182
Kullanım
10
Lemma
59
Türev
77
Anlam
10 lemma, 59 türev form
Örnek Ayetler (5 / 19)
2. Samuel 2:2
·
Tevrat
וַיַּ֤עַל שָׁם֙ דָּוִ֔ד וְגַ֖ם שְׁתֵּ֣י נָשָׁ֑יו אֲחִינֹ֨עַם֙ הַיִּזְרְעֵלִ֔ית וַאֲבִיגַ֕יִל אֵ֖שֶׁת נָבָ֥ל הַֽכַּרְמְלִֽי
Böylece Davut ve ayrıca iki karısı, Yizreelli Ahinoam ve Karmelli Naval'ın karısı Avigayil oraya çıktılar.
2. Samuel 3:3
·
Tevrat
וּמִשְׁנֵ֣הוּ כִלְאָ֔ב לַאֲֽבִיגַ֕יִל אֵ֖שֶׁת נָבָ֣ל הַֽכַּרְמְלִ֑י וְהַשְּׁלִשִׁי֙ אַבְשָׁל֣וֹם בֶּֽן־מַעֲכָ֔ה בַּת־תַּלְמַ֖י מֶ֥לֶךְ גְּשֽׁוּר
Ve ikincisi Karmelli Naval'ın karısı Avigayil'den Kilav; ve üçüncüsü Geşur kralı Talmay'ın kızı Maaka'nın oğlu Avşalom;
1. Samuel 25:3
·
Tevrat
וְשֵׁ֤ם הָאִישׁ֙ נָבָ֔ל וְשֵׁ֥ם אִשְׁתּ֖וֹ אֲבִגָ֑יִל וְהָאִשָּׁ֤ה טֽוֹבַת־שֶׂ֨כֶל֙ וִ֣יפַת תֹּ֔אַר וְהָאִ֥ישׁ קָשֶׁ֛ה וְרַ֥ע מַעֲלָלִ֖ים וְה֥וּא כָלִבִּֽי
Adamın adı Nabal'dı ve karısının adı Abigail'di; kadın iyi akıllı ve güzel görünüşlüydü, adam ise sert ve kötü davranışlıydı ve o Kalebliydi.
1. Samuel 25:4
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֥ע דָּוִ֖ד בַּמִּדְבָּ֑ר כִּֽי־גֹזֵ֥ז נָבָ֖ל אֶת־צֹאנֽוֹ
Davut çölde Nabal'ın koyunlarını kırktığını duydu.
1. Samuel 25:5
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֥ח דָּוִ֖ד עֲשָׂרָ֣ה נְעָרִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד לַנְּעָרִ֗ים עֲל֤וּ כַרְמֶ֨לָה֙ וּבָאתֶ֣ם אֶל־נָבָ֔ל וּשְׁאֶלְתֶּם־ל֥וֹ בִשְׁמִ֖י לְשָׁלֽוֹם
Davut on genç gönderdi ve Davut gençlere dedi: 'Karmel'e çıkın ve Nabal'a gidin ve benim adımla ona esenlik sorun.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 25:26
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה אֲדֹנִ֗י חַי־יְהוָ֤ה וְחֵֽי־נַפְשְׁךָ֙ אֲשֶׁ֨ר מְנָעֲךָ֤ יְהוָה֙ מִבּ֣וֹא בְדָמִ֔ים וְהוֹשֵׁ֥עַ יָדְךָ֖ לָ֑ךְ וְעַתָּ֗ה יִֽהְי֤וּ כְנָבָל֙ אֹיְבֶ֔יךָ וְהַֽמְבַקְשִׁ֥ים אֶל־אֲדֹנִ֖י רָעָֽה
Ve şimdi efendim, Yahve yaşıyor ve canın yaşıyor ki Yahve seni kanlara girmekten ve kendi elinle kendini kurtarmaktan alıkoydu; ve şimdi düşmanların ve efendime kötülük arayanlar Nabal gibi olsunlar.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 25:37
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַבֹּ֗קֶר בְּצֵ֤את הַיַּ֨יִן֙ מִנָּבָ֔ל וַתַּגֶּד־ל֣וֹ אִשְׁתּ֔וֹ אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיָּ֤מָת לִבּוֹ֙ בְּקִרְבּ֔וֹ וְה֖וּא הָיָ֥ה לְאָֽבֶן
Sabah Nabal'dan şarap çıkınca karısı ona bu sözleri bildirdi; içinde kalbi öldü ve o taş oldu.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 25:34
·
Tevrat
וְאוּלָ֗ם חַי־יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֣ר מְנָעַ֔נִי מֵהָרַ֖ע אֹתָ֑ךְ כִּ֣י לוּלֵ֣י מִהַ֗רְתְּ וַתָּבֹאת֙ לִקְרָאתִ֔י כִּ֣י אִם־נוֹתַ֧ר לְנָבָ֛ל עַד־א֥וֹר הַבֹּ֖קֶר מַשְׁתִּ֥ין בְּקִֽיר
