Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

م ن ن

m-n-n — Kök Analizi

م ن ن

27

Kullanım

4

Lemma

14

Türev

33

Anlam

4 lemma, 14 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

ٱلۡمَنَّ

Lemma

el-menne

kudret helvasını, kudret helvası, lütuf, iyilik

İsim
3

مَنّٗا

mennen

kesmeyi, kesmek, lütfetmek, kudret helvası

İsim
1

مَنَّۢا

mennen

kesmeyi, kesmek, iyilik, kudret helvası

İsim
1

بِٱلۡمَنِّ

bi'l-menni

kudret helvası ile, kudret helvası, iyilik, lütuf

İsim
1

مَمۡنُونٖ

Lemma

memnunin

kesilmişin, kesilmiş, başa kakılmış, minnet edilmiş

İsim
3

مَمۡنُونِۭ

memnunin

kesilmiş, kesilmiş, tükenmiş, başa kakılan

İsim
1

مَنَّ

Lemma

menne

kesti, kesmek, iyilik yapmak, başa kakmak

Fiil
3

Örnek Ayetler (3)

Ali İmran 3:164

·

Kuran-ı Kerim

لَقَدۡ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ إِذۡ بَعَثَ فِيهِمۡ رَسُولٗا مِّنۡ أَنفُسِهِمۡ يَتۡلُواْ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتِهِۦ وَيُزَكِّيهِمۡ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَإِن كَانُواْ مِن قَبۡلُ لَفِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٍ

Kesinlikle Allah inananlara lütufta bulundu; hani onların içinde nefslerinden onlara O'nun ayetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir resul gönderdiğinde. Ve şüphesiz onlar daha önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler.

En'am 6:53

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ فَتَنَّا بَعۡضَهُم بِبَعۡضٖ لِّيَقُولُوٓاْ أَهَـٰٓؤُلَآءِ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مِّنۢ بَيۡنِنَآۗ أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَعۡلَمَ بِٱلشَّـٰكِرِينَ

Ve işte böyle, 'Allah bizim aramızdan bunların üzerine mi lütfetti?' desinler diye onların bazısını bazısıyla sınadık. Allah şükredenleri daha iyi bilen değil mi?

Yusuf 12:90

·

Kuran-ı Kerim

قَالُوٓاْ أَءِنَّكَ لَأَنتَ يُوسُفُۖ قَالَ أَنَا۠ يُوسُفُ وَهَٰذَآ أَخِيۖ قَدۡ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡنَآۖ إِنَّهُۥ مَن يَتَّقِ وَيَصۡبِرۡ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجۡرَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Dediler ki: 'Şüphesiz sen gerçekten Yusuf musun?' Dedi ki: 'Ben Yusuf'um ve bu kardeşimdir. Kesinlikle Allah bize lütufta bulundu. Şüphesiz kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların karşılığını zayi etmez.'

فَمَنَّ

fe-menne

böylece lütfetti, lütfetmek, iyilik yapmak, başa kakmak

Fiil
2

مَنَنَّا

menenna

kestik, kesmek, lütfetmek, başa kakmak

Fiil
2

يَمُنُّ

yemunnu

keser, kesmek, iyilik yapmak, başa kakmak

Fiil
2

يَمُنُّونَ

yemunnune

keserler, kesmek, başa kakmak, lütufta bulunmak

Fiil
1

تَمۡنُن

temnun

kesersin, kesmek, başa kakmak, lütufta bulunmak

Fiil
1

فَٱمۡنُنۡ

fe-mnun

kes, kesmek, lütfetmek, başa kakmak

Fiil
1

تَمُنُّواْ

temunnu

kesersiniz, kesmek, başa kakmak, lütufta bulunmak

Fiil
1

تَمُنُّهَا

temunnuha

onu kesersin, kesmek, başa kakmak, lütfetmek

Fiil
1

مَّنَّ

menne

iyilik etti, iyilik etmek, lütfetmek, başa kakmak

Fiil
1

نَّمُنَّ

nemunne

keseriz, kesmek, iyilik yapmak, başa kakmak

Fiil
1

ٱلۡمَنُونِ

Lemma

el-menuni

kesenin, kesen, zaman, ölüm

İsim
1

ٱلۡمَنَّ

Lemma

el-mennekudret helvasını

3

مَنّٗا

mennenkesmeyi

1

مَنَّۢا

mennenkesmeyi

1

بِٱلۡمَنِّ

bi'l-mennikudret helvası ile

1

مَمۡنُونٖ

Lemma

memnuninkesilmişin

3

مَمۡنُونِۭ

memnuninkesilmiş

1

مَنَّ

Lemma

mennekesti

3

Örnek Ayetler (3)

Ali İmran 3:164

·

Kuran-ı Kerim

لَقَدۡ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَى ٱلۡمُؤۡمِنِينَ إِذۡ بَعَثَ فِيهِمۡ رَسُولٗا مِّنۡ أَنفُسِهِمۡ يَتۡلُواْ عَلَيۡهِمۡ ءَايَٰتِهِۦ وَيُزَكِّيهِمۡ وَيُعَلِّمُهُمُ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡحِكۡمَةَ وَإِن كَانُواْ مِن قَبۡلُ لَفِي ضَلَٰلٖ مُّبِينٍ

Kesinlikle Allah inananlara lütufta bulundu; hani onların içinde nefslerinden onlara O'nun ayetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir resul gönderdiğinde. Ve şüphesiz onlar daha önce apaçık bir sapkınlık içindeydiler.

En'am 6:53

·

Kuran-ı Kerim

وَكَذَٰلِكَ فَتَنَّا بَعۡضَهُم بِبَعۡضٖ لِّيَقُولُوٓاْ أَهَـٰٓؤُلَآءِ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡهِم مِّنۢ بَيۡنِنَآۗ أَلَيۡسَ ٱللَّهُ بِأَعۡلَمَ بِٱلشَّـٰكِرِينَ

Ve işte böyle, 'Allah bizim aramızdan bunların üzerine mi lütfetti?' desinler diye onların bazısını bazısıyla sınadık. Allah şükredenleri daha iyi bilen değil mi?

Yusuf 12:90

·

Kuran-ı Kerim

قَالُوٓاْ أَءِنَّكَ لَأَنتَ يُوسُفُۖ قَالَ أَنَا۠ يُوسُفُ وَهَٰذَآ أَخِيۖ قَدۡ مَنَّ ٱللَّهُ عَلَيۡنَآۖ إِنَّهُۥ مَن يَتَّقِ وَيَصۡبِرۡ فَإِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجۡرَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Dediler ki: 'Şüphesiz sen gerçekten Yusuf musun?' Dedi ki: 'Ben Yusuf'um ve bu kardeşimdir. Kesinlikle Allah bize lütufta bulundu. Şüphesiz kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah iyilik yapanların karşılığını zayi etmez.'

فَمَنَّ

fe-menneböylece lütfetti

2

مَنَنَّا

menennakestik

2

يَمُنُّ

yemunnukeser

2

يَمُنُّونَ

yemunnunekeserler

1

تَمۡنُن

temnunkesersin

1

فَٱمۡنُنۡ

fe-mnunkes

1

تَمُنُّواْ

temunnukesersiniz

1

تَمُنُّهَا

temunnuhaonu kesersin

1

مَّنَّ

menneiyilik etti

1

نَّمُنَّ

nemunnekeseriz

1

ٱلۡمَنُونِ

Lemma

el-menunikesenin

1