Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ك ل م

k-l-m — Kök Analizi

ك ل م

75

Kullanım

6

Lemma

44

Türev

53

Anlam

6 lemma, 44 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

كَلِمَةَۢ

kelimeten

sözü, söz, ifade, hüküm

İsim
1

كَلِمَتُنَا

kelimetuna

sözümüz, söz, kelime, ifade

İsim
1

كَلِمَةٌ

kelimetun

söz, söz, ifade, hüküm

İsim
1

ٱلۡكَلِمَ

Lemma

el-kelime

sözleri, söz, ifade, kelime

İsim
3

Örnek Ayetler (3)

Nisa 4:46

·

Kuran-ı Kerim

مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَٱسۡمَعۡ غَيۡرَ مُسۡمَعٖ وَرَٰعِنَا لَيَّۢا بِأَلۡسِنَتِهِمۡ وَطَعۡنٗا فِي ٱلدِّينِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَا وَٱسۡمَعۡ وَٱنظُرۡنَا لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡ وَأَقۡوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِيلٗا

Dönen kimselerden kelimeleri onun yerlerinden saptırırlar ve dillerini bükerek ve dinin içinde bir yerme olarak 'işittik ve isyan ettik', 'işitilmiş olmadan işit' ve 'bizi gözet' derler. Ve eğer onlar 'işittik ve itaat ettik', 'işit ve bize bak' deselerdi onlar için daha iyi ve daha doğru olurdu. Ve ancak Allah onların örtmeleri sebebiyle onları lanetledi, böylece azı hariç inanmazlar.

Maide 5:13

·

Kuran-ı Kerim

فَبِمَا نَقۡضِهِم مِّيثَٰقَهُمۡ لَعَنَّـٰهُمۡ وَجَعَلۡنَا قُلُوبَهُمۡ قَٰسِيَةٗۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَنَسُواْ حَظّٗا مِّمَّا ذُكِّرُواْ بِهِۦۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَآئِنَةٖ مِّنۡهُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنۡهُمۡۖ فَٱعۡفُ عَنۡهُمۡ وَٱصۡفَحۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Sözleşmelerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve onların kalplerini katı kıldık. Kelimeleri yerlerinden değiştirirler ve onunla hatırlatıldıkları şeyden bir payı unuttular. Ve onlardan azı hariç onlardan bir hainlik üzerine görmeye devam edersin. Böylece onlardan sil ve vazgeç. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

Maide 5:41

·

Kuran-ı Kerim

۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَلَمۡ تُؤۡمِن قُلُوبُهُمۡۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْۛ سَمَّـٰعُونَ لِلۡكَذِبِ سَمَّـٰعُونَ لِقَوۡمٍ ءَاخَرِينَ لَمۡ يَأۡتُوكَۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ مِنۢ بَعۡدِ مَوَاضِعِهِۦۖ يَقُولُونَ إِنۡ أُوتِيتُمۡ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمۡ تُؤۡتَوۡهُ فَٱحۡذَرُواْۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتۡنَتَهُۥ فَلَن تَمۡلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمۡۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ

Ey resul, ağızlarıyla 'İnandık' diyen ve kalpleri inanmayan kimselerden örtmede acele eden kimseler seni üzmesin. Ve dönen kimselerden yalanı çok dinleyenlerdir, sana gelmeyen diğer bir kavmi çok dinleyenlerdir. Kelimeleri yerlerinden sonra değiştirirler. Derler: 'Eğer size bu verilirse o halde onu alın ve eğer size verilmezse o halde sakının.' Ve Allah kimin sınanmasını dilerse, o halde Allah'tan ona bir şeye asla sahip olamazsın. İşte onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi dilemediği kimselerdir. Dünyada onlar için bir rezillik vardır ve ahirette onlar için büyük bir azap vardır.

ٱلۡكَلِمُ

el-kelimu

sözler, söz, ifade, kelam

İsim
1

كَلَٰمَ

Lemma

kelame

sözü, söz, konuşma, ifade

İsim
3

وَبِكَلَٰمِي

ve-bi-kelami

ve etkim ile, etki, söz, kelam

İsim
1

يُكَلِّمُهُمُ

Lemma

yukellimuhumu

konuşur onlarla, konuşmak, hitap etmek, söz söylemek

Fiil
2

تُكَلِّمَ

tukellime

konuşursun, yaralamak, etkilemek, konuşmak

Fiil
2

وَكَلَّمَهُۥ

ve-kellemehu

ve onu etkiledi, etkilemek, söz söylemek, konuşmak

Fiil
1

كَلَّمَهُۥ

kellemehu

onu etkiledi, etkilemek, söz söylemek, konuşmak

Fiil
1

وَتُكَلِّمُنَآ

ve-tukellimuna

ve bizimle konuşur, konuşmak, söz söylemek, hitap etmek

Fiil
1

وَكَلَّمَهُمُ

ve-kellemehumu

ve konuştu, konuşmak, söz söylemek, hitap etmek

Fiil
1

كُلِّمَ

kullime

konuşuldu, yaralamak, konuşmak, söz söylemek, hitap etmek

Fiil
1

يُكَلِّمُنَا

yukellimuna

bizimle konuşur, konuşmak, söz söylemek, hitap etmek

Fiil
1

وَيُكَلِّمُ

ve-yukellimu

ve yaralar, yaralamak, etki bırakmak, konuşmak

Fiil
1

تُكَلِّمُهُمۡ

tukellimuhum

konuşursun, yaralamak, konuşmak, söz söylemek, hitap etmek

Fiil
1

يُكَلِّمَهُ

yukellimehu

onunla konuşması, konuşmak, hitap etmek, söz söylemek

Fiil
1

وَكَلَّمَ

ve-kelleme

ve konuştu, konuşmak, hitap etmek, söz söylemek

Fiil
1

تُكَلِّمُ

tukellimu

konuşur, konuşmak, söz söylemek, yaralamak

Fiil
1

كَلِمَةَۢ

kelimetensözü

1

كَلِمَتُنَا

kelimetunasözümüz

1

كَلِمَةٌ

kelimetunsöz

1

ٱلۡكَلِمَ

Lemma

el-kelimesözleri

3

Örnek Ayetler (3)