Ancak sana kötülük yapmaktan beni alıkoyan İsrail'in Tanrısı Yahve yaşıyor; çünkü eğer acele edip beni karşılamaya gelmeseydin, sabahın ışığına kadar Nabal'a duvara işeyen biri kesinlikle kalmazdı.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Yeremya 29:23
·
Tevrat
יַ֡עַן אֲשֶׁר֩ עָשׂ֨וּ נְבָלָ֜ה בְּיִשְׂרָאֵ֗ל וַיְנַֽאֲפוּ֙ אֶת־נְשֵׁ֣י רֵֽעֵיהֶ֔ם וַיְדַבְּר֨וּ דָבָ֤ר בִּשְׁמִי֙ שֶׁ֔קֶר אֲשֶׁ֖ר ל֣וֹא צִוִּיתִ֑ם וְאָנֹכִ֛י הַיּוֹדֵ֥עַ וָעֵ֖ד נְאֻם־יְהוָֽה
Çünkü İsrail'de akılsızlık yaptılar, komşularının kadınlarıyla zina ettiler ve benim adımla onlara buyurmadığım yalan söz konuştular; ben bilenim ve tanığım, Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 9:16
·
Tevrat
עַל־כֵּ֨ן עַל־בַּחוּרָ֜יו לֹֽא־יִשְׂמַ֣ח אֲדֹנָ֗י וְאֶת־יְתֹמָ֤יו וְאֶת־אַלְמְנֹתָיו֙ לֹ֣א יְרַחֵ֔ם כִּ֤י כֻלּוֹ֙ חָנֵ֣ף וּמֵרַ֔ע וְכָל־פֶּ֖ה דֹּבֵ֣ר נְבָלָ֑ה בְּכָל־זֹאת֙ לֹא־שָׁ֣ב אַפּ֔וֹ וְע֖וֹד יָד֥וֹ נְטוּיָֽה
Bu yüzden Efendi onun gençleri üzerinde sevinmeyecek ve onun yetimlerine ve onun dullarına merhamet etmeyecek; çünkü onun tümü ikiyüzlü ve kötülük yapandır ve her ağız akılsızlık konuşur. Bütün bunlarla onun öfkesi dönmedi ve onun eli hala uzatılmıştır.
Yeşaya 32:6
·
Tevrat
כִּ֤י נָבָל֙ נְבָלָ֣ה יְדַבֵּ֔ר וְלִבּ֖וֹ יַעֲשֶׂה־אָ֑וֶן לַעֲשׂ֣וֹת חֹ֗נֶף וּלְדַבֵּ֤ר אֶל־יְהוָה֙ תּוֹעָ֔ה לְהָרִיק֙ נֶ֣פֶשׁ רָעֵ֔ב וּמַשְׁקֶ֥ה צָמֵ֖א יַחְסִֽיר
Çünkü ahmak ahmaklık konuşur ve kalbi fesat yapar; ikiyüzlülük yapmak için ve Yahve'ye karşı sapkınlık konuşmak için, açın canını boşaltmak için ve susamışın içeceğini eksiltir.
Yeşu 7:15
·
Tevrat
וְהָיָה֙ הַנִּלְכָּ֣ד בַּחֵ֔רֶם יִשָּׂרֵ֣ף בָּאֵ֔שׁ אֹת֖וֹ וְאֶת־כָּל־אֲשֶׁר־ל֑וֹ כִּ֤י עָבַר֙ אֶת־בְּרִ֣ית יְהוָ֔ה וְכִֽי־עָשָׂ֥ה נְבָלָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Adanmış şeyle yakalanan, o ve ona ait olan her şey ateşte yakılacak; çünkü Yahve'nin antlaşmasını bozdu ve İsrail'de alçaklık yaptı.
Eyüp 42:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה קְחֽוּ־לָכֶ֣ם שִׁבְעָֽה־פָרִים֩ וְשִׁבְעָ֨ה אֵילִ֜ים וּלְכ֣וּ אֶל־עַבְדִּ֣י אִיּ֗וֹב וְהַעֲלִיתֶ֤ם עוֹלָה֙ בַּֽעַדְכֶ֔ם וְאִיּ֣וֹב עַבְדִּ֔י יִתְפַּלֵּ֖ל עֲלֵיכֶ֑ם כִּ֧י אִם־פָּנָ֣יו אֶשָּׂ֗א לְבִלְתִּ֞י עֲשׂ֤וֹת עִמָּכֶם֙ נְבָלָ֔ה כִּ֠י לֹ֣א דִבַּרְתֶּ֥ם אֵלַ֛י נְכוֹנָ֖ה כְּעַבְדִּ֥י אִיּֽוֹב
Ve şimdi kendinize yedi boğa ve yedi koç alın ve kulum Eyyup'a gidin ve kendiniz için yakmalık sunu sunun; ve kulum Eyyup sizin için dua edecektir. Çünkü onun yüzünü kabul edeceğim ki size akılsızca davranmayayım; çünkü kulum Eyyup gibi bana doğruyu konuşmadınız.
