Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

ش ه د

ş-h-d — Kök Analizi

ش ه د

159

Kullanım

8

Lemma

77

Türev

95

Anlam

8 lemma, 77 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَشَاهِدٖ

ve-şahidin

ve şahitlik edene, şahitlik eden, gören, hazır bulunan

İsim
1

شُهُودًا

şuhuden

hazır bulunanlar, hazır bulunan, tanık, şahit

İsim
1

شُهُودٞ

şuhudun

hazır bulunanlar, hazır bulunan, tanık, şahit

İsim
1

شُهُودٗا

şuhuden

şahitler, şahit, hazır bulunan, gören

Sıfat
1

شَهِدَ

Lemma

şehide

hazır bulundu, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
4

يَشۡهَدُ

yeşhedu

hazır bulunur, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
4

يَشۡهَدُونَ

yeşhedune

hazır bulunurlar, hazır bulunmak, görmek, tanıklık etmek

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

Nisa 4:166

·

Kuran-ı Kerim

لَّـٰكِنِ ٱللَّهُ يَشۡهَدُ بِمَآ أَنزَلَ إِلَيۡكَۖ أَنزَلَهُۥ بِعِلۡمِهِۦۖ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ يَشۡهَدُونَۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًا

Fakat Allah sana indirdiğine tanıklık eder; onu kendi bilgisiyle indirdi. Ve melekler tanıklık ederler. Ve tanık olarak Allah yeter.

En'am 6:150

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشۡهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَٰذَاۖ فَإِن شَهِدُواْ فَلَا تَشۡهَدۡ مَعَهُمۡۚ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمۡ يَعۡدِلُونَ

De ki: 'Allah'ın bunu yasakladığına tanıklık eden tanıklarınızı getirin.' Böylece eğer tanıklık ederlerse bunun üzerine onlarla beraber tanıklık etme; ve ayetlerimizi yalanlayan kimselerin ve ahirete inanmayan kimselerin arzularına uyma, ve onlar Rablerine denk tutarlar.

Enbiya 21:61

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ فَأۡتُواْ بِهِۦ عَلَىٰٓ أَعۡيُنِ ٱلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَشۡهَدُونَ

Dediler: 'Öyleyse onu insanların gözleri üzerine getirin, umulur ki onlar tanıklık ederler.'

Furkan 25:72

·

Kuran-ı Kerim

وَٱلَّذِينَ لَا يَشۡهَدُونَ ٱلزُّورَ وَإِذَا مَرُّواْ بِٱللَّغۡوِ مَرُّواْ كِرَامٗا

Ve onlar yalana tanıklık etmezler ve boş söze uğradıklarında onurlu olarak geçerler.

شَهِدۡنَآ

şehidna

hazır bulunduk, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
2

تَشۡهَدُونَ

teşhedune

hazır bulunursunuz, hazır bulunmak, görmek, tanıklık etmek

Fiil
2

وَٱشۡهَدۡ

ve-şhed

ve hazır bulun, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
2

شَهِدُواْ

şehidu

hazır bulundular, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
2

شَهِدۡنَا

şehidna

hazır bulunduk, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
2

وَشَهِدُواْ

ve-şehidu

ve hazır bulundular, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
2

وَشَهِدَ

ve-şehide

ve hazır bulundu, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
2

تَشۡهَدُ

teşhedu

tanıklık eder, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
1

تَشۡهَدۡ

teşhed

hazır bulunursun, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
1

ٱشۡهَدُواْ

işhedu

hazır bulunun, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
1

شَهِدتُّمۡ

şehidtum

hazır bulundunuz, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
1

وَٱشۡهَدُوٓاْ

ve'şhedu

ve hazır bulunun, hazır bulunmak, tanıklık etmek, görmek

Fiil
1

فَٱشۡهَدُواْ

fe-şhedu

o halde hazır bulunun, hazır bulunmak, tanıklık etmek, şahit olmak

Fiil
1

وَشَاهِدٖ

ve-şahidinve şahitlik edene

1

شُهُودًا

şuhudenhazır bulunanlar

1

شُهُودٞ

şuhudunhazır bulunanlar

1

شُهُودٗا

şuhudenşahitler

1

شَهِدَ

Lemma

şehidehazır bulundu

4

يَشۡهَدُ

yeşheduhazır bulunur

4

يَشۡهَدُونَ

yeşhedunehazır bulunurlar

4

Örnek Ayetler (4)

Nisa 4:166

·

Kuran-ı Kerim

لَّـٰكِنِ ٱللَّهُ يَشۡهَدُ بِمَآ أَنزَلَ إِلَيۡكَۖ أَنزَلَهُۥ بِعِلۡمِهِۦۖ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ يَشۡهَدُونَۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًا

Fakat Allah sana indirdiğine tanıklık eder; onu kendi bilgisiyle indirdi. Ve melekler tanıklık ederler. Ve tanık olarak Allah yeter.

En'am 6:150

·

Kuran-ı Kerim

قُلۡ هَلُمَّ شُهَدَآءَكُمُ ٱلَّذِينَ يَشۡهَدُونَ أَنَّ ٱللَّهَ حَرَّمَ هَٰذَاۖ فَإِن شَهِدُواْ فَلَا تَشۡهَدۡ مَعَهُمۡۚ وَلَا تَتَّبِعۡ أَهۡوَآءَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُواْ بِـَٔايَٰتِنَا وَٱلَّذِينَ لَا يُؤۡمِنُونَ بِٱلۡأٓخِرَةِ وَهُم بِرَبِّهِمۡ يَعۡدِلُونَ

De ki: 'Allah'ın bunu yasakladığına tanıklık eden tanıklarınızı getirin.' Böylece eğer tanıklık ederlerse bunun üzerine onlarla beraber tanıklık etme; ve ayetlerimizi yalanlayan kimselerin ve ahirete inanmayan kimselerin arzularına uyma, ve onlar Rablerine denk tutarlar.

Enbiya 21:61

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ فَأۡتُواْ بِهِۦ عَلَىٰٓ أَعۡيُنِ ٱلنَّاسِ لَعَلَّهُمۡ يَشۡهَدُونَ

Dediler: 'Öyleyse onu insanların gözleri üzerine getirin, umulur ki onlar tanıklık ederler.'

Furkan 25:72

·

Kuran-ı Kerim

وَٱلَّذِينَ لَا يَشۡهَدُونَ ٱلزُّورَ وَإِذَا مَرُّواْ بِٱللَّغۡوِ مَرُّواْ كِرَامٗا

Ve onlar yalana tanıklık etmezler ve boş söze uğradıklarında onurlu olarak geçerler.

شَهِدۡنَآ

şehidnahazır bulunduk

2

تَشۡهَدُونَ

teşhedunehazır bulunursunuz

2

وَٱشۡهَدۡ

ve-şhedve hazır bulun

2

شَهِدُواْ

şehiduhazır bulundular

2

شَهِدۡنَا

şehidnahazır bulunduk

2

وَشَهِدُواْ

ve-şehiduve hazır bulundular

2

وَشَهِدَ

ve-şehideve hazır bulundu

2

تَشۡهَدُ

teşhedutanıklık eder

1

تَشۡهَدۡ

teşhedhazır bulunursun

1

ٱشۡهَدُواْ

işheduhazır bulunun

1

شَهِدتُّمۡ

şehidtumhazır bulundunuz

1

وَٱشۡهَدُوٓاْ

ve'şheduve hazır bulunun

1

فَٱشۡهَدُواْ

fe-şheduo halde hazır bulunun

1