272
Kullanım
6
Lemma
37
Türev
43
Anlam
6 lemma, 37 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
מֵחַיִל | mehayil | güçten, güç, ordu, servet | İsim | 1 | ||
וּלְחֵילוֹ | u-leheylo | ve onun gücüne, güç, kuvvet, ordu, servet | Zamir | 1 | ||
חֵֽילֵהֶם | heylehem | güçleri, güç, ordu, servet | Zamir | 1 | ||
וְחֵילָם | ve-heylam | ve onların gücü, güç, kuvvet, ordu, servet | Zamir | 1 | ||
חֵיל Lemma | heyl | gücünün, güç, servet, ordu | İsim | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) 2. Samuel 8:9 · Tevrat וַיִּשְׁמַ֕ע תֹּ֖עִי מֶ֣לֶךְ חֲמָ֑ת כִּ֚י הִכָּ֣ה דָוִ֔ד אֵ֖ת כָּל־חֵ֥יל הֲדַדְעָֽזֶר Hamat kralı Toi, Davut'un Hadadezer'in bütün ordusunu vurduğunu duydu. Nahum 3:8 · Tevrat הֲתֵֽיטְבִי֙ מִנֹּ֣א אָמ֔וֹן הַיֹּֽשְׁבָה֙ בַּיְאֹרִ֔ים מַ֖יִם סָבִ֣יב לָ֑הּ אֲשֶׁר־חֵ֣יל יָ֔ם מִיָּ֖ם חוֹמָתָֽהּ Irmaklarda oturan, etrafında sular olan, ki gücü deniz, onun suru denizden olan No-Amon'dan daha mı iyisin? 1. Tarihler 18:9 · Tevrat וַיִּשְׁמַ֕ע תֹּ֖עוּ מֶ֣לֶךְ חֲמָ֑ת כִּ֚י הִכָּ֣ה דָוִ֔יד אֶת־כָּל־חֵ֖יל הֲדַדְעֶ֥זֶר מֶֽלֶךְ־צוֹבָֽה Hamat kralı To'u, Davut'un Tsova kralı Hadadezer'in bütün ordusunu vurduğunu duydu. 1. Tarihler 20:1 · Tevrat וַיְהִ֡י לְעֵת֩ תְּשׁוּבַ֨ת הַשָּׁנָ֜ה לְעֵ֣ת צֵ֣את הַמְּלָכִ֗ים וַיִּנְהַ֣ג יוֹאָב֩ אֶת־חֵ֨יל הַצָּבָ֜א וַיַּשְׁחֵ֣ת אֶת־אֶ֣רֶץ בְּנֵֽי־עַמּ֗וֹן וַיָּבֹא֙ וַיָּ֣צַר אֶת־רַבָּ֔ה וְדָוִ֖יד יֹשֵׁ֣ב בִּירֽוּשָׁלִָ֑ם וַיַּ֥ךְ יוֹאָ֛ב אֶת־רַבָּ֖ה וַיֶּֽהֶרְסֶֽהָ Yılın dönüşü vaktinde, kralların çıkış vaktinde, Yoav ordunun gücünü sürdü ve Ammon oğulları diyarını harap etti; geldi ve Rabba'yı kuşattı, Davut ise Yeruşalim'de oturuyordu; Yoav Rabba'yı vurdu ve onu yıktı. Mezmurlar 10:10 · Tevrat יִדְכֶּ֥ה יָשֹׁ֑חַ וְנָפַ֥ל בַּ֝עֲצוּמָ֗יו חֵ֣יל כָּאִֽים Ezilir, çöker; ve çaresizlerin sürüsü onun güçlüleriyle düşer. | ||||||
בַּחֵל | bahel | tiksindi, tiksinmek, iğrenmek, nefret etmek | İsim | 2 | ||
בְּחֵיל | be-heyl | gücünde, güç, kuvvet, ordu, servet | İsim | 2 | ||
הַֽחֵל | hahel | delmek, delmek, bozmak, başlamak | İsim | 1 | ||
וָחֵֽל | va-hel | ve güç, güç, ordu, servet | İsim | 1 | ||
וְחֵיל | ve-heyl | ve gücü, güç, ordu, servet | İsim | 1 | ||
חֵילוֹ | heylo | gücü, güç, ordu, servet | Zamir | 1 | ||
חֵל | hel | güç, güç, ordu, servet | İsim | 1 | ||
בְּחֵילֵךְ | be-heylekh | senin gücünde, güç, kuvvet, ordu, servet | Zamir | 1 | ||
חִיל Lemma | hil | güç, güç, ordu, servet | İsim | 6 | ||
