130
Kullanım
3
Lemma
15
Türev
29
Anlam
3 lemma, 15 türev form
Örnek Ayetler (5 / 56)
Hakimler 16:15
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו אֵ֚יךְ תֹּאמַ֣ר אֲהַבְתִּ֔יךְ וְלִבְּךָ֖ אֵ֣ין אִתִּ֑י זֶ֣ה שָׁלֹ֤שׁ פְּעָמִים֙ הֵתַ֣לְתָּ בִּ֔י וְלֹא־הִגַּ֣דְתָּ לִּ֔י בַּמֶּ֖ה כֹּחֲךָ֥ גָדֽוֹל
Ona dedi: 'Kalbin benimle değilken nasıl 'Seni seviyorum' dersin? Bu üç kez benimle alay ettin ve gücünün neyle büyük olduğunu bana bildirmedin.'
Hezekiel 41:6
·
Tevrat
וְהַצְּלָעוֹת֩ צֵלָ֨ע אֶל־צֵלָ֜ע שָׁל֧וֹשׁ וּשְׁלֹשִׁ֣ים פְּעָמִ֗ים וּ֠בָאוֹת בַּקִּ֨יר אֲשֶׁר־לַבַּ֧יִת לַצְּלָע֛וֹת סָבִ֥יב סָבִ֖יב לִהְי֣וֹת אֲחוּזִ֑ים וְלֹֽא־יִהְי֥וּ אֲחוּזִ֖ים בְּקִ֥יר הַבָּֽיִת
Yan odalar ise, yan oda yan odaya, otuz üç kezdi; ve tutturulmuş olmak için çepeçevre yan odalar için eve ait olan duvara giriyorlardı; ve evin duvarına tutturulmuş olmuyorlardı.
2. Samuel 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יוֹאָ֜ב אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ וְיוֹסֵ֣ף יְהוָה֩ אֱלֹהֶ֨יךָ אֶל־הָעָ֜ם כָּהֵ֤ם וְכָהֵם֙ מֵאָ֣ה פְעָמִ֔ים וְעֵינֵ֥י אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ רֹא֑וֹת וַאדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ לָ֥מָּה חָפֵ֖ץ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine Yoav krala dedi: 'Tanrın Yahve halka yüz kat daha eklesin ve efendim kralın gözleri görsün; ama efendim kral neden bu şeyi istiyor?'
1. Samuel 18:11
·
Tevrat
וַיָּ֤טֶל שָׁאוּל֙ אֶֽת־הַחֲנִ֔ית וַיֹּ֕אמֶר אַכֶּ֥ה בְדָוִ֖ד וּבַקִּ֑יר וַיִּסֹּ֥ב דָּוִ֛ד מִפָּנָ֖יו פַּעֲמָֽיִם
Şaul mızrağı fırlattı ve dedi: 'Davut'u duvara vuracağım.' Ancak Davut onun önünden iki kez kaçındı.
1. Samuel 20:41
·
Tevrat
הַנַּעַר֮ בָּא֒ וְדָוִ֗ד קָ֚ם מֵאֵ֣צֶל הַנֶּ֔גֶב וַיִּפֹּ֨ל לְאַפָּ֥יו אַ֛רְצָה וַיִּשְׁתַּ֖חוּ שָׁלֹ֣שׁ פְּעָמִ֑ים וַֽיִּשְּׁק֣וּ אִ֣ישׁ אֶת־רֵעֵ֗הוּ וַיִּבְכּוּ֙ אִ֣ישׁ אֶת־רֵעֵ֔הוּ עַד־דָּוִ֖ד הִגְדִּֽיל
Genç gelince, Davut güneyin yanından kalktı ve yüzüstü yere düştü ve üç kez eğildi; ve birbirlerini öptüler ve birbirleriyle ağladılar, ta ki Davut büyütüne kadar.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hakimler 16:20
·
Tevrat
וַתֹּ֕אמֶר פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּקַ֣ץ מִשְּׁנָת֗וֹ וַיֹּ֨אמֶר֙ אֵצֵ֞א כְּפַ֤עַם בְּפַ֨עַם֙ וְאִנָּעֵ֔ר וְהוּא֙ לֹ֣א יָדַ֔ע כִּ֥י יְהוָ֖ה סָ֥ר מֵעָלָֽיו
Ve dedi: 'Filistliler üzerine geliyor, Şimşon!' Uykusundan uyandı ve dedi: 'Her zamanki gibi çıkacağım ve silkeleneceğim.' Fakat o Yahve'nin üzerinden ayrıldığını bilmedi.