Örnek Ayetler (4 / 9)
Hakimler 19:23
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֣א אֲלֵיהֶ֗ם הָאִישׁ֙ בַּ֣עַל הַבַּ֔יִת וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם אַל־אַחַ֖י אַל־תָּרֵ֣עוּ נָ֑א אַ֠חֲרֵי אֲשֶׁר־בָּ֞א הָאִ֤ישׁ הַזֶּה֙ אַל־בֵּיתִ֔י אַֽל־תַּעֲשׂ֖וּ אֶת־הַנְּבָלָ֥ה הַזֹּֽאת
Evin sahibi adam onlara çıktı ve onlara dedi: 'Hayır kardeşlerim, lütfen kötülük yapmayın; bu adam evime geldikten sonra bu alçaklığı yapmayın.'
Hakimler 19:24
·
Tevrat
הִנֵּה֩ בִתִּ֨י הַבְּתוּלָ֜ה וּפִֽילַגְשֵׁ֗הוּ אוֹצִֽיאָה־נָּ֤א אוֹתָם֙ וְעַנּ֣וּ אוֹתָ֔ם וַעֲשׂ֣וּ לָהֶ֔ם הַטּ֖וֹב בְּעֵינֵיכֶ֑ם וְלָאִ֤ישׁ הַזֶּה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ דְּבַ֖ר הַנְּבָלָ֥ה הַזֹּֽאת
İşte bakire kızım ve onun cariyesi; lütfen onları dışarı çıkarayım, onları alçaltın ve gözlerinizde iyi olanı onlara yapın; ama bu adama bu alçaklık işini yapmayın.
Hakimler 20:10
·
Tevrat
וְלָקַ֣חְנוּ עֲשָׂרָה֩ אֲנָשִׁ֨ים לַמֵּאָ֜ה לְכֹ֣ל שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵאָ֤ה לָאֶ֨לֶף֙ וְאֶ֣לֶף לָרְבָבָ֔ה לָקַ֥חַת צֵדָ֖ה לָעָ֑ם לַעֲשׂ֗וֹת לְבוֹאָם֙ לְגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֔ן כְּכָל־הַ֨נְּבָלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail'in bütün oymakları için yüz kişiden on adam, bin kişiden yüz ve on bin kişiden bin alacağız; halk için erzak almak üzere, Bünyamin'in Geva'sına geldiklerinde, İsrail'de yaptığı bütün alçaklığa göre yapmak için.
2. Samuel 13:12
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אַל־אָחִי֙ אַל־תְּעַנֵּ֔נִי כִּ֛י לֹא־יֵֽעָשֶׂ֥ה כֵ֖ן בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אַֽל־תַּעֲשֵׂ֖ה אֶת־הַנְּבָלָ֥ה הַזֹּֽאת
Ona dedi: 'Hayır kardeşim, beni alçaltma; çünkü İsrail'de böyle yapılmaz. Bu akılsızlığı yapma.'
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 20:6
·
Tevrat
וָֽאֹחֵ֤ז בְּפִֽילַגְשִׁי֙ וָֽאֲנַתְּחֶ֔הָ וָֽאֲשַׁלְּחֶ֔הָ בְּכָל־שְׂדֵ֖ה נַחֲלַ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֥י עָשׂ֛וּ זִמָּ֥ה וּנְבָלָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Cariyemi tuttum, onu böldüm ve onu İsrail mirasının bütün kırlarına gönderdim; çünkü İsrail'de ahlaksızlık ve alçaklık yaptılar.
1. Samuel 25:25
·
Tevrat
אַל־נָ֣א יָשִׂ֣ים אֲדֹנִ֣י אֶת־לִבּ֡וֹ אֶל־אִישׁ֩ הַבְּלִיַּ֨עַל הַזֶּ֜ה עַל־נָבָ֗ל כִּ֤י כִשְׁמוֹ֙ כֶּן־ה֔וּא נָבָ֣ל שְׁמ֔וֹ וּנְבָלָ֖ה עִמּ֑וֹ וַֽאֲנִי֙ אֲמָ֣תְךָ֔ לֹ֥א רָאִ֛יתִי אֶת־נַעֲרֵ֥י אֲדֹנִ֖י אֲשֶׁ֥ר שָׁלָֽחְתָּ
Lütfen efendim kalbini bu değersiz adama, Nabal'a koymasın; çünkü adı gibi öyledir o, adı Nabal'dır ve akılsızlık onunladır. Ben kulun ise efendimin gönderdiği gençlerini görmedim.
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Samuel 3:33
·
Tevrat
וַיְקֹנֵ֥ן הַמֶּ֛לֶךְ אֶל־אַבְנֵ֖ר וַיֹּאמַ֑ר הַכְּמ֥וֹת נָבָ֖ל יָמ֥וּת אַבְנֵֽר
Kral Avner için ağıt yaktı ve dedi: 'Avner bir akılsızın ölümü gibi mi ölmeliydi?
