevrat
וְהֶחָל֣וּץ הֹלֵ֔ךְ לִפְנֵי֙ הַכֹּ֣הֲנִ֔ים תֹּקְעֵ֖י הַשּֽׁוֹפָר֑וֹת וְהַֽמְאַסֵּ֗ף הֹלֵךְ֙ אַחֲרֵ֣י הָאָר֔וֹן הָל֖וֹךְ וְתָק֥וֹעַ בַּשּׁוֹפָרֽוֹת
Silahlı adamlar boruları çalan kâhinlerin önünde gidiyordu ve artçı birlik sandığın arkasından gidiyordu, giderek ve boruları çalarak.
Örnek Ayetler (3)
Hoşea 8:1
·
Tevrat
אֶל־חִכְּךָ֣ שֹׁפָ֔ר כַּנֶּ֖שֶׁר עַל־בֵּ֣ית יְהוָ֑ה יַ֚עַן עָבְר֣וּ בְרִיתִ֔י וְעַל־תּוֹרָתִ֖י פָּשָֽׁעוּ
Ağzına boru! Yahve'nin evine kartal gibi! Çünkü antlaşmamı bozdular ve yasama karşı isyan ettiler.
Eyüp 39:25
·
Tevrat
בְּדֵ֤י שֹׁפָ֨ר יֹ֘אמַ֤ר הֶאָ֗ח וּֽ֭מֵרָחוֹק יָרִ֣יחַ מִלְחָמָ֑ה רַ֥עַם שָׂ֝רִים וּתְרוּעָֽה
Boru çaldığında 'Aha!' der ve uzaktan savaşı, komutanların gürlemesini ve bağırışı koklar.
Mısır'dan Çıkış 19:16
·
Tevrat
וַיְהִי֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁלִישִׁ֜י בִּֽהְיֹ֣ת הַבֹּ֗קֶר וַיְהִי֩ קֹלֹ֨ת וּבְרָקִ֜ים וְעָנָ֤ן כָּבֵד֙ עַל־הָהָ֔ר וְקֹ֥ל שֹׁפָ֖ר חָזָ֣ק מְאֹ֑ד וַיֶּחֱרַ֥ד כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה
Üçüncü gün sabah olunca gök gürlemeleri, şimşekler, dağın üzerinde ağır bir bulut ve çok güçlü bir şofar sesi vardı; bunun üzerine ordugahtaki bütün halk titredi.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 15:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח אַבְשָׁלוֹם֙ מְרַגְּלִ֔ים בְּכָל־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר כְּשָׁמְעֲכֶם֙ אֶת־ק֣וֹל הַשֹּׁפָ֔ר וַאֲמַרְתֶּ֕ם מָלַ֥ךְ אַבְשָׁל֖וֹם בְּחֶבְרֽוֹן
Avşalom İsrail'in bütün oymaklarına casuslar gönderdi diyerek: 'Borunun sesini işittiğinizde deyin: Avşalom Hevron'da kral oldu.'
Mısır'dan Çıkış 20:18
·
Tevrat
וְכָל־הָעָם֩ רֹאִ֨ים אֶת־הַקּוֹלֹ֜ת וְאֶת־הַלַּפִּידִ֗ם וְאֵת֙ ק֣וֹל הַשֹּׁפָ֔ר וְאֶת־הָהָ֖ר עָשֵׁ֑ן וַיַּ֤רְא הָעָם֙ וַיָּנֻ֔עוּ וַיַּֽעַמְד֖וּ מֵֽרָחֹֽק
Bütün halk sesleri, meşaleleri, şofarın sesini ve tüten dağı görüyordu; halk gördü ve titrediler ve uzaktan durdular.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 18:16
·
Tevrat
וַיִּתְקַ֤ע יוֹאָב֙ בַּשֹּׁפָ֔ר וַיָּ֣שָׁב הָעָ֔ם מִרְדֹ֖ף אַחֲרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כִּֽי־חָשַׂ֥ךְ יוֹאָ֖ב אֶת־הָעָֽם
Yoav şofarı çaldı ve halk İsrail'in ardınca kovalamaktan döndü; çünkü Yoav halkı esirgedi.