Hakimler 20:30
·
Tevrat
וַיַּעֲל֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־בְּנֵ֥י בִנְיָמִ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י וַיַּעַרְכ֥וּ אֶל־הַגִּבְעָ֖ה כְּפַ֥עַם בְּפָֽעַם
İsrailoğulları üçüncü gün Bünyaminoğulları'na karşı çıktılar ve önceki seferler gibi Giva'ya karşı düzen aldılar.
Hakimler 20:31
·
Tevrat
וַיֵּצְא֤וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִן֙ לִקְרַ֣את הָעָ֔ם הָנְתְּק֖וּ מִן־הָעִ֑יר וַיָּחֵ֡לּוּ לְהַכּוֹת֩ מֵהָעָ֨ם חֲלָלִ֜ים כְּפַ֣עַם בְּפַ֗עַם בַּֽמְסִלּוֹת֙ אֲשֶׁ֨ר אַחַ֜ת עֹלָ֣ה בֵֽית־אֵ֗ל וְאַחַ֤ת גִּבְעָ֨תָה֙ בַּשָּׂדֶ֔ה כִּשְׁלֹשִׁ֥ים אִ֖ישׁ בְּיִשְׂרָאֵֽל
Bünyaminoğulları halkı karşılamaya çıktılar, şehirden uzaklaştılar ve önceki seferler gibi yollarda, biri Beytel'e ve diğeri kırdaki Giva'ya çıkan yollarda, İsrail'den yaklaşık otuz adamı vurup öldürmeye başladılar.
2. Samuel 17:7
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר חוּשַׁ֖י אֶל־אַבְשָׁל֑וֹם לֹֽא־טוֹבָ֧ה הָעֵצָ֛ה אֲשֶׁר־יָעַ֥ץ אֲחִיתֹ֖פֶל בַּפַּ֥עַם הַזֹּֽאת
Huşay Avşalom'a dedi: 'Ahitofel'in verdiği öğüt bu sefer iyi değildir.'
2. Samuel 23:8
·
Tevrat
אֵ֛לֶּה שְׁמ֥וֹת הַגִּבֹּרִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לְדָוִ֑ד יֹשֵׁ֨ב בַּשֶּׁ֜בֶת תַּחְכְּמֹנִ֣י רֹ֣אשׁ הַשָּׁלִשִׁ֗י ה֚וּא עֲדִינ֣וֹ הָֽעֶצְנִ֔י עַל־שְׁמֹנֶ֥ה מֵא֛וֹת חָלָ֖ל בְּפַ֥עַם אֶחָֽת
Şunlar Davut'un olan yiğitlerin adlarıdır: Oturuşta oturan Tahkemonlu, üçlerin başıydı; o, bir defada sekiz yüz öldürülmüş üzerine Etsnili Adino'dur.
Örnek Ayetler (4 / 13)
Hakimler 6:39
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר גִּדְעוֹן֙ אֶל־הָ֣אֱלֹהִ֔ים אַל־יִ֤חַר אַפְּךָ֙ בִּ֔י וַאֲדַבְּרָ֖ה אַ֣ךְ הַפָּ֑עַם אֲנַסֶּ֤ה נָּא־רַק־הַפַּ֨עַם֙ בַּגִּזָּ֔ה יְהִי־נָ֨א חֹ֤רֶב אֶל־הַגִּזָּה֙ לְבַדָּ֔הּ וְעַל־כָּל־הָאָ֖רֶץ יִֽהְיֶה־טָּֽל
Gideon Tanrı'ya dedi ki: 'Bana karşı öfken alevlenmesin, sadece bu kez konuşayım. Lütfen sadece bu kez yapağıyla sınayayım; lütfen yalnızca yapağının üzerinde kuruluk olsun ve bütün yerin üzerinde çiy olsun.'
Hakimler 15:3
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ שִׁמְשׁ֔וֹן נִקֵּ֥יתִי הַפַּ֖עַם מִפְּלִשְׁתִּ֑ים כִּֽי־עֹשֶׂ֥ה אֲנִ֛י עִמָּ֖ם רָעָֽה
Şimşon onlara dedi: 'Bu kez Filistlilerden suçsuz olacağım; çünkü ben onlara kötülük yapıyorum.'
