48
Kullanım
7
Lemma
31
Türev
50
Anlam
7 lemma, 31 türev form
Örnek Ayetler (1)
İnsan 76:8
·
Kuran-ı Kerim
وَيُطۡعِمُونَ ٱلطَّعَامَ عَلَىٰ حُبِّهِۦ مِسۡكِينٗا وَيَتِيمٗا وَأَسِيرًا
Ve yemeği, onun sevgisine rağmen yoksula, yetime ve esire yedirirler.
Örnek Ayetler (1)
İnsan 76:9
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّمَا نُطۡعِمُكُمۡ لِوَجۡهِ ٱللَّهِ لَا نُرِيدُ مِنكُمۡ جَزَآءٗ وَلَا شُكُورًا
Ancak size Allah'ın yüzü için yediriyoruz; sizden ne bir karşılık ne bir teşekkür istiyoruz.
Örnek Ayetler (1)
Kureyş 106:4
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِيٓ أَطۡعَمَهُم مِّن جُوعٖ وَءَامَنَهُم مِّنۡ خَوۡفِۭ
O ki onları açlıktan doyurdu ve onlara korkudan güven verdi.
Örnek Ayetler (1)
En'am 6:14
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَغَيۡرَ ٱللَّهِ أَتَّخِذُ وَلِيّٗا فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَهُوَ يُطۡعِمُ وَلَا يُطۡعَمُۗ قُلۡ إِنِّيٓ أُمِرۡتُ أَنۡ أَكُونَ أَوَّلَ مَنۡ أَسۡلَمَۖ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ
De ki: 'Gökleri ve yeri yaran, O yedirir ve yedirilmezken, Allah'ın başkasını mı bir koruyucu edineyim?' De ki: 'Şüphesiz ben teslim olan kimsenin ilki olmakla emrolundum.' Ve kesinlikle ortak koşanlardan olma.
Örnek Ayetler (1)
Zariyat 51:57
·
Kuran-ı Kerim
مَآ أُرِيدُ مِنۡهُم مِّن رِّزۡقٖ وَمَآ أُرِيدُ أَن يُطۡعِمُونِ
Onlardan hiçbir rızık istemiyorum ve beni doyurmalarını istemiyorum.
Örnek Ayetler (1)
Müddessir 74:44
·
Kuran-ı Kerim
وَلَمۡ نَكُ نُطۡعِمُ ٱلۡمِسۡكِينَ
Ve yoksulu doyurmuyorduk.
Örnek Ayetler (1)
En'am 6:14
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَغَيۡرَ ٱللَّهِ أَتَّخِذُ وَلِيّٗا فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ وَهُوَ يُطۡعِمُ وَلَا يُطۡعَمُۗ قُلۡ إِنِّيٓ أُمِرۡتُ أَنۡ أَكُونَ أَوَّلَ مَنۡ أَسۡلَمَۖ وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلۡمُشۡرِكِينَ
De ki: 'Gökleri ve yeri yaran, O yedirir ve yedirilmezken, Allah'ın başkasını mı bir koruyucu edineyim?' De ki: 'Şüphesiz ben teslim olan kimsenin ilki olmakla emrolundum.' Ve kesinlikle ortak koşanlardan olma.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:249
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا فَصَلَ طَالُوتُ بِٱلۡجُنُودِ قَالَ إِنَّ ٱللَّهَ مُبۡتَلِيكُم بِنَهَرٖ فَمَن شَرِبَ مِنۡهُ فَلَيۡسَ مِنِّي وَمَن لَّمۡ يَطۡعَمۡهُ فَإِنَّهُۥ مِنِّيٓ إِلَّا مَنِ ٱغۡتَرَفَ غُرۡفَةَۢ بِيَدِهِۦۚ فَشَرِبُواْ مِنۡهُ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنۡهُمۡۚ فَلَمَّا جَاوَزَهُۥ هُوَ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مَعَهُۥ قَالُواْ لَا طَاقَةَ لَنَا ٱلۡيَوۡمَ بِجَالُوتَ وَجُنُودِهِۦۚ قَالَ ٱلَّذِينَ يَظُنُّونَ أَنَّهُم مُّلَٰقُواْ ٱللَّهِ كَم مِّن فِئَةٖ قَلِيلَةٍ غَلَبَتۡ فِئَةٗ كَثِيرَةَۢ بِإِذۡنِ ٱللَّهِۗ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّـٰبِرِينَ
