77
Kullanım
10
Lemma
27
Türev
48
Anlam
10 lemma, 27 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
תְּשׁוּעָה Lemma | teşu'a | kurtuluş, kurtuluş, yardım, zafer | İsim | 13 | ||
Örnek Ayetler (5 / 13) 2. Samuel 23:10 · Tevrat ה֣וּא קָם֩ וַיַּ֨ךְ בַּפְּלִשְׁתִּ֜ים עַ֣ד כִּֽי־יָגְעָ֣ה יָד֗וֹ וַתִּדְבַּ֤ק יָדוֹ֙ אֶל־הַחֶ֔רֶב וַיַּ֧עַשׂ יְהוָ֛ה תְּשׁוּעָ֥ה גְדוֹלָ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וְהָעָ֛ם יָשֻׁ֥בוּ אַחֲרָ֖יו אַךְ־לְפַשֵּֽׁט O kalktı ve eli yorulana kadar Filistlilere vurdu ve eli kılıca yapıştı; ve Yahve o günde büyük kurtuluş yaptı ve halk sadece soymak için arkasından döndüler. 2. Samuel 23:12 · Tevrat וַיִּתְיַצֵּ֤ב בְּתוֹךְ־הַֽחֶלְקָה֙ וַיַּצִּילֶ֔הָ וַיַּ֖ךְ אֶת־פְּלִשְׁתִּ֑ים וַיַּ֥עַשׂ יְהוָ֖ה תְּשׁוּעָ֥ה גְדוֹלָֽה Ve parçanın ortasında dikildi ve onu kurtardı ve Filistlileri vurdu; ve Yahve büyük kurtuluş yaptı. 1. Samuel 11:9 · Tevrat וַיֹּאמְר֞וּ לַמַּלְאָכִ֣ים הַבָּאִ֗ים כֹּ֤ה תֹֽאמְרוּן֙ לְאִישׁ֙ יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֔ד מָחָ֛ר תִּהְיֶֽה־לָכֶ֥ם תְּשׁוּעָ֖ה כְּחֹ֣ם הַשָּׁ֑מֶשׁ וַיָּבֹ֣אוּ הַמַּלְאָכִ֗ים וַיַּגִּ֛ידוּ לְאַנְשֵׁ֥י יָבֵ֖ישׁ וַיִּשְׂמָֽחוּ Gelen habercilere dediler: 'Yaveş Gilead adamlarına şöyle diyeceksiniz: Yarın güneş ısındığında size kurtuluş olacak.' Haberciler geldiler ve Yaveş adamlarına bildirdiler ve sevindiler. 1. Samuel 11:13 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֔וּל לֹֽא־יוּמַ֥ת אִ֖ישׁ בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֥י הַיּ֛וֹם עָשָֽׂה־יְהוָ֥ה תְּשׁוּעָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל Şaul dedi: 'Bu günde adam öldürülmeyecek; çünkü bugün Yahve İsrail'de kurtuluş yaptı.' 1. Samuel 19:5 · Tevrat וַיָּשֶׂם֩ אֶת־נַפְשׁ֨וֹ בְכַפּ֜וֹ וַיַּ֣ךְ אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֗י וַיַּ֨עַשׂ יְהוָ֜ה תְּשׁוּעָ֤ה גְדוֹלָה֙ לְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל רָאִ֖יתָ וַתִּשְׂמָ֑ח וְלָ֤מָּה תֶֽחֱטָא֙ בְּדָ֣ם נָקִ֔י לְהָמִ֥ית אֶת־דָּוִ֖ד חִנָּֽם Canını avucuna koydu ve Filistliyi vurdu, ve Yahve bütün İsrail için büyük kurtuluş yaptı; gördün ve sevindin. Ve neden Davut'u boş yere öldürmek için suçsuz kana günah işleyeceksin? | ||||||
תְּשׁוּעַת | teşu'at | kurtuluşu, kurtuluş, zafer, yardım | İsim | 4 | ||
