315
Kullanım
12
Lemma
64
Türev
76
Anlam
12 lemma, 64 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
وَظَلَمُواْ | ve-zalemu | ve karanlıkta bıraktılar, karanlıkta bırakmak, haksızlık yapmak, zulmetmek | Fiil | 1 | ||
ظَلَمۡتُمۡ | zalemtum | karanlıkta bıraktınız, karanlıkta bırakmak, hakkını yemek, zulmetmek | Fiil | 1 | ||
ظَلَمَتۡ | zalemet | karanlıkta bıraktı, karanlıkta bırakmak, haksızlık yapmak, zulmetmek | Fiil | 1 | ||
تَظۡلِمُونَ | tezlimune | karanlıkta bırakırsınız, karanlıkta bırakmak, haksızlık yapmak, zulmetmek | Fiil | 1 | ||
أَظۡلَمُ Lemma | azlemu | daha karanlık, daha karanlık, daha zalim, en haksız | İsim | 15 | ||
Örnek Ayetler (5 / 15) Bakara 2:114 · Kuran-ı Kerim وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن مَّنَعَ مَسَٰجِدَ ٱللَّهِ أَن يُذۡكَرَ فِيهَا ٱسۡمُهُۥ وَسَعَىٰ فِي خَرَابِهَآۚ أُوْلَـٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمۡ أَن يَدۡخُلُوهَآ إِلَّا خَآئِفِينَۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ Ve Allah'ın mescitlerinde onların içinde O'nun isminin anılmasını engelleyen ve onların yıkımı içinde çabalayan kimseden daha zalim kimdir? İşte onlar, korkanlar hariç onlara girmeleri onlar için olmadı. Dünya içinde bir rezillik onlarındır ve ahiret içinde büyük bir azap onlarındır. Bakara 2:140 · Kuran-ı Kerim أَمۡ تَقُولُونَ إِنَّ إِبۡرَٰهِـۧمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَ وَٱلۡأَسۡبَاطَ كَانُواْ هُودًا أَوۡ نَصَٰرَىٰۗ قُلۡ ءَأَنتُمۡ أَعۡلَمُ أَمِ ٱللَّهُۗ وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن كَتَمَ شَهَٰدَةً عِندَهُۥ مِنَ ٱللَّهِۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ Yoksa: 'Şüphesiz İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlar Yahudiler veya Nasraniler idiler' mi diyorsunuz? De ki: 'Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı?' Ve kendi yanındaki Allah'tan olan bir tanıklığı gizleyen kimseden daha zalim kim vardır? Ve Allah yapıyor olduğunuz şeyden habersiz değildir. En'am 6:21 · Kuran-ı Kerim وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓۚ إِنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ Ve Allah üzerine yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayan kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz zalimler kurtuluşa ermezler. En'am 6:93 · Kuran-ı Kerim وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمۡ يُوحَ إِلَيۡهِ شَيۡءٞ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثۡلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ فِي غَمَرَٰتِ ٱلۡمَوۡتِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓاْ أَيۡدِيهِمۡ أَخۡرِجُوٓاْ أَنفُسَكُمُۖ ٱلۡيَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ عَذَابَ ٱلۡهُونِ بِمَا كُنتُمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ وَكُنتُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهِۦ تَسۡتَكۡبِرُونَ Ve Allah'ın üzerine bir yalan uyduran veya ona hiçbir şey vahiy olunmadığı halde 'Bana vahiy olundu' diyen ve 'Allah'ın indirdiği şeyin benzerini