Hakimler 16:18
·
Tevrat
וַתֵּ֣רֶא דְלִילָ֗ה כִּֽי־הִגִּ֣יד לָהּ֮ אֶת־כָּל־לִבּוֹ֒ וַתִּשְׁלַ֡ח וַתִּקְרָא֩ לְסַרְנֵ֨י פְלִשְׁתִּ֤ים לֵאמֹר֙ עֲל֣וּ הַפַּ֔עַם כִּֽי־הִגִּ֥יד לִ֖י אֶת־כָּל־לִבּ֑וֹ וְעָל֤וּ אֵלֶ֨יהָ֙ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים וַיַּעֲל֥וּ הַכֶּ֖סֶף בְּיָדָֽם
Delila onun kendisine bütün kalbini bildirdiğini gördü; gönderdi ve Filistlilerin beylerini çağırarak dedi: 'Bu kez çıkın, çünkü bana bütün kalbini bildirdi.' Bunun üzerine Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve gümüşü ellerinde çıkardılar.
Hakimler 16:28
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֥א שִׁמְשׁ֛וֹן אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר אֲדֹנָ֣י יֱהֹוִ֡ה זָכְרֵ֣נִי נָא֩ וְחַזְּקֵ֨נִי נָ֜א אַ֣ךְ הַפַּ֤עַם הַזֶּה֙ הָאֱלֹהִ֔ים וְאִנָּקְמָ֧ה נְקַם־אַחַ֛ת מִשְּׁתֵ֥י עֵינַ֖י מִפְּלִשְׁתִּֽים
Şimşon Yahve'ye çağırdı ve dedi: 'Efendi Yahve, lütfen beni hatırla ve lütfen sadece bu kez beni güçlendir, ey Tanrı; ve iki gözümden birinin öcünü Filistlilerden alayım.'
Örnek Ayetler (5 / 11)
1. Samuel 26:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲבִישַׁי֙ אֶל־דָּוִ֔ד סִגַּ֨ר אֱלֹהִ֥ים הַיּ֛וֹם אֶת־אוֹיִבְךָ֖ בְּיָדֶ֑ךָ וְעַתָּה֩ אַכֶּ֨נּוּ נָ֜א בַּחֲנִ֤ית וּבָאָ֨רֶץ֙ פַּ֣עַם אַחַ֔ת וְלֹ֥א אֶשְׁנֶ֖ה לֽוֹ
Avişay Davut'a dedi: 'Tanrı bugün düşmanını eline teslim etti. Ve şimdi lütfen onu mızrakla yere bir defa vurayım ve ona tekrarlamayacağım.'
Yeşaya 41:7
·
Tevrat
וַיְחַזֵּ֤ק חָרָשׁ֙ אֶת־צֹרֵ֔ף מַחֲלִ֥יק פַּטִּ֖ישׁ אֶת־ה֣וֹלֶם פָּ֑עַם אֹמֵ֤ר לַדֶּ֨בֶק֙ ט֣וֹב ה֔וּא וַיְחַזְּקֵ֥הוּ בְמַסְמְרִ֖ים לֹ֥א יִמּֽוֹט
Ve zanaatkar kuyumcuyu güçlendirdi, çekiçle düzleştiren örse vuranı güçlendirdi; lehim için der: 'O iyidir', ve sarsılmayacak şekilde onu çivilerle güçlendirdi.
Yeşaya 66:8
·
Tevrat
מִֽי־שָׁמַ֣ע כָּזֹ֗את מִ֤י רָאָה֙ כָּאֵ֔לֶּה הֲי֤וּחַל אֶ֨רֶץ֙ בְּי֣וֹם אֶחָ֔ד אִם־יִוָּ֥לֵֽד גּ֖וֹי פַּ֣עַם אֶחָ֑ת כִּֽי־חָ֛לָה גַּם־יָלְדָ֥ה צִיּ֖וֹן אֶת־בָּנֶֽיהָ
Kim bunun gibisini işitti, kim bunlar gibisini gördü? Yer bir günde doğurulur mu, yoksa ulus bir seferde doğar mı? Çünkü Siyon sancı çekti, ayrıca oğullarını doğurdu.
