60
Kullanım
6
Lemma
19
Türev
35
Anlam
6 lemma, 19 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
עֹֽרֶף Lemma | oref | ense, ense, boyun, arka | İsim | 18 | ||
עָרְפָּם | orpam | enseleri, ense, boyun, arka | Zamir | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Yeremya 7:26 · Tevrat וְל֤וֹא שָׁמְעוּ֙ אֵלַ֔י וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָ֑ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם הֵרֵ֖עוּ מֵאֲבוֹתָֽם Ve beni dinlemediler ve kulaklarını eğmediler ve enselerini sertleştirdiler; atalarından daha çok kötülük yaptılar. Yeremya 17:23 · Tevrat וְלֹ֣א שָֽׁמְע֔וּ וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָ֑ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם לְבִלְתִּ֣י שְׁמ֔וֹעַ וּלְבִלְתִּ֖י קַ֥חַת מוּסָֽר Ama dinlemediler ve kulaklarını eğmediler; dinlememek ve terbiye almamak için enselerini sertleştirdiler. Yeremya 19:15 · Tevrat כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הִנְנִ֨י מֵבִ֜יא אֶל־הָעִ֤יר הַזֹּאת֙ וְעַל־כָּל־עָרֶ֔יהָ אֵ֚ת כָּל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתִּי עָלֶ֑יהָ כִּ֤י הִקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם לְבִלְתִּ֖י שְׁמ֥וֹעַ אֶת־דְּבָרָֽי İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: 'İşte ben bu şehre ve onun bütün şehirleri üzerine, onun hakkında konuştuğum bütün kötülüğü getiriyorum; çünkü sözlerimi işitmemek için enselerini sertleştirdiler.' 2. Krallar 17:14 · Tevrat וְלֹ֖א שָׁמֵ֑עוּ וַיַּקְשׁ֤וּ אֶת־עָרְפָּם֙ כְּעֹ֣רֶף אֲבוֹתָ֔ם אֲשֶׁר֙ לֹ֣א הֶאֱמִ֔ינוּ בַּֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם Fakat dinlemediler; Tanrıları Yahve'ye inanmayan atalarının ensesi gibi enselerini sertleştirdiler. Nehemya 9:16 · Tevrat וְהֵ֥ם וַאֲבֹתֵ֖ינוּ הֵזִ֑ידוּ וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ אֶל־מִצְוֺתֶֽיךָ Ve onlar ve babalarımız küstahlık ettiler ve enselerini sertleştirdiler ve buyruklarını işitmediler. | ||||||
עָרְפְּךָ | orpekha | ensen, ense, boyun, arka | Zamir | 2 | ||
עָרְפּוֹ | orpo | ensesi, ense, boyun | Zamir | 2 | ||
וְעָרְפָּם | ve-orpam | ve onların ensesi, ense, boyun, arka | Zamir | 1 | ||
כְּעֹרֶף | ke'oref | ense gibi, ense, boyun, arka | İsim | 1 | ||
עָרְפְּכֶם | orpekhem | enseniz, ense, boyun, boynunu kırmak | Zamir | 1 | ||
בְּעֹרֶף | be-oref | ensede, ense, boyun, arka | İsim | 1 | ||
בְּעָרְפִּי | beorpi | ensemde, ense, boyun arkası, sırt | Zamir | 1 | ||
וְעָרְפְּכֶם | ve-orpekhem | ve ensenizi, ense, boyun, arka | Zamir | 1 | ||