Yeremya 17:11
·
Tevrat
קֹרֵ֤א דָגַר֙ וְלֹ֣א יָלָ֔ד עֹ֥שֶׂה עֹ֖שֶׁר וְלֹ֣א בְמִשְׁפָּ֑ט בַּחֲצִ֤י יָמָיו֙ יַעַזְבֶ֔נּוּ וּבְאַחֲרִית֖וֹ יִהְיֶ֥ה נָבָֽל
Keklik kuluçkaya yatar ve doğurmaz, adaletle olmadan zenginlik yapan da böyledir; günlerinin yarısında o onu terk edecek ve sonunda akılsız olacaktır.
Yeşaya 32:6
·
Tevrat
כִּ֤י נָבָל֙ נְבָלָ֣ה יְדַבֵּ֔ר וְלִבּ֖וֹ יַעֲשֶׂה־אָ֑וֶן לַעֲשׂ֣וֹת חֹ֗נֶף וּלְדַבֵּ֤ר אֶל־יְהוָה֙ תּוֹעָ֔ה לְהָרִיק֙ נֶ֣פֶשׁ רָעֵ֔ב וּמַשְׁקֶ֥ה צָמֵ֖א יַחְסִֽיר
Çünkü ahmak ahmaklık konuşur ve kalbi fesat yapar; ikiyüzlülük yapmak için ve Yahve'ye karşı sapkınlık konuşmak için, açın canını boşaltmak için ve susamışın içeceğini eksiltir.
Mezmurlar 14:1
·
Tevrat
לַמְנַצֵּ֗חַ לְדָ֫וִ֥ד אָ֘מַ֤ר נָבָ֣ל בְּ֭לִבּוֹ אֵ֣ין אֱלֹהִ֑ים הִֽשְׁחִ֗יתוּ הִֽתְעִ֥יבוּ עֲלִילָ֗ה אֵ֣ין עֹֽשֵׂה־טֽוֹב
Müzik şefi için; Davut'un. Akılsız kalbinde: 'Tanrı yoktur' dedi. Onlar bozuldu, iğrenç işler yaptılar; iyilik yapan yoktur.
Mezmurlar 39:9
·
Tevrat
מִכָּל־פְּשָׁעַ֥י הַצִּילֵ֑נִי חֶרְפַּ֥ת נָ֝בָ֗ל אַל־תְּשִׂימֵֽנִי
Beni bütün isyanlarımdan kurtar; beni ahmağın kınaması yapma.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 13:3
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה ה֖וֹי עַל־הַנְּבִיאִ֣ים הַנְּבָלִ֑ים אֲשֶׁ֥ר הֹלְכִ֛ים אַחַ֥ר רוּחָ֖ם וּלְבִלְתִּ֥י רָאֽוּ
Efendi Yahve şöyle dedi: Kendi ruhlarının ardınca giden ve hiçbir şey görmeyen akılsız peygamberlerin vay haline!
2. Samuel 13:13
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י אָ֤נָה אוֹלִיךְ֙ אֶת־חֶרְפָּתִ֔י וְאַתָּ֗ה תִּהְיֶ֛ה כְּאַחַ֥ד הַנְּבָלִ֖ים בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וְעַתָּה֙ דַּבֶּר־נָ֣א אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֛י לֹ֥א יִמְנָעֵ֖נִי מִמֶּֽךָּ
Ve ben utancımı nereye götürürüm? Ve sen İsrail'de akılsızlardan biri gibi olursun. Ve şimdi lütfen kralla konuş; çünkü beni senden esirgemez.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 32:5
·
Tevrat
לֹֽא־יִקָּרֵ֥א ע֛וֹד לְנָבָ֖ל נָדִ֑יב וּלְכִילַ֕י לֹ֥א יֵֽאָמֵ֖ר שֽׁוֹעַ
Ahmağa artık soylu diye çağrılmayacak ve alçağa saygın denilmeyecek.
Süleyman'ın Özdeyişleri 17:7
·
Tevrat
לֹא־נָאוָ֣ה לְנָבָ֣ל שְׂפַת־יֶ֑תֶר אַ֝֗ף כִּֽי־לְנָדִ֥יב שְׂפַת־שָֽׁקֶר
Akılsıza aşırı dudak uygun değildir, soyluya yalan dudağı ne kadar az!
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 2:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֗יהָ כְּדַבֵּ֞ר אַחַ֤ת הַנְּבָלוֹת֙ תְּדַבֵּ֔רִי גַּ֣ם אֶת־הַטּ֗וֹב נְקַבֵּל֙ מֵאֵ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים וְאֶת־הָרָ֖ע לֹ֣א נְקַבֵּ֑ל בְּכָל־זֹ֛את לֹא־חָטָ֥א אִיּ֖וֹב בִּשְׂפָתָֽיו
Ve ona dedi: 'Akılsız kadınlardan birinin konuştuğu gibi konuşuyorsun. Tanrı'nın yanından hem iyiyi kabul edeceğiz ve kötüyü kabul etmeyecek miyiz?' Bütün bunlarda Eyyup dudaklarıyla günah işlemedi.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:22
·
Tevrat
תַּֽחַת־עֶ֭בֶד כִּ֣י יִמְל֑וֹךְ וְ֝נָבָ֗ל כִּ֣י יִֽשְׂבַּֽע־לָֽחֶם
Kral olduğu zaman kulun altında; ve ekmeğe doyduğu zaman akılsızın altında;
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 7:33
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה נִבְלַ֨ת הָעָ֤ם הַזֶּה֙ לְמַֽאֲכָ֔ל לְע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם וּלְבֶהֱמַ֣ת הָאָ֑רֶץ וְאֵ֖ין מַחֲרִֽיד
Ve bu halkın cesedi göklerin kuşlarına ve yerin hayvanlarına yiyecek olacak; ve korkutan olmayacak.