Yeşu 6:3
·
Tevrat
וְסַבֹּתֶ֣ם אֶת־הָעִ֗יר כֹּ֚ל אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֔ה הַקֵּ֥יף אֶת־הָעִ֖יר פַּ֣עַם אֶחָ֑ת כֹּ֥ה תַעֲשֶׂ֖ה שֵׁ֥שֶׁת יָמִֽים
Bütün savaş adamları şehri dolaşacaksınız, şehrin etrafını bir kez döneceksiniz; altı gün böyle yapacaksın.
Yeşu 6:11
·
Tevrat
וַיַּסֵּ֤ב אֲרוֹן־יְהוָה֙ אֶת־הָעִ֔יר הַקֵּ֖ף פַּ֣עַם אֶחָ֑ת וַיָּבֹ֨אוּ֙ הַֽמַּחֲנֶ֔ה וַיָּלִ֖ינוּ בַּֽמַּחֲנֶֽה
Yahve'nin sandığı şehri dolaştı, etrafını bir kez döndü; sonra ordugaha geldiler ve ordugahta gecelediler.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 5:28
·
Tevrat
בְּעַד֩ הַחַלּ֨וֹן נִשְׁקְפָ֧ה וַתְּיַבֵּ֛ב אֵ֥ם סִֽיסְרָ֖א בְּעַ֣ד הָֽאֶשְׁנָ֑ב מַדּ֗וּעַ בֹּשֵׁ֤שׁ רִכְבּוֹ֙ לָב֔וֹא מַדּ֣וּעַ אֶֽחֱר֔וּ פַּעֲמֵ֖י מַרְכְּבוֹתָֽיו
Sisera'nın annesi pencerenin içinden baktı ve kafesin içinden feryat etti: 'Savaş arabası gelmekte neden gecikti? Savaş arabalarının adımları neden gecikti?'
2. Krallar 19:24
·
Tevrat
אֲנִ֣י קַ֔רְתִּי וְשָׁתִ֖יתִי מַ֣יִם זָרִ֑ים וְאַחְרִב֙ בְּכַף־פְּעָמַ֔י כֹּ֖ל יְאֹרֵ֥י מָצֽוֹר
Ben kazdım ve yabancı sular içtim; ve ayaklarımın tabanıyla Mısır'ın bütün ırmaklarını kurutacağım.
Yeşaya 26:6
·
Tevrat
תִּרְמְסֶ֖נָּה רָ֑גֶל רַגְלֵ֥י עָנִ֖י פַּעֲמֵ֥י דַלִּֽים
Ayak onu çiğneyecek, düşkünün ayakları, yoksulların adımları.
Yeşaya 37:25
·
Tevrat
אֲנִ֥י קַ֖רְתִּי וְשָׁתִ֣יתִי מָ֑יִם וְאַחְרִב֙ בְּכַף־פְּעָמַ֔י כֹּ֖ל יְאֹרֵ֥י מָצֽוֹר
Ben kazdım ve su içtim; ayaklarımın tabanıyla Mısır'ın bütün ırmaklarını kurutacağım.
Mezmurlar 17:5
·
Tevrat
תָּמֹ֣ךְ אֲ֭שֻׁרַי בְּמַעְגְּלוֹתֶ֑יךָ בַּל־נָמ֥וֹטּוּ פְעָמָֽי
Adımlarım senin yollarında sıkıca tutundu; ayaklarım kaymadı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 16:20
·
Tevrat
וַתֹּ֕אמֶר פְּלִשְׁתִּ֥ים עָלֶ֖יךָ שִׁמְשׁ֑וֹן וַיִּקַ֣ץ מִשְּׁנָת֗וֹ וַיֹּ֨אמֶר֙ אֵצֵ֞א כְּפַ֤עַם בְּפַ֨עַם֙ וְאִנָּעֵ֔ר וְהוּא֙ לֹ֣א יָדַ֔ע כִּ֥י יְהוָ֖ה סָ֥ר מֵעָלָֽיו
Ve dedi: 'Filistliler üzerine geliyor, Şimşon!' Uykusundan uyandı ve dedi: 'Her zamanki gibi çıkacağım ve silkeleneceğim.' Fakat o Yahve'nin üzerinden ayrıldığını bilmedi.
