Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ع د د

c-d-d — Kök Analizi

ع د د

57

Kullanım

11

Lemma

20

Türev

45

Anlam

11 lemma, 20 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَأَعَدَّ

Lemma

ve-e'adde

ve hazırladı, saymak, hazırlamak, donatmak

Fiil
7

أَعَدَّ

e'adde

hazırladı, hazırlamak, donatmak, düzenlemek

Fiil
7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Nisa 4:102

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا كُنتَ فِيهِمۡ فَأَقَمۡتَ لَهُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَلۡتَقُمۡ طَآئِفَةٞ مِّنۡهُم مَّعَكَ وَلۡيَأۡخُذُوٓاْ أَسۡلِحَتَهُمۡۖ فَإِذَا سَجَدُواْ فَلۡيَكُونُواْ مِن وَرَآئِكُمۡ وَلۡتَأۡتِ طَآئِفَةٌ أُخۡرَىٰ لَمۡ يُصَلُّواْ فَلۡيُصَلُّواْ مَعَكَ وَلۡيَأۡخُذُواْ حِذۡرَهُمۡ وَأَسۡلِحَتَهُمۡۗ وَدَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ تَغۡفُلُونَ عَنۡ أَسۡلِحَتِكُمۡ وَأَمۡتِعَتِكُمۡ فَيَمِيلُونَ عَلَيۡكُم مَّيۡلَةٗ وَٰحِدَةٗۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ إِن كَانَ بِكُمۡ أَذٗى مِّن مَّطَرٍ أَوۡ كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَن تَضَعُوٓاْ أَسۡلِحَتَكُمۡۖ وَخُذُواْ حِذۡرَكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا

Ve onların içinde olup onlar için salatı ayağa kaldırdığında, onlardan bir grup seninle beraber dursun ve silahlarını alsınlar. Secde ettiklerinde sizin arkanızda olsunlar. Ve salat etmemiş olan diğer bir grup gelsin, seninle beraber salat etsinler, tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. Örtenler silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olmanızı, böylece tek bir baskınla sizin üzerinize baskın yapmayı istediler. Eğer yağmurdan sizde bir eziyet olursa veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda sizin üzerinize günah yoktur. Ve tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah örtenler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Tevbe 9:89

·

Kuran-ı Kerim

أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ

Allah onlar için altından ırmaklar akan, içinde kalıcılar olarak bahçeler hazırladı. İşte bu, o büyük kurtuluştur.

Ahzab 33:29

·

Kuran-ı Kerim

وَإِن كُنتُنَّ تُرِدۡنَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱلدَّارَ ٱلۡأٓخِرَةَ فَإِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلۡمُحۡسِنَٰتِ مِنكُنَّ أَجۡرًا عَظِيمٗا

Ve eğer Allah'ı, O'nun resulünü ve son yurdu istiyorsanız, öyleyse şüphesiz Allah sizden iyilik yapanlar için büyük bir ödül hazırladı.

Ahzab 33:35

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلۡمُسۡلِمِينَ وَٱلۡمُسۡلِمَٰتِ وَٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ وَٱلۡقَٰنِتِينَ وَٱلۡقَٰنِتَٰتِ وَٱلصَّـٰدِقِينَ وَٱلصَّـٰدِقَٰتِ وَٱلصَّـٰبِرِينَ وَٱلصَّـٰبِرَٰتِ وَٱلۡخَٰشِعِينَ وَٱلۡخَٰشِعَٰتِ وَٱلۡمُتَصَدِّقِينَ وَٱلۡمُتَصَدِّقَٰتِ وَٱلصَّـٰٓئِمِينَ وَٱلصَّـٰٓئِمَٰتِ وَٱلۡحَٰفِظِينَ فُرُوجَهُمۡ وَٱلۡحَٰفِظَٰتِ وَٱلذَّـٰكِرِينَ ٱللَّهَ كَثِيرٗا وَٱلذَّـٰكِرَٰتِ أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُم مَّغۡفِرَةٗ وَأَجۡرًا عَظِيمٗا

Şüphesiz Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, inanan erkekler ve inanan kadınlar, boyun eğen erkekler ve boyun eğen kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygı duyan erkekler ve saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, mahrem yerlerini koruyan erkekler ve koruyan kadınlar, Allah'ı çok hatırlayan erkekler ve hatırlayan kadınlar; Allah onlar için bir örtme ve büyük bir ödül hazırladı.

