133
Kullanım
8
Lemma
36
Türev
53
Anlam
8 lemma, 36 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
חֶרְפָּה Lemma | herpa | kınama, kınama, ayıplama, utanç | İsim | 20 | ||
Örnek Ayetler (5 / 20) Hezekiel 5:15 · Tevrat וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum. Hezekiel 22:4 · Tevrat בְּדָמֵ֨ךְ אֲשֶׁר־שָׁפַ֜כְתְּ אָשַׁ֗מְתְּ וּבְגִלּוּלַ֤יִךְ אֲשֶׁר־עָשִׂית֙ טָמֵ֔את וַתַּקְרִ֣יבִי יָמַ֔יִךְ וַתָּב֖וֹא עַד־שְׁנוֹתָ֑יִךְ עַל־כֵּ֗ן נְתַתִּ֤יךְ חֶרְפָּה֙ לַגּוֹיִ֔ם וְקַלָּסָ֖ה לְכָל־הָאֲרָצֽוֹת Döktüğün kanınla suçlu oldun ve yaptığın putlarınla kirlendin; günlerini yaklaştırdın ve yıllarına kadar geldin; bu yüzden seni uluslara utanç ve bütün diyarlara alay verdim. Yeremya 15:15 · Tevrat אַתָּ֧ה יָדַ֣עְתָּ יְהוָ֗ה זָכְרֵ֤נִי וּפָקְדֵ֨נִי֙ וְהִנָּ֤קֶם לִי֙ מֵרֹ֣דְפַ֔י אַל־לְאֶ֥רֶךְ אַפְּךָ֖ תִּקָּחֵ֑נִי דַּ֕ע שְׂאֵתִ֥י עָלֶ֖יךָ חֶרְפָּֽה Sen biliyorsun, Yahve; beni hatırla ve beni yokla ve zulmedenlerimden benim için öç al. Öfkenin uzunluğunda beni alma; senin yüzünden kınama taşıdığımı bil. Yeremya 51:51 · Tevrat בֹּ֚שְׁנוּ כִּֽי־שָׁמַ֣עְנוּ חֶרְפָּ֔ה כִּסְּתָ֥ה כְלִמָּ֖ה פָּנֵ֑ינוּ כִּ֚י בָּ֣אוּ זָרִ֔ים עַֽל־מִקְדְּשֵׁ֖י בֵּ֥ית יְהוָֽה Utandık, çünkü kınama duyduk; utanç yüzümüzü örttü, çünkü Yahve'nin evinin kutsal yerlerine yabancılar geldiler. 1. Samuel 11:2 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם נָחָשׁ֙ הָעַמּוֹנִ֔י בְּזֹאת֙ אֶכְרֹ֣ת לָכֶ֔ם בִּנְק֥וֹר לָכֶ֖ם כָּל־עֵ֣ין יָמִ֑ין וְשַׂמְתִּ֥יהָ חֶרְפָּ֖ה עַל־כָּל־יִשְׂרָאֵֽל Ammonlu Nahaş onlara dedi: 'Sizinle antlaşmayı bununla yapacağım: hepinizin sağ gözünü oyarak; ve onu bütün İsrail'in üzerine utanç koyacağım.' | ||||||
חֶרְפַּת | herpat | kınaması, kınama, ayıplama, utanç | İsim | 16 | ||
חֶרְפָּתִֽי | herpati | kınamam, kınama, ayıplama, utanç, rezalet | Zamir | 7 | ||
לְחֶרְפָּה | le-herpa | kınamaya, kınama, ayıplama, utanç | İsim | 7 | ||
וּלְחֶרְפָּה | u-le-herpa | ve kınamaya, kınama, utanç, aşağılama | İsim | 5 | ||
וְחֶרְפַּת | ve-herpat | ve kınamasının, kınama, ayıplama, utanç | İsim | 4 | ||
חֵרַפְתֶּם | heraftem | kınadınız, kınamak, aşağılamak, meydan okumak | Zamir | 4 | ||
חֶרְפָּתֵֽנוּ | herpatenu | bizim kınamamız, kınama, utanç, aşağılama | Zamir | 2 | ||
חֶרְפָּתְךָ | herpatekha | senin kınaman, kınama, ayıplama, utanç | Zamir | 2 | ||
חֶרְפָּתוֹ | herpato | onun kınaması, kınama, ayıp, utanç | Zamir | 2 | ||
לַחֲרָפוֹת | la-harafot | kınamalara, kınama, aşağılama, ayıplama | İsim | 2 | ||
בְּחֶרְפָּה | be-herpa | kınamada, kınama, utanç, aşağılama | İsim | 2 | ||
וְחֶרְפָּתוֹ | ve-herpato | ve onun kınaması, kınama, ayıplama, utanç | Zamir | 2 | ||
וּבְחֶרְפָּה | u-veherpa | ve kınamada, kınama, aşağılama, utanç | İsim | 1 | ||
וְחֶרְפּוֹת | ve-herpot | ve kınamalar, kınama, ayıp, aşağılama | İsim | 1 | ||
וְחֶרְפָּה | ve-herpa | ve kınama, kınama, ayıp, utanç | İsim | 1 | ||
מֵחֶרְפַּת | me-herpat | kınamasından, kınama, ayıplama, utanç | İsim | 1 | ||
חֵרֵף Lemma | heref | kınadı, kınamak, aşağılamak, meydan okumak | Fiil | 8 | ||
לְחָרֵף | le-haref | kınamak, kınamak, aşağılamak, meydan okumak | Fiil | 6 | ||
חֵרַפְתָּ | herafta | kınadın, kınamak, aşağılamak, ayıplamak | Fiil | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hezekiel 5:15
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה חֶרְפָּ֤ה וּגְדוּפָה֙ מוּסָ֣ר וּמְשַׁמָּ֔ה לַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ בַּעֲשׂוֹתִי֩ בָ֨ךְ שְׁפָטִ֜ים בְּאַ֤ף וּבְחֵמָה֙ וּבְתֹכְח֣וֹת חֵמָ֔ה אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Sana öfkeyle, hiddetle ve hiddetli azarlamalarla yargılar uyguladığımda, etrafındaki uluslara utanç, hakaret, ibret ve dehşet olacaksın; Ben Yahve konuştum.
