292
Kullanım
14
Lemma
100
Türev
115
Anlam
14 lemma, 100 türev form
Örnek Ayetler (1)
Naziat 79:43
·
Kuran-ı Kerim
فِيمَ أَنتَ مِن ذِكۡرَىٰهَآ
Sen onun anılmasından neydesin?
Örnek Ayetler (1)
Abese 80:4
·
Kuran-ı Kerim
أَوۡ يَذَّكَّرُ فَتَنفَعَهُ ٱلذِّكۡرَىٰٓ
Veya hatırlar, böylece hatırlatma ona fayda verir.
Örnek Ayetler (1)
Muhammed 47:18
·
Kuran-ı Kerim
فَهَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّا ٱلسَّاعَةَ أَن تَأۡتِيَهُم بَغۡتَةٗۖ فَقَدۡ جَآءَ أَشۡرَاطُهَاۚ فَأَنَّىٰ لَهُمۡ إِذَا جَآءَتۡهُمۡ ذِكۡرَىٰهُمۡ
O halde saatin onlara ansızın gelmesinden başkasını mı bekliyorlar? Böylece muhakkak onun işaretleri geldi. O halde onlara geldiği zaman onların hatırlaması onlar için nasıl olur?
Örnek Ayetler (1)
Sad 38:46
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّآ أَخۡلَصۡنَٰهُم بِخَالِصَةٖ ذِكۡرَى ٱلدَّارِ
Şüphesiz biz onları yurdu hatırlama olan arı bir özellikle arındırdık.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Maide 5:13
·
Kuran-ı Kerim
فَبِمَا نَقۡضِهِم مِّيثَٰقَهُمۡ لَعَنَّـٰهُمۡ وَجَعَلۡنَا قُلُوبَهُمۡ قَٰسِيَةٗۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ عَن مَّوَاضِعِهِۦ وَنَسُواْ حَظّٗا مِّمَّا ذُكِّرُواْ بِهِۦۚ وَلَا تَزَالُ تَطَّلِعُ عَلَىٰ خَآئِنَةٖ مِّنۡهُمۡ إِلَّا قَلِيلٗا مِّنۡهُمۡۖ فَٱعۡفُ عَنۡهُمۡ وَٱصۡفَحۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلۡمُحۡسِنِينَ
Sözleşmelerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve onların kalplerini katı kıldık. Kelimeleri yerlerinden değiştirirler ve onunla hatırlatıldıkları şeyden bir payı unuttular. Ve onlardan azı hariç onlardan bir hainlik üzerine görmeye devam edersin. Böylece onlardan sil ve vazgeç. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.
Maide 5:14
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ إِنَّا نَصَٰرَىٰٓ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَهُمۡ فَنَسُواْ حَظّٗا مِّمَّا ذُكِّرُواْ بِهِۦ فَأَغۡرَيۡنَا بَيۡنَهُمُ ٱلۡعَدَاوَةَ وَٱلۡبَغۡضَآءَ إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ وَسَوۡفَ يُنَبِّئُهُمُ ٱللَّهُ بِمَا كَانُواْ يَصۡنَعُونَ
Ve 'Şüphesiz biz Nasranileriz' diyen kimselerden onların sözleşmesini aldık. Böylece onunla hatırlatıldıkları şeyden bir payı unuttular. Böylece kalkış gününe kadar onların arasına düşmanlığı ve kini kışkırttık. Ve Allah yapıyor oldukları şeyi ileride onlara haber verecektir.
En'am 6:44
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا نَسُواْ مَا ذُكِّرُواْ بِهِۦ فَتَحۡنَا عَلَيۡهِمۡ أَبۡوَٰبَ كُلِّ شَيۡءٍ حَتَّىٰٓ إِذَا فَرِحُواْ بِمَآ أُوتُوٓاْ أَخَذۡنَٰهُم بَغۡتَةٗ فَإِذَا هُم مُّبۡلِسُونَ
Onunla hatırlatıldıkları şeyi unuttukları zaman, her şeyin kapılarını onların üzerine açtık. Hatta kendilerine verilen şeyle sevindikleri zaman onları ansızın yakaladık ve bir de bakarsın onlar umutsuzluğa düşenlerdir.
A'raf 7:165
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا نَسُواْ مَا ذُكِّرُواْ بِهِۦٓ أَنجَيۡنَا ٱلَّذِينَ يَنۡهَوۡنَ عَنِ ٱلسُّوٓءِ وَأَخَذۡنَا ٱلَّذِينَ ظَلَمُواْ بِعَذَابِۭ