Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ن ب ذ

n-b-d — Kök Analizi

ن ب ذ

12

Kullanım

2

Lemma

9

Türev

19

Anlam

2 lemma, 9 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَنَبَذۡنَٰهُمۡ

Lemma

fe-nebeznahum

böylece onları fırlattık, fırlatmak, atmak, kenara itmek

Fiil
2

فَنَبَذُوهُ

fe-nebezuhu

ve onu fırlattılar, fırlatmak, atmak, terk etmek

Fiil
1

لَنُبِذَ

le-nubize

elbette fırlatıldı, fırlatmak, atmak, terk etmek

Fiil
1

فَٱنۢبِذۡ

fe-nbiz

fırlat, fırlatmak, atmak, bozmak

Fiil
1

نَّبَذَهُۥ

nebezehu

onu fırlattı, fırlatmak, atmak, bozmak

Fiil
1

لَيُنۢبَذَنَّ

le-yunbezenne

kesinlikle fırlatılacak, fırlatmak, atmak, kenara itmek

Fiil
1

نَبَذَ

nebeze

fırlattı, fırlatmak, atmak, kenara itmek

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Bakara 2:101

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ نَبَذَ فَرِيقٞ مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ كِتَٰبَ ٱللَّهِ وَرَآءَ ظُهُورِهِمۡ كَأَنَّهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Ve onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı bir resul Allah'ın katından onlara geldiğinde, kitap verilen kimselerden bir grup sanki onlar bilmiyorlar gibi Allah'ın kitabını sırtlarının arkasına attı.

فَنَبَذۡنَٰهُ

fe-nebeznahu

böylece onu fırlattık, fırlatmak, atmak, kenara itmek, reddetmek

Fiil
1

فَنَبَذۡتُهَا

fe-nebeztuha

ve onu fırlattım, fırlatmak, atmak, kenara itmek

Fiil
1

ٱنتَبَذَتۡ

Lemma

intebezet

fırlattı, fırlatmak, kenara çekilmek, ayrılmak

Fiil
1

فَٱنتَبَذَتۡ

fe-ntebezet

ve kenara çekildi, fırlatmak, kenara çekilmek, uzaklaşmak

Fiil
1

فَنَبَذۡنَٰهُمۡ

Lemma

fe-nebeznahumböylece onları fırlattık

2

فَنَبَذُوهُ

fe-nebezuhuve onu fırlattılar

1

لَنُبِذَ

le-nubizeelbette fırlatıldı

1

فَٱنۢبِذۡ

fe-nbizfırlat

1

نَّبَذَهُۥ

nebezehuonu fırlattı

1

لَيُنۢبَذَنَّ

le-yunbezennekesinlikle fırlatılacak

1

نَبَذَ

nebezefırlattı

1

Örnek Ayetler (1)

Bakara 2:101

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ نَبَذَ فَرِيقٞ مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ كِتَٰبَ ٱللَّهِ وَرَآءَ ظُهُورِهِمۡ كَأَنَّهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Ve onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı bir resul Allah'ın katından onlara geldiğinde, kitap verilen kimselerden bir grup sanki onlar bilmiyorlar gibi Allah'ın kitabını sırtlarının arkasına attı.

فَنَبَذۡنَٰهُ

fe-nebeznahuböylece onu fırlattık

1

فَنَبَذۡتُهَا

fe-nebeztuhave onu fırlattım

1

ٱنتَبَذَتۡ

Lemma

intebezetfırlattı

1

فَٱنتَبَذَتۡ

fe-ntebezetve kenara çekildi

1