indireceğim' diyen kimseden kim daha zalimdir? Ve zalimler ölümün şiddetleri içindeyken ve melekler ellerini uzatmışken: 'Nefslerinizi çıkarın; Allah'ın üzerine gerçekten başka şey söylüyor olduğunuz ve O'nun ayetlerinden büyüklük taslıyor olduğunuz için bugün aşağılanmanın azabıyla karşılık göreceksiniz' derken eğer görseydin. En'am 6:144 · Kuran-ı Kerim وَمِنَ ٱلۡإِبِلِ ٱثۡنَيۡنِ وَمِنَ ٱلۡبَقَرِ ٱثۡنَيۡنِۗ قُلۡ ءَآلذَّكَرَيۡنِ حَرَّمَ أَمِ ٱلۡأُنثَيَيۡنِ أَمَّا ٱشۡتَمَلَتۡ عَلَيۡهِ أَرۡحَامُ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۖ أَمۡ كُنتُمۡ شُهَدَآءَ إِذۡ وَصَّىٰكُمُ ٱللَّهُ بِهَٰذَاۚ فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبٗا لِّيُضِلَّ ٱلنَّاسَ بِغَيۡرِ عِلۡمٍۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ Ve deveden iki ve sığırdan iki. De ki: 'İki erkeği mi yasakladı yoksa iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerinin kapsadığı şeyi mi? Yoksa Allah size bunu emrettiği zaman tanıklar mıydınız?' Böylece bilgisizce insanları saptırmak için Allah'a yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah zalim topluma yol göstermez. | ||||||
ٱلظُّلُمَٰتِ Lemma | el-zulumati | karanlıkları, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 12 | ||
ظُلُمَٰتِ | zulumati | karanlıkların, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 4 | ||
ٱلظُّلُمَٰتُ | ez-zulumatu | karanlıklar, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 2 | ||
ظُلُمَٰتٖ | zulumatin | karanlıkların, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 2 | ||
ظُلُمَٰتُۢ | zulumatun | karanlıklar, karanlık, ışıksızlık, zulmet | Sıfat | 1 | ||
كَظُلُمَٰتٖ | ke-zulumatin | karanlıklar gibi, karanlık, zulmet, haksızlık | İsim | 1 | ||
ظُلُمَٰتٞ | zulumatun | karanlıklar, karanlık, ışıksızlık, cehalet | İsim | 1 | ||
ظُلۡمٗا Lemma | zulmen | karanlık, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 6 | ||
بِظُلۡمٖ | bi-zulmin | karanlık ile, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 3 | ||
ظُلۡمِهِۦ | zulmihi | karanlığının, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 2 | ||
بِظُلۡمِهِمۡ | bi-zulmihim | karanlıklarıyla, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 1 | ||
وَظُلۡمٗا | ve-zulmen | ve karanlık, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 1 | ||
ظُلۡمًا | zulmen | karanlıkta bırakarak, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 1 | ||
فَبِظُلۡمٖ | fe-bi-zulmin | karanlıkta bırakmakla, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 1 | ||
بِظُلۡمٍ | bi-zulmin | karanlık ile, karanlık, haksızlık, zulüm | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:168
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَظَلَمُواْ لَمۡ يَكُنِ ٱللَّهُ لِيَغۡفِرَ لَهُمۡ وَلَا لِيَهۡدِيَهُمۡ طَرِيقًا
Şüphesiz örten ve zulmeden kimseleri Allah örtecek değildir ve onlara bir yola yol gösterecek değildir.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:54