2. Samuel 20:1
·
Tevrat
וְשָׁ֨ם נִקְרָ֜א אִ֣ישׁ בְּלִיַּ֗עַל וּשְׁמ֛וֹ שֶׁ֥בַע בֶּן־בִּכְרִ֖י אִ֣ישׁ יְמִינִ֑י וַיִּתְקַ֣ע בַּשֹּׁפָ֗ר וַ֠יֹּאמֶר אֵֽין־לָ֨נוּ חֵ֜לֶק בְּדָוִ֗ד וְלֹ֤א נַֽחֲלָה־לָ֨נוּ֙ בְּבֶן־יִשַׁ֔י אִ֥ישׁ לְאֹהָלָ֖יו יִשְׂרָאֵֽל
Orada adı Bikri oğlu Şeva olan Benyaminli değersiz bir adam bulunuyordu; o şofarı çaldı ve dedi: 'Davut'ta payımız yok ve İşay oğlunda mirasımız yok; her adam çadırlarına, ey İsrail!'
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 7:8
·
Tevrat
וַיִּקְח֣וּ אֶת־צֵדָה֩ הָעָ֨ם בְּיָדָ֜ם וְאֵ֣ת שׁוֹפְרֹֽתֵיהֶ֗ם וְאֵ֨ת כָּל־אִ֤ישׁ יִשְׂרָאֵל֙ שִׁלַּח֙ אִ֣ישׁ לְאֹֽהָלָ֔יו וּבִשְׁלֹשׁ־מֵא֥וֹת הָאִ֖ישׁ הֶֽחֱזִ֑יק וּמַחֲנֵ֣ה מִדְיָ֔ן הָ֥יָה ל֖וֹ מִתַּ֥חַת בָּעֵֽמֶק
Böylece halkın erzağını ve borularını ellerine aldılar; ve İsrail'in bütün adamlarını, her adamı kendi çadırlarına gönderdi ve üç yüz adamı tuttu. Midyan ordusu ise vadide onun altındaydı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 6:20
·
Tevrat
וַיָּ֣רַע הָעָ֔ם וַֽיִּתְקְע֖וּ בַּשֹּֽׁפָר֑וֹת וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ הָעָ֜ם אֶת־ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֗ר וַיָּרִ֤יעוּ הָעָם֙ תְּרוּעָ֣ה גְדוֹלָ֔ה וַתִּפֹּ֨ל הַֽחוֹמָ֜ה תַּחְתֶּ֗יהָ וַיַּ֨עַל הָעָ֤ם הָעִ֨ירָה֙ אִ֣ישׁ נֶגְדּ֔וֹ וַֽיִּלְכְּד֖וּ אֶת־הָעִֽיר
Halk bağırdı ve boruları çaldılar. Halk borunun sesini duyduğunda, halk büyük bir bağırışla bağırdı ve sur kendi altına düştü ve halk şehre çıktı, her adam kendi karşısına, ve şehri ele geçirdiler.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 58:1
·
Tevrat
קְרָ֤א בְגָרוֹן֙ אַל־תַּחְשֹׂ֔ךְ כַּשּׁוֹפָ֖ר הָרֵ֣ם קוֹלֶ֑ךָ וְהַגֵּ֤ד לְעַמִּי֙ פִּשְׁעָ֔ם וּלְבֵ֥ית יַעֲקֹ֖ב חַטֹּאתָֽם
Boğazdan çağır, esirgeme, sesini şofar gibi yükselt; ve halkıma isyanlarını ve Yakup evine günahlarını bildir.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 15:14
·
Tevrat
וַיִּשָּֽׁבְעוּ֙ לַיהוָ֔ה בְּק֥וֹל גָּד֖וֹל וּבִתְרוּעָ֑ה וּבַחֲצֹצְר֖וֹת וּבְשׁוֹפָרֽוֹת
Büyük bir sesle, sevinç çığlığıyla, borazanlarla ve şofarlarla Yahve'ye yemin ettiler.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 4:9
·
Tevrat
עָפְיֵ֤הּ שַׁפִּיר֙ וְאִנְבֵּ֣הּ שַׂגִּ֔יא וּמָז֨וֹן לְכֹ֖לָּא־בֵ֑הּ תְּחֹת֜וֹהִי תַּטְלֵ֣ל חֵיוַ֣ת בָּרָ֗א וּבְעַנְפ֨וֹהִי֙ יְדוּרָן֙ צִפֲּרֵ֣י שְׁמַיָּ֔א וּמִנֵּ֖הּ יִתְּזִ֥ין כָּל־בִּשְׂרָֽא
Onun yaprakları güzeldi ve onun meyvesi çoktu ve herkes için yiyecek ondaydı; kırın hayvanları onun altında gölgelenirdi ve göklerin kuşları onun dallarında otururdu ve her beşer ondan beslenirdi.