Mücadele 58:15

·

Kuran-ı Kerim

أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمۡ عَذَابٗا شَدِيدًاۖ إِنَّهُمۡ سَآءَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı. Şüphesiz onların yapıyor oldukları şey ne kötüdür.

Tüm 7 kullanımı gör

أُعِدَّتۡ

u'iddet

hazırlandı, hazırlamak, saymak, donatmak

Fiil
4

وَأَعِدُّواْ

ve-e'iddu

ve hazırlayın, hazırlamak, donatmak, hazır etmek

Fiil
1

لَأَعَدُّواْ

le-e'addu

elbette saydılar, saymak, hazırlamak, hesaplamak

Fiil
1

مَّعۡدُودَٰتٖ

Lemma

ma'dudatin

sayılmışların, sayılmış, belirli, sınırlı

Sıfat
3

مَعۡدُودَةٖ

ma'dudetin

sayılmış, sayılmış, hesaplanmış, sınırlı

Sıfat
1

مَّعۡدُودَةٗ

ma'dudeten

sayılmış, sayılmış, sayılı, sınırlı

Sıfat
1

مَّعۡدُودَةٖ

ma'dudetin

sayılmış, sayılmış, sınırlı, belirli

İsim
1

عَدَدَ

Lemma

adede

sayı, sayı, miktar, adet

İsim
3

عَدَدٗا

adeden

sayı, sayı, miktar, adet

Sıfat
2

عَدَدَۢا

adeden

sayı, sayı, miktar, sayma

İsim
1

تَعُدُّواْ

Lemma

te'uddu

sayarsınız, saymak, hesaplamak

Fiil
2

تَعُدُّونَ

te'uddune

sayarsınız, saymak, hesaplamak, kabul etmek

Fiil
2

نَعُدُّ

ne'uddu

sayarız, saymak, hesaplamak, hazırlamak

Fiil
1

نَعُدُّهُم

ne'udduhum

onları sayarız, saymak, hesaplamak, hazırlamak

Fiil
1

وَعَدَّهُمۡ

ve-'addehum

ve onları saydı, saymak, hesaplamak, hazırlamak

Fiil
1

فَعِدَّةٞ

Lemma

fe-iddetun

ve sayı, sayı, sayma, belirli süre

İsim
2

عِدَّةَ

iddete

sayıyı, sayı, miktar, süre

İsim
2

ٱلۡعِدَّةَ

el-iddete

sayıyı, sayı, miktar, süre, bekleme süresi

İsim
2

وَأَعَدَّ

Lemma

ve-e'addeve hazırladı

7

أَعَدَّ

e'addehazırladı

7

Örnek Ayetler (5 / 7)

Nisa 4:102

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا كُنتَ فِيهِمۡ فَأَقَمۡتَ لَهُمُ ٱلصَّلَوٰةَ فَلۡتَقُمۡ طَآئِفَةٞ مِّنۡهُم مَّعَكَ وَلۡيَأۡخُذُوٓاْ أَسۡلِحَتَهُمۡۖ فَإِذَا سَجَدُواْ فَلۡيَكُونُواْ مِن وَرَآئِكُمۡ وَلۡتَأۡتِ طَآئِفَةٌ أُخۡرَىٰ لَمۡ يُصَلُّواْ فَلۡيُصَلُّواْ مَعَكَ وَلۡيَأۡخُذُواْ حِذۡرَهُمۡ وَأَسۡلِحَتَهُمۡۗ وَدَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ لَوۡ تَغۡفُلُونَ عَنۡ أَسۡلِحَتِكُمۡ وَأَمۡتِعَتِكُمۡ فَيَمِيلُونَ عَلَيۡكُم مَّيۡلَةٗ وَٰحِدَةٗۚ وَلَا جُنَاحَ عَلَيۡكُمۡ إِن كَانَ بِكُمۡ أَذٗى مِّن مَّطَرٍ أَوۡ كُنتُم مَّرۡضَىٰٓ أَن تَضَعُوٓاْ أَسۡلِحَتَكُمۡۖ وَخُذُواْ حِذۡرَكُمۡۗ إِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٗا مُّهِينٗا