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوۡمِهِۦ يَٰقَوۡمِ إِنَّكُمۡ ظَلَمۡتُمۡ أَنفُسَكُم بِٱتِّخَاذِكُمُ ٱلۡعِجۡلَ فَتُوبُوٓاْ إِلَىٰ بَارِئِكُمۡ فَٱقۡتُلُوٓاْ أَنفُسَكُمۡ ذَٰلِكُمۡ خَيۡرٞ لَّكُمۡ عِندَ بَارِئِكُمۡ فَتَابَ عَلَيۡكُمۡۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلتَّوَّابُ ٱلرَّحِيمُ
Ve Musa kavmine demişti: 'Ey kavmim, şüphesiz siz buzağıyı edinmenizle nefslerinize zulmettiniz. Öyleyse Yaratanınıza dönün ve nefslerinizi katledin; bu, Yaratanınızın katında sizin için daha hayırlıdır.' Bunun üzerine O size döndü. Şüphesiz O, Dönüşü Kabul Eden'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Örnek Ayetler (1)
Yunus 10:54
·
Kuran-ı Kerim
وَلَوۡ أَنَّ لِكُلِّ نَفۡسٖ ظَلَمَتۡ مَا فِي ٱلۡأَرۡضِ لَٱفۡتَدَتۡ بِهِۦۗ وَأَسَرُّواْ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ ٱلۡعَذَابَۖ وَقُضِيَ بَيۡنَهُم بِٱلۡقِسۡطِ وَهُمۡ لَا يُظۡلَمُونَ
Ve eğer zulmeden her nefs için yerdekiler olsaydı kesinlikle onu fidye verirdi. Ve azabı gördükleri zaman pişmanlığı gizlediler. Aralarında adaletle hükmedildi ve onlar zulme uğratılmazlar.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:279
·
Kuran-ı Kerim
فَإِن لَّمۡ تَفۡعَلُواْ فَأۡذَنُواْ بِحَرۡبٖ مِّنَ ٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦۖ وَإِن تُبۡتُمۡ فَلَكُمۡ رُءُوسُ أَمۡوَٰلِكُمۡ لَا تَظۡلِمُونَ وَلَا تُظۡلَمُونَ
Eğer yapmazsanız, Allah'tan ve O'nun resulünden bir savaşı bilin. Ve eğer dönerseniz, mallarınızın anaparaları sizindir; ne zulmedersiniz ne de zulme uğrarsınız.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Bakara 2:114
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن مَّنَعَ مَسَٰجِدَ ٱللَّهِ أَن يُذۡكَرَ فِيهَا ٱسۡمُهُۥ وَسَعَىٰ فِي خَرَابِهَآۚ أُوْلَـٰٓئِكَ مَا كَانَ لَهُمۡ أَن يَدۡخُلُوهَآ إِلَّا خَآئِفِينَۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ
Ve Allah'ın mescitlerinde onların içinde O'nun isminin anılmasını engelleyen ve onların yıkımı içinde çabalayan kimseden daha zalim kimdir? İşte onlar, korkanlar hariç onlara girmeleri onlar için olmadı. Dünya içinde bir rezillik onlarındır ve ahiret içinde büyük bir azap onlarındır.
Bakara 2:140
·
Kuran-ı Kerim
أَمۡ تَقُولُونَ إِنَّ إِبۡرَٰهِـۧمَ وَإِسۡمَٰعِيلَ وَإِسۡحَٰقَ وَيَعۡقُوبَ وَٱلۡأَسۡبَاطَ كَانُواْ هُودًا أَوۡ نَصَٰرَىٰۗ قُلۡ ءَأَنتُمۡ أَعۡلَمُ أَمِ ٱللَّهُۗ وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن كَتَمَ شَهَٰدَةً عِندَهُۥ مِنَ ٱللَّهِۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا تَعۡمَلُونَ
Yoksa: 'Şüphesiz İbrahim, İsmail, İshak, Yakup ve torunlar Yahudiler veya Nasraniler idiler' mi diyorsunuz? De ki: 'Siz mi daha iyi biliyorsunuz yoksa Allah mı?' Ve kendi yanındaki Allah'tan olan bir tanıklığı gizleyen kimseden daha zalim kim vardır? Ve Allah yapıyor olduğunuz şeyden habersiz değildir.
En'am 6:21
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓۚ إِنَّهُۥ لَا يُفۡلِحُ ٱلظَّـٰلِمُونَ
Ve Allah üzerine yalan uyduran veya O'nun ayetlerini yalanlayan kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz zalimler kurtuluşa ermezler.