Daniel 4:18
·
Tevrat
וְעָפְיֵ֤הּ שַׁפִּיר֙ וְאִנְבֵּ֣הּ שַׂגִּ֔יא וּמָז֨וֹן לְכֹ֖לָּא־בֵ֑הּ תְּחֹת֗וֹהִי תְּדוּר֙ חֵיוַ֣ת בָּרָ֔א וּבְעַנְפ֕וֹהִי יִשְׁכְּנָ֖ן צִפֲּרֵ֥י שְׁמַיָּֽא
Onun yaprakları güzeldi ve onun meyvesi çoktu ve herkes için yiyecek ondaydı; kırın hayvanları onun altında otururdu ve göklerin kuşları onun dallarında barınırdı;
Örnek Ayetler (2)
Daniel 3:32
·
Tevrat
אָֽתַיָּא֙ וְתִמְהַיָּ֔א דִּ֚י עֲבַ֣ד עִמִּ֔י אֱלָהָ֖א עִלָּאָ֑ה שְׁפַ֥ר קָֽדָמַ֖י לְהַחֲוָיָֽה
Yüce Tanrı'nın benimle yaptığı belirtileri ve harikaları bildirmek bana iyi göründü.
Daniel 6:2
·
Tevrat
שְׁפַר֙ קֳדָ֣ם דָּרְיָ֔וֶשׁ וַהֲקִים֙ עַל־מַלְכוּתָ֔א לַאֲחַשְׁדַּרְפְּנַיָּ֖א מְאָ֣ה וְעֶשְׂרִ֑ין דִּ֥י לֶהֱוֺ֖ן בְּכָל־מַלְכוּתָֽא
Daryaveş'in önünde iyi göründü ve krallığın üzerine, bütün krallıkta olacak yüz yirmi satrap dikti;
Örnek Ayetler (1)
Daniel 4:24
·
Tevrat
לָהֵ֣ן מַלְכָּ֗א מִלְכִּי֙ יִשְׁפַּ֣ר עֲלָ֔ךְ וַחֲטָאָךְ֙ בְּצִדְקָ֣ה פְרֻ֔ק וַעֲוָיָתָ֖ךְ בְּמִחַ֣ן עֲנָ֑יִן הֵ֛ן תֶּהֱוֵ֥א אַרְכָ֖ה לִשְׁלֵוְתָֽךְ
Bu nedenle, ey kral, öğüdüm sana iyi görünsün; günahlarını doğrulukla ve suçlarını düşkünlere merhamet ederek kır; belki senin rahatlığına bir uzama olur.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 6:20
·
Tevrat
בֵּאדַ֣יִן מַלְכָּ֔א בִּשְׁפַּרְפָּרָ֖א יְק֣וּם בְּנָגְהָ֑א וּבְהִ֨תְבְּהָלָ֔ה לְגֻבָּ֥א דִֽי־אַרְיָוָתָ֖א אֲזַֽל
O zaman kral şafakta, aydınlıkta kalktı ve aceleyle aslanların çukuruna gitti.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 43:10
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֡ם כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הִנְנִ֤י שֹׁלֵ֨חַ֙ וְ֠לָקַחְתִּי אֶת־נְבוּכַדְרֶאצַּ֤ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֙ עַבְדִּ֔י וְשַׂמְתִּ֣י כִסְא֔וֹ מִמַּ֛עַל לָאֲבָנִ֥ים הָאֵ֖לֶּה אֲשֶׁ֣ר טָמָ֑נְתִּי וְנָטָ֥ה אֶת־שַׁפְרִיר֖וֹ עֲלֵיהֶֽם
Ve onlara diyeceksin: İsrail'in Tanrısı Ordular Yahve şöyle dedi: İşte ben gönderiyorum ve kulum Babil kralı Nebukadnessar'ı alacağım, ve onun tahtını gömdüğüm bu taşların üzerine koyacağım; ve otağını onların üzerine gerecek.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 33:23
·
Tevrat
וַיִּסְע֖וּ מִקְּהֵלָ֑תָה וַֽיַּחֲנ֖וּ בְּהַר־שָֽׁפֶר
Kehelata'dan yola çıktılar ve Şafer Dağı'nda konakladılar.