Yeremya 9:21
·
Tevrat
דַּבֵּ֗ר כֹּ֚ה נְאֻם־יְהוָ֔ה וְנָֽפְלָה֙ נִבְלַ֣ת הָֽאָדָ֔ם כְּדֹ֖מֶן עַל־פְּנֵ֣י הַשָּׂדֶ֑ה וּכְעָמִ֛יר מֵאַחֲרֵ֥י הַקֹּצֵ֖ר וְאֵ֥ין מְאַסֵּֽף
Konuş: Yahve'nin bildirisi şöyledir: İnsanın cesedi tarlanın yüzüne gübre gibi ve orakçının arkasından demet gibi düşecek ve toplayan olmayacak.
2. Krallar 9:37
·
Tevrat
וְֽהָיְתָ֞ה נִבְלַ֣ת אִיזֶ֗בֶל כְּדֹ֛מֶן עַל־פְּנֵ֥י הַשָּׂדֶ֖ה בְּחֵ֣לֶק יִזְרְעֶ֑אל אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יֹאמְר֖וּ זֹ֥את אִיזָֽבֶל
İzevel'in cesedi Yizreel parçasında tarlanın yüzünde gübre gibi olacak; ki Bu İzevel'dir demesinler.'
1. Krallar 13:29
·
Tevrat
וַיִּשָּׂ֨א הַנָּבִ֜יא אֶת־נִבְלַ֧ת אִישׁ־הָאֱלֹהִ֛ים וַיַּנִּחֵ֥הוּ אֶֽל־הַחֲמ֖וֹר וַיְשִׁיבֵ֑הוּ וַיָּבֹ֗א אֶל־עִיר֙ הַנָּבִ֣יא הַזָּקֵ֔ן לִסְפֹּ֖ד וּלְקָבְרֽוֹ
Peygamber Tanrı adamının cesedini kaldırdı, onu eşeğin üzerine koydu ve onu geri getirdi; yaşlı peygamberin şehrine geldi, yas tutmak ve onu gömmek için.
Mezmurlar 79:2
·
Tevrat
נָֽתְנ֡וּ אֶת־נִבְלַ֬ת עֲבָדֶ֗יךָ מַ֭אֲכָל לְע֣וֹף הַשָּׁמָ֑יִם בְּשַׂ֥ר חֲ֝סִידֶ֗יךָ לְחַיְתוֹ־אָֽרֶץ
Kullarının cesedini göklerin kuşlarına yiyecek olarak, sadıklarının etini yerin hayvanlarına verdiler.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 26:23
·
Tevrat
וַיּוֹצִ֨יאוּ אֶת־אוּרִיָּ֜הוּ מִמִּצְרַ֗יִם וַיְבִאֻ֨הוּ֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ יְהוֹיָקִ֔ים וַיַּכֵּ֖הוּ בֶּחָ֑רֶב וַיַּשְׁלֵךְ֙ אֶת־נִבְלָת֔וֹ אֶל־קִבְרֵ֖י בְּנֵ֥י הָעָֽם
Uriya'yı Mısır'dan çıkardılar ve onu Kral Yehoyakim'e getirdiler; o da onu kılıçla vurdu ve cesedini halkın oğullarının mezarlarına attı.
1. Krallar 13:24
·
Tevrat
וַיֵּ֕לֶךְ וַיִּמְצָאֵ֧הוּ אַרְיֵ֛ה בַּדֶּ֖רֶךְ וַיְמִיתֵ֑הוּ וַתְּהִ֤י נִבְלָתוֹ֙ מֻשְׁלֶ֣כֶת בַּדֶּ֔רֶךְ וְהַחֲמוֹר֙ עֹמֵ֣ד אֶצְלָ֔הּ וְהָ֣אַרְיֵ֔ה עֹמֵ֖ד אֵ֥צֶל הַנְּבֵלָֽה
Gitti ve yolda onu bir aslan buldu ve onu öldürdü; cesedi yola atılmıştı, eşek onun yanında duruyordu ve aslan da cesedin yanında duruyordu.
1. Krallar 13:28
·
Tevrat
וַיֵּ֗לֶךְ וַיִּמְצָ֤א אֶת־נִבְלָתוֹ֙ מֻשְׁלֶ֣כֶת בַּדֶּ֔רֶךְ וַֽחֲמוֹר֙ וְהָ֣אַרְיֵ֔ה עֹמְדִ֖ים אֵ֣צֶל הַנְּבֵלָ֑ה לֹֽא־אָכַ֤ל הָֽאַרְיֵה֙ אֶת־הַנְּבֵלָ֔ה וְלֹ֥א שָׁבַ֖ר אֶֽת־הַחֲמֽוֹר
Gitti ve onun cesedini yola atılmış buldu, eşek ve aslan cesedin yanında duruyordu; aslan cesedi yememişti ve eşeği parçalamamıştı.