En'am 6:93
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوۡ قَالَ أُوحِيَ إِلَيَّ وَلَمۡ يُوحَ إِلَيۡهِ شَيۡءٞ وَمَن قَالَ سَأُنزِلُ مِثۡلَ مَآ أَنزَلَ ٱللَّهُۗ وَلَوۡ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّـٰلِمُونَ فِي غَمَرَٰتِ ٱلۡمَوۡتِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ بَاسِطُوٓاْ أَيۡدِيهِمۡ أَخۡرِجُوٓاْ أَنفُسَكُمُۖ ٱلۡيَوۡمَ تُجۡزَوۡنَ عَذَابَ ٱلۡهُونِ بِمَا كُنتُمۡ تَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ غَيۡرَ ٱلۡحَقِّ وَكُنتُمۡ عَنۡ ءَايَٰتِهِۦ تَسۡتَكۡبِرُونَ
Ve Allah'ın üzerine bir yalan uyduran veya ona hiçbir şey vahiy olunmadığı halde 'Bana vahiy olundu' diyen ve 'Allah'ın indirdiği şeyin benzerini indireceğim' diyen kimseden kim daha zalimdir? Ve zalimler ölümün şiddetleri içindeyken ve melekler ellerini uzatmışken: 'Nefslerinizi çıkarın; Allah'ın üzerine gerçekten başka şey söylüyor olduğunuz ve O'nun ayetlerinden büyüklük taslıyor olduğunuz için bugün aşağılanmanın azabıyla karşılık göreceksiniz' derken eğer görseydin.
En'am 6:144
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلۡإِبِلِ ٱثۡنَيۡنِ وَمِنَ ٱلۡبَقَرِ ٱثۡنَيۡنِۗ قُلۡ ءَآلذَّكَرَيۡنِ حَرَّمَ أَمِ ٱلۡأُنثَيَيۡنِ أَمَّا ٱشۡتَمَلَتۡ عَلَيۡهِ أَرۡحَامُ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۖ أَمۡ كُنتُمۡ شُهَدَآءَ إِذۡ وَصَّىٰكُمُ ٱللَّهُ بِهَٰذَاۚ فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبٗا لِّيُضِلَّ ٱلنَّاسَ بِغَيۡرِ عِلۡمٍۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve deveden iki ve sığırdan iki. De ki: 'İki erkeği mi yasakladı yoksa iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerinin kapsadığı şeyi mi? Yoksa Allah size bunu emrettiği zaman tanıklar mıydınız?' Böylece bilgisizce insanları saptırmak için Allah'a yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah zalim topluma yol göstermez.
Örnek Ayetler (4 / 12)
Bakara 2:257
·
Kuran-ı Kerim
ٱللَّهُ وَلِيُّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ يُخۡرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِۖ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ أَوۡلِيَآؤُهُمُ ٱلطَّـٰغُوتُ يُخۡرِجُونَهُم مِّنَ ٱلنُّورِ إِلَى ٱلظُّلُمَٰتِۗ أُوْلَـٰٓئِكَ أَصۡحَٰبُ ٱلنَّارِۖ هُمۡ فِيهَا خَٰلِدُونَ
Allah inanan kimselerin Koruyucusudur, onları karanlıklardan ışığa çıkarır. Ve örten kimseler, onların koruyucuları taguttur; onları ışıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar ateşin arkadaşlarıdır, onlar onun içinde kalıcıdırlar.
Maide 5:16
·
Kuran-ı Kerim
يَهۡدِي بِهِ ٱللَّهُ مَنِ ٱتَّبَعَ رِضۡوَٰنَهُۥ سُبُلَ ٱلسَّلَٰمِ وَيُخۡرِجُهُم مِّنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذۡنِهِۦ وَيَهۡدِيهِمۡ إِلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Allah, onunla kendi rızasına uyan kimseye esenlik yollarına yol gösterir, onları izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır ve onlara dosdoğru yola yol gösterir.
En'am 6:1
·
Kuran-ı Kerim
ٱلۡحَمۡدُ لِلَّهِ ٱلَّذِي خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَجَعَلَ ٱلظُّلُمَٰتِ وَٱلنُّورَۖ ثُمَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ بِرَبِّهِمۡ يَعۡدِلُونَ
Övgü, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve ışığı kılan Allah'adır. Sonra örten kimseler kendi Rablerine denk tutarlar.
En'am 6:39
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا صُمّٞ وَبُكۡمٞ فِي ٱلظُّلُمَٰتِۗ مَن يَشَإِ ٱللَّهُ يُضۡلِلۡهُ وَمَن يَشَأۡ يَجۡعَلۡهُ عَلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ
Ve ayetlerimizi yalanlayanlar karanlıkların içinde sağırdırlar ve dilsizdirler. Allah kimi dilerse onu saptırır ve kimi dilerse onu dosdoğru yolun üzerinde kılar.
