Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

و ع د

v-c-d — Kök Analizi

و ع د

151

Kullanım

10

Lemma

55

Türev

73

Anlam

10 lemma, 55 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَعۡدَ

Lemma

va'de

sözünü, söz, vaat, tehdit

İsim
17

ٱلۡوَعۡدُ

el-va'du

söz, söz, vaat, tehdit

İsim
7

وَعۡدُ

va'du

söz, söz, vaat, tehdit

İsim
7

وَعۡدًا

va'den

sözü, söz, vaat, tehdit

İsim
5

وَعۡدَهُۥ

va'dehu

sözünü, söz, vaat, tehdit, sözleşme

İsim
3

وَعۡدٗا

va'den

söz, söz, vaat, tehdit

İsim
2

وَعۡدُهُۥ

va'duhu

onun sözü, söz, vaat, tehdit

İsim
2

وَعۡدٌ

va'dun

söz, söz, vaat, tehdit

İsim
1

وَعۡدَكَ

va'deke

sözünü, söz, vaat, tehdit

İsim
1

ٱلۡوَعۡدَ

el-va'de

sözü, söz, vaat, tehdit

İsim
1

ٱلۡوَعۡدِ

el-va'di

sözün, söz, vaat, tehdit

İsim
1

وَعۡدَهُۥٓ

va'dehu

sözünü, söz, vaat, tehdit

İsim
1

وَعۡدِهِۦ

ve'dihi

ve onun sözünün, söz, vaat, tehdit

İsim
1

تُوعَدُونَ

Lemma

tu'adune

söz verilirsiniz, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
12

وَعَدَ

ve'ade

söz verdi, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
10

يُوعَدُونَ

yu'adune

söz verilirler, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
10

Örnek Ayetler (5 / 10)

Meryem 19:75

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ مَن كَانَ فِي ٱلضَّلَٰلَةِ فَلۡيَمۡدُدۡ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ مَدًّاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوۡاْ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلۡعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ شَرّٞ مَّكَانٗا وَأَضۡعَفُ جُندٗا

De ki: 'Kim sapkınlık içinde ise, Merhameti Bol ona tamamen uzatsın. Ta ki söz verildikleri şeyi, ya azabı veya saati gördükleri zaman, bunun üzerine kimin yer bakımından daha kötü ve ordu bakımından daha zayıf olduğunu bilecekler.'

Mü'minun 23:93

·

Kuran-ı Kerim

قُل رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّي مَا يُوعَدُونَ

De ki: 'Rabbim, onlara vaat edilen şeyi bana göstereceksen,'

Şuara 26:206

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُواْ يُوعَدُونَ

Sonra vaat edildikleri onlara gelse,

Zuhruf 43:83

·

Kuran-ı Kerim

فَذَرۡهُمۡ يَخُوضُواْ وَيَلۡعَبُواْ حَتَّىٰ يُلَٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِي يُوعَدُونَ

Bırak onları, söz verilen günleriyle karşılaşıncaya kadar dalsınlar ve oynasınlar.

Ahkaf 46:16

·

Kuran-ı Kerim

أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ نَتَقَبَّلُ عَنۡهُمۡ أَحۡسَنَ مَا عَمِلُواْ وَنَتَجَاوَزُ عَن سَيِّـَٔاتِهِمۡ فِيٓ أَصۡحَٰبِ ٱلۡجَنَّةِۖ وَعۡدَ ٱلصِّدۡقِ ٱلَّذِي كَانُواْ يُوعَدُونَ

İşte onlar, yaptıklarının en güzelini onlardan kabul edeceğimiz ve bahçe arkadaşları içinde kötülüklerinden geçeceğimiz kimselerdir; onlara söz verilen doğruluk sözüdür.