תְּשׁוּעָתֶֽךָ | teşu'atekha | kurtuluşun, kurtuluş, özgürlük, zafer | Zamir | 3 | ||
וּתְשׁוּעָה | u-teşua | ve kurtuluş, kurtuluş, zafer, yardım | İsim | 2 | ||
הַתְּשׁוּעָה | hat-teşu'a | kurtuluş, yardım, kurtuluş, zafer | İsim | 2 | ||
לִתְשׁוּעָה | li-tşu'a | kurtuluş için, kurtuluş, zafer, yardım | İsim | 2 | ||
תְּשׁוּעָתִֽי | teşu'ati | kurtuluşum, kurtuluş, yardım, zafer | Zamir | 2 | ||
וּתְשׁוּעָתְךָ | u-teşu'atekha | ve senin kurtuluşun, kurtuluş, yardım, zafer | Zamir | 1 | ||
לִתְשׁוּעָתְךָ | li-tşu'atekha | senin feryadın için, feryat, yardım çağrısı, kurtuluş | Zamir | 1 | ||
הַתְּשֻׁעָה | ha-tteşu'a | kurtuluş, kurtuluş, zafer, yardım | İsim | 1 | ||
וּתְשׁוּעַת | u-teşu'at | ve kurtuluşu, kurtuluş, zafer, yardım | İsim | 1 | ||
לִתְשׁוּעַת | li-teşu'at | kurtuluşuna, kurtuluş, zafer, yardım | İsim | 1 | ||
וּתְשׁוּעָתִי | uteşu'ati | ve benim genişliğim, genişlik, kurtuluş, yardım | Zamir | 1 | ||
אֲשַׁוַּע Lemma | aşavva | feryat edeceğim, feryat etmek, yardım çağırmak, bağırmak | Fiil | 4 | ||
יְשַׁוְּעוּ | yeşavve'u | yardım çağıracaklar, feryat etmek, yardım çağırmak, yalvarmak | Fiil | 4 | ||
שִׁוַּעְתִּי | şivva'ti | feryat ettim, feryat etmek, yardım çağırmak, haykırmak | Fiil | 4 | ||
תְּשַׁוֵּעַ | teşavvea | feryat edeceksin, feryat etmek, yardım çağırmak, bağırmak | Fiil | 2 | ||
בְּשַׁוְּעִי | be-şav'i | feryat ettiğimde, feryat etmek, yardım çağırmak | Zamir | 2 | ||
מְשַׁוֵּעַ | meşavvea | feryat eden, feryat etmek, yardım çağırmak, ağlamak | Fiil | 2 | ||
וָאֲשַׁוֵּעָה | va-aşavvea | ve feryat ettim, feryat etmek, yardım çağırmak, ağlamak | Zamir | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Samuel 23:10
·
Tevrat
ה֣וּא קָם֩ וַיַּ֨ךְ בַּפְּלִשְׁתִּ֜ים עַ֣ד כִּֽי־יָגְעָ֣ה יָד֗וֹ וַתִּדְבַּ֤ק יָדוֹ֙ אֶל־הַחֶ֔רֶב וַיַּ֧עַשׂ יְהוָ֛ה תְּשׁוּעָ֥ה גְדוֹלָ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וְהָעָ֛ם יָשֻׁ֥בוּ אַחֲרָ֖יו אַךְ־לְפַשֵּֽׁט
O kalktı ve eli yorulana kadar Filistlilere vurdu ve eli kılıca yapıştı; ve Yahve o günde büyük kurtuluş yaptı ve halk sadece soymak için arkasından döndüler.
2. Samuel 23:12
·
Tevrat
וַיִּתְיַצֵּ֤ב בְּתוֹךְ־הַֽחֶלְקָה֙ וַיַּצִּילֶ֔הָ וַיַּ֖ךְ אֶת־פְּלִשְׁתִּ֑ים וַיַּ֥עַשׂ יְהוָ֖ה תְּשׁוּעָ֥ה גְדוֹלָֽה
Ve parçanın ortasında dikildi ve onu kurtardı ve Filistlileri vurdu; ve Yahve büyük kurtuluş yaptı.
