Kelime Analizi
(26)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | قَالَ kale | söyledi Fiil demek, konuşmak | ق و ل |
2 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
3 | يَأۡتِيكُمَا ye'tikuma | ikinize gelir Fiil ulaşmak, getirmek | أ ت ي |
4 | طَعَامٞ ta'amun | yiyecek İsim tat, gıda | ط ع م |
5 | تُرۡزَقَانِهِۦٓ turzekanihi | ikinize pay verilir Fiil rızıklandırmak, beslemek | ر ز ق |
6 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
7 | نَبَّأۡتُكُمَا nebbe'tukuma | haber verdim Fiil bildirmek, duyurmak | ن ب أ |
8 | بِتَأۡوِيلِهِۦ bi-te'vilihi | geri döndürmesiyle İsim Masdar (Fiil İsmi) aslına rücu, yorum | أ و ل |
9 | قَبۡلَ kable | önce Zarf Zaman Zarfı önce, karşı | ق ب ل |
10 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
11 | يَأۡتِيَكُمَا ye'tiyekuma | gelir Fiil ulaşmak, getirmek | أ ت ي |
12 | ذَٰلِكُمَا zalikuma | işte bu ikiniz Zamir İşaret Zamiri işte bu, o | — |
13 | مِمَّا mimma | şeyden Zamir İsm-i Mevsûl ondan ki | — |
14 | عَلَّمَنِي allemeni | işaretledi beni Fiil öğretmek, bildirmek | ع ل م |
15 | رَبِّيٓ rabbi | efendim İsim sahip, yetiştiren | ر ب ب |
16 | إِنِّي inni | şüphesiz ben Zamir gerçekten ben | — |
17 | تَرَكۡتُ terektu | bıraktım Fiil terk etmek, vazgeçmek | ت ر ك |
18 | مِلَّةَ millete | yolunu İsim Harf (Edât) gidişat, inanç sistemi | م ل ل |
19 | قَوۡمٖ kavmin | bir topluluğun İsim halk, kavim | ق و م |
20 | لَّا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
21 | يُؤۡمِنُونَ yu'minune | güvenirler Fiil inanmak, tasdik etmek | أ م ن |
22 | بِٱللَّهِ bi-allahi | Allah ile Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
23 | وَهُم ve-hum | ve onlar Zamir onlar iken | — |
24 | بِٱلۡأٓخِرَةِ bi-el-ahireti | sonrakine İsim son, ahiret | أ خ ر |
25 | هُمۡ hum | onlar Zamir kendileri | — |
26 | كَٰفِرُونَ kafirune | örtenler İsim İsm-i Fâil gizleyen, inkar eden | ك ف ر |
2
لَا
la
hayır
değil, yok
3
يَأۡتِيكُمَا
ye'tikuma
5
تُرۡزَقَانِهِۦٓ
turzekanihi
6
إِلَّا
illa
hariç
ancak
7
نَبَّأۡتُكُمَا
nebbe'tukuma
8
بِتَأۡوِيلِهِۦ
bi-te'vilihi
10
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
11
يَأۡتِيَكُمَا
ye'tiyekuma
12
ذَٰلِكُمَا
zalikuma
işte bu ikiniz
işte bu, o
13
مِمَّا
mimma
şeyden
ondan ki
14
عَلَّمَنِي
allemeni
16
إِنِّي
inni
şüphesiz ben
gerçekten ben
20
لَّا
la
hayır
değil, yok
21
يُؤۡمِنُونَ
yu'minune
23
وَهُم
ve-hum
ve onlar
onlar iken
24
بِٱلۡأٓخِرَةِ
bi-el-ahireti
25
هُمۡ
hum
onlar
kendileri
26
كَٰفِرُونَ
kafirune