וַעֲרָפֶֽל Lemma | va'arafel | ve koyu karanlık, koyu karanlık, kalın bulut | İsim | 9 | ||
בָּעֲרָפֶֽל | ba-arafel | koyu karanlıkta, koyu karanlık, zifiri karanlık, kalın bulut | İsim | 2 | ||
הָֽעֲרָפֶל | ha-arafel | koyu karanlık, koyu karanlık, kalın bulut | İsim | 1 | ||
וְהָֽעֲרָפֶל | ve-ha-arafel | ve koyu karanlık, koyu karanlık, zifiri karanlık, bulut | İsim | 1 | ||
עֲרָפֶל | arafel | koyu karanlık, koyu karanlık, kalın bulut, zifiri karanlık | İsim | 1 | ||
לַעֲרָפֶֽל | la'arafel | koyu karanlığa, koyu karanlık, kalın bulut, zifiri karanlık | İsim | 1 | ||
עָרְפָּה Lemma | orpa | Orpa, Orpa, ense, boyun | İsim | 2 | ||
וְעָֽרְפוּ Lemma | ve-arefu | ve boynunu kırdılar, boynunu kırmak, enseye vurmak | Fiil | 1 | ||
וַעֲרַפְתּוֹ | va-arafto | ve boynunu kıracaksın, boynunu kırmak, ense, damlamak | Zamir | 2 | ||
הָעֲרוּפָה | ha-arufa | boynu kırılmış, boynunu kırmak, ensesine vurmak | Fiil | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 18)
2. Samuel 22:41
·
Tevrat
וְאֹ֣יְבַ֔י תַּ֥תָּה לִּ֖י עֹ֑רֶף מְשַׂנְאַ֖י וָאַצְמִיתֵֽם
Düşmanlarımın sırtını bana verdin ve benden nefret edenleri yok ettim.
Yeremya 2:27
·
Tevrat
אֹמְרִ֨ים לָעֵ֜ץ אָ֣בִי אַ֗תָּה וְלָאֶ֨בֶן֙ אַ֣תְּ יְלִדְתָּ֔נוּ כִּֽי־פָנ֥וּ אֵלַ֛י עֹ֖רֶף וְלֹ֣א פָנִ֑ים וּבְעֵ֤ת רָֽעָתָם֙ יֹֽאמְר֔וּ ק֖וּמָה וְהוֹשִׁיעֵֽנוּ
Ağaca 'Babam sensin' ve taşa 'Bizi sen doğurdun' derler; çünkü bana yüz değil ense döndüler; ve kötülüklerinin zamanında 'Kalk ve bizi kurtar' derler.
Yeremya 18:17
·
Tevrat
כְּרֽוּחַ־קָדִ֥ים אֲפִיצֵ֖ם לִפְנֵ֣י אוֹיֵ֑ב עֹ֧רֶף וְלֹֽא־פָנִ֛ים אֶרְאֵ֖ם בְּי֥וֹם אֵידָֽם
Doğu rüzgarı gibi onları düşmanın önünde dağıtacağım; onların felaket gününde onlara yüz değil, ense göstereceğim.
Yeremya 32:33
·
Tevrat
וַיִּפְנ֥וּ אֵלַ֛י עֹ֖רֶף וְלֹ֣א פָנִ֑ים וְלַמֵּ֤ד אֹתָם֙ הַשְׁכֵּ֣ם וְלַמֵּ֔ד וְאֵינָ֥ם שֹׁמְעִ֖ים לָקַ֥חַת מוּסָֽר
Ve bana yüzlerini değil, enselerini döndüler; onlara erkenden kalkıp öğrettiğim halde, onlar terbiye almak için dinlemiyorlar.
Yeremya 48:39
·
Tevrat
אֵ֥יךְ חַ֨תָּה֙ הֵילִ֔ילוּ אֵ֛יךְ הִפְנָה־עֹ֥רֶף מוֹאָ֖ב בּ֑וֹשׁ וְהָיָ֥ה מוֹאָ֛ב לִשְׂחֹ֥ק וְלִמְחִתָּ֖ה לְכָל־סְבִיבָֽיו
Nasıl kırıldı! Feryat edin! Nasıl Moab utanarak sırtını döndü! Ve Moab bütün çevresindekilere gülünç ve dehşet oldu.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 7:26
·
Tevrat
וְל֤וֹא שָׁמְעוּ֙ אֵלַ֔י וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָ֑ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם הֵרֵ֖עוּ מֵאֲבוֹתָֽם
Ve beni dinlemediler ve kulaklarını eğmediler ve enselerini sertleştirdiler; atalarından daha çok kötülük yaptılar.