Talut ordularla ayrıldığında 'Şüphesiz Allah sizi bir nehirle sınayandır; kim ondan içerse benden değildir, kim onu tatmazsa şüphesiz o bendendir, eliyle bir avuç avuçlayan kimse hariç' demişti. Bunun üzerine onlardan azı hariç ondan içtiler. O ve onunla inanan kimseler onu geçtiğinde 'Bugün Calut'a ve ordularına bizim için güç yoktur' dediler. Allah'a kavuşacakları zannında bulunan kimseler 'Nice az grup, Allah'ın izniyle çok gruba galip gelmiştir' dediler. Ve Allah sabredenlerle beraberdir.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:93
·
Kuran-ı Kerim
لَيۡسَ عَلَى ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ جُنَاحٞ فِيمَا طَعِمُوٓاْ إِذَا مَا ٱتَّقَواْ وَّءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ ثُمَّ ٱتَّقَواْ وَّءَامَنُواْ ثُمَّ ٱتَّقَواْ وَّأَحۡسَنُواْۚ وَٱللَّهُ يُحِبُّ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
İnanan ve iyileri yapan kimselerin üzerine, sakındıkları, inandıkları ve iyileri yaptıkları, sonra sakındıkları ve inandıkları, sonra sakındıkları ve iyilik ettikleri zaman yediklerinde bir günah yoktur. Ve Allah iyilik edenleri sever.
Örnek Ayetler (1)
Ahzab 33:53
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَدۡخُلُواْ بُيُوتَ ٱلنَّبِيِّ إِلَّآ أَن يُؤۡذَنَ لَكُمۡ إِلَىٰ طَعَامٍ غَيۡرَ نَٰظِرِينَ إِنَىٰهُ وَلَٰكِنۡ إِذَا دُعِيتُمۡ فَٱدۡخُلُواْ فَإِذَا طَعِمۡتُمۡ فَٱنتَشِرُواْ وَلَا مُسۡتَـٔۡنِسِينَ لِحَدِيثٍۚ إِنَّ ذَٰلِكُمۡ كَانَ يُؤۡذِي ٱلنَّبِيَّ فَيَسۡتَحۡيِۦ مِنكُمۡۖ وَٱللَّهُ لَا يَسۡتَحۡيِۦ مِنَ ٱلۡحَقِّۚ وَإِذَا سَأَلۡتُمُوهُنَّ مَتَٰعٗا فَسۡـَٔلُوهُنَّ مِن وَرَآءِ حِجَابٖۚ ذَٰلِكُمۡ أَطۡهَرُ لِقُلُوبِكُمۡ وَقُلُوبِهِنَّۚ وَمَا كَانَ لَكُمۡ أَن تُؤۡذُواْ رَسُولَ ٱللَّهِ وَلَآ أَن تَنكِحُوٓاْ أَزۡوَٰجَهُۥ مِنۢ بَعۡدِهِۦٓ أَبَدًاۚ إِنَّ ذَٰلِكُمۡ كَانَ عِندَ ٱللَّهِ عَظِيمًا
Ey inananlar, onun vaktini beklemeden, size bir yemeğe izin verilmesi hariç nebinin evlerine girmeyin. Fakat çağrıldığınızda girin, yediğinizde de söze dalmadan dağılın. Şüphesiz bu nebiye eziyet veriyordu da sizden utanıyordu. Ve Allah gerçekten utanmaz. Ve onlardan bir eşya istediğinizde, onlardan bir perdenin arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz ve onların kalpleri için daha temizdir. Ve Allah'ın resulüne eziyet etmeniz ve ondan sonra onun eşlerini ebediyen nikahlamanız sizin için olmaz. Şüphesiz bu Allah'ın katında büyüktür.
