Kelime Analizi
(23)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | وَٱلَّذِينَ ve-el-lezine | ve onlar ki Zamir İsm-i Mevsûl kimseler, olanlar | — |
2 | جَآءُو ca'u | geldiler Fiil varmak, getirmek | ج ي أ |
3 | مِنۢ min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
4 | بَعۡدِهِمۡ ba'dihim | uzaklıklarından İsim arka, sonra | ب ع د |
5 | يَقُولُونَ yekulune | söylerler Fiil konuşmak, iddia etmek | ق و ل |
6 | رَبَّنَا rabbena | efendimiz İsim Harf (Edât) efendi, yetiştiren | ر ب ب |
7 | ٱغۡفِرۡ iğfir | ört Fiil gizlemek, bağışlamak | غ ف ر |
8 | لَنَا lena | bizim için Zamir ait, sahip | — |
9 | وَلِإِخۡوَٰنِنَا ve-li-ihvanina | ve kardeşlerimiz için İsim dost, yoldaş | أ خ و |
10 | ٱلَّذِينَ el-lezine | o kimseler ki Zamir İsm-i Mevsûl onlar ki, olanlar | — |
11 | سَبَقُونَا sebekuna | bizi geçtiler Fiil yarışmak, önce gelmek | س ب ق |
12 | بِٱلۡإِيمَٰنِ bi-el-imani | güvenme ile İsim Masdar (Fiil İsmi) emniyet, iman | أ م ن |
13 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
14 | تَجۡعَلۡ tec'al | yaparsın Fiil kılmak, koymak | ج ع ل |
15 | فِي fi | içinde Edat -de/-da, hakkında | — |
16 | قُلُوبِنَا kulubina | kalplerimizin İsim dönen şey, merkez | ق ل ب |
17 | غِلّٗا ğillen | bağ İsim Harf (Edât) zincir, kin, nefret | غ ل ل |
18 | لِّلَّذِينَ li-llezine | o kimseler için Zamir İsm-i Mevsûl şu, ki o | — |
19 | ءَامَنُواْ amenu | güvendiler Fiil inanmak, emniyette olmak | أ م ن |
20 | رَبَّنَآ rabbena | efendimiz İsim Harf (Edât) sahip, yetiştiren | ر ب ب |
21 | إِنَّكَ inneke | şüphesiz sen Zamir muhakkak, gerçekten | — |
22 | رَءُوفٞ ra'ufun | şefkatlidir İsim merhametli, esirgeyen | ر أ ف |
23 | رَّحِيمٌ rahimun | acıyan Sıfat merhamet eden, şefkatli | ر ح م |
1
وَٱلَّذِينَ
ve-el-lezine
ve onlar ki
kimseler, olanlar
3
مِنۢ
min
-den/-dan
arasından, itibaren
4
بَعۡدِهِمۡ
ba'dihim
5
يَقُولُونَ
yekulune
8
لَنَا
lena
bizim için
ait, sahip
9
وَلِإِخۡوَٰنِنَا
ve-li-ihvanina
10
ٱلَّذِينَ
el-lezine
o kimseler ki
onlar ki, olanlar
11
سَبَقُونَا
sebekuna
12
بِٱلۡإِيمَٰنِ
bi-el-imani
13
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
15
فِي
fi
içinde
-de/-da, hakkında
16
قُلُوبِنَا
kulubina
18
لِّلَّذِينَ
li-llezine
o kimseler için
şu, ki o
19
ءَامَنُواْ
amenu
21
إِنَّكَ
inneke
şüphesiz sen
muhakkak, gerçekten