Örnek Ayetler (4)
En'am 6:59
·
Kuran-ı Kerim
۞وَعِندَهُۥ مَفَاتِحُ ٱلۡغَيۡبِ لَا يَعۡلَمُهَآ إِلَّا هُوَۚ وَيَعۡلَمُ مَا فِي ٱلۡبَرِّ وَٱلۡبَحۡرِۚ وَمَا تَسۡقُطُ مِن وَرَقَةٍ إِلَّا يَعۡلَمُهَا وَلَا حَبَّةٖ فِي ظُلُمَٰتِ ٱلۡأَرۡضِ وَلَا رَطۡبٖ وَلَا يَابِسٍ إِلَّا فِي كِتَٰبٖ مُّبِينٖ
Ve görünmeyenin anahtarları O'nun yanındadır, onları O'ndan başkası bilmez. Karada ve denizde olanı bilir. O'nun bilmesi dışında hiçbir yaprak düşmez; yerin karanlıklarındaki bir tane, yaş ve kuru ne varsa açık bir kitaptadır.
En'am 6:63
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَن يُنَجِّيكُم مِّن ظُلُمَٰتِ ٱلۡبَرِّ وَٱلۡبَحۡرِ تَدۡعُونَهُۥ تَضَرُّعٗا وَخُفۡيَةٗ لَّئِنۡ أَنجَىٰنَا مِنۡ هَٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ
De ki: 'Karanın ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır? O'nu yalvararak ve gizlice çağırırsınız: Eğer bizi bundan kurtarırsa kesinlikle şükredenlerden oluruz.'
En'am 6:97
·
Kuran-ı Kerim
وَهُوَ ٱلَّذِي جَعَلَ لَكُمُ ٱلنُّجُومَ لِتَهۡتَدُواْ بِهَا فِي ظُلُمَٰتِ ٱلۡبَرِّ وَٱلۡبَحۡرِۗ قَدۡ فَصَّلۡنَا ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ
Karanın ve denizin karanlıklarında onlarla yol bulmanız için yıldızları sizin için kılan O'dur. Kesinlikle ayetleri bilen bir topluluk için ayrıntılı açıkladık.
Neml 27:63
·
Kuran-ı Kerim
أَمَّن يَهۡدِيكُمۡ فِي ظُلُمَٰتِ ٱلۡبَرِّ وَٱلۡبَحۡرِ وَمَن يُرۡسِلُ ٱلرِّيَٰحَ بُشۡرَۢا بَيۡنَ يَدَيۡ رَحۡمَتِهِۦٓۗ أَءِلَٰهٞ مَّعَ ٱللَّهِۚ تَعَٰلَى ٱللَّهُ عَمَّا يُشۡرِكُونَ
Yoksa karanın ve denizin karanlıklarında size yol gösteren ve merhametinin iki eli arasında rüzgarları müjde olarak gönderen mi? Allah ile beraber bir ilah mı var? Allah onların ortak koştuklarından yücedir.
Örnek Ayetler (2)
Ra'd 13:16
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ قُلِ ٱللَّهُۚ قُلۡ أَفَٱتَّخَذۡتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوۡلِيَآءَ لَا يَمۡلِكُونَ لِأَنفُسِهِمۡ نَفۡعٗا وَلَا ضَرّٗاۚ قُلۡ هَلۡ يَسۡتَوِي ٱلۡأَعۡمَىٰ وَٱلۡبَصِيرُ أَمۡ هَلۡ تَسۡتَوِي ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُۗ أَمۡ جَعَلُواْ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُواْ كَخَلۡقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلۡخَلۡقُ عَلَيۡهِمۡۚ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَيۡءٖ وَهُوَ ٱلۡوَٰحِدُ ٱلۡقَهَّـٰرُ
De ki: 'Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?' De ki: 'Allah'tır.' De ki: 'O'ndan başka nefsleri için bir faydaya ve bir zarara sahip olmayan koruyucular mı edindiniz?' De ki: 'Kör ve gören eşit olur mu? Veya karanlıklar ve ışık eşit olur mu? Yoksa Allah'a, O'nun yaratması gibi yaratan ortaklar kıldılar da yaratılış onlara benzer mi göründü?' De ki: 'Allah her şeyin Yaratanıdır. Ve O, Bir'dir, Ezen'dir.'