Örnek Ayetler (1)
En'am 6:145
·
Kuran-ı Kerim
قُل لَّآ أَجِدُ فِي مَآ أُوحِيَ إِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلَىٰ طَاعِمٖ يَطۡعَمُهُۥٓ إِلَّآ أَن يَكُونَ مَيۡتَةً أَوۡ دَمٗا مَّسۡفُوحًا أَوۡ لَحۡمَ خِنزِيرٖ فَإِنَّهُۥ رِجۡسٌ أَوۡ فِسۡقًا أُهِلَّ لِغَيۡرِ ٱللَّهِ بِهِۦۚ فَمَنِ ٱضۡطُرَّ غَيۡرَ بَاغٖ وَلَا عَادٖ فَإِنَّ رَبَّكَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
De ki: 'Bana vahiy olunan içinde, onu yiyen bir yiyene yasaklanmış bulmuyorum; ölü veya akıtılmış kan veya domuz eti olması hariç, çünkü şüphesiz o bir pisliktir, veya yoldan çıkış olarak onunla Allah'tan başkasına adanan hariç.' Böylece kim azgın ve sınırı aşan olmaksızın zorunda kalırsa, böylece şüphesiz senin Rabbin Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Örnek Ayetler (1)
En'am 6:138
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالُواْ هَٰذِهِۦٓ أَنۡعَٰمٞ وَحَرۡثٌ حِجۡرٞ لَّا يَطۡعَمُهَآ إِلَّا مَن نَّشَآءُ بِزَعۡمِهِمۡ وَأَنۡعَٰمٌ حُرِّمَتۡ ظُهُورُهَا وَأَنۡعَٰمٞ لَّا يَذۡكُرُونَ ٱسۡمَ ٱللَّهِ عَلَيۡهَا ٱفۡتِرَآءً عَلَيۡهِۚ سَيَجۡزِيهِم بِمَا كَانُواْ يَفۡتَرُونَ
Ve iddialarına göre dediler: 'Bunlar yasaklanmış hayvanlar ve ekindir, dilediğimiz kimseden başkası onu yemez; ve sırtları yasaklanmış hayvanlardır; ve O'na uydurarak üzerlerine Allah'ın adını anmadıkları hayvanlardır.' Uydurduklarıyla onlara karşılık verecektir.
Örnek Ayetler (1)
Maide 5:89
·
Kuran-ı Kerim
لَا يُؤَاخِذُكُمُ ٱللَّهُ بِٱللَّغۡوِ فِيٓ أَيۡمَٰنِكُمۡ وَلَٰكِن يُؤَاخِذُكُم بِمَا عَقَّدتُّمُ ٱلۡأَيۡمَٰنَۖ فَكَفَّـٰرَتُهُۥٓ إِطۡعَامُ عَشَرَةِ مَسَٰكِينَ مِنۡ أَوۡسَطِ مَا تُطۡعِمُونَ أَهۡلِيكُمۡ أَوۡ كِسۡوَتُهُمۡ أَوۡ تَحۡرِيرُ رَقَبَةٖۖ فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ ثَلَٰثَةِ أَيَّامٖۚ ذَٰلِكَ كَفَّـٰرَةُ أَيۡمَٰنِكُمۡ إِذَا حَلَفۡتُمۡۚ وَٱحۡفَظُوٓاْ أَيۡمَٰنَكُمۡۚ كَذَٰلِكَ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ ءَايَٰتِهِۦ لَعَلَّكُمۡ تَشۡكُرُونَ
Allah yeminlerinizin içindeki boş söz sebebiyle sizi sorumlu tutmaz, ve lakin bağladığınız yeminler sebebiyle sizi sorumlu tutar. Bunun üzerine onun kefareti, ailenize yedirdiğiniz şeyin ortalamasından on yoksula yedirmektir veya onları giydirmektir veya bir boynu özgürleştirmektir. Bunun üzerine kim bulamazsa o zaman üç gün oruçtur. Bu, yemin ettiğiniz zaman yeminlerinizin kefaretidir. Ve yeminlerinizi koruyun. Böylece Allah size ayetlerini açıklar, umulur ki şükredersiniz.
Örnek Ayetler (1)
Beled 90:14
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ إِطۡعَٰمٞ فِي يَوۡمٖ ذِي مَسۡغَبَةٖ
Veya açlık sahibi bir günde yedirmektir,
Örnek Ayetler (1)
Mücadele 58:4
·
Kuran-ı Kerim
فَمَن لَّمۡ يَجِدۡ فَصِيَامُ شَهۡرَيۡنِ مُتَتَابِعَيۡنِ مِن قَبۡلِ أَن يَتَمَآسَّاۖ فَمَن لَّمۡ يَسۡتَطِعۡ فَإِطۡعَامُ سِتِّينَ مِسۡكِينٗاۚ ذَٰلِكَ لِتُؤۡمِنُواْ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦۚ وَتِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۗ وَلِلۡكَٰفِرِينَ عَذَابٌ أَلِيمٌ
Böylece kim bulamazsa, ikisinin birbirine dokunmasından önce peş peşe iki ay oruç tutmaktır. Böylece kim güç yetiremezse, altmış yoksulu doyurmaktır. İşte bu, Allah'a ve O'nun resulüne inanasınız diyedir. Ve işte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Ve örtenler için acı verici bir azap vardır.