Yeremya 17:23
·
Tevrat
וְלֹ֣א שָֽׁמְע֔וּ וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָ֑ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם לְבִלְתִּ֣י שְׁמ֔וֹעַ וּלְבִלְתִּ֖י קַ֥חַת מוּסָֽר
Ama dinlemediler ve kulaklarını eğmediler; dinlememek ve terbiye almamak için enselerini sertleştirdiler.
Yeremya 19:15
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הִנְנִ֨י מֵבִ֜יא אֶל־הָעִ֤יר הַזֹּאת֙ וְעַל־כָּל־עָרֶ֔יהָ אֵ֚ת כָּל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתִּי עָלֶ֑יהָ כִּ֤י הִקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם לְבִלְתִּ֖י שְׁמ֥וֹעַ אֶת־דְּבָרָֽי
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: 'İşte ben bu şehre ve onun bütün şehirleri üzerine, onun hakkında konuştuğum bütün kötülüğü getiriyorum; çünkü sözlerimi işitmemek için enselerini sertleştirdiler.'
2. Krallar 17:14
·
Tevrat
וְלֹ֖א שָׁמֵ֑עוּ וַיַּקְשׁ֤וּ אֶת־עָרְפָּם֙ כְּעֹ֣רֶף אֲבוֹתָ֔ם אֲשֶׁר֙ לֹ֣א הֶאֱמִ֔ינוּ בַּֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם
Fakat dinlemediler; Tanrıları Yahve'ye inanmayan atalarının ensesi gibi enselerini sertleştirdiler.
Nehemya 9:16
·
Tevrat
וְהֵ֥ם וַאֲבֹתֵ֖ינוּ הֵזִ֑ידוּ וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ אֶל־מִצְוֺתֶֽיךָ
Ve onlar ve babalarımız küstahlık ettiler ve enselerini sertleştirdiler ve buyruklarını işitmediler.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 48:4
·
Tevrat
מִדַּעְתִּ֕י כִּ֥י קָשֶׁ֖ה אָ֑תָּה וְגִ֤יד בַּרְזֶל֙ עָרְפֶּ֔ךָ וּמִצְחֲךָ֖ נְחוּשָֽׁה
Senin sert olduğunu ve ensenin demir siniri ve alnının tunç olduğunu bildiğimden;
Yasa'nın Tekrarı 31:27
·
Tevrat
כִּ֣י אָנֹכִ֤י יָדַ֨עְתִּי֙ אֶֽת־מֶרְיְךָ֔ וְאֶֽת־עָרְפְּךָ֖ הַקָּשֶׁ֑ה הֵ֣ן בְּעוֹדֶנִּי֩ חַ֨י עִמָּכֶ֜ם הַיּ֗וֹם מַמְרִ֤ים הֱיִתֶם֙ עִם־יְהֹוָ֔ה וְאַ֖ף כִּי־אַחֲרֵ֥י מוֹתִֽי
'Çünkü ben senin isyanını ve sert enseni biliyorum; işte bugün ben henüz sizinle yaşarken Yahve'ye karşı isyan edenler oldunuz, ölümümden sonra ne kadar daha fazla!'
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 36:13
·
Tevrat
וְ֠גַם בַּמֶּ֤לֶךְ נְבֽוּכַדְנֶאצַּר֙ מָרָ֔ד אֲשֶׁ֥ר הִשְׁבִּיע֖וֹ בֵּֽאלֹהִ֑ים וַיֶּ֤קֶשׁ אֶת־עָרְפּוֹ֙ וַיְאַמֵּ֣ץ אֶת־לְבָב֔וֹ מִשּׁ֕וּב אֶל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ayrıca kendisini Tanrı üzerine yemin ettiren kral Nebukadnessar'a isyan etti. Ensesini sertleştirdi ve İsrail'in Tanrısı Yahve'ye dönmekten kalbini katılaştırdı.