בְחִילָה Lemma | vehila | kıvranmada, kıvranmak, acı çekmek, korku | İsim | 2 | ||
וְחָֽיִל Lemma | ve-hayil | ve güç, güç, kuvvet, ordu, servet | İsim | 1 | ||
חַיִל | hayil | güç, güç, kuvvet, ordu, servet | İsim | 1 | ||
בְחַיִל | ve-hayil | ve güçle, güç, ordu, servet | İsim | 1 | ||
בְחַיְלֵהּ | be-hayleh | onun gücünde, güç, kuvvet, ordu | Zamir | 1 | ||
בְחָיִל | be-hayil | güçle, güç, ordu, servet | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 84:8
·
Tevrat
יֵ֭לְכוּ מֵחַ֣יִל אֶל־חָ֑יִל יֵרָאֶ֖ה אֶל־אֱלֹהִ֣ים בְּצִיּֽוֹן
Güçten güce giderler; Siyon'da Tanrı'ya görünür.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 29:18
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם נְבוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּ֠בֶל הֶעֱבִ֨יד אֶת־חֵיל֜וֹ עֲבֹדָ֤ה גְדֹלָה֙ אֶל־צֹ֔ר כָּל־רֹ֣אשׁ מֻקְרָ֔ח וְכָל־כָּתֵ֖ף מְרוּטָ֑ה וְ֠שָׂכָר לֹא־הָ֨יָה ל֤וֹ וּלְחֵילוֹ֙ מִצֹּ֔ר עַל־הָעֲבֹדָ֖ה אֲשֶׁר־עָבַ֥ד עָלֶֽיהָ
İnsanoğlu, Babil kralı Nebukadnessar ordusuna Sur'a karşı büyük bir hizmet yaptırdı; her baş kel oldu ve her omuz soyuldu; ama onun ve ordusunun Sur'dan, ona karşı yaptığı hizmet için ücreti olmadı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 30:6
·
Tevrat
מַשָּׂ֖א בַּהֲמ֣וֹת נֶ֑גֶב בְּאֶרֶץ֩ צָרָ֨ה וְצוּקָ֜ה לָבִ֧יא וָלַ֣יִשׁ מֵהֶ֗ם אֶפְעֶה֙ וְשָׂרָ֣ף מְעוֹפֵ֔ף יִשְׂאוּ֩ עַל־כֶּ֨תֶף עֲיָרִ֜ים חֵֽילֵהֶ֗ם וְעַל־דַּבֶּ֤שֶׁת גְּמַלִּים֙ אֽוֹצְרֹתָ֔ם עַל־עַ֖ם לֹ֥א יוֹעִֽילוּ
Negev'in hayvanları hakkında bildirisi: Sıkıntı ve darlık diyarında, onlardan dişi aslan ve erkek aslan, engerek ve uçan yılan; sıpların omzu üzerinde servetlerini ve develerin hörgücü üzerinde hazinelerini, yarar sağlamayan halka taşırlar.
Örnek Ayetler (1)
Mika 4:13
·
Tevrat
ק֧וּמִי וָד֣וֹשִׁי בַת־צִיּ֗וֹן כִּֽי־קַרְנֵ֞ךְ אָשִׂ֤ים בַּרְזֶל֙ וּפַרְסֹתַ֨יִךְ֙ אָשִׂ֣ים נְחוּשָׁ֔ה וַהֲדִקּ֖וֹת עַמִּ֣ים רַבִּ֑ים וְהַחֲרַמְתִּ֤י לַֽיהוָה֙ בִּצְעָ֔ם וְחֵילָ֖ם לַאֲד֥וֹן כָּל־הָאָֽרֶץ
Kalk ve harman döv, Siyon kızı, çünkü boynuzunu demir yapacağım ve tırnaklarını tunç yapacağım; ve birçok halkı ezeceksin ve onların kazancını Yahve'ye ve onların servetini bütün yerin Efendisi'ne adayacağım.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 8:9
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֕ע תֹּ֖עִי מֶ֣לֶךְ חֲמָ֑ת כִּ֚י הִכָּ֣ה דָוִ֔ד אֵ֖ת כָּל־חֵ֥יל הֲדַדְעָֽזֶר
Hamat kralı Toi, Davut'un Hadadezer'in bütün ordusunu vurduğunu duydu.