Fatır 35:20
·
Kuran-ı Kerim
وَلَا ٱلظُّلُمَٰتُ وَلَا ٱلنُّورُ
Ve ne karanlıklar ne de ışık.
Örnek Ayetler (2)
Bakara 2:17
·
Kuran-ı Kerim
مَثَلُهُمۡ كَمَثَلِ ٱلَّذِي ٱسۡتَوۡقَدَ نَارٗا فَلَمَّآ أَضَآءَتۡ مَا حَوۡلَهُۥ ذَهَبَ ٱللَّهُ بِنُورِهِمۡ وَتَرَكَهُمۡ فِي ظُلُمَٰتٖ لَّا يُبۡصِرُونَ
Onların durumu, ateş yakan kimsenin durumu gibidir, bunun üzerine etrafındaki şeyi aydınlattığı zaman, Allah onların ışığını alıp götürdü ve onları karanlıklar içinde bıraktı, görmezler.
Zümer 39:6
·
Kuran-ı Kerim
خَلَقَكُم مِّن نَّفۡسٖ وَٰحِدَةٖ ثُمَّ جَعَلَ مِنۡهَا زَوۡجَهَا وَأَنزَلَ لَكُم مِّنَ ٱلۡأَنۡعَٰمِ ثَمَٰنِيَةَ أَزۡوَٰجٖۚ يَخۡلُقُكُمۡ فِي بُطُونِ أُمَّهَٰتِكُمۡ خَلۡقٗا مِّنۢ بَعۡدِ خَلۡقٖ فِي ظُلُمَٰتٖ ثَلَٰثٖۚ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمۡ لَهُ ٱلۡمُلۡكُۖ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَۖ فَأَنَّىٰ تُصۡرَفُونَ
'Sizi bir nefsten yarattı, sonra ondan onun eşini kıldı ve sizin için hayvanlardan sekiz eş indirdi. Sizi annelerinizin karınları içinde, üç karanlık içinde bir yaratılıştan sonra bir yaratılışla yaratır. İşte bu sizin Rabbiniz Allah'tır; egemenlik O'nundur. O'ndan başka hiçbir ilah yoktur; öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?'
Örnek Ayetler (1)
Nur 24:40
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَظُلُمَٰتٖ فِي بَحۡرٖ لُّجِّيّٖ يَغۡشَىٰهُ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ سَحَابٞۚ ظُلُمَٰتُۢ بَعۡضُهَا فَوۡقَ بَعۡضٍ إِذَآ أَخۡرَجَ يَدَهُۥ لَمۡ يَكَدۡ يَرَىٰهَاۗ وَمَن لَّمۡ يَجۡعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورٗا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ
Veya derin bir deniz içindeki karanlıklar gibidir; onu bir dalga kaplar, onun üstünden bir dalga, onun üstünden bir bulut. Onların bir kısmı bir kısmının üstünde karanlıklardır. Elini çıkardığı zaman neredeyse onu görmez. Ve Allah kime bir ışık yapmazsa, o halde onun için bir ışık yoktur.