1. Krallar 13:30
·
Tevrat
וַיַּנַּ֥ח אֶת־נִבְלָת֖וֹ בְּקִבְר֑וֹ וַיִּסְפְּד֥וּ עָלָ֖יו ה֥וֹי אָחִֽי
Cesedini kendi mezarına koydu; ve onun üzerine yas tuttular: 'Vay kardeşim!'
Yeşu 8:29
·
Tevrat
וְאֶת־מֶ֧לֶךְ הָעַ֛י תָּלָ֥ה עַל־הָעֵ֖ץ עַד־עֵ֣ת הָעָ֑רֶב וּכְב֣וֹא הַשֶּׁמֶשׁ֩ צִוָּ֨ה יְהוֹשֻׁ֜עַ וַיֹּרִ֧ידוּ אֶת־נִבְלָת֣וֹ מִן־הָעֵ֗ץ וַיַּשְׁלִ֤יכוּ אוֹתָהּ֙ אֶל־פֶּ֨תַח֙ שַׁ֣עַר הָעִ֔יר וַיָּקִ֤ימוּ עָלָיו֙ גַּל־אֲבָנִ֣ים גָּד֔וֹל עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ay kralını akşam vaktine kadar ağacın üzerine astı; güneş battığında Yeşu buyurdu ve onun cesedini ağaçtan indirdiler, onu şehrin kapısının girişine attılar ve üzerine bu güne kadar büyük bir taş yığını diktiler.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 16:4
·
Tevrat
מְמוֹתֵ֨י תַחֲלֻאִ֜ים יָמֻ֗תוּ לֹ֤א יִסָּֽפְדוּ֙ וְלֹ֣א יִקָּבֵ֔רוּ לְדֹ֛מֶן עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָ֖ה יִֽהְי֑וּ וּבַחֶ֤רֶב וּבָֽרָעָב֙ יִכְל֔וּ וְהָיְתָ֤ה נִבְלָתָם֙ לְמַאֲכָ֔ל לְע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם וּלְבֶהֱמַ֥ת הָאָֽרֶץ
Hastalık ölümleriyle ölecekler. Onlar için dövünülmeyecek ve gömülmeyecekler; toprağın yüzü üzerinde gübre olacaklar. Ve kılıçla ve kıtlıkla tükenecekler ve cesetleri göklerin kuşuna ve yerin hayvanına yiyecek olacak.
Yeremya 19:7
·
Tevrat
וּ֠בַקֹּתִי אֶת־עֲצַ֨ת יְהוּדָ֤ה וִירוּשָׁלִַ֨ם֙ בַּמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה וְהִפַּלְתִּ֤ים בַּחֶ֨רֶב֙ לִפְנֵ֣י אֹֽיְבֵיהֶ֔ם וּבְיַ֖ד מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשָׁ֑ם וְנָתַתִּ֤י אֶת־נִבְלָתָם֙ לְמַֽאֲכָ֔ל לְע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם וּלְבֶהֱמַ֥ת הָאָֽרֶץ
Ve bu yerde Yahuda'nın ve Yeruşalim'in öğüdünü boşaltacağım; ve onları düşmanlarının önünde ve canlarını arayanların elinde kılıçla düşüreceğim; ve onların leşlerini göklerin kuşlarına ve yerin hayvanlarına yiyecek olarak vereceğim.
Yeremya 34:20
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֤י אוֹתָם֙ בְּיַ֣ד אֹֽיְבֵיהֶ֔ם וּבְיַ֖ד מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשָׁ֑ם וְהָיְתָ֤ה נִבְלָתָם֙ לְמַֽאֲכָ֔ל לְע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם וּלְבֶהֱמַ֥ת הָאָֽרֶץ
onları düşmanlarının eline ve canlarını arayanların eline vereceğim; cesetleri göklerin kuşlarına ve yerin hayvanlarına yiyecek olacak.
Yeşaya 5:25
·
Tevrat
עַל־כֵּ֡ן חָרָה֩ אַף־יְהוָ֨ה בְּעַמּ֜וֹ וַיֵּ֣ט יָד֧וֹ עָלָ֣יו וַיַּכֵּ֗הוּ וַֽיִּרְגְּזוּ֙ הֶֽהָרִ֔ים וַתְּהִ֧י נִבְלָתָ֛ם כַּסּוּחָ֖ה בְּקֶ֣רֶב חוּצ֑וֹת בְּכָל־זֹאת֙ לֹא־שָׁ֣ב אַפּ֔וֹ וְע֖וֹד יָד֥וֹ נְטוּיָֽה
Bu yüzden Yahve'nin öfkesi halkına karşı alevlendi ve elini onun üzerine uzattı ve onu vurdu; ve dağlar titredi ve onların cesetleri sokakların ortasında çöp gibi oldu. Bütün bunlara rağmen O'nun öfkesi dönmedi ve O'nun eli hala uzatılmıştır.