Nahum 3:8
·
Tevrat
הֲתֵֽיטְבִי֙ מִנֹּ֣א אָמ֔וֹן הַיֹּֽשְׁבָה֙ בַּיְאֹרִ֔ים מַ֖יִם סָבִ֣יב לָ֑הּ אֲשֶׁר־חֵ֣יל יָ֔ם מִיָּ֖ם חוֹמָתָֽהּ
Irmaklarda oturan, etrafında sular olan, ki gücü deniz, onun suru denizden olan No-Amon'dan daha mı iyisin?
1. Tarihler 18:9
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֕ע תֹּ֖עוּ מֶ֣לֶךְ חֲמָ֑ת כִּ֚י הִכָּ֣ה דָוִ֔יד אֶת־כָּל־חֵ֖יל הֲדַדְעֶ֥זֶר מֶֽלֶךְ־צוֹבָֽה
Hamat kralı To'u, Davut'un Tsova kralı Hadadezer'in bütün ordusunu vurduğunu duydu.
1. Tarihler 20:1
·
Tevrat
וַיְהִ֡י לְעֵת֩ תְּשׁוּבַ֨ת הַשָּׁנָ֜ה לְעֵ֣ת צֵ֣את הַמְּלָכִ֗ים וַיִּנְהַ֣ג יוֹאָב֩ אֶת־חֵ֨יל הַצָּבָ֜א וַיַּשְׁחֵ֣ת אֶת־אֶ֣רֶץ בְּנֵֽי־עַמּ֗וֹן וַיָּבֹא֙ וַיָּ֣צַר אֶת־רַבָּ֔ה וְדָוִ֖יד יֹשֵׁ֣ב בִּירֽוּשָׁלִָ֑ם וַיַּ֥ךְ יוֹאָ֛ב אֶת־רַבָּ֖ה וַיֶּֽהֶרְסֶֽהָ
Yılın dönüşü vaktinde, kralların çıkış vaktinde, Yoav ordunun gücünü sürdü ve Ammon oğulları diyarını harap etti; geldi ve Rabba'yı kuşattı, Davut ise Yeruşalim'de oturuyordu; Yoav Rabba'yı vurdu ve onu yıktı.
Mezmurlar 10:10
·
Tevrat
יִדְכֶּ֥ה יָשֹׁ֑חַ וְנָפַ֥ל בַּ֝עֲצוּמָ֗יו חֵ֣יל כָּאִֽים
Ezilir, çöker; ve çaresizlerin sürüsü onun güçlüleriyle düşer.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 20:15
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ וַיָּצֻ֣רוּ עָלָ֗יו בְּאָבֵ֨לָה֙ בֵּ֣ית הַֽמַּעֲכָ֔ה וַיִּשְׁפְּכ֤וּ סֹֽלְלָה֙ אֶל־הָעִ֔יר וַֽתַּעֲמֹ֖ד בַּחֵ֑ל וְכָל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־יוֹאָ֔ב מַשְׁחִיתִ֖ם לְהַפִּ֥יל הַחוֹמָֽה
Geldiler ve Beyt-Maaka'daki Avel'de onu kuşattılar, şehre karşı bir kuşatma rampası döktüler ve o dış surda durdu; Yoav ile birlikte olan bütün halk duvarı düşürmek için yıkıyordu.
1. Krallar 21:23
·
Tevrat
וְגַ֨ם־לְאִיזֶ֔בֶל דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה לֵאמֹ֑ר הַכְּלָבִ֛ים יֹאכְל֥וּ אֶת־אִיזֶ֖בֶל בְּחֵ֥ל יִזְרְעֶֽאל
'Ve ayrıca İzebel için Yahve diyerek konuştu: Köpekler Yizreel'in surunda İzebel'i yiyecekler.'
