Kelime Analizi
(14)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | أَفَأَمِنُوٓاْ e-fe-eminu | peki güvendiler mi Fiil emniyette olmak, inanmak | أ م ن |
2 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
3 | تَأۡتِيَهُمۡ te'tiyehum | onlara gelir Fiil ulaşmak, getirmek | أ ت ي |
4 | غَٰشِيَةٞ ğaşiyetun | örten İsim İsm-i Fâil kaplayan, saran | غ ش و |
5 | مِّنۡ min | -den Edat -dan, içinden | — |
6 | عَذَابِ azabi | engellemenin İsim tatlı su, azap | ع ذ ب |
7 | ٱللَّهِ allahi | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
8 | أَوۡ ev | veya Bağlaç yahut | — |
9 | تَأۡتِيَهُمُ te'tiyehumu | gelir Fiil ulaşmak, getirmek | أ ت ي |
10 | ٱلسَّاعَةُ es-sa'atu | an İsim saat, kıyamet | س و ع |
11 | بَغۡتَةٗ bağteten | ani geliş İsim Harf (Edât) beklenmedik durum, ansızın | ب غ ت |
12 | وَهُمۡ ve-hum | ve onlar Zamir kendileri | — |
13 | لَا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
14 | يَشۡعُرُونَ yeş'urune | fark ederler Fiil hissetmek, anlamak | ش ع ر |
1
أَفَأَمِنُوٓاْ
e-fe-eminu
2
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
3
تَأۡتِيَهُمۡ
te'tiyehum
5
مِّنۡ
min
-den
-dan, içinden
8
أَوۡ
ev
veya
yahut
9
تَأۡتِيَهُمُ
te'tiyehumu
10
ٱلسَّاعَةُ
es-sa'atu
12
وَهُمۡ
ve-hum
ve onlar
kendileri
13
لَا
la
hayır
değil, yok
14
يَشۡعُرُونَ
yeş'urune