Hezekiel 22:4
·
Tevrat
בְּדָמֵ֨ךְ אֲשֶׁר־שָׁפַ֜כְתְּ אָשַׁ֗מְתְּ וּבְגִלּוּלַ֤יִךְ אֲשֶׁר־עָשִׂית֙ טָמֵ֔את וַתַּקְרִ֣יבִי יָמַ֔יִךְ וַתָּב֖וֹא עַד־שְׁנוֹתָ֑יִךְ עַל־כֵּ֗ן נְתַתִּ֤יךְ חֶרְפָּה֙ לַגּוֹיִ֔ם וְקַלָּסָ֖ה לְכָל־הָאֲרָצֽוֹת
Döktüğün kanınla suçlu oldun ve yaptığın putlarınla kirlendin; günlerini yaklaştırdın ve yıllarına kadar geldin; bu yüzden seni uluslara utanç ve bütün diyarlara alay verdim.
Yeremya 15:15
·
Tevrat
אַתָּ֧ה יָדַ֣עְתָּ יְהוָ֗ה זָכְרֵ֤נִי וּפָקְדֵ֨נִי֙ וְהִנָּ֤קֶם לִי֙ מֵרֹ֣דְפַ֔י אַל־לְאֶ֥רֶךְ אַפְּךָ֖ תִּקָּחֵ֑נִי דַּ֕ע שְׂאֵתִ֥י עָלֶ֖יךָ חֶרְפָּֽה
Sen biliyorsun, Yahve; beni hatırla ve beni yokla ve zulmedenlerimden benim için öç al. Öfkenin uzunluğunda beni alma; senin yüzünden kınama taşıdığımı bil.
Yeremya 51:51
·
Tevrat
בֹּ֚שְׁנוּ כִּֽי־שָׁמַ֣עְנוּ חֶרְפָּ֔ה כִּסְּתָ֥ה כְלִמָּ֖ה פָּנֵ֑ינוּ כִּ֚י בָּ֣אוּ זָרִ֔ים עַֽל־מִקְדְּשֵׁ֖י בֵּ֥ית יְהוָֽה
Utandık, çünkü kınama duyduk; utanç yüzümüzü örttü, çünkü Yahve'nin evinin kutsal yerlerine yabancılar geldiler.
1. Samuel 11:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם נָחָשׁ֙ הָעַמּוֹנִ֔י בְּזֹאת֙ אֶכְרֹ֣ת לָכֶ֔ם בִּנְק֥וֹר לָכֶ֖ם כָּל־עֵ֣ין יָמִ֑ין וְשַׂמְתִּ֥יהָ חֶרְפָּ֖ה עַל־כָּל־יִשְׂרָאֵֽל
Ammonlu Nahaş onlara dedi: 'Sizinle antlaşmayı bununla yapacağım: hepinizin sağ gözünü oyarak; ve onu bütün İsrail'in üzerine utanç koyacağım.'
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hezekiel 16:57
·
Tevrat
בְּטֶרֶם֮ תִּגָּלֶ֣ה רָעָתֵךְ֒ כְּמ֗וֹ עֵ֚ת חֶרְפַּ֣ת בְּנוֹת־אֲרָ֔ם וְכָל־סְבִיבוֹתֶ֖יהָ בְּנ֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֑ים הַשָּׁאט֥וֹת אוֹתָ֖ךְ מִסָּבִֽיב
Kötülüğün açığa çıkmadan önce, Aram kızlarının ve bütün çevresindekilerin, çevreden seni hor gören Filist kızlarının aşağılanması zamanı gibi.
Hezekiel 36:30
·
Tevrat
וְהִרְבֵּיתִי֙ אֶת־פְּרִ֣י הָעֵ֔ץ וּתְנוּבַ֖ת הַשָּׂדֶ֑ה לְמַ֗עַן אֲ֠שֶׁר לֹ֣א תִקְח֥וּ ע֛וֹד חֶרְפַּ֥ת רָעָ֖ב בַּגּוֹיִֽם
Ve ağacın meyvesini ve tarlanın ürününü çoğaltacağım; öyle ki ulusların arasında artık kıtlık ayıbını almayasınız.
Yeremya 23:40
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֥י עֲלֵיכֶ֖ם חֶרְפַּ֣ת עוֹלָ֑ם וּכְלִמּ֣וּת עוֹלָ֔ם אֲשֶׁ֖ר לֹ֥א תִשָּׁכֵֽחַ
Ve üzerinize unutulmayacak sonsuz utanç ve sonsuz rezillik vereceğim.
Yeremya 31:19
·
Tevrat
כִּֽי־אַחֲרֵ֤י שׁוּבִי֙ נִחַ֔מְתִּי וְאַֽחֲרֵי֙ הִוָּ֣דְעִ֔י סָפַ֖קְתִּי עַל־יָרֵ֑ךְ בֹּ֚שְׁתִּי וְגַם־נִכְלַ֔מְתִּי כִּ֥י נָשָׂ֖אתִי חֶרְפַּ֥ת נְעוּרָֽי
Çünkü dönüşümden sonra pişman oldum ve anlamamdan sonra uyluğumun üzerine vurdum; utandım ve ayrıca rezil oldum, çünkü gençliğimin utancını taşıdım.