1. Samuel 11:9
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֞וּ לַמַּלְאָכִ֣ים הַבָּאִ֗ים כֹּ֤ה תֹֽאמְרוּן֙ לְאִישׁ֙ יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֔ד מָחָ֛ר תִּהְיֶֽה־לָכֶ֥ם תְּשׁוּעָ֖ה כְּחֹ֣ם הַשָּׁ֑מֶשׁ וַיָּבֹ֣אוּ הַמַּלְאָכִ֗ים וַיַּגִּ֛ידוּ לְאַנְשֵׁ֥י יָבֵ֖ישׁ וַיִּשְׂמָֽחוּ
Gelen habercilere dediler: 'Yaveş Gilead adamlarına şöyle diyeceksiniz: Yarın güneş ısındığında size kurtuluş olacak.' Haberciler geldiler ve Yaveş adamlarına bildirdiler ve sevindiler.
1. Samuel 11:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֔וּל לֹֽא־יוּמַ֥ת אִ֖ישׁ בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה כִּ֥י הַיּ֛וֹם עָשָֽׂה־יְהוָ֥ה תְּשׁוּעָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Şaul dedi: 'Bu günde adam öldürülmeyecek; çünkü bugün Yahve İsrail'de kurtuluş yaptı.'
1. Samuel 19:5
·
Tevrat
וַיָּשֶׂם֩ אֶת־נַפְשׁ֨וֹ בְכַפּ֜וֹ וַיַּ֣ךְ אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֗י וַיַּ֨עַשׂ יְהוָ֜ה תְּשׁוּעָ֤ה גְדוֹלָה֙ לְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל רָאִ֖יתָ וַתִּשְׂמָ֑ח וְלָ֤מָּה תֶֽחֱטָא֙ בְּדָ֣ם נָקִ֔י לְהָמִ֥ית אֶת־דָּוִ֖ד חִנָּֽם
Canını avucuna koydu ve Filistliyi vurdu, ve Yahve bütün İsrail için büyük kurtuluş yaptı; gördün ve sevindin. Ve neden Davut'u boş yere öldürmek için suçsuz kana günah işleyeceksin?
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 3:23
·
Tevrat
אָכֵ֥ן לַשֶּׁ֛קֶר מִגְּבָע֖וֹת הָמ֣וֹן הָרִ֑ים אָכֵן֙ בַּיהֹוָ֣ה אֱלֹהֵ֔ינוּ תְּשׁוּעַ֖ת יִשְׂרָאֵֽל
Gerçekten tepelerden, dağların kalabalığından gelen yalandır; gerçekten İsrail'in kurtuluşu Tanrımız Yahve'dedir.
Yeşaya 45:17
·
Tevrat
יִשְׂרָאֵל֙ נוֹשַׁ֣ע בַּיהוָ֔ה תְּשׁוּעַ֖ת עוֹלָמִ֑ים לֹא־תֵבֹ֥שׁוּ וְלֹא־תִכָּלְמ֖וּ עַד־ע֥וֹלְמֵי עַֽד
İsrail Yahve tarafından sonsuz bir kurtuluşla kurtarıldı; sonsuzlukların sonsuzluğuna kadar utanmayacaksınız ve rezil olmayacaksınız.
Mezmurlar 60:13
·
Tevrat
הָֽבָה־לָּ֣נוּ עֶזְרָ֣ת מִצָּ֑ר וְ֝שָׁ֗וְא תְּשׁוּעַ֥ת אָדָם
Bize sıkıntıdan yardım ver; ve insanın kurtarışı boştur.