Hakimler 20:30
·
Tevrat
וַיַּעֲל֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶל־בְּנֵ֥י בִנְיָמִ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֑י וַיַּעַרְכ֥וּ אֶל־הַגִּבְעָ֖ה כְּפַ֥עַם בְּפָֽעַם
İsrailoğulları üçüncü gün Bünyaminoğulları'na karşı çıktılar ve önceki seferler gibi Giva'ya karşı düzen aldılar.
Hakimler 20:31
·
Tevrat
וַיֵּצְא֤וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִן֙ לִקְרַ֣את הָעָ֔ם הָנְתְּק֖וּ מִן־הָעִ֑יר וַיָּחֵ֡לּוּ לְהַכּוֹת֩ מֵהָעָ֨ם חֲלָלִ֜ים כְּפַ֣עַם בְּפַ֗עַם בַּֽמְסִלּוֹת֙ אֲשֶׁ֨ר אַחַ֜ת עֹלָ֣ה בֵֽית־אֵ֗ל וְאַחַ֤ת גִּבְעָ֨תָה֙ בַּשָּׂדֶ֔ה כִּשְׁלֹשִׁ֥ים אִ֖ישׁ בְּיִשְׂרָאֵֽל
Bünyaminoğulları halkı karşılamaya çıktılar, şehirden uzaklaştılar ve önceki seferler gibi yollarda, biri Beytel'e ve diğeri kırdaki Giva'ya çıkan yollarda, İsrail'den yaklaşık otuz adamı vurup öldürmeye başladılar.
1. Samuel 3:10
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א יְהוָה֙ וַיִּתְיַצַּ֔ב וַיִּקְרָ֥א כְפַֽעַם־בְּפַ֖עַם שְׁמוּאֵ֣ל שְׁמוּאֵ֑ל וַיֹּ֤אמֶר שְׁמוּאֵל֙ דַּבֵּ֔ר כִּ֥י שֹׁמֵ֖עַ עַבְדֶּֽךָ
Yahve geldi ve durdu ve önceki seferler gibi çağırdı: 'Samuel, Samuel!' Samuel dedi: 'Konuş, çünkü kulun dinliyor.'
1. Samuel 20:25
·
Tevrat
וַיֵּ֣שֶׁב הַ֠מֶּלֶךְ עַל־מ֨וֹשָׁב֜וֹ כְּפַ֣עַם בְּפַ֗עַם אֶל־מוֹשַׁב֙ הַקִּ֔יר וַיָּ֨קָם֙ יְה֣וֹנָתָ֔ן וַיֵּ֥שֶׁב אַבְנֵ֖ר מִצַּ֣ד שָׁא֑וּל וַיִּפָּקֵ֖ד מְק֥וֹם דָּוִֽד
Kral her zamanki gibi yerine, duvar kenarındaki yerine oturdu; Yonatan kalktı, Avner Şaul'un yanına oturdu; ve Davut'un yeri arandı.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 58:11
·
Tevrat
יִשְׂמַ֣ח צַ֭דִּיק כִּי־חָזָ֣ה נָקָ֑ם פְּעָמָ֥יו יִ֝רְחַ֗ץ בְּדַ֣ם הָרָשָֽׁע
Doğru kişi öcü gördüğü için sevinecek; ayaklarını kötünün kanında yıkayacak.
Mezmurlar 85:14
·
Tevrat
צֶ֭דֶק לְפָנָ֣יו יְהַלֵּ֑ךְ וְיָשֵׂ֖ם לְדֶ֣רֶךְ פְּעָמָֽיו
Doğruluk onun önünde yürüyecek; ve adımlarını yola koyacak.
Süleyman'ın Özdeyişleri 29:5
·
Tevrat
גֶּ֭בֶר מַחֲלִ֣יק עַל־רֵעֵ֑הוּ רֶ֝֗שֶׁת פּוֹרֵ֥שׂ עַל־פְּעָמָֽיו
Komşusu üzerine yaltaklanan adam, adımları üzerine ağ serer.
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 7:30
·
Tevrat
וְאַרְבָּעָה֩ אוֹפַנֵּ֨י נְחֹ֜שֶׁת לַמְּכוֹנָ֤ה הָֽאַחַת֙ וְסַרְנֵ֣י נְחֹ֔שֶׁת וְאַרְבָּעָ֥ה פַעֲמֹתָ֖יו כְּתֵפֹ֣ת לָהֶ֑ם מִתַּ֤חַת לַכִּיֹּר֙ הַכְּתֵפֹ֣ת יְצֻק֔וֹת מֵעֵ֥בֶר אִ֖ישׁ לֹיֽוֹת
Ve bir ayaklığın dört tunç tekerleği ve tunç dingilleri vardı; ve onun dört köşesinin onlara ait omuzları vardı; kazanın altında omuzlar dökülmüştü, her birinin karşısında çelenkler vardı.