Örnek Ayetler (1)
Nur 24:40
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَظُلُمَٰتٖ فِي بَحۡرٖ لُّجِّيّٖ يَغۡشَىٰهُ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ مَوۡجٞ مِّن فَوۡقِهِۦ سَحَابٞۚ ظُلُمَٰتُۢ بَعۡضُهَا فَوۡقَ بَعۡضٍ إِذَآ أَخۡرَجَ يَدَهُۥ لَمۡ يَكَدۡ يَرَىٰهَاۗ وَمَن لَّمۡ يَجۡعَلِ ٱللَّهُ لَهُۥ نُورٗا فَمَا لَهُۥ مِن نُّورٍ
Veya derin bir deniz içindeki karanlıklar gibidir; onu bir dalga kaplar, onun üstünden bir dalga, onun üstünden bir bulut. Onların bir kısmı bir kısmının üstünde karanlıklardır. Elini çıkardığı zaman neredeyse onu görmez. Ve Allah kime bir ışık yapmazsa, o halde onun için bir ışık yoktur.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:19
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ كَصَيِّبٖ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ فِيهِ ظُلُمَٰتٞ وَرَعۡدٞ وَبَرۡقٞ يَجۡعَلُونَ أَصَٰبِعَهُمۡ فِيٓ ءَاذَانِهِم مِّنَ ٱلصَّوَٰعِقِ حَذَرَ ٱلۡمَوۡتِۚ وَٱللَّهُ مُحِيطُۢ بِٱلۡكَٰفِرِينَ
Veya gökten gelen bir sağanak gibidir, içinde karanlıklar, gök gürültüsü ve şimşek vardır. Ölüm korkusuyla yıldırımlardan dolayı parmaklarını kulaklarının içine koyarlar. Ve Allah örtenleri kuşatandır.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Ali İmran 3:108
·
Kuran-ı Kerim
تِلۡكَ ءَايَٰتُ ٱللَّهِ نَتۡلُوهَا عَلَيۡكَ بِٱلۡحَقِّۗ وَمَا ٱللَّهُ يُرِيدُ ظُلۡمٗا لِّلۡعَٰلَمِينَ
İşte bunlar Allah'ın ayetleridir. Onları sana gerçek ile okuyoruz. Ve Allah alemler için bir zulüm istemiyor.
Taha 20:111
·
Kuran-ı Kerim
۞وَعَنَتِ ٱلۡوُجُوهُ لِلۡحَيِّ ٱلۡقَيُّومِۖ وَقَدۡ خَابَ مَنۡ حَمَلَ ظُلۡمٗا
Ve yüzler Diri olana, Ayakta Duran olana boyun eğmiştir. Ve zulüm yüklenen kimse kesinlikle hüsrana uğramıştır.
Taha 20:112
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يَعۡمَلۡ مِنَ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَلَا يَخَافُ ظُلۡمٗا وَلَا هَضۡمٗا
Ve kim inanan iken düzeltici işlerden yaparsa, böylece ne zulümden ne de hakkının yenmesinden korkar.
Furkan 25:4
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِنۡ هَٰذَآ إِلَّآ إِفۡكٌ ٱفۡتَرَىٰهُ وَأَعَانَهُۥ عَلَيۡهِ قَوۡمٌ ءَاخَرُونَۖ فَقَدۡ جَآءُو ظُلۡمٗا وَزُورٗا
Ve örtenler dediler: 'Bu, onun uydurduğu bir yalandan başkası değildir ve başka bir topluluk da ona bu konuda yardım etmiştir.' Böylece kesinlikle bir zulüm ve bir yalan getirdiler.
Neml 27:14
·
Kuran-ı Kerim
وَجَحَدُواْ بِهَا وَٱسۡتَيۡقَنَتۡهَآ أَنفُسُهُمۡ ظُلۡمٗا وَعُلُوّٗاۚ فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلۡمُفۡسِدِينَ
Ve nefisleri onlara kesin olarak inandığı halde, zulüm ve büyüklük taslayarak onları inkar ettiler. Bunun üzerine bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bak.
Örnek Ayetler (3)
En'am 6:131
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكَ أَن لَّمۡ يَكُن رَّبُّكَ مُهۡلِكَ ٱلۡقُرَىٰ بِظُلۡمٖ وَأَهۡلُهَا غَٰفِلُونَ
İşte bu, onun halkı habersizlerken Rabbinin şehirleri zulüm ile helak edici olmamasındandır.
Hud 11:117
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا كَانَ رَبُّكَ لِيُهۡلِكَ ٱلۡقُرَىٰ بِظُلۡمٖ وَأَهۡلُهَا مُصۡلِحُونَ
Ve Rabbin, halkı düzeltici kimselerken şehirleri zulümle helak edecek değildi.