Yeşaya 51:7
·
Tevrat
שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ יֹ֣דְעֵי צֶ֔דֶק עַ֖ם תּוֹרָתִ֣י בְלִבָּ֑ם אַל־תִּֽירְאוּ֙ חֶרְפַּ֣ת אֱנ֔וֹשׁ וּמִגִּדֻּפֹתָ֖ם אַל־תֵּחָֽתּוּ
Doğruluğu bilenler, yasam kalplerinde olan halk, beni işitin; insanın kınamasından korkmayın ve onların sövmelerinden yılmayın.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 13:13
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י אָ֤נָה אוֹלִיךְ֙ אֶת־חֶרְפָּתִ֔י וְאַתָּ֗ה תִּהְיֶ֛ה כְּאַחַ֥ד הַנְּבָלִ֖ים בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וְעַתָּה֙ דַּבֶּר־נָ֣א אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֛י לֹ֥א יִמְנָעֵ֖נִי מִמֶּֽךָּ
Ve ben utancımı nereye götürürüm? Ve sen İsrail'de akılsızlardan biri gibi olursun. Ve şimdi lütfen kralla konuş; çünkü beni senden esirgemez.
1. Samuel 25:39
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע דָּוִד֮ כִּ֣י מֵ֣ת נָבָל֒ וַיֹּ֡אמֶר בָּר֣וּךְ יְהוָ֡ה אֲשֶׁ֣ר רָב֩ אֶת־רִ֨יב חֶרְפָּתִ֜י מִיַּ֣ד נָבָ֗ל וְאֶת־עַבְדּוֹ֙ חָשַׂ֣ךְ מֵֽרָעָ֔ה וְאֵת֙ רָעַ֣ת נָבָ֔ל הֵשִׁ֥יב יְהוָ֖ה בְּרֹאשׁ֑וֹ וַיִּשְׁלַ֤ח דָּוִד֙ וַיְדַבֵּ֣ר בַּאֲבִיגַ֔יִל לְקַחְתָּ֥הּ ל֖וֹ לְאִשָּֽׁה
Davut Nabal'ın öldüğünü duydu ve dedi: 'Nabal'ın elinden utancımın davasını savunan, kulunu kötülükten alıkoyan ve Nabal'ın kötülüğünü kendi başına döndüren Yahve bereketli olsun.' Sonra Davut onu kendisine eş olarak almak için gönderdi ve Abigayil ile konuştu.
Mezmurlar 69:20
·
Tevrat
אַתָּ֤ה יָדַ֗עְתָּ חֶרְפָּתִ֣י וּ֭בָשְׁתִּי וּכְלִמָּתִ֑י נֶ֝גְדְּךָ֗ כָּל־צוֹרְרָֽי
Sen kınanmamı, utancımı ve rezilliğimi bildin; bütün düşmanlarım senin karşındadır.
Mezmurlar 119:39
·
Tevrat
הַעֲבֵ֣ר חֶ֭רְפָּתִי אֲשֶׁ֣ר יָגֹ֑רְתִּי כִּ֖י מִשְׁפָּטֶ֣יךָ טוֹבִֽים
Korktuğum utancımı uzaklaştır, çünkü yargıların iyidir.
Eyüp 19:5
·
Tevrat
אִם־אָ֭מְנָם עָלַ֣י תַּגְדִּ֑ילוּ וְתוֹכִ֥יחוּ עָ֝לַ֗י חֶרְפָּתִּֽי
Eğer gerçekten üzerime büyütürseniz ve utancımı üzerime kanıtlarsanız,
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 6:10
·
Tevrat
עַל־מִ֨י אֲדַבְּרָ֤ה וְאָעִ֨ידָה֙ וְיִשְׁמָ֔עוּ הִנֵּה֙ עֲרֵלָ֣ה אָזְנָ֔ם וְלֹ֥א יוּכְל֖וּ לְהַקְשִׁ֑יב הִנֵּ֣ה דְבַר־יְהוָ֗ה הָיָ֥ה לָהֶ֛ם לְחֶרְפָּ֖ה לֹ֥א יַחְפְּצוּ־בֽוֹ
Kime konuşayım ve tanıklık edeyim ve işitsinler? İşte onların kulağı sünnetsizdir ve dikkat etmeye güçleri yetmez; işte Yahve'nin sözü onlara utanç oldu, ondan zevk almazlar.
Yeremya 20:8
·
Tevrat
כִּֽי־מִדֵּ֤י אֲדַבֵּר֙ אֶזְעָ֔ק חָמָ֥ס וָשֹׁ֖ד אֶקְרָ֑א כִּֽי־הָיָ֨ה דְבַר־יְהוָ֥ה לִ֛י לְחֶרְפָּ֥ה וּלְקֶ֖לֶס כָּל־הַיּֽוֹם
Çünkü her konuştuğumda feryat ediyorum; 'Şiddet ve yıkım!' diye çağırıyorum; çünkü Yahve'nin sözü bütün gün benim için bir kınamaya ve bir alaya oldu.