Örnek Ayetler (1)
Muhammed 47:15
·
Kuran-ı Kerim
مَّثَلُ ٱلۡجَنَّةِ ٱلَّتِي وُعِدَ ٱلۡمُتَّقُونَۖ فِيهَآ أَنۡهَٰرٞ مِّن مَّآءٍ غَيۡرِ ءَاسِنٖ وَأَنۡهَٰرٞ مِّن لَّبَنٖ لَّمۡ يَتَغَيَّرۡ طَعۡمُهُۥ وَأَنۡهَٰرٞ مِّنۡ خَمۡرٖ لَّذَّةٖ لِّلشَّـٰرِبِينَ وَأَنۡهَٰرٞ مِّنۡ عَسَلٖ مُّصَفّٗىۖ وَلَهُمۡ فِيهَا مِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ وَمَغۡفِرَةٞ مِّن رَّبِّهِمۡۖ كَمَنۡ هُوَ خَٰلِدٞ فِي ٱلنَّارِ وَسُقُواْ مَآءً حَمِيمٗا فَقَطَّعَ أَمۡعَآءَهُمۡ
Sakınanlara söz verilen bahçenin örneği: Onun içinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenler için lezzetli sarhoş ediciden ırmaklar ve süzülmüş baldan ırmaklar vardır. Ve onun içinde onlar için her ürünlerden ve onların Rabbinden bir örtme vardır. Ateşin içinde kalıcı olan ve kaynar bir su içirilip böylece bağırsaklarını parçalayan kimse gibi midir?
Örnek Ayetler (1)
Kehf 18:77
·
Kuran-ı Kerim
فَٱنطَلَقَا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَتَيَآ أَهۡلَ قَرۡيَةٍ ٱسۡتَطۡعَمَآ أَهۡلَهَا فَأَبَوۡاْ أَن يُضَيِّفُوهُمَا فَوَجَدَا فِيهَا جِدَارٗا يُرِيدُ أَن يَنقَضَّ فَأَقَامَهُۥۖ قَالَ لَوۡ شِئۡتَ لَتَّخَذۡتَ عَلَيۡهِ أَجۡرٗا
Bunun üzerine yola çıktılar; bir şehrin halkına geldiklerinde onun halkından yiyecek istediler, fakat onları misafir etmekten kaçındılar. Orada yıkılmak isteyen bir duvar buldular, onu doğrulttu. Dedi: 'Eğer dileseydin, onun üzerine bir ücret alırdın.'
Örnek Ayetler (1)
En'am 6:145
·
Kuran-ı Kerim
قُل لَّآ أَجِدُ فِي مَآ أُوحِيَ إِلَيَّ مُحَرَّمًا عَلَىٰ طَاعِمٖ يَطۡعَمُهُۥٓ إِلَّآ أَن يَكُونَ مَيۡتَةً أَوۡ دَمٗا مَّسۡفُوحًا أَوۡ لَحۡمَ خِنزِيرٖ فَإِنَّهُۥ رِجۡسٌ أَوۡ فِسۡقًا أُهِلَّ لِغَيۡرِ ٱللَّهِ بِهِۦۚ فَمَنِ ٱضۡطُرَّ غَيۡرَ بَاغٖ وَلَا عَادٖ فَإِنَّ رَبَّكَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
De ki: 'Bana vahiy olunan içinde, onu yiyen bir yiyene yasaklanmış bulmuyorum; ölü veya akıtılmış kan veya domuz eti olması hariç, çünkü şüphesiz o bir pisliktir, veya yoldan çıkış olarak onunla Allah'tan başkasına adanan hariç.' Böylece kim azgın ve sınırı aşan olmaksızın zorunda kalırsa, böylece şüphesiz senin Rabbin Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.