Mezmurlar 108:13
·
Tevrat
הָֽבָה־לָּ֣נוּ עֶזְרָ֣ת מִצָּ֑ר וְ֝שָׁ֗וְא תְּשׁוּעַ֥ת אָדָֽם
Düşmandan bize yardım ver, ve insanın kurtarışı boştur.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 40:17
·
Tevrat
יָ֘שִׂ֤ישׂוּ וְיִשְׂמְח֨וּ בְּךָ֗ כָּֽל־מְבַ֫קְשֶׁ֥יךָ יֹאמְר֣וּ תָ֭מִיד יִגְדַּ֣ל יְהוָ֑ה אֹֽ֝הֲבֵ֗י תְּשׁוּעָתֶֽךָ
Seni arayanların hepsi sende coşsunlar ve sevinsinler; kurtuluşunu sevenler daima, 'Yahve yücelsin' desinler.
Mezmurlar 71:15
·
Tevrat
פִּ֤י יְסַפֵּ֬ר צִדְקָתֶ֗ךָ כָּל־הַיּ֥וֹם תְּשׁוּעָתֶ֑ךָ כִּ֤י לֹ֖א יָדַ֣עְתִּי סְפֹרֽוֹת
Ağzım doğruluğunu, bütün gün kurtuluşunu anlatacak; çünkü sayıları bilmedim.
Mezmurlar 119:41
·
Tevrat
וִֽיבֹאֻ֣נִי חֲסָדֶ֣ךָ יְהוָ֑ה תְּ֝שֽׁוּעָתְךָ֗ כְּאִמְרָתֶֽךָ
Ve merhametlerin bana gelsin Yahve, sözüne göre kurtuluşun.
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 11:14
·
Tevrat
בְּאֵ֣ין תַּ֭חְבֻּלוֹת יִפָּל־עָ֑ם וּ֝תְשׁוּעָ֗ה בְּרֹ֣ב יוֹעֵֽץ
Rehberlik olmadığında halk düşer, kurtuluş ise danışmanın çokluğundadır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:6
·
Tevrat
כִּ֣י בְ֭תַחְבֻּלוֹת תַּעֲשֶׂה־לְּךָ֣ מִלְחָמָ֑ה וּ֝תְשׁוּעָ֗ה בְּרֹ֣ב יוֹעֵֽץ
Çünkü stratejilerle kendin için savaş yaparsın ve kurtuluş danışman çokluğundadır.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 15:18
·
Tevrat
וַיִּצְמָא֮ מְאֹד֒ וַיִּקְרָ֤א אֶל־יְהוָה֙ וַיֹּאמַ֔ר אַתָּה֙ נָתַ֣תָּ בְיַֽד־עַבְדְּךָ֔ אֶת־הַתְּשׁוּעָ֥ה הַגְּדֹלָ֖ה הַזֹּ֑את וְעַתָּה֙ אָמ֣וּת בַּצָּמָ֔א וְנָפַלְתִּ֖י בְּיַ֥ד הָעֲרֵלִֽים
Çok susadı ve Yahve'ye seslenip dedi: 'Sen kulunun eliyle bu büyük kurtuluşu verdin; ve şimdi susuzluktan öleceğim ve sünnetsizlerin eline düşeceğim.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 21:31
·
Tevrat
ס֗וּס מ֭וּכָן לְי֣וֹם מִלְחָמָ֑ה וְ֝לַֽיהוָ֗ה הַתְּשׁוּעָֽה
At savaş günü için hazırdır; ama kurtuluş Yahve'ye aittir.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 19:12
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אִם־תֶּחֱזַ֤ק מִמֶּ֨נִּי֙ אֲרָ֔ם וְהָיִ֥יתָ לִּ֖י לִתְשׁוּעָ֑ה וְאִם־בְּנֵ֥י עַמּ֛וֹן יֶֽחֶזְק֥וּ מִמְּךָ֖ וְהוֹשַׁעְתִּֽיךָ
Dedi ki: 'Eğer Aram benden güçlü olursa, bana kurtuluş için olacaksın; ve eğer Ammon oğulları senden güçlü olurlarsa, seni kurtaracağım.'