Yeremya 24:9
·
Tevrat
וּנְתַתִּים֙ לְזַעֲוָ֣ה לְרָעָ֔ה לְכֹ֖ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֑רֶץ לְחֶרְפָּ֤ה וּלְמָשָׁל֙ לִשְׁנִינָ֣ה וְלִקְלָלָ֔ה בְּכָל־הַמְּקֹמ֖וֹת אֲשֶֽׁר־אַדִּיחֵ֥ם שָֽׁם
Ve onları yerin bütün krallıklarına dehşet ve kötülük için, onları süreceğim bütün yerlerde utanç ve mesel, alay ve lanet için vereceğim.
Yeremya 49:13
·
Tevrat
כִּ֣י בִ֤י נִשְׁבַּ֨עְתִּי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּֽי־לְשַׁמָּ֧ה לְחֶרְפָּ֛ה לְחֹ֥רֶב וְלִקְלָלָ֖ה תִּֽהְיֶ֣ה בָצְרָ֑ה וְכָל־עָרֶ֥יהָ תִהְיֶ֖ינָה לְחָרְב֥וֹת עוֹלָֽם
Çünkü kendi üzerime yemin ettim, Yahve'nin bildirisidir, ki Botsra dehşete, utanca, viraneye ve lanete dönecek; ve onun bütün şehirleri sonsuzluk viraneleri olacak.
Yeşaya 30:5
·
Tevrat
כֹּ֣ל הֹבִ֔ישׁ עַל־עַ֖ם לֹא־יוֹעִ֣ילוּ לָ֑מוֹ לֹ֤א לְעֵ֨זֶר֙ וְלֹ֣א לְהוֹעִ֔יל כִּ֥י לְבֹ֖שֶׁת וְגַם־לְחֶרְפָּֽה
Hepsi onlara yarar sağlamayan halk yüzünden utandı; yardım için değil ve yarar sağlamak için değil, ancak utanç için ve ayrıca ayıp için.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 5:14
·
Tevrat
וְאֶתְּנֵךְ֙ לְחָרְבָּ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בַּגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֣ר סְבִיבוֹתָ֑יִךְ לְעֵינֵ֖י כָּל־עוֹבֵֽר
Ve seni etrafındaki ulusların arasında, her geçenin gözleri önünde viraneye ve utanca çevireceğim.
Yeremya 29:18
·
Tevrat
וְרָֽדַפְתִּי֙ אַֽחֲרֵיהֶ֔ם בַּחֶ֖רֶב בָּרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וּנְתַתִּ֨ים לְזַעֲוָ֜ה לְכֹ֣ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֗רֶץ לְאָלָ֤ה וּלְשַׁמָּה֙ וְלִשְׁרֵקָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בְּכָל־הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁר־הִדַּחְתִּ֥ים שָֽׁם
Arkalarından kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla kovalayacağım; onları yerin bütün krallıklarına dehşet için, onları sürdüğüm bütün uluslarda lanet, şaşkınlık, ıslık ve utanç için vereceğim.
Yeremya 42:18
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר יְהוָ֣ה צְבָאוֹת֮ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ כַּאֲשֶׁר֩ נִתַּ֨ךְ אַפִּ֜י וַחֲמָתִ֗י עַל־יֹֽשְׁבֵי֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם כֵּ֣ן תִּתַּ֤ךְ חֲמָתִי֙ עֲלֵיכֶ֔ם בְּבֹאֲכֶ֖ם מִצְרָ֑יִם וִהְיִיתֶ֞ם לְאָלָ֤ה וּלְשַׁמָּה֙ וְלִקְלָלָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה וְלֹֽא־תִרְא֣וּ ע֔וֹד אֶת־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Çünkü Ordular Yahvesi, İsrail'in Tanrısı şöyle dedi: Öfkem ve gazabım Yeruşalim'de oturanların üzerine döküldüğü gibi, Mısır'a girdiğinizde gazabım üzerinize öyle dökülecek; ve lanet, dehşet, beddua ve utanç olacaksınız ve bu yeri bir daha görmeyeceksiniz.
Yeremya 44:8
·
Tevrat
לְהַכְעִסֵ֨נִי֙ בְּמַעֲשֵׂ֣י יְדֵיכֶ֔ם לְקַטֵּ֞ר לֵאלֹהִ֤ים אֲחֵרִים֙ בְּאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם בָּאִ֖ים לָג֣וּר שָׁ֑ם לְמַ֨עַן֙ הַכְרִ֣ית לָכֶ֔ם וּלְמַ֤עַן הֱיֽוֹתְכֶם֙ לִקְלָלָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בְּכֹ֖ל גּוֹיֵ֥י הָאָֽרֶץ
Orada konaklamak için geldiğiniz Mısır diyarında başka ilahlara buhur yakarak ellerinizin işleriyle beni öfkelendirmek için, sizi kesip atmak ve yerin bütün uluslarında lanet ve utanç olmanız amacıyla.