Levililer 5:8
·
Tevrat
וְהֵבִ֤יא אֹתָם֙ אֶל־הַכֹּהֵ֔ן וְהִקְרִ֛יב אֶת־אֲשֶׁ֥ר לַחַטָּ֖את רִאשׁוֹנָ֑ה וּמָלַ֧ק אֶת־רֹאשׁ֛וֹ מִמּ֥וּל עָרְפּ֖וֹ וְלֹ֥א יַבְדִּֽיל
Onları kâhine getirecektir; ve ilk olarak günah sunusu için olanı sunacaktır; ve onun başını ensesinin karşısından koparacak ve ayırmayacaktır.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 9:29
·
Tevrat
וַתָּ֨עַד בָּהֶ֜ם לַהֲשִׁיבָ֣ם אֶל־תּוֹרָתֶ֗ךָ וְהֵ֨מָּה הֵזִ֜ידוּ וְלֹא־שָׁמְע֤וּ לְמִצְוֺתֶ֨יךָ֙ וּבְמִשְׁפָּטֶ֣יךָ חָֽטְאוּ־בָ֔ם אֲשֶׁר־יַעֲשֶׂ֥ה אָדָ֖ם וְחָיָ֣ה בָהֶ֑ם וַיִּתְּנ֤וּ כָתֵף֙ סוֹרֶ֔רֶת וְעָרְפָּ֥ם הִקְשׁ֖וּ וְלֹ֥א שָׁמֵֽעוּ
Ve onları yasana döndürmek için onlara tanıklık ettin; ve onlar küstahlık ettiler ve buyruklarını işitmediler ve insanın yaparsa onlarda yaşayacağı kurallarında günah işlediler; ve isyankar omuz verdiler ve enselerini sertleştirdiler ve işitmediler.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 17:14
·
Tevrat
וְלֹ֖א שָׁמֵ֑עוּ וַיַּקְשׁ֤וּ אֶת־עָרְפָּם֙ כְּעֹ֣רֶף אֲבוֹתָ֔ם אֲשֶׁר֙ לֹ֣א הֶאֱמִ֔ינוּ בַּֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵיהֶֽם
Fakat dinlemediler; Tanrıları Yahve'ye inanmayan atalarının ensesi gibi enselerini sertleştirdiler.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 30:8
·
Tevrat
עַתָּ֕ה אַל־תַּקְשׁ֥וּ עָרְפְּכֶ֖ם כַּאֲבוֹתֵיכֶ֑ם תְּנוּ־יָ֣ד לַיהוָ֗ה וּבֹ֤אוּ לְמִקְדָּשׁוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר הִקְדִּ֣ישׁ לְעוֹלָ֔ם וְעִבְדוּ֙ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם וְיָשֹׁ֥ב מִכֶּ֖ם חֲר֥וֹן אַפּֽוֹ
Şimdi babalarınız gibi ensenizi sertleştirmeyin; Yahve'ye el verin ve sonsuza kadar kutsal kıldığı tapınağına gelin, Tanrınız Yahve'ye hizmet edin; böylece öfkesinin şiddeti sizden dönsün.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 49:8
·
Tevrat
יְהוּדָ֗ה אַתָּה֙ יוֹד֣וּךָ אַחֶ֔יךָ יָדְךָ֖ בְּעֹ֣רֶף אֹיְבֶ֑יךָ יִשְׁתַּחֲוּ֥וּ לְךָ֖ בְּנֵ֥י אָבִֽיךָ