Mezmurlar 33:17
·
Tevrat
שֶׁ֣קֶר הַ֭סּוּס לִתְשׁוּעָ֑ה וּבְרֹ֥ב חֵ֝יל֗וֹ לֹ֣א יְמַלֵּֽט
Kurtuluş için at boştur ve gücünün çokluğuyla kurtarmaz.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 38:23
·
Tevrat
ח֥וּשָׁה לְעֶזְרָתִ֑י אֲ֝דֹנָ֗י תְּשׁוּעָתִֽי
Yardımıma acele et, Efendim, kurtuluşum.
Mezmurlar 51:16
·
Tevrat
הַצִּ֘ילֵ֤נִי מִדָּמִ֨ים אֱֽלֹהִ֗ים אֱלֹהֵ֥י תְּשׁוּעָתִ֑י תְּרַנֵּ֥ן לְ֝שׁוֹנִ֗י צִדְקָתֶֽךָ
Beni kanlardan kurtar, ey Tanrı, kurtuluşumun Tanrısı; dilim doğruluğunu sevinçle söylesin.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 40:11
·
Tevrat
צִדְקָתְךָ֬ לֹא־כִסִּ֨יתִי בְּת֬וֹךְ לִבִּ֗י אֱמוּנָתְךָ֣ וּתְשׁוּעָתְךָ֣ אָמָ֑רְתִּי לֹא־כִחַ֥דְתִּי חַסְדְּךָ֥ וַ֝אֲמִתְּךָ֗ לְקָהָ֥ל רָֽב
Doğruluğunu kalbimin içinde örtmedim, sadakatini ve kurtuluşunu söyledim; merhametini ve gerçeğini büyük topluluktan gizlemedim.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 119:81
·
Tevrat
כָּלְתָ֣ה לִתְשׁוּעָתְךָ֣ נַפְשִׁ֑י לִדְבָרְךָ֥ יִחָֽלְתִּי
Canım kurtarışın için tükendi; sözüne umut bağladım.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 19:3
·
Tevrat
וַתְּהִ֨י הַתְּשֻׁעָ֜ה בַּיּ֥וֹם הַה֛וּא לְאֵ֖בֶל לְכָל־הָעָ֑ם כִּֽי־שָׁמַ֣ע הָעָ֗ם בַּיּ֤וֹם הַהוּא֙ לֵאמֹ֔ר נֶעֱצַ֥ב הַמֶּ֖לֶךְ עַל־בְּנֽוֹ
O gün kurtuluş bütün halk için yasa dönüştü; çünkü o gün halk, 'Kral oğlu için kederlendi' dendiğini duydu.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 37:39
·
Tevrat
וּתְשׁוּעַ֣ת צַ֭דִּיקִים מֵיְהוָ֑ה מָֽ֝עוּזָּ֗ם בְּעֵ֣ת צָרָֽה
Ve doğruların kurtuluşu Yahve'dendir; sıkıntı vaktinde onların sığınağıdır.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 3:26
·
Tevrat
ט֤וֹב וְיָחִיל֙ וְדוּמָ֔ם לִתְשׁוּעַ֖ת יְהוָֽה
Yahve'nin kurtuluşunu sessizce umut etmesi iyidir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 46:13
·
Tevrat
קֵרַ֤בְתִּי צִדְקָתִי֙ לֹ֣א תִרְחָ֔ק וּתְשׁוּעָתִ֖י לֹ֣א תְאַחֵ֑ר וְנָתַתִּ֤י בְצִיּוֹן֙ תְּשׁוּעָ֔ה לְיִשְׂרָאֵ֖ל תִּפְאַרְתִּֽי
Doğruluğumu yaklaştırdım, uzaklaşmaz ve kurtuluşum gecikmez; ve Siyon'da kurtuluş, İsrail'e görkemimi vereceğim.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 18:7
·
Tevrat
בַּצַּר־לִ֤י אֶֽקְרָ֣א יְהוָה֮ וְאֶל־אֱלֹהַ֪י אֲשַׁ֫וֵּ֥עַ יִשְׁמַ֣ע מֵהֵיכָל֣וֹ קוֹלִ֑י וְ֝שַׁוְעָתִ֗י לְפָנָ֤יו תָּב֬וֹא בְאָזְנָֽיו
Sıkıntımda Yahve'yi çağırırım ve Tanrıma feryat ederim; tapınağından sesimi işitir ve onun önündeki feryadım kulaklarına gelir.