Yeremya 44:12
·
Tevrat
וְלָקַחְתִּ֞י אֶת־שְׁאֵרִ֣ית יְהוּדָ֗ה אֲשֶׁר־שָׂ֨מוּ פְנֵיהֶ֜ם לָב֣וֹא אֶֽרֶץ־מִצְרַיִם֮ לָג֣וּר שָׁם֒ וְתַ֨מּוּ כֹ֜ל בְּאֶ֧רֶץ מִצְרַ֣יִם יִפֹּ֗לוּ בַּחֶ֤רֶב בָּֽרָעָב֙ יִתַּ֔מּוּ מִקָּטֹן֙ וְעַד־גָּד֔וֹל בַּחֶ֥רֶב וּבָרָעָ֖ב יָמֻ֑תוּ וְהָיוּ֙ לְאָלָ֣ה לְשַׁמָּ֔ה וְלִקְלָלָ֖ה וּלְחֶרְפָּֽה
Ve orada konaklamak için Mısır diyarına gitmek üzere yüzlerini koyan Yahuda'nın kalanını alacağım; ve hepsi Mısır diyarında tükenecekler, kılıçla düşecekler, kıtlıkla tükenecekler; küçükten büyüğe kadar kılıçla ve kıtlıkla ölecekler; ve bedduaya, ıssızlığa, lanete ve utanca dönecekler.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 36:15
·
Tevrat
וְלֹא־אַשְׁמִ֨יעַ אֵלַ֤יִךְ עוֹד֙ כְּלִמַּ֣ת הַגּוֹיִ֔ם וְחֶרְפַּ֥ת עַמִּ֖ים לֹ֣א תִשְׂאִי־ע֑וֹד וְגוֹיַ֨יִךְ֙ לֹא־תַכְשִׁ֣לִי ע֔וֹד נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve sana artık ulusların utancını işittirmeyeceğim ve halkların ayıbını artık taşımayacaksın; ve uluslarını artık tökezletmeyeceksin; Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 25:8
·
Tevrat
בִּלַּ֤ע הַמָּ֨וֶת֙ לָנֶ֔צַח וּמָחָ֨ה אֲדֹנָ֧י יְהוִ֛ה דִּמְעָ֖ה מֵעַ֣ל כָּל־פָּנִ֑ים וְחֶרְפַּ֣ת עַמּ֗וֹ יָסִיר֙ מֵעַ֣ל כָּל־הָאָ֔רֶץ כִּ֥י יְהוָ֖ה דִּבֵּֽר
Ölümü sonsuza dek yutacak ve Efendi Yahve tüm yüzlerden gözyaşını silecek; ve halkının utancını tüm yerin üzerinden kaldıracak, çünkü Yahve konuştu.
Yeşaya 54:4
·
Tevrat
אַל־תִּֽירְאִי֙ כִּי־לֹ֣א תֵב֔וֹשִׁי וְאַל־תִּכָּלְמִ֖י כִּ֣י לֹ֣א תַחְפִּ֑ירִי כִּ֣י בֹ֤שֶׁת עֲלוּמַ֨יִךְ֙ תִּשְׁכָּ֔חִי וְחֶרְפַּ֥ת אַלְמְנוּתַ֖יִךְ לֹ֥א תִזְכְּרִי־עֽוֹד
Korkma, çünkü utanmayacaksın; ve utanma, çünkü rezil olmayacaksın; çünkü gençliğinin utancını unutacaksın ve dulluğunun kınanmasını artık hatırlamayacaksın.
Mika 6:16
·
Tevrat
וְיִשְׁתַּמֵּ֞ר חֻקּ֣וֹת עָמְרִ֗י וְכֹל֙ מַעֲשֵׂ֣ה בֵית־אַחְאָ֔ב וַתֵּלְכ֖וּ בְּמֹֽעֲצוֹתָ֑ם לְמַעַן֩ תִּתִּ֨י אֹתְךָ֜ לְשַׁמָּ֗ה וְיֹשְׁבֶ֨יהָ֙ לִשְׁרֵקָ֔ה וְחֶרְפַּ֥ת עַמִּ֖י תִּשָּֽׂאוּ
Ve Omri'nin kuralları ve Ahav evinin bütün işleri tutuluyor ve onların öğütlerinde yürüyorsunuz; öyle ki seni viraneye ve sakinlerini ıslıklanmaya vereyim; ve halkımın utancını taşıyacaksınız.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 21:33
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם הִנָּבֵ֤א וְאָֽמַרְתָּ֙ כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֔ה אֶל־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן וְאֶל־חֶרְפָּתָ֑ם וְאָמַרְתָּ֗ חֶ֣רֶב חֶ֤רֶב פְּתוּחָה֙ לְטֶ֣בַח מְרוּטָ֔ה לְהָכִ֖יל לְמַ֥עַן בָּרָֽק
Ve sen insanoğlu, peygamberlik et ve de ki: Efendi Yahve Ammon oğullarına ve onların utancına dair şöyle dedi, ve de ki: Kılıç, kılıç kesim için çekilmiş, şimşek uğruna yutmak için parlatılmış;
Mezmurlar 79:12
·
Tevrat
וְהָ֘שֵׁ֤ב לִשְׁכֵנֵ֣ינוּ שִׁ֭בְעָתַיִם אֶל־חֵיקָ֑ם חֶרְפָּ֘תָ֤ם אֲשֶׁ֖ר חֵרְפ֣וּךָ אֲדֹנָֽי
Ve komşularımıza, seni kınadıkları kınamalarını bağırlarına yedi kat geri döndür, ey Efendi.
Nehemya 3:36
·
Tevrat
שְׁמַ֤ע אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ כִּֽי־הָיִ֣ינוּ בוּזָ֔ה וְהָשֵׁ֥ב חֶרְפָּתָ֖ם אֶל־רֹאשָׁ֑ם וּתְנֵ֥ם לְבִזָּ֖ה בְּאֶ֥רֶץ שִׁבְיָֽה
Dinle ey Tanrımız, çünkü biz hor görüldük; onların aşağılamasını kendi başlarına döndür ve onları esaret diyarında yağmaya ver.