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 18:17
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֡וּר אֶת־תַּרְתָּ֥ן וְאֶת־רַב־סָרִ֣יס וְאֶת־רַב־שָׁקֵ֨ה מִן־לָכִ֜ישׁ אֶל־הַמֶּ֧לֶךְ חִזְקִיָּ֛הוּ בְּחֵ֥יל כָּבֵ֖ד יְרוּשָׁלִָ֑ם וַֽיַּעֲלוּ֙ וַיָּבֹ֣אוּ יְרוּשָׁלִַ֔ם וַיַּעֲל֣וּ וַיָּבֹ֗אוּ וַיַּֽעַמְדוּ֙ בִּתְעָלַת֙ הַבְּרֵכָ֣ה הָֽעֶלְיוֹנָ֔ה אֲשֶׁ֕ר בִּמְסִלַּ֖ת שְׂדֵ֥ה כוֹבֵֽס
Ve Asur kralı Tartan'ı, Rav-Saris'i ve Rav-Şake'yi Lakiş'ten kral Hizkiya'ya ağır orduyla Yeruşalim'e gönderdi; ve çıktılar ve Yeruşalim'e geldiler, ve çıktılar ve geldiler ve çamaşırcı tarlasının yolunda olan yukarı havuzun kanalında durdular.
Yeşaya 36:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֣וּר אֶת־רַב־שָׁקֵ֨ה מִלָּכִ֧ישׁ יְרוּשָׁלְַ֛מָה אֶל־הַמֶּ֥לֶךְ חִזְקִיָּ֖הוּ בְּחֵ֣יל כָּבֵ֑ד וַֽיַּעֲמֹ֗ד בִּתְעָלַת֙ הַבְּרֵכָ֣ה הָעֶלְיוֹנָ֔ה בִּמְסִלַּ֖ת שְׂדֵ֥ה כוֹבֵֽס
Asur kralı Lakiş'ten Yeruşalim'e, Kral Hizkiya'ya ağır bir orduyla Rabşake'yi gönderdi; ve o Çırpıcı Tarlası yolunda, Yukarı Havuz'un kanalında durdu.
Örnek Ayetler (1)
Ovadya 1:20
·
Tevrat
וְגָלֻ֣ת הַֽחֵל־הַ֠זֶּה לִבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֤ל אֲשֶֽׁר־כְּנַעֲנִים֙ עַד־צָ֣רְפַ֔ת וְגָלֻ֥ת יְרוּשָׁלִַ֖ם אֲשֶׁ֣ר בִּסְפָרַ֑ד יִֽרְשׁ֕וּ אֵ֖ת עָרֵ֥י הַנֶּֽגֶב
Ve İsrail oğullarının bu ordusunun sürgünü Kenanlıları Sarepta'ya kadar, ve Yeruşalim'in Sefarad'daki sürgünü Negev şehirlerini miras alacaklar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 26:1
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יוּשַׁ֥ר הַשִּׁיר־הַזֶּ֖ה בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה עִ֣יר עָז־לָ֔נוּ יְשׁוּעָ֥ה יָשִׁ֖ית חוֹמ֥וֹת וָחֵֽל
O gün Yahuda diyarında bu şarkı söylenecek: 'Bizim güçlü bir şehrimiz var; O, kurtuluşu surlar ve siper olarak koyacak.'
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 3:34
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לִפְנֵ֣י אֶחָ֗יו וְחֵיל֙ שֹֽׁמְר֔וֹן וַיֹּ֕אמֶר מָ֛ה הַיְּהוּדִ֥ים הָאֲמֵלָלִ֖ים עֹשִׂ֑ים הֲיַעַזְב֨וּ לָהֶ֤ם הֲיִזְבָּ֨חוּ֙ הַיְכַלּ֣וּ בַיּ֔וֹם הַיְחַיּ֧וּ אֶת־הָאֲבָנִ֛ים מֵעֲרֵמ֥וֹת הֶעָפָ֖ר וְהֵ֥מָּה שְׂרוּפֽוֹת
Kardeşlerinin ve Samiriye ordusunun önünde dedi ve şöyle dedi: 'Zavallı Yahudiler ne yapıyorlar? Onlara bırakacaklar mı? Kurban mı kesecekler? Bir günde mi bitirecekler? Ve onlar yanmışken, taşları toz yığınlarından diriltecekler mi?'