Tüm 10 kullanımı gör

نَعِدُهُمۡ

na'iduhum

söz veriyoruz, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
4

تَعِدُنَآ

ta'iduna

bize söz veriyorsun, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
4

وُعِدَ

vu'ide

söz verildi, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
3

وَعَدَنَا

va'adena

söz verdi bize, söz vermek, vaat etmek, tehdit etmek

Fiil
3

وَعۡدَ

Lemma

va'desözünü

17

ٱلۡوَعۡدُ

el-va'dusöz

7

وَعۡدُ

va'dusöz

7

وَعۡدًا

va'densözü

5

وَعۡدَهُۥ

va'dehusözünü

3

وَعۡدٗا

va'densöz

2

وَعۡدُهُۥ

va'duhuonun sözü

2

وَعۡدٌ

va'dunsöz

1

وَعۡدَكَ

va'dekesözünü

1

ٱلۡوَعۡدَ

el-va'desözü

1

ٱلۡوَعۡدِ

el-va'disözün

1

وَعۡدَهُۥٓ

va'dehusözünü

1

وَعۡدِهِۦ

ve'dihive onun sözünün

1

تُوعَدُونَ

Lemma

tu'adunesöz verilirsiniz

12

وَعَدَ

ve'adesöz verdi

10

يُوعَدُونَ

yu'adunesöz verilirler

10

Örnek Ayetler (5 / 10)

Meryem 19:75

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ مَن كَانَ فِي ٱلضَّلَٰلَةِ فَلۡيَمۡدُدۡ لَهُ ٱلرَّحۡمَٰنُ مَدًّاۚ حَتَّىٰٓ إِذَا رَأَوۡاْ مَا يُوعَدُونَ إِمَّا ٱلۡعَذَابَ وَإِمَّا ٱلسَّاعَةَ فَسَيَعۡلَمُونَ مَنۡ هُوَ شَرّٞ مَّكَانٗا وَأَضۡعَفُ جُندٗا

De ki: 'Kim sapkınlık içinde ise, Merhameti Bol ona tamamen uzatsın. Ta ki söz verildikleri şeyi, ya azabı veya saati gördükleri zaman, bunun üzerine kimin yer bakımından daha kötü ve ordu bakımından daha zayıf olduğunu bilecekler.'

Mü'minun 23:93

·

Kuran-ı Kerim

قُل رَّبِّ إِمَّا تُرِيَنِّي مَا يُوعَدُونَ

De ki: 'Rabbim, onlara vaat edilen şeyi bana göstereceksen,'

Şuara 26:206

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ جَآءَهُم مَّا كَانُواْ يُوعَدُونَ

Sonra vaat edildikleri onlara gelse,

Zuhruf 43:83

·

Kuran-ı Kerim

فَذَرۡهُمۡ يَخُوضُواْ وَيَلۡعَبُواْ حَتَّىٰ يُلَٰقُواْ يَوۡمَهُمُ ٱلَّذِي يُوعَدُونَ

Bırak onları, söz verilen günleriyle karşılaşıncaya kadar dalsınlar ve oynasınlar.

Ahkaf 46:16

·

Kuran-ı Kerim

أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ نَتَقَبَّلُ عَنۡهُمۡ أَحۡسَنَ مَا عَمِلُواْ وَنَتَجَاوَزُ عَن سَيِّـَٔاتِهِمۡ فِيٓ أَصۡحَٰبِ ٱلۡجَنَّةِۖ وَعۡدَ ٱلصِّدۡقِ ٱلَّذِي كَانُواْ يُوعَدُونَ

İşte onlar, yaptıklarının en güzelini onlardan kabul edeceğimiz ve bahçe arkadaşları içinde kötülüklerinden geçeceğimiz kimselerdir; onlara söz verilen doğruluk sözüdür.

Tüm 10 kullanımı gör

نَعِدُهُمۡ

na'iduhumsöz veriyoruz

4

تَعِدُنَآ

ta'idunabize söz veriyorsun

4

وُعِدَ

vu'idesöz verildi

3

وَعَدَنَا

va'adenasöz verdi bize

3