Hac 22:25
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِ ٱلَّذِي جَعَلۡنَٰهُ لِلنَّاسِ سَوَآءً ٱلۡعَٰكِفُ فِيهِ وَٱلۡبَادِۚ وَمَن يُرِدۡ فِيهِ بِإِلۡحَادِۭ بِظُلۡمٖ نُّذِقۡهُ مِنۡ عَذَابٍ أَلِيمٖ
Şüphesiz örten ve Allah'ın yolundan ve onda kalan ile dışarıdan gelenin eşit olduğu, insanlar için kıldığımız kutsal mescitten alıkoyan kimseler; ve kim onda zulüm ile sapmak isterse, ona acı verici azaptan tattırırız.
Örnek Ayetler (2)
Maide 5:39
·
Kuran-ı Kerim
فَمَن تَابَ مِنۢ بَعۡدِ ظُلۡمِهِۦ وَأَصۡلَحَ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَتُوبُ عَلَيۡهِۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٌ
O halde kim zulmünden sonra dönerse ve düzeltirse, o halde şüphesiz Allah ona döner. Şüphesiz Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Şura 42:41
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمَنِ ٱنتَصَرَ بَعۡدَ ظُلۡمِهِۦ فَأُوْلَـٰٓئِكَ مَا عَلَيۡهِم مِّن سَبِيلٍ
Ve kesinlikle kim zulmünün sonrasında yardımlaşırsa, işte onlar, onların üzerine bir yol yoktur.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:153
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡـَٔلُكَ أَهۡلُ ٱلۡكِتَٰبِ أَن تُنَزِّلَ عَلَيۡهِمۡ كِتَٰبٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِۚ فَقَدۡ سَأَلُواْ مُوسَىٰٓ أَكۡبَرَ مِن ذَٰلِكَ فَقَالُوٓاْ أَرِنَا ٱللَّهَ جَهۡرَةٗ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّـٰعِقَةُ بِظُلۡمِهِمۡۚ ثُمَّ ٱتَّخَذُواْ ٱلۡعِجۡلَ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ فَعَفَوۡنَا عَن ذَٰلِكَۚ وَءَاتَيۡنَا مُوسَىٰ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينٗا
Kitap ehli, gökten onlara bir kitap indirmeni senden istiyor. Kesinlikle Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve 'Allah'ı bize açıkça göster' demişlerdi. Bunun üzerine zulümleri sebebiyle onları yıldırım yakaladı. Sonra açık deliller onlara geldikten sonra buzağıyı edindiler. Bunun üzerine bunu sildik ve Musa'ya apaçık bir yetki verdik.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:30
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يَفۡعَلۡ ذَٰلِكَ عُدۡوَٰنٗا وَظُلۡمٗا فَسَوۡفَ نُصۡلِيهِ نَارٗاۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ يَسِيرًا
Ve kim bunu bir düşmanlık ve bir zulümle yaparsa, bunun üzerine ileride onu bir ateşe sokacağız. Ve işte bu Allah üzerine kolaydır.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:10
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يَأۡكُلُونَ أَمۡوَٰلَ ٱلۡيَتَٰمَىٰ ظُلۡمًا إِنَّمَا يَأۡكُلُونَ فِي بُطُونِهِمۡ نَارٗاۖ وَسَيَصۡلَوۡنَ سَعِيرٗا
Şüphesiz yetimlerin mallarını zulümle yiyen kimseler, karınlarının içine ancak bir ateş yerler. Ve alevli ateşe gireceklerdir.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:160
·
Kuran-ı Kerim
فَبِظُلۡمٖ مِّنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْ حَرَّمۡنَا عَلَيۡهِمۡ طَيِّبَٰتٍ أُحِلَّتۡ لَهُمۡ وَبِصَدِّهِمۡ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ كَثِيرٗا
Dönen kimselerden olan zulüm sebebiyle ve Allah'ın yolundan çokça alıkoymaları sebebiyle onlara helal kılınmış temiz şeyleri onlara haram kıldık.