Nisa 4:46

·

Kuran-ı Kerim

مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَيَقُولُونَ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَٱسۡمَعۡ غَيۡرَ مُسۡمَعٖ وَرَٰعِنَا لَيَّۢا بِأَلۡسِنَتِهِمۡ وَطَعۡنٗا فِي ٱلدِّينِۚ وَلَوۡ أَنَّهُمۡ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَأَطَعۡنَا وَٱسۡمَعۡ وَٱنظُرۡنَا لَكَانَ خَيۡرٗا لَّهُمۡ وَأَقۡوَمَ وَلَٰكِن لَّعَنَهُمُ ٱللَّهُ بِكُفۡرِهِمۡ فَلَا يُؤۡمِنُونَ إِلَّا قَلِيلٗا

Dönen kimselerden kelimeleri onun yerlerinden saptırırlar ve dillerini bükerek ve dinin içinde bir yerme olarak 'işittik ve isyan ettik', 'işitilmiş olmadan işit' ve 'bizi gözet' derler. Ve eğer onlar 'işittik ve itaat ettik', 'işit ve bize bak' deselerdi onlar için daha iyi ve daha doğru olurdu. Ve ancak Allah onların örtmeleri sebebiyle onları lanetledi, böylece azı hariç inanmazlar.

Maide 5:13

·

Kuran-ı Kerim

فَبِمَا نَقۡضِهِم مِّيثَٰقَهُمۡ لَعَنَّـٰهُمۡ وَجَعَلۡنَا قُلُوبَهُمۡ قَٰسِيَةٗۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَنَسُواْ حَظّٗا مِّمَّا ذُكِّرُواْ بِهِۦۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَآئِنَةٖ مِّنۡهُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنۡهُمۡۖ فَٱعۡفُ عَنۡهُمۡ وَٱصۡفَحۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Sözleşmelerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve onların kalplerini katı kıldık. Kelimeleri yerlerinden değiştirirler ve onunla hatırlatıldıkları şeyden bir payı unuttular. Ve onlardan azı hariç onlardan bir hainlik üzerine görmeye devam edersin. Böylece onlardan sil ve vazgeç. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

Maide 5:41

·

Kuran-ı Kerim

۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَلَمۡ تُؤۡمِن قُلُوبُهُمۡۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْۛ سَمَّـٰعُونَ لِلۡكَذِبِ سَمَّـٰعُونَ لِقَوۡمٍ ءَاخَرِينَ لَمۡ يَأۡتُوكَۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ مِنۢ بَعۡدِ مَوَاضِعِهِۦۖ يَقُولُونَ إِنۡ أُوتِيتُمۡ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمۡ تُؤۡتَوۡهُ فَٱحۡذَرُواْۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتۡنَتَهُۥ فَلَن تَمۡلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمۡۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ

Ey resul, ağızlarıyla 'İnandık' diyen ve kalpleri inanmayan kimselerden örtmede acele eden kimseler seni üzmesin. Ve dönen kimselerden yalanı çok dinleyenlerdir, sana gelmeyen diğer bir kavmi çok dinleyenlerdir. Kelimeleri yerlerinden sonra değiştirirler. Derler: 'Eğer size bu verilirse o halde onu alın ve eğer size verilmezse o halde sakının.' Ve Allah kimin sınanmasını dilerse, o halde Allah'tan ona bir şeye asla sahip olamazsın. İşte onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi dilemediği kimselerdir. Dünyada onlar için bir rezillik vardır ve ahirette onlar için büyük bir azap vardır.

ٱلۡكَلِمُ

el-kelimusözler

1

كَلَٰمَ

Lemma

kelamesözü

3

وَبِكَلَٰمِي

ve-bi-kelamive etkim ile

1

يُكَلِّمُهُمُ

Lemma

yukellimuhumukonuşur onlarla

2

تُكَلِّمَ

tukellimekonuşursun

2

وَكَلَّمَهُۥ

ve-kellemehuve onu etkiledi

1

كَلَّمَهُۥ

kellemehuonu etkiledi

1

وَتُكَلِّمُنَآ

ve-tukellimunave bizimle konuşur

1

وَكَلَّمَهُمُ

ve-kellemehumuve konuştu

1

كُلِّمَ

kullimekonuşuldu

1

يُكَلِّمُنَا

yukellimunabizimle konuşur

1

وَيُكَلِّمُ

ve-yukellimuve yaralar

1

تُكَلِّمُهُمۡ

tukellimuhumkonuşursun

1

يُكَلِّمَهُ

yukellimehuonunla konuşması

1

وَكَلَّمَ

ve-kellemeve konuştu

1

تُكَلِّمُ

tukellimukonuşur

1