Eyüp 19:7
·
Tevrat
הֵ֤ן אֶצְעַ֣ק חָ֭מָס וְלֹ֣א אֵעָנֶ֑ה אֲ֝שַׁוַּ֗ע וְאֵ֣ין מִשְׁפָּֽט
İşte şiddet feryat ediyorum ve cevaplanmıyorum; yardım çağırıyorum ve adalet yoktur.
Eyüp 30:20
·
Tevrat
אֲשַׁוַּ֣ע אֵ֭לֶיךָ וְלֹ֣א תַעֲנֵ֑נִי עָ֝מַ֗דְתִּי וַתִּתְבֹּ֥נֶן בִּֽי
Sana feryat ederim ve bana cevap vermezsin; dururum ve bana bakarsın.
Eyüp 30:28
·
Tevrat
קֹדֵ֣ר הִ֭לַּכְתִּי בְּלֹ֣א חַמָּ֑ה קַ֖מְתִּי בַקָּהָ֣ל אֲשַׁוֵּֽעַ
Güneş olmadan kararmış olarak yürüdüm; toplulukta kalktım, feryat ederim.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 18:42
·
Tevrat
יְשַׁוְּע֥וּ וְאֵין־מוֹשִׁ֑יעַ עַל־יְ֝הוָ֗ה וְלֹ֣א עָנָֽם
Feryat ederler ve kurtaran yoktur; Yahve'ye, ve onlara cevap vermez.
Eyüp 35:9
·
Tevrat
מֵ֭רֹב עֲשׁוּקִ֣ים יַזְעִ֑יקוּ יְשַׁוְּע֖וּ מִזְּר֣וֹעַ רַבִּֽים
Baskıların çokluğundan feryat ederler; büyüklerin kolundan yardım çağırırlar.
Eyüp 36:13
·
Tevrat
וְֽחַנְפֵי־לֵ֭ב יָשִׂ֣ימוּ אָ֑ף לֹ֥א יְ֝שַׁוְּע֗וּ כִּ֣י אֲסָרָֽם
Ve kalbi ikiyüzlü olanlar öfke koyarlar; onları bağladığında yardım çağırmazlar.
Eyüp 38:41
·
Tevrat
מִ֤י יָכִ֥ין לָעֹרֵ֗ב צֵ֫יד֥וֹ כִּֽי־יְ֭לָדָיו אֶל־אֵ֣ל יְשַׁוֵּ֑עוּ יִ֝תְע֗וּ לִבְלִי־אֹֽכֶל
Yavruları Tanrı'ya feryat ederken, yiyecek olmadan dolaşırlarken kargaya onun avını kim hazırlar?
Örnek Ayetler (4)
Yunus 2:3
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר קָ֠רָאתִי מִצָּ֥רָה לִ֛י אֶל־יְהוָ֖ה וַֽיַּעֲנֵ֑נִי מִבֶּ֧טֶן שְׁא֛וֹל שִׁוַּ֖עְתִּי שָׁמַ֥עְתָּ קוֹלִֽי
Ve dedi: 'Sıkıntımdan Yahve'ye seslendim ve o bana cevap verdi; Şeol'ün karnından yardım için feryat ettim, sesimi işittin.'
Habakkuk 1:2
·
Tevrat
עַד־אָ֧נָה יְהוָ֛ה שִׁוַּ֖עְתִּי וְלֹ֣א תִשְׁמָ֑ע אֶזְעַ֥ק אֵלֶ֛יךָ חָמָ֖ס וְלֹ֥א תוֹשִֽׁיעַ
Ne zamana kadar, ey Yahve, yardım için feryat edeceğim ve sen işitmeyeceksin? Sana 'Şiddet!' diye bağırıyorum ve sen kurtarmıyorsun.