Levililer 11:11
·
Tevrat
וְשֶׁ֖קֶץ יִהְי֣וּ לָכֶ֑ם מִבְּשָׂרָם֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ וְאֶת־נִבְלָתָ֖ם תְּשַׁקֵּֽצוּ
Ve sizin için iğrenç olacaklar; onların etinden yemeyeceksiniz ve leşlerinden iğreneceksiniz.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 44:31
·
Tevrat
כָּל־נְבֵלָה֙ וּטְרֵפָ֔ה מִן־הָע֖וֹף וּמִן־הַבְּהֵמָ֑ה לֹ֥א יֹאכְל֖וּ הַכֹּהֲנִֽים
Kâhinler kuştan ve hayvandan hiçbir leş ve parçalanmış yemiyecekler.
Yasa'nın Tekrarı 14:21
·
Tevrat
לֹ֣א תֹאכְל֣וּ כָל־נְ֠בֵלָה לַגֵּ֨ר אֲשֶׁר־בִּשְׁעָרֶ֜יךָ תִּתְּנֶ֣נָּה וַאֲכָלָ֗הּ א֤וֹ מָכֹר֙ לְנָכְרִ֔י כִּ֣י עַ֤ם קָדוֹשׁ֙ אַתָּ֔ה לַיהוָ֖ה אֱלֹהֶ֑יךָ לֹֽא־תְבַשֵּׁ֥ל גְּדִ֖י בַּחֲלֵ֥ב אִמּֽוֹ
Hiçbir leş yemeyeceksiniz; onu kapılarında olan yabancıya vereceksin ve onu yiyecek veya yabancıya satacaksın; çünkü sen Tanrın Yahve'ye kutsal bir halksın. Oğlağı annesinin sütünde pişirmeyeceksin.
Levililer 7:24
·
Tevrat
וְחֵ֤לֶב נְבֵלָה֙ וְחֵ֣לֶב טְרֵפָ֔ה יֵעָשֶׂ֖ה לְכָל־מְלָאכָ֑ה וְאָכֹ֖ל לֹ֥א תֹאכְלֻֽהוּ
Leşin yağı ve parçalanmışın yağı her iş için kullanılabilir; ama onu kesinlikle yemeyeceksiniz.
Levililer 17:15
·
Tevrat
וְכָל־נֶ֗פֶשׁ אֲשֶׁ֨ר תֹּאכַ֤ל נְבֵלָה֙ וּטְרֵפָ֔ה בָּאֶזְרָ֖ח וּבַגֵּ֑ר וְכִבֶּ֨ס בְּגָדָ֜יו וְרָחַ֥ץ בַּמַּ֛יִם וְטָמֵ֥א עַד־הָעֶ֖רֶב וְטָהֵֽר
Yerliden ve yabancıdan leş ve parçalanmış hayvan yiyen her can giysilerini yıkayacak ve suda yıkayacak; akşama kadar kirli olacak ve arınacak.
Levililer 22:8
·
Tevrat
נְבֵלָ֧ה וּטְרֵפָ֛ה לֹ֥א יֹאכַ֖ל לְטָמְאָה־בָ֑הּ אֲנִ֖י יְהוָֽה
Onunla kirlenmek için leş ve parçalanmış yemeyecek; ben Yahve'yim.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 16:18
·
Tevrat
וְשִׁלַּמְתִּ֣י רִֽאשׁוֹנָ֗ה מִשְׁנֵ֤ה עֲוֺנָם֙ וְחַטָּאתָ֔ם עַ֖ל חַלְּלָ֣ם אֶת־אַרְצִ֑י בְּנִבְלַ֤ת שִׁקּֽוּצֵיהֶם֙ וְתוֹעֲב֣וֹתֵיהֶ֔ם מָלְא֖וּ אֶת־נַחֲלָתִֽי
Ve ilk olarak onların suçunu ve günahını iki kat ödeyeceğim; çünkü iğrençliklerinin cesetleriyle diyarımı kirlettiler ve mirasımı iğrenç şeyleriyle doldurdular.
