Kelime Analizi
(27)
# | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
1 | فَٱصۡبِرۡ fesbir | ve dayan Fiil bağlamak, sabretmek | ص ب ر |
2 | كَمَا ke-ma | gibi Edat olduğu gibi, kadar | — |
3 | صَبَرَ sabera | bağladı Fiil tutmak, dayanmak, sabretmek | ص ب ر |
4 | أُوْلُواْ ulu | sahipleri İsim ehil | أ و ل |
5 | ٱلۡعَزۡمِ el-azmi | kararlılığın İsim kesin niyet, azim | ع ز م |
6 | مِنَ mine | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
7 | ٱلرُّسُلِ el-rusuli | salıverilmişlerin İsim elçi, mesaj taşıyan | ر س ل |
8 | وَلَا ve-la | ve hayır Bağlaç değil, yok | — |
9 | تَسۡتَعۡجِل testa'cil | acele edersin Fiil çabuklaştırmak, hemen istemek | ع ج ل |
10 | لَّهُمۡ lehum | onlar için Zamir ait, sahip | — |
11 | كَأَنَّهُمۡ ke-ennehum | sanki onlar Zamir gibi, güya | — |
12 | يَوۡمَ yevme | günü Zarf Zaman Zarfı zaman, dönem | ي و م |
13 | يَرَوۡنَ yeravne | görürler Fiil bakmak, anlamak | ر أ ي |
14 | مَا ma | şey Zamir İsm-i Mevsûl ne, değil | — |
15 | يُوعَدُونَ yu'adune | söz verilirler Fiil vaat etmek, tehdit etmek | و ع د |
16 | لَمۡ lem | -madı İlgeç/Harf Olumsuzluk Edatı -medi, değil | — |
17 | يَلۡبَثُوٓاْ yelbesu | beklerler Fiil kalmak, duraklamak | ل ب ث |
18 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
19 | سَاعَةٗ sa'aten | bir an Zarf Zaman Zarfı zaman dilimi, kıyamet | س و ع |
20 | مِّن min | -den/-dan Edat arasından, itibaren | — |
21 | نَّهَارِۭ nehari | gündüzün İsim ışığın yayılması, nehir | ن ه ر |
22 | بَلَٰغٞ belagun | ulaşma İsim tebliğ, mesaj | ب ل غ |
23 | فَهَلۡ fe-hel | peki mı İlgeç/Harf Harf (Edât) acaba | — |
24 | يُهۡلَكُ yuhleku | yok edilir Fiil helak olmak, ölmek | ه ل ك |
25 | إِلَّا illa | hariç İlgeç/Harf Harf (Edât) ancak | — |
26 | ٱلۡقَوۡمُ el-kavmu | topluluk İsim kavim, halk | ق و م |
27 | ٱلۡفَٰسِقُونَ el-fasikune | kabuğunu yırtanlar İsim İsm-i Fâil yoldan çıkan, sınırı aşan | ف س ق |
2
كَمَا
ke-ma
gibi
olduğu gibi, kadar
6
مِنَ
mine
-den/-dan
arasından, itibaren
8
وَلَا
ve-la
ve hayır
değil, yok
9
تَسۡتَعۡجِل
testa'cil
10
لَّهُمۡ
lehum
onlar için
ait, sahip
11
كَأَنَّهُمۡ
ke-ennehum
sanki onlar
gibi, güya
14
مَا
ma
şey
ne, değil
15
يُوعَدُونَ
yu'adune
16
لَمۡ
lem
-madı
-medi, değil
17
يَلۡبَثُوٓاْ
yelbesu
18
إِلَّا
illa
hariç
ancak
20
مِّن
min
-den/-dan
arasından, itibaren
23
فَهَلۡ
fe-hel
peki mı
acaba
25
إِلَّا
illa
hariç
ancak
27
ٱلۡفَٰسِقُونَ
el-fasikune