Örnek Ayetler (1)
Yoel 2:11
·
Tevrat
וַֽיהוָ֗ה נָתַ֤ן קוֹלוֹ֙ לִפְנֵ֣י חֵיל֔וֹ כִּ֣י רַ֤ב מְאֹד֙ מַחֲנֵ֔הוּ כִּ֥י עָצ֖וּם עֹשֵׂ֣ה דְבָר֑וֹ כִּֽי־גָד֧וֹל יוֹם־יְהוָ֛ה וְנוֹרָ֥א מְאֹ֖ד וּמִ֥י יְכִילֶֽנּוּ
Ve Yahve ordusunun önünde sesini verir; çünkü onun ordugahı çok büyüktür, çünkü onun sözünü yapan güçlüdür; çünkü Yahve'nin günü büyüktür ve çok korkunçtur ve ona kim dayanabilir?
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 2:8
·
Tevrat
חָשַׁ֨ב יְהוָ֤ה לְהַשְׁחִית֙ חוֹמַ֣ת בַּת־צִיּ֔וֹן נָ֣טָה קָ֔ו לֹא־הֵשִׁ֥יב יָד֖וֹ מִבַּלֵּ֑עַ וַיַּֽאֲבֶל־חֵ֥ל וְחוֹמָ֖ה יַחְדָּ֥ו אֻמְלָֽלוּ
Yahve Siyon kızının surunu yok etmeyi tasarladı; ip gerdi, elini yutmaktan döndürmedi; ve sipere ve sura yas tutturdu, birlikte zayıfladılar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 122:7
·
Tevrat
יְהִֽי־שָׁל֥וֹם בְּחֵילֵ֑ךְ שַׁ֝לְוָ֗ה בְּאַרְמְנוֹתָֽיִךְ
Surlarında esenlik, saraylarında huzur olsun.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 6:24
·
Tevrat
שָׁמַ֥עְנוּ אֶת־שָׁמְע֖וֹ רָפ֣וּ יָדֵ֑ינוּ צָרָה֙ הֶחֱזִיקַ֔תְנוּ חִ֖יל כַּיּוֹלֵדָֽה
Onun haberini işittik, ellerimiz gevşedi; sıkıntı bizi tuttu, doğuran kadın gibi ağrı.
Yeremya 22:23
·
Tevrat
יֹשַׁבְתְּ֙ בַּלְּבָנ֔וֹן מְקֻנַּ֖נְתְּ בָּֽאֲרָזִ֑ים מַה־נֵּחַנְתְּ֙ בְּבֹא־לָ֣ךְ חֲבָלִ֔ים חִ֖יל כַּיֹּלֵדָֽה
Lübnan'da oturan, sedir ağaçlarında yuva kuran, sana sancılar, doğuran kadın gibi ağrı geldiğinde nasıl inleyeceksin!
Yeremya 50:43
·
Tevrat
שָׁמַ֧ע מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל אֶת־שִׁמְעָ֖ם וְרָפ֣וּ יָדָ֑יו צָרָה֙ הֶחֱזִיקַ֔תְהוּ חִ֖יל כַּיּוֹלֵדָֽה
Babil kralı onların haberini duydu ve onun elleri gevşedi; sıkıntı onu tuttu, doğuran kadın gibi bir ağrı.
Mika 4:9
·
Tevrat
עַתָּ֕ה לָ֥מָּה תָרִ֖יעִי רֵ֑עַ הֲמֶ֣לֶךְ אֵֽין־בָּ֗ךְ אִֽם־יוֹעֲצֵךְ֙ אָבָ֔ד כִּֽי־הֶחֱזִיקֵ֥ךְ חִ֖יל כַּיּוֹלֵדָֽה
Şimdi neden yüksek sesle bağırıyorsun? Sende kral yok mu, yoksa danışmanın mı yok oldu ki doğuran kadın gibi ağrı seni tuttu?