Ağıtlar 3:61
·
Tevrat
שָׁמַ֤עְתָּ חֶרְפָּתָם֙ יְהוָ֔ה כָּל־מַחְשְׁבֹתָ֖ם עָלָֽי
Yahve, onların kınamasını, bana karşı bütün düşüncelerini işittin.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 4:1
·
Tevrat
וְהֶחֱזִיקוּ֩ שֶׁ֨בַע נָשִׁ֜ים בְּאִ֣ישׁ אֶחָ֗ד בַּיּ֤וֹם הַהוּא֙ לֵאמֹ֔ר לַחְמֵ֣נוּ נֹאכֵ֔ל וְשִׂמְלָתֵ֖נוּ נִלְבָּ֑שׁ רַ֗ק יִקָּרֵ֤א שִׁמְךָ֙ עָלֵ֔ינוּ אֱסֹ֖ף חֶרְפָּתֵֽנוּ
O gün yedi kadın bir adamı tutarak diyecek: 'Kendi ekmeğimizi yiyeceğiz ve kendi giysimizi giyeceğiz; sadece senin adın üzerimize çağrılsın, utancımızı kaldır.'
Ağıtlar 5:1
·
Tevrat
זְכֹ֤ר יְהוָה֙ מֶֽה־הָ֣יָה לָ֔נוּ הַבִּ֖יטָה וּרְאֵ֥ה אֶת־חֶרְפָּתֵֽנוּ
Bize ne olduğunu hatırla, Yahve; bak ve utancımızı gör.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 47:3
·
Tevrat
תִּגָּל֙ עֶרְוָתֵ֔ךְ גַּ֥ם תֵּרָאֶ֖ה חֶרְפָּתֵ֑ךְ נָקָ֣ם אֶקָּ֔ח וְלֹ֥א אֶפְגַּ֖ע אָדָֽם
Çıplaklığın açılacak, utancın da görünecek; öç alacağım ve insanı esirgemeyeceğim.
Mezmurlar 74:22
·
Tevrat
קוּמָ֣ה אֱ֭לֹהִים רִיבָ֣ה רִיבֶ֑ךָ זְכֹ֥ר חֶרְפָּתְךָ֥ מִנִּי־נָ֝בָ֗ל כָּל־הַיּֽוֹם
Kalk ey Tanrı, kendi davanı savun; bütün gün akılsızdan gelen hakaretini hatırla.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 11:18
·
Tevrat
וְיָשֵׂ֧ם פָּנָ֛יו לְאִיִּ֖ים וְלָכַ֣ד רַבִּ֑ים וְהִשְׁבִּ֨ית קָצִ֤ין חֶרְפָּתוֹ֙ ל֔וֹ בִּלְתִּ֥י חֶרְפָּת֖וֹ יָשִׁ֥יב לֽוֹ
Sonra yüzünü adalara çevirecek ve birçoğunu ele geçirecek; ama bir komutan onun utancını ona durduracak, kendi utancı olmadan onu ona döndürecek.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 69:11
·
Tevrat
וָאֶבְכֶּ֣ה בַצּ֣וֹם נַפְשִׁ֑י וַתְּהִ֖י לַחֲרָפ֣וֹת לִֽי
Canım oruçla ağladı; bu bana kınama oldu.
Daniel 12:2
·
Tevrat
וְרַבִּ֕ים מִיְּשֵׁנֵ֥י אַדְמַת־עָפָ֖ר יָקִ֑יצוּ אֵ֚לֶּה לְחַיֵּ֣י עוֹלָ֔ם וְאֵ֥לֶּה לַחֲרָפ֖וֹת לְדִרְא֥וֹן עוֹלָֽם
Toz toprağında uyuyanlardan birçokları uyanacak; bunlar sonsuz yaşam için, şunlar ise utançlar ve sonsuz iğrençlik için.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 16:10
·
Tevrat
פָּעֲר֬וּ עָלַ֨י בְּפִיהֶ֗ם בְּ֭חֶרְפָּה הִכּ֣וּ לְחָיָ֑י יַ֝֗חַד עָלַ֥י יִתְמַלָּאֽוּן
Ağızlarıyla bana karşı ardına kadar açtılar; utançla yanaklarıma vurdular; bana karşı birlikte toplanıyorlar.
Ağıtlar 3:30
·
Tevrat
יִתֵּ֧ן לְמַכֵּ֛הוּ לֶ֖חִי יִשְׂבַּ֥ע בְּחֶרְפָּֽה
Kendisine vurana yanağını verir, utançla doyar.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 12:15
·
Tevrat
הִכְעִ֥יס אֶפְרַ֖יִם תַּמְרוּרִ֑ים וְדָמָיו֙ עָלָ֣יו יִטּ֔וֹשׁ וְחֶ֨רְפָּת֔וֹ יָשִׁ֥יב ל֖וֹ אֲדֹנָֽיו
Efrayim acılıklarla öfkelendirdi; ve onun kanlarını onun üzerinde bırakacak ve onun Efendisi onun utancını ona döndürecek.
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:33
·
Tevrat
נֶֽגַע־וְקָל֥וֹן יִמְצָ֑א וְ֝חֶרְפָּת֗וֹ לֹ֣א תִמָּחֶֽה
Yara ve onursuzluk bulur ve utancı silinmez.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 1:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֮ לִי֒ הַֽנִּשְׁאָרִ֞ים אֲשֶֽׁר־נִשְׁאֲר֤וּ מִן־הַשְּׁבִי֙ שָׁ֣ם בַּמְּדִינָ֔ה בְּרָעָ֥ה גְדֹלָ֖ה וּבְחֶרְפָּ֑ה וְחוֹמַ֤ת יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ מְפֹרָ֔צֶת וּשְׁעָרֶ֖יהָ נִצְּת֥וּ בָאֵֽשׁ
Bana dediler ki: 'Orada eyalette sürgünden kalanlar büyük kötülük ve utanç içindedir; ve Yeruşalim'in duvarı yıkıktır ve kapıları ateşle tutuşturulmuştur.'
