Kelime Analizi
(21)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | لَّا la | hayır İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı değil, yok | — |
2 | يَنۡهَىٰكُمُ yenhakumu | sizi alıkoyar Fiil yasaklamak, engellemek | ن ه ي |
3 | ٱللَّهُ allahu | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
4 | عَنِ ani | -den Edat hakkında, uzaklaşarak | — |
5 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
6 | لَمۡ lem | -madı İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı -medi, değil | — |
7 | يُقَٰتِلُوكُمۡ yukatilukum | sizinle savaşırlar Fiil çarpışmak, öldürmeye çalışmak | ق ت ل |
8 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
9 | ٱلدِّينِ ed-dini | yargının İsim hüküm, borç, inanç sistemi | د ي ن |
10 | وَلَمۡ ve-lem | ve -madı Bağlaç -medi, değil | — |
11 | يُخۡرِجُوكُم yuhricukum | sizi çıkarırlar Fiil dışarı atmak, sürmek | خ ر ج |
12 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
13 | دِيَٰرِكُمۡ diyarikum | evlerinizin İsim yurt, dönülen yer | د و ر |
14 | أَن en | -mek/-mak Bağlaç Şart Bağlacı olduğunu, diye | — |
15 | تَبَرُّوهُمۡ teberruhum | iyilik yapmanız Fiil iyilik yapmak, itaat etmek | ب ر ر |
16 | وَتُقۡسِطُوٓاْ ve-tuksitu | ve adil davranırsınız Fiil paylaştırmak, hakkını vermek | ق س ط |
17 | إِلَيۡهِمۡ ileyhim | onlara Zamir -a, doğru | — |
18 | إِنَّ inne | şüphesiz İlgeç/Harf Harf (Edât) gerçekten, muhakkak ki | — |
19 | ٱللَّهَ allahe | Allah Özel İsim İlah, Tanrı | أ ل ه |
20 | يُحِبُّ yuhibbu | sever Fiil sevmek, istemek, tercih etmek | ح ب ب |
21 | ٱلۡمُقۡسِطِينَ el-muksitine | paylaştıranları İsim İsm-i Fâil adaletli davranan, adil olan | ق س ط |
1
لَّا
la
hayır
değil, yok
2
يَنۡهَىٰكُمُ
yenhakumu
4
عَنِ
ani
-den
hakkında, uzaklaşarak
5
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
6
لَمۡ
lem
-madı
-medi, değil
7
يُقَٰتِلُوكُمۡ
yukatilukum
8
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
10
وَلَمۡ
ve-lem
ve -madı
-medi, değil
11
يُخۡرِجُوكُم
yuhricukum
12
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
13
دِيَٰرِكُمۡ
diyarikum
14
أَن
en
-mek/-mak
olduğunu, diye
15
تَبَرُّوهُمۡ
teberruhum
16
وَتُقۡسِطُوٓاْ
ve-tuksitu
17
إِلَيۡهِمۡ
ileyhim
onlara
-a, doğru
18
إِنَّ
inne
şüphesiz
gerçekten, muhakkak ki
21
ٱلۡمُقۡسِطِينَ
el-muksitine