Mezmurlar 48:7
·
Tevrat
רְ֭עָדָה אֲחָזָ֣תַם שָׁ֑ם חִ֝֗יל כַּיּוֹלֵֽדָה
Orada onları titreme, doğuran kadın gibi ağrı tuttu.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 6:10
·
Tevrat
וּ֥תְהִי ע֨וֹד נֶ֘חָ֤מָתִ֗י וַאֲסַלְּדָ֣ה בְ֭חִילָה לֹ֣א יַחְמ֑וֹל כִּי־לֹ֥א כִ֝חַ֗דְתִּי אִמְרֵ֥י קָדֽוֹשׁ
Ve hala tesellim olurdu ve esirgemeyen acı içinde sevinirdim; çünkü Kutsal'ın sözlerini gizlemedim.
Örnek Ayetler (1)
Ezra 4:23
·
Tevrat
אֱדַ֗יִן מִן־דִּ֞י פַּרְשֶׁ֤גֶן נִשְׁתְּוָנָא֙ דִּ֚י אַרְתַּחְשַׁ֣שְׂתְּ מַלְכָּ֔א קֱרִ֧י קֳדָם־רְח֛וּם וְשִׁמְשַׁ֥י סָפְרָ֖א וּכְנָוָתְה֑וֹן אֲזַ֨לוּ בִבְהִיל֤וּ לִירֽוּשְׁלֶם֙ עַל־יְה֣וּדָיֵ֔א וּבַטִּ֥לוּ הִמּ֖וֹ בְּאֶדְרָ֥ע וְחָֽיִל
O zaman, Kral Artahşasta'nın mektubunun kopyası Rehum'un, yazman Şimşay'ın ve arkadaşlarının önünde okununca, aceleyle Yeruşalim'e Yahudilerin yanına gittiler ve onları zorla ve güçle durdurdular.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 3:20
·
Tevrat
וּלְגֻבְרִ֤ין גִּבָּֽרֵי־חַ֨יִל֙ דִּ֣י בְחַיְלֵ֔הּ אֲמַר֙ לְכַפָּתָ֔ה לְשַׁדְרַ֥ךְ מֵישַׁ֖ךְ וַעֲבֵ֣ד נְג֑וֹ לְמִרְמֵ֕א לְאַתּ֥וּן נוּרָ֖א יָקִֽדְתָּֽא
Ve ordusundaki güçlü kuvvetli adamlara, yanan ateş fırınının içine atmak için Şadrak'ı, Meşak'ı ve Aved-Nego'yu bağlamalarını söyledi.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 4:11
·
Tevrat
קָרֵ֨א בְחַ֜יִל וְכֵ֣ן אָמַ֗ר גֹּ֤דּוּ אִֽילָנָא֙ וְקַצִּ֣צוּ עַנְפ֔וֹהִי אַתַּ֥רוּ עָפְיֵ֖הּ וּבַדַּ֣רוּ אִנְבֵּ֑הּ תְּנֻ֤ד חֵֽיוְתָא֙ מִן־תַּחְתּ֔וֹהִי וְצִפְּרַיָּ֖א מִן־עַנְפֽוֹהִי
Güçle bağırıyordu ve şöyle diyordu: 'Ağacı kesin ve onun dallarını budayın, onun yapraklarını dökün ve onun meyvesini dağıtın; hayvanlar onun altından ve kuşlar onun dallarından kaçsın.'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 3:20
·
Tevrat
וּלְגֻבְרִ֤ין גִּבָּֽרֵי־חַ֨יִל֙ דִּ֣י בְחַיְלֵ֔הּ אֲמַר֙ לְכַפָּתָ֔ה לְשַׁדְרַ֥ךְ מֵישַׁ֖ךְ וַעֲבֵ֣ד נְג֑וֹ לְמִרְמֵ֕א לְאַתּ֥וּן נוּרָ֖א יָקִֽדְתָּֽא
Ve ordusundaki güçlü kuvvetli adamlara, yanan ateş fırınının içine atmak için Şadrak'ı, Meşak'ı ve Aved-Nego'yu bağlamalarını söyledi.