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 69:10
·
Tevrat
כִּֽי־קִנְאַ֣ת בֵּיתְךָ֣ אֲכָלָ֑תְנִי וְחֶרְפּ֥וֹת ח֝וֹרְפֶ֗יךָ נָפְל֥וּ עָלָֽי
Çünkü evinin gayreti beni yiyip bitirdi; seni kınayanların kınamaları üzerime düştü.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 15:3
·
Tevrat
לֹֽא־רָגַ֨ל עַל־לְשֹׁנ֗וֹ לֹא־עָשָׂ֣ה לְרֵעֵ֣הוּ רָעָ֑ה וְ֝חֶרְפָּ֗ה לֹא־נָשָׂ֥א עַל־קְרֹֽבוֹ
Dilinde iftira etmeyen, komşusuna kötülük yapmayan ve yakınına karşı kınama taşımayan;
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 5:9
·
Tevrat
וָאוֹמַ֕ר לֹא־ט֥וֹב הַדָּבָ֖ר אֲשֶׁר־אַתֶּ֣ם עֹשִׂ֑ים הֲל֞וֹא בְּיִרְאַ֤ת אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ תֵּלֵ֔כוּ מֵחֶרְפַּ֖ת הַגּוֹיִ֥ם אוֹיְבֵֽינוּ
Sonra dedim: 'Sizin yaptığınız şey iyi değil; düşmanlarımız olan ulusların utancından dolayı Tanrımızın korkusunda yürümeniz gerekmez mi?'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 5:18
·
Tevrat
זְבֻל֗וּן עַ֣ם חֵרֵ֥ף נַפְשׁ֛וֹ לָמ֖וּת וְנַפְתָּלִ֑י עַ֖ל מְרוֹמֵ֥י שָׂדֶֽה
Zevulun canını ölüme tehlikeye atan bir halktır, ve Naftali kırın yükseklerinde.
1. Samuel 17:26
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֗ד אֶֽל־הָאֲנָשִׁ֞ים הָעֹמְדִ֣ים עִמּוֹ֮ לֵאמֹר֒ מַה־יֵּעָשֶׂ֗ה לָאִישׁ֙ אֲשֶׁ֤ר יַכֶּה֙ אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֣י הַלָּ֔ז וְהֵסִ֥יר חֶרְפָּ֖ה מֵעַ֣ל יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֣י מִ֗י הַפְּלִשְׁתִּ֤י הֶֽעָרֵל֙ הַזֶּ֔ה כִּ֣י חֵרֵ֔ף מַעַרְכ֖וֹת אֱלֹהִ֥ים חַיִּֽים
Davut kendisiyle duran adamlara diyerek dedi: 'Şu Filistliyi vuran ve İsrail'in üzerinden aşağılanmayı kaldıran adama ne yapılacak? Çünkü bu sünnetsiz Filistli kimdir ki yaşayan Tanrı'nın dizilişlerini aşağılıyor?'
1. Samuel 17:36
·
Tevrat
גַּ֧ם אֶֽת־הָאֲרִ֛י גַּם־הַדּ֖וֹב הִכָּ֣ה עַבְדֶּ֑ךָ וְֽ֠הָיָה הַפְּלִשְׁתִּ֨י הֶעָרֵ֤ל הַזֶּה֙ כְּאַחַ֣ד מֵהֶ֔ם כִּ֣י חֵרֵ֔ף מַעַרְכֹ֖ת אֱלֹהִ֥ים חַיִּֽים
Kulun hem aslanı hem de ayıyı vurdu; bu sünnetsiz Filistli de onlardan biri gibi olacak, çünkü yaşayan Tanrı'nın dizilişlerini aşağıladı.'
Mezmurlar 57:4
·
Tevrat
יִשְׁלַ֤ח מִשָּׁמַ֨יִם וְֽיוֹשִׁיעֵ֗נִי חֵרֵ֣ף שֹׁאֲפִ֣י סֶ֑לָה יִשְׁלַ֥ח אֱ֝לֹהִ֗ים חַסְדּ֥וֹ וַאֲמִתּֽוֹ
Göklerden gönderecek ve beni kurtaracak; beni yutmak isteyeni utandırdı. Sela. Tanrı sadakatini ve gerçeğini gönderecek.
Mezmurlar 74:18
·
Tevrat
זְכָר־זֹ֗את א֭וֹיֵב חֵרֵ֣ף יְהוָ֑ה וְעַ֥ם נָ֝בָ֗ל נִֽאֲצ֥וּ שְׁמֶֽךָ
Bunu hatırla, düşman Yahve'ye hakaret etti; ve akılsız halk adını hor gördü.
Örnek Ayetler (5 / 6)
1. Samuel 17:25
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל הַרְּאִיתֶם֙ הָאִ֤ישׁ הָֽעֹלֶה֙ הַזֶּ֔ה כִּ֛י לְחָרֵ֥ף אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל עֹלֶ֑ה וְֽ֠הָיָה הָאִ֨ישׁ אֲשֶׁר־יַכֶּ֜נּוּ יַעְשְׁרֶ֥נּוּ הַמֶּ֣לֶךְ עֹ֣שֶׁר גָּד֗וֹל וְאֶת־בִּתּוֹ֙ יִתֶּן־ל֔וֹ וְאֵת֙ בֵּ֣ית אָבִ֔יו יַעֲשֶׂ֥ה חָפְשִׁ֖י בְּיִשְׂרָאֵֽל
İsrail adamları dediler: 'Çıkan bu adamı gördünüz mü? Çünkü İsrail'i aşağılamak için çıkıyor; onu vuran adamı kral büyük zenginlikle zenginleştirecek, kızını ona verecek ve babasının evini İsrail'de özgür kılacak.'