Yahuda, kardeşlerin seni övecekler; elin düşmanlarının ensesinde olacak, babanın oğulları sana eğilecekler.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 16:12
·
Tevrat
שָׁ֘לֵ֤ו הָיִ֨יתִי וַֽיְפַרְפְּרֵ֗נִי וְאָחַ֣ז בְּ֭עָרְפִּי וַֽיְפַצְפְּצֵ֑נִי וַיְקִימֵ֥נִי ל֝֗וֹ לְמַטָּרָֽה
Rahattım ve o beni parçaladı; ensemi tuttu ve beni paramparça etti; ve beni kendisine hedef olarak dikti.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 10:16
·
Tevrat
וּמַלְתֶּ֕ם אֵ֖ת עָרְלַ֣ת לְבַבְכֶ֑ם וְעָ֨רְפְּכֶ֔ם לֹ֥א תַקְשׁ֖וּ עֽוֹד
Bu nedenle kalbinizin sünnet derisini sünnet edin; ve ensenizi artık sertleştirmeyin.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 34:12
·
Tevrat
כְּבַקָּרַת֩ רֹעֶ֨ה עֶדְר֜וֹ בְּיוֹם־הֱיוֹת֤וֹ בְתוֹךְ־צֹאנוֹ֙ נִפְרָשׁ֔וֹת כֵּ֖ן אֲבַקֵּ֣ר אֶת־צֹאנִ֑י וְהִצַּלְתִּ֣י אֶתְהֶ֗ם מִכָּל־הַמְּקוֹמֹת֙ אֲשֶׁ֣ר נָפֹ֣צוּ שָׁ֔ם בְּי֥וֹם עָנָ֖ן וַעֲרָפֶֽל
Bir çobanın dağılmış sürüsünün içinde olduğu gün sürüsünü yokladığı gibi, sürümü öyle yoklayacağım; bulut ve koyu karanlık gününde dağıldıkları bütün yerlerden onları kurtaracağım.
2. Samuel 22:10
·
Tevrat
וַיֵּ֥ט שָׁמַ֖יִם וַיֵּרַ֑ד וַעֲרָפֶ֖ל תַּ֥חַת רַגְלָֽיו
Gökleri eğdi ve aşağı indi ve ayaklarının altında koyu karanlık vardı.
Yeşaya 60:2
·
Tevrat
כִּֽי־הִנֵּ֤ה הַחֹ֨שֶׁךְ֙ יְכַסֶּה־אֶ֔רֶץ וַעֲרָפֶ֖ל לְאֻמִּ֑ים וְעָלַ֨יִךְ֙ יִזְרַ֣ח יְהוָ֔ה וּכְבוֹד֖וֹ עָלַ֥יִךְ יֵרָאֶֽה
Çünkü işte karanlık yeri ve koyu karanlık halkları örtecek; ve senin üzerine Yahve doğacak ve onun yüceliği senin üzerinde görünecek.
Yoel 2:2
·
Tevrat
י֧וֹם חֹ֣שֶׁךְ וַאֲפֵלָ֗ה י֤וֹם עָנָן֙ וַעֲרָפֶ֔ל כְּשַׁ֖חַר פָּרֻ֣שׂ עַל־הֶֽהָרִ֑ים עַ֚ם רַ֣ב וְעָצ֔וּם כָּמֹ֗הוּ לֹ֤א נִֽהְיָה֙ מִן־הָ֣עוֹלָ֔ם וְאַֽחֲרָיו֙ לֹ֣א יוֹסֵ֔ף עַד־שְׁנֵ֖י דּ֥וֹר וָדֽוֹר
Karanlık ve zifiri karanlık günü, bulut ve koyu karanlık günü; dağların üzerine yayılan şafak gibi, büyük ve güçlü bir halk; onun gibisi eskiden beri olmadı ve ondan sonra kuşaklar ve kuşakların yıllarına kadar bir daha olmayacak.