Mısır'dan Çıkış 25:12
·
Tevrat
וְיָצַ֣קְתָּ לּ֗וֹ אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב וְנָ֣תַתָּ֔ה עַ֖ל אַרְבַּ֣ע פַּעֲמֹתָ֑יו וּשְׁתֵּ֣י טַבָּעֹ֗ת עַל־צַלְעוֹ֙ הָֽאֶחָ֔ת וּשְׁתֵּי֙ טַבָּעֹ֔ת עַל־צַלְע֖וֹ הַשֵּׁנִֽית
Onun için dört altın halka dökeceksin ve onun dört ayağına koyacaksın; bir yanına iki halka ve ikinci yanına iki halka.
Mısır'dan Çıkış 37:3
·
Tevrat
וַיִּצֹ֣ק ל֗וֹ אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב עַ֖ל אַרְבַּ֣ע פַּעֲמֹתָ֑יו וּשְׁתֵּ֣י טַבָּעֹ֗ת עַל־צַלְעוֹ֙ הָֽאֶחָ֔ת וּשְׁתֵּי֙ טַבָּע֔וֹת עַל־צַלְע֖וֹ הַשֵּׁנִֽית
Ve onun dört ayağının üzerine onun için dört altın halka döktü; onun bir yan tarafı üzerine iki halka ve onun ikinci yan tarafı üzerine iki halka.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 74:3
·
Tevrat
הָרִ֣ימָה פְ֭עָמֶיךָ לְמַשֻּׁא֣וֹת נֶ֑צַח כָּל־הֵרַ֖ע אוֹיֵ֣ב בַּקֹּֽדֶשׁ
Sonsuz yıkımlara adımlarını kaldır; düşman kutsal yerde her kötülüğü yaptı.
Ezgiler Ezgisi 7:2
·
Tevrat
מַה־יָּפ֧וּ פְעָמַ֛יִךְ בַּנְּעָלִ֖ים בַּת־נָדִ֑יב חַמּוּקֵ֣י יְרֵכַ֔יִךְ כְּמ֣וֹ חֲלָאִ֔ים מַעֲשֵׂ֖ה יְדֵ֥י אָמָּֽן
Çarıklar içinde adımların ne güzel, ey soylu kızı! Uyluklarının kıvrımları bir ustanın ellerinin işi olan mücevherler gibidir.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 57:7
·
Tevrat
רֶ֤שֶׁת הֵכִ֣ינוּ לִפְעָמַי֮ כָּפַ֪ף נַ֫פְשִׁ֥י כָּר֣וּ לְפָנַ֣י שִׁיחָ֑ה נָפְל֖וּ בְתוֹכָ֣הּ סֶֽלָה
Adımlarım için ağ hazırladılar, canım eğildi; önümde çukur kazdılar, içine kendileri düştüler. Sela.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 28:34
·
Tevrat
פַּעֲמֹ֤ן זָהָב֙ וְרִמּ֔וֹן פַּֽעֲמֹ֥ן זָהָ֖ב וְרִמּ֑וֹן עַל־שׁוּלֵ֥י הַמְּעִ֖יל סָבִֽיב
Çevresinde kaftanın etekleri üzerine altın çıngırak ve nar, altın çıngırak ve nar.
Mısır'dan Çıkış 39:26
·
Tevrat
פַּעֲמֹ֤ן וְרִמֹּן֙ פַּעֲמֹ֣ן וְרִמֹּ֔ן עַל־שׁוּלֵ֥י הַמְּעִ֖יל סָבִ֑יב לְשָׁרֵ֕ת כַּאֲשֶׁ֛ר צִוָּ֥ה יְהוָ֖ה אֶת־מֹשֶֽׁה
Hizmet etmek için kaftanın eteklerinde çepeçevre çan ve nar, çan ve nar vardı; Yahve'nin Musa'ya buyurduğu gibi.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 39:25
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֥וּ פַעֲמֹנֵ֖י זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־הַפַּֽעֲמֹנִ֜ים בְּת֣וֹךְ הָרִמֹּנִ֗ים עַל־שׁוּלֵ֤י הַמְּעִיל֙ סָבִ֔יב בְּת֖וֹךְ הָרִמֹּנִֽים
Saf altın çanlar yaptılar ve çanları kaftanın etekleri üzerine çepeçevre narların arasına, narların arasına koydular.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 39:25
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֥וּ פַעֲמֹנֵ֖י זָהָ֣ב טָה֑וֹר וַיִּתְּנ֨וּ אֶת־הַפַּֽעֲמֹנִ֜ים בְּת֣וֹךְ הָרִמֹּנִ֗ים עַל־שׁוּלֵ֤י הַמְּעִיל֙ סָבִ֔יב בְּת֖וֹךְ הָרִמֹּנִֽים
Saf altın çanlar yaptılar ve çanları kaftanın etekleri üzerine çepeçevre narların arasına, narların arasına koydular.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 28:33
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתָ עַל־שׁוּלָ֗יו רִמֹּנֵי֙ תְּכֵ֤לֶת וְאַרְגָּמָן֙ וְתוֹלַ֣עַת שָׁנִ֔י עַל־שׁוּלָ֖יו סָבִ֑יב וּפַעֲמֹנֵ֥י זָהָ֛ב בְּתוֹכָ֖ם סָבִֽיב
Ve onun etekleri üzerine, çevresinde onun etekleri üzerine lacivert ve erguvan ve kırmızı iplikten narlar yapacaksın; ve çevresinde onların arasına altın çıngıraklar.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 2:3
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר לָהֶ֛ם הַמֶּ֖לֶךְ חֲל֣וֹם חָלָ֑מְתִּי וַתִּפָּ֣עֶם רוּחִ֔י לָדַ֖עַת אֶֽת־הַחֲלֽוֹם
Ve kral onlara dedi: 'Bir rüya gördüm ve rüyayı bilmek için ruhum çırpındı.'
Yaratılış 41:8
·
Tevrat
וַיְהִ֤י בַבֹּ֨קֶר֙ וַתִּפָּ֣עֶם רוּח֔וֹ וַיִּשְׁלַ֗ח וַיִּקְרָ֛א אֶת־כָּל־חַרְטֻמֵּ֥י מִצְרַ֖יִם וְאֶת־כָּל־חֲכָמֶ֑יהָ וַיְסַפֵּ֨ר פַּרְעֹ֤ה לָהֶם֙ אֶת־חֲלֹמ֔וֹ וְאֵין־פּוֹתֵ֥ר אוֹתָ֖ם לְפַרְעֹֽה
Sabah olduğunda ruhu rahatsız oldu; ve gönderip Mısır'ın tüm büyücülerini ve tüm bilgelerini çağırdı. Ve Firavun onlara rüyasını anlattı, ancak onları Firavun'a yorumlayan yoktu.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 13:25
·
Tevrat
וַתָּ֨חֶל֙ ר֣וּחַ יְהוָ֔ה לְפַעֲמ֖וֹ בְּמַחֲנֵה־דָ֑ן בֵּ֥ין צָרְעָ֖ה וּבֵ֥ין אֶשְׁתָּאֹֽל
Sonra Yahve'nin Ruhu Sora ve Eştaol arasında Dan ordugahında onu harekete geçirmeye başladı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 77:5
·
Tevrat
אָ֭חַזְתָּ שְׁמֻר֣וֹת עֵינָ֑י נִ֝פְעַ֗מְתִּי וְלֹ֣א אֲדַבֵּֽר
Gözlerimin kapaklarını tuttun; sarsıldım ve konuşamıyorum.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 2:1
·
Tevrat
וּבִשְׁנַ֣ת שְׁתַּ֗יִם לְמַלְכוּת֙ נְבֻֽכַדְנֶצַּ֔ר חָלַ֥ם נְבֻֽכַדְנֶצַּ֖ר חֲלֹמ֑וֹת וַתִּתְפָּ֣עֶם רוּח֔וֹ וּשְׁנָת֖וֹ נִהְיְתָ֥ה עָלָֽיו
Ve Nebukadnessar'ın krallığının ikinci yılında, Nebukadnessar rüyalar gördü; ruhu çırpındı ve uykusu ondan kaçtı.