2. Krallar 19:4
·
Tevrat
אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה
Belki senin Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'yı aşağılamak için gönderdiği Ravşake'nin bütün sözlerini işitir ve senin Tanrın Yahve işittiği sözlerle azarlar; ve sen bulunan kalanlar için dua yükseltirsin.
2. Krallar 19:16
·
Tevrat
הַטֵּ֨ה יְהוָ֤ה אָזְנְךָ֙ וּֽשֲׁמָ֔ע פְּקַ֧ח יְהוָ֛ה עֵינֶ֖יךָ וּרְאֵ֑ה וּשְׁמַ֗ע אֵ֚ת דִּבְרֵ֣י סַנְחֵרִ֔יב אֲשֶׁ֣ר שְׁלָח֔וֹ לְחָרֵ֖ף אֱלֹהִ֥ים חָֽי
Ey Yahve, kulağını eğ ve işit; ey Yahve, gözlerini aç ve gör; ve yaşayan Tanrı'yı aşağılamak için onu gönderen Sanheriv'in sözlerini işit.
Yeşaya 37:4
·
Tevrat
אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה
Belki Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'ya hakaret etmek için gönderdiği Rabşake'nin sözlerini duyar ve Tanrın Yahve duyduğu sözler için onu azarlar; bu yüzden bulunan kalıntı için dua yükselt.
Yeşaya 37:17
·
Tevrat
הַטֵּ֨ה יְהוָ֤ה אָזְנְךָ֙ וּֽשְׁמָ֔ע פְּקַ֧ח יְהוָ֛ה עֵינֶ֖ךָ וּרְאֵ֑ה וּשְׁמַ֗ע אֵ֚ת כָּל־דִּבְרֵ֣י סַנְחֵרִ֔יב אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֔ח לְחָרֵ֖ף אֱלֹהִ֥ים חָֽי
Ey Yahve, kulağını eğ ve duy; ey Yahve, gözünü aç ve gör; Sanheriv'in yaşayan Tanrı'ya hakaret etmek için gönderdiği bütün sözleri duy.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 19:22
·
Tevrat
אֶת־מִ֤י חֵרַ֨פְתָּ֙ וְגִדַּ֔פְתָּ וְעַל־מִ֖י הֲרִימ֣וֹתָ קּ֑וֹל וַתִּשָּׂ֥א מָר֛וֹם עֵינֶ֖יךָ עַל־קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵֽל
Kimi aşağıladın ve küfrettin? Ve kime karşı sesini yükselttin ve gözlerini yükseğe kaldırdın? İsrail'in Kutsalına karşı!
2. Krallar 19:23
·
Tevrat
בְּיַ֣ד מַלְאָכֶיךָ֮ חֵרַ֣פְתָּ אֲדֹנָי֒ וַתֹּ֗אמֶר בְּרֹ֥ב רִכְבִּ֛י אֲנִ֥י עָלִ֛יתִי מְר֥וֹם הָרִ֖ים יַרְכְּתֵ֣י לְבָנ֑וֹן וְאֶכְרֹ֞ת קוֹמַ֤ת אֲרָזָיו֙ מִבְח֣וֹר בְּרֹשָׁ֔יו וְאָב֨וֹאָה֙ מְל֣וֹן קִצֹּ֔ה יַ֖עַר כַּרְמִלּֽוֹ
Elçilerinin eliyle Efendi'yi aşağıladın ve dedin: 'Arabalarımın çokluğuyla dağların yüksekliğine, Lübnan'ın uçlarına ben çıktım; ve onun boylu sedirlerini, seçkin selvilerini keseceğim; ve onun en uçtaki konaklama yerine, Karmel'inin ormanına gireceğim.'
Yeşaya 37:23
·
Tevrat
אֶת־מִ֤י חֵרַ֨פְתָּ֙ וְגִדַּ֔פְתָּ וְעַל־מִ֖י הֲרִימ֣וֹתָה קּ֑וֹל וַתִּשָּׂ֥א מָר֛וֹם עֵינֶ֖יךָ אֶל־קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵֽל
Kime hakaret ettin ve küfrettin? Kime karşı sesini yükselttin ve gözlerini yukarı kaldırdın? İsrail'in Kutsalı'na!
Yeşaya 37:24
·
Tevrat
בְּיַ֣ד עֲבָדֶיךָ֮ חֵרַ֣פְתָּ אֲדֹנָי֒ וַתֹּ֗אמֶר בְּרֹ֥ב רִכְבִּ֛י אֲנִ֥י עָלִ֛יתִי מְר֥וֹם הָרִ֖ים יַרְכְּתֵ֣י לְבָנ֑וֹן וְאֶכְרֹ֞ת קוֹמַ֤ת אֲרָזָיו֙ מִבְחַ֣ר בְּרֹשָׁ֔יו וְאָבוֹא֙ מְר֣וֹם קִצּ֔וֹ יַ֖עַר כַּרְמִלּֽוֹ
Kullarının eliyle Efendi'ye hakaret ettin ve dedin: 'Arabalarımın çokluğuyla dağların yüksekliğine, Lübnan'ın uçlarına ben çıktım; onun uzun sedirlerini, seçkin servilerini keseceğim ve onun en yüksek ucuna, meyve bahçesi ormanına gireceğim.'