Mezmurlar 30:3
·
Tevrat
יְהוָ֥ה אֱלֹהָ֑י שִׁוַּ֥עְתִּי אֵ֝לֶ֗יךָ וַתִּרְפָּאֵֽנִי
Yahve Tanrım, Sana feryat ettim ve beni iyileştirdin.
Mezmurlar 88:14
·
Tevrat
וַאֲנִ֤י אֵלֶ֣יךָ יְהוָ֣ה שִׁוַּ֑עְתִּי וּ֝בַבֹּ֗קֶר תְּֽפִלָּתִ֥י תְקַדְּמֶֽךָּ
Ve ben sana feryat ettim, Yahve; ve sabahta duam senin önüne geçecek.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 58:9
·
Tevrat
אָ֤ז תִּקְרָא֙ וַיהוָ֣ה יַעֲנֶ֔ה תְּשַׁוַּ֖ע וְיֹאמַ֣ר הִנֵּ֑נִי אִם־תָּסִ֤יר מִתּֽוֹכְךָ֙ מוֹטָ֔ה שְׁלַ֥ח אֶצְבַּ֖ע וְדַבֶּר־אָֽוֶן
O zaman çağıracaksın ve Yahve cevap verecek, feryat edeceksin ve diyecek: 'İşte buradayım.' Eğer ortandan boyunduruğu, parmak göndermeyi ve kötülük konuşmayı kaldırırsan;
Eyüp 24:12
·
Tevrat
מֵ֘עִ֤יר מְתִ֨ים יִנְאָ֗קוּ וְנֶֽפֶשׁ־חֲלָלִ֥ים תְּשַׁוֵּ֑עַ וֶ֝אֱל֗וֹהַּ לֹא־יָשִׂ֥ים תִּפְלָֽה
Şehirden adamlar inler ve yaralıların canı feryat eder; ve Tanrı anlamsızlık koymaz.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 28:2
·
Tevrat
שְׁמַ֤ע ק֣וֹל תַּ֭חֲנוּנַי בְּשַׁוְּעִ֣י אֵלֶ֑יךָ בְּנָשְׂאִ֥י יָ֝דַ֗י אֶל־דְּבִ֥יר קָדְשֶֽׁךָ
Sana yardım çağırdığımda, ellerimi senin kutsal iç odana doğru kaldırdığımda yalvarışlarımın sesini işit.
Mezmurlar 31:23
·
Tevrat
וַאֲנִ֤י אָ֘מַ֤רְתִּי בְחָפְזִ֗י נִגְרַזְתִּי֮ מִנֶּ֪גֶד עֵ֫ינֶ֥יךָ אָכֵ֗ן שָׁ֭מַעְתָּ ק֥וֹל תַּחֲנוּנַ֗י בְּשַׁוְּעִ֥י אֵלֶֽיךָ
Ve ben telaşımda dedim: 'Gözlerinin karşısından kesilip atıldım'; ancak sana feryat ettiğimde yalvarışlarımın sesini işittin.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 72:12
·
Tevrat
כִּֽי־יַ֭צִּיל אֶבְי֣וֹן מְשַׁוֵּ֑עַ וְ֝עָנִ֗י וְֽאֵין־עֹזֵ֥ר לֽוֹ
Çünkü feryat eden yoksulu ve yardımcısı olmayan düşkünü kurtaracak.
Eyüp 29:12
·
Tevrat
כִּֽי־אֲ֭מַלֵּט עָנִ֣י מְשַׁוֵּ֑עַ וְ֝יָת֗וֹם וְֽלֹא־עֹזֵ֥ר לֽוֹ
Çünkü feryat eden düşkünü ve yetimi ve yardımcısı olmayanı kurtarırdım.