Levililer 5:2
·
Tevrat
א֣וֹ נֶ֗פֶשׁ אֲשֶׁ֣ר תִּגַּע֮ בְּכָל־דָּבָ֣ר טָמֵא֒ אוֹ֩ בְנִבְלַ֨ת חַיָּ֜ה טְמֵאָ֗ה א֤וֹ בְּנִבְלַת֙ בְּהֵמָ֣ה טְמֵאָ֔ה א֕וֹ בְּנִבְלַ֖ת שֶׁ֣רֶץ טָמֵ֑א וְנֶעְלַ֣ם מִמֶּ֔נּוּ וְה֥וּא טָמֵ֖א וְאָשֵֽׁם
Veya bir can kirli herhangi bir şeye veya kirli yabanıl hayvanın leşine veya kirli hayvanın leşine veya kirli sürüngenin leşine dokunursa; ve ondan gizli kalırsa, o kirlidir ve suçludur.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 13:25
·
Tevrat
וְהִנֵּ֧ה אֲנָשִׁ֣ים עֹבְרִ֗ים וַיִּרְא֤וּ אֶת־הַנְּבֵלָה֙ מֻשְׁלֶ֣כֶת בַּדֶּ֔רֶךְ וְאֶת־הָ֣אַרְיֵ֔ה עֹמֵ֖ד אֵ֣צֶל הַנְּבֵלָ֑ה וַיָּבֹ֨אוּ֙ וַיְדַבְּר֣וּ בָעִ֔יר אֲשֶׁ֛ר הַנָּבִ֥יא הַזָּקֵ֖ן יֹשֵׁ֥ב בָּֽהּ
Ve işte, yoldan geçen adamlar yola atılmış cesedi ve cesedin yanında duran aslanı gördüler; gelip yaşlı peygamberin oturduğu şehirde anlattılar.
1. Krallar 13:28
·
Tevrat
וַיֵּ֗לֶךְ וַיִּמְצָ֤א אֶת־נִבְלָתוֹ֙ מֻשְׁלֶ֣כֶת בַּדֶּ֔רֶךְ וַֽחֲמוֹר֙ וְהָ֣אַרְיֵ֔ה עֹמְדִ֖ים אֵ֣צֶל הַנְּבֵלָ֑ה לֹֽא־אָכַ֤ל הָֽאַרְיֵה֙ אֶת־הַנְּבֵלָ֔ה וְלֹ֥א שָׁבַ֖ר אֶֽת־הַחֲמֽוֹר
Gitti ve onun cesedini yola atılmış buldu, eşek ve aslan cesedin yanında duruyordu; aslan cesedi yememişti ve eşeği parçalamamıştı.
Örnek Ayetler (4)
Levililer 11:25
·
Tevrat
וְכָל־הַנֹּשֵׂ֖א מִנִּבְלָתָ֑ם יְכַבֵּ֥ס בְּגָדָ֖יו וְטָמֵ֥א עַד־הָעָֽרֶב
Ve onların leşinden taşıyan herkes giysilerini yıkayacaktır ve akşama kadar kirli olacaktır.
Levililer 11:35
·
Tevrat
וְ֠כֹל אֲשֶׁר־יִפֹּ֨ל מִנִּבְלָתָ֥ם עָלָיו֮ יִטְמָא֒ תַּנּ֧וּר וְכִירַ֛יִם יֻתָּ֖ץ טְמֵאִ֣ים הֵ֑ם וּטְמֵאִ֖ים יִהְי֥וּ לָכֶֽם
Onların leşinden üzerine bir şey düşen her şey kirlenecektir; fırın ve ocak yıkılacaktır; onlar kirlidir ve sizin için kirli olacaklardır.
Levililer 11:37
·
Tevrat
וְכִ֤י יִפֹּל֙ מִנִּבְלָתָ֔ם עַל־כָּל־זֶ֥רַע זֵר֖וּעַ אֲשֶׁ֣ר יִזָּרֵ֑עַ טָה֖וֹר הֽוּא
Ve onların leşinden ekilecek herhangi bir ekim tohumunun üzerine düşerse, o temizdir.
Levililer 11:38
·
Tevrat
וְכִ֤י יֻתַּן־מַ֨יִם֙ עַל־זֶ֔רַע וְנָפַ֥ל מִנִּבְלָתָ֖ם עָלָ֑יו טָמֵ֥א ה֖וּא לָכֶֽם
Ve bir tohumun üzerine su konulursa ve onların leşinden onun üzerine düşerse, o sizin için kirlidir.
Örnek Ayetler (3)
Levililer 11:24
·
Tevrat
וּלְאֵ֖לֶּה תִּטַּמָּ֑אוּ כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖ם יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב
Ve şunlarla kirleneceksiniz: Onların leşine dokunan herkes akşama kadar kirli olacaktır.
Levililer 11:27
·
Tevrat
וְכֹ֣ל הוֹלֵ֣ךְ עַל־כַּפָּ֗יו בְּכָל־הַֽחַיָּה֙ הַהֹלֶ֣כֶת עַל־אַרְבַּ֔ע טְמֵאִ֥ים הֵ֖ם לָכֶ֑ם כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖ם יִטְמָ֥א עַד־הָעָֽרֶב
Dört üzerinde yürüyen her canlı arasında pençeleri üzerinde yürüyen her şey sizin için kirlidir; onların leşine dokunan herkes akşama kadar kirlenecektir.
Levililer 11:36
·
Tevrat
אַ֣ךְ מַעְיָ֥ן וּב֛וֹר מִקְוֵה־מַ֖יִם יִהְיֶ֣ה טָה֑וֹר וְנֹגֵ֥עַ בְּנִבְלָתָ֖ם יִטְמָֽא
Ancak bir pınar ve bir sarnıç, bir su birikintisi temiz olacaktır; ve onların leşine dokunan kirlenecektir.