Ve onların içinde olup onlar için salatı ayağa kaldırdığında, onlardan bir grup seninle beraber dursun ve silahlarını alsınlar. Secde ettiklerinde sizin arkanızda olsunlar. Ve salat etmemiş olan diğer bir grup gelsin, seninle beraber salat etsinler, tedbirlerini ve silahlarını alsınlar. Örtenler silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olmanızı, böylece tek bir baskınla sizin üzerinize baskın yapmayı istediler. Eğer yağmurdan sizde bir eziyet olursa veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda sizin üzerinize günah yoktur. Ve tedbirinizi alın. Şüphesiz Allah örtenler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Tevbe 9:89

·

Kuran-ı Kerim

أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَاۚ ذَٰلِكَ ٱلۡفَوۡزُ ٱلۡعَظِيمُ

Allah onlar için altından ırmaklar akan, içinde kalıcılar olarak bahçeler hazırladı. İşte bu, o büyük kurtuluştur.

Ahzab 33:29

·

Kuran-ı Kerim

وَإِن كُنتُنَّ تُرِدۡنَ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَٱلدَّارَ ٱلۡأٓخِرَةَ فَإِنَّ ٱللَّهَ أَعَدَّ لِلۡمُحۡسِنَٰتِ مِنكُنَّ أَجۡرًا عَظِيمٗا

Ve eğer Allah'ı, O'nun resulünü ve son yurdu istiyorsanız, öyleyse şüphesiz Allah sizden iyilik yapanlar için büyük bir ödül hazırladı.

Ahzab 33:35

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلۡمُسۡلِمِينَ وَٱلۡمُسۡلِمَٰتِ وَٱلۡمُؤۡمِنِينَ وَٱلۡمُؤۡمِنَٰتِ وَٱلۡقَٰنِتِينَ وَٱلۡقَٰنِتَٰتِ وَٱلصَّـٰدِقِينَ وَٱلصَّـٰدِقَٰتِ وَٱلصَّـٰبِرِينَ وَٱلصَّـٰبِرَٰتِ وَٱلۡخَٰشِعِينَ وَٱلۡخَٰشِعَٰتِ وَٱلۡمُتَصَدِّقِينَ وَٱلۡمُتَصَدِّقَٰتِ وَٱلصَّـٰٓئِمِينَ وَٱلصَّـٰٓئِمَٰتِ وَٱلۡحَٰفِظِينَ فُرُوجَهُمۡ وَٱلۡحَٰفِظَٰتِ وَٱلذَّـٰكِرِينَ ٱللَّهَ كَثِيرٗا وَٱلذَّـٰكِرَٰتِ أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُم مَّغۡفِرَةٗ وَأَجۡرًا عَظِيمٗا

Şüphesiz Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, inanan erkekler ve inanan kadınlar, boyun eğen erkekler ve boyun eğen kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygı duyan erkekler ve saygı duyan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, mahrem yerlerini koruyan erkekler ve koruyan kadınlar, Allah'ı çok hatırlayan erkekler ve hatırlayan kadınlar; Allah onlar için bir örtme ve büyük bir ödül hazırladı.

Mücadele 58:15

·

Kuran-ı Kerim

أَعَدَّ ٱللَّهُ لَهُمۡ عَذَابٗا شَدِيدًاۖ إِنَّهُمۡ سَآءَ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ

Allah onlar için şiddetli bir azap hazırladı. Şüphesiz onların yapıyor oldukları şey ne kötüdür.

Tüm 7 kullanımı gör

أُعِدَّتۡ

u'iddethazırlandı

4

وَأَعِدُّواْ

ve-e'idduve hazırlayın

1

لَأَعَدُّواْ

le-e'adduelbette saydılar

1

مَّعۡدُودَٰتٖ

Lemma

ma'dudatinsayılmışların

3

مَعۡدُودَةٖ

ma'dudetinsayılmış

1

مَّعۡدُودَةٗ

ma'dudetensayılmış

1

مَّعۡدُودَةٖ

ma'dudetinsayılmış

1

عَدَدَ

Lemma

adedesayı

3

عَدَدٗا

adedensayı

2

عَدَدَۢا

adedensayı

1

تَعُدُّواْ

Lemma

te'uddusayarsınız

2

تَعُدُّونَ

te'uddunesayarsınız

2

نَعُدُّ

ne'uddusayarız

1

نَعُدُّهُم

ne'udduhumonları sayarız

1

وَعَدَّهُمۡ

ve-'addehumve onları saydı

1

فَعِدَّةٞ

Lemma

fe-iddetunve sayı

2

عِدَّةَ

iddetesayıyı

2

ٱلۡعِدَّةَ

el-iddetesayıyı

2