Sefanya 1:15
·
Tevrat
י֥וֹם עֶבְרָ֖ה הַיּ֣וֹם הַה֑וּא י֧וֹם צָרָ֣ה וּמְצוּקָ֗ה י֤וֹם שֹׁאָה֙ וּמְשׁוֹאָ֔ה י֥וֹם חֹ֨שֶׁךְ֙ וַאֲפֵלָ֔ה י֥וֹם עָנָ֖ן וַעֲרָפֶֽל
O gün gazap günüdür, sıkıntı ve darlık günüdür, yıkım ve viranelik günüdür, karanlık ve zifiri karanlık günüdür, bulut ve koyu karanlık günüdür.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 8:12
·
Tevrat
אָ֖ז אָמַ֣ר שְׁלֹמֹ֑ה יְהוָ֣ה אָמַ֔ר לִשְׁכֹּ֖ן בָּעֲרָפֶֽל
O zaman Süleyman dedi: 'Yahve koyu karanlıkta oturacağını söyledi.
2. Tarihler 6:1
·
Tevrat
אָ֖ז אָמַ֣ר שְׁלֹמֹ֑ה יְהוָ֣ה אָמַ֔ר לִשְׁכּ֖וֹן בָּעֲרָפֶֽל
O zaman Süleyman dedi: 'Yahve koyu karanlıkta oturacağını söyledi.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 20:21
·
Tevrat
וַיַּעֲמֹ֥ד הָעָ֖ם מֵרָחֹ֑ק וּמֹשֶׁה֙ נִגַּ֣שׁ אֶל־הָֽעֲרָפֶ֔ל אֲשֶׁר־שָׁ֖ם הָאֱלֹהִֽים
Halk uzaktan durdu ve Musa Tanrı'nın orada olduğu koyu karanlığa yaklaşt.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 5:22
·
Tevrat
אֶֽת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֡לֶּה דִּבֶּר֩ יְהוָ֨ה אֶל־כָּל־קְהַלְכֶ֜ם בָּהָ֗ר מִתּ֤וֹךְ הָאֵשׁ֙ הֶֽעָנָ֣ן וְהָֽעֲרָפֶ֔ל ק֥וֹל גָּד֖וֹל וְלֹ֣א יָסָ֑ף וַֽיִּכְתְּבֵ֗ם עַל־שְׁנֵי֙ לֻחֹ֣ת אֲבָנִ֔ים וַֽיִּתְּנֵ֖ם אֵלָֽי
Yahve bu sözleri dağda ateşin, bulutun ve koyu karanlığın içinden büyük sesle bütün topluluğunuza konuştu ve eklemedi; ve onları iki taş levhası üzerine yazdı ve onları bana verdi.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 22:13
·
Tevrat
וְֽ֭אָמַרְתָּ מַה־יָּ֣דַֽע אֵ֑ל הַבְעַ֖ד עֲרָפֶ֣ל יִשְׁפּֽוֹט
Ve dedin: 'Tanrı ne bilir? Koyu karanlığın içinden mi yargılayacak?'
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 13:16
·
Tevrat
תְּנוּ֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֵיכֶ֤ם כָּבוֹד֙ בְּטֶ֣רֶם יַחְשִׁ֔ךְ וּבְטֶ֛רֶם יִֽתְנַגְּפ֥וּ רַגְלֵיכֶ֖ם עַל־הָ֣רֵי נָ֑שֶׁף וְקִוִּיתֶ֤ם לְאוֹר֙ וְשָׂמָ֣הּ לְצַלְמָ֔וֶת וְשִׁ֖ית לַעֲרָפֶֽל
O karanlık yapmadan ve ayaklarınız alacakaranlık dağlarında sendelemeden önce Tanrınız Yahve'ye yücelik verin; ve siz ışık beklersiniz ve O onu ölüm gölgesine çevirir ve koyu karanlık yapar.
Örnek Ayetler (2)
Rut 1:4
·
Tevrat
וַיִּשְׂא֣וּ לָהֶ֗ם נָשִׁים֙ מֹֽאֲבִיּ֔וֹת שֵׁ֤ם הָֽאַחַת֙ עָרְפָּ֔ה וְשֵׁ֥ם הַשֵּׁנִ֖ית ר֑וּת וַיֵּ֥שְׁבוּ שָׁ֖ם כְּעֶ֥שֶׂר שָׁנִֽים
Kendilerine Moablı kadınlar aldılar; birinin adı Orpa ve ikincisinin adı Rut'tu. Orada on yıl kadar oturdular.
Rut 1:14
·
Tevrat
וַתִּשֶּׂ֣נָה קוֹלָ֔ן וַתִּבְכֶּ֖ינָה ע֑וֹד וַתִּשַּׁ֤ק עָרְפָּה֙ לַחֲמוֹתָ֔הּ וְר֖וּת דָּ֥בְקָה בָּֽהּ
Seslerini yükselttiler ve yine ağladılar. Orpa kaynanasını öptü, ama Rut ona yapıştı.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 21:4
·
Tevrat
וְהוֹרִ֡דוּ זִקְנֵי֩ הָעִ֨יר הַהִ֤וא אֶת־הָֽעֶגְלָה֙ אֶל־נַ֣חַל אֵיתָ֔ן אֲשֶׁ֛ר לֹא־יֵעָבֵ֥ד בּ֖וֹ וְלֹ֣א יִזָּרֵ֑עַ וְעָֽרְפוּ־שָׁ֥ם אֶת־הָעֶגְלָ֖ה בַּנָּֽחַל
O şehrin ihtiyarları düveyi, içinde çalışılmayan ve ekilmeyen sürekli akan bir vadiye indirecekler; ve orada, vadide düvenin boynunu kıracaklar.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 13:13
·
Tevrat
וְכָל־פֶּ֤טֶר חֲמֹר֙ תִּפְדֶּ֣ה בְשֶׂ֔ה וְאִם־לֹ֥א תִפְדֶּ֖ה וַעֲרַפְתּ֑וֹ וְכֹ֨ל בְּכ֥וֹר אָדָ֛ם בְּבָנֶ֖יךָ תִּפְדֶּֽה
Ve eşeğin rahmi açan her yavrusunu kuzuyla fidyeyle kurtaracaksın; ve eğer fidyeyle kurtarmazsan, boynunu kıracaksın. Ve oğulların arasındaki her ilk doğan insanı fidyeyle kurtaracaksın.
Mısır'dan Çıkış 34:20
·
Tevrat
וּפֶ֤טֶר חֲמוֹר֙ תִּפְדֶּ֣ה בְשֶׂ֔ה וְאִם־לֹ֥א תִפְדֶּ֖ה וַעֲרַפְתּ֑וֹ כֹּ֣ל בְּכ֤וֹר בָּנֶ֨יךָ֙ תִּפְדֶּ֔ה וְלֹֽא־יֵרָא֥וּ פָנַ֖י רֵיקָֽם
Ve eşek açanını koyunla fidyeyle kurtaracaksın; ve eğer fidyeyle kurtarmazsan onun boynunu kıracaksın. Oğullarının her ilk doğanını fidyeyle kurtaracaksın ve yüzüme boş görünmeyecekler.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 21:6
·
Tevrat
וְכֹ֗ל זִקְנֵי֙ הָעִ֣יר הַהִ֔וא הַקְּרֹבִ֖ים אֶל־הֶחָלָ֑ל יִרְחֲצוּ֙ אֶת־יְדֵיהֶ֔ם עַל־הָעֶגְלָ֖ה הָעֲרוּפָ֥ה בַנָּֽחַל
Ve öldürülmüş olana yakın olan o şehrin bütün ihtiyarları, vadide boynu kırılmış olan düvenin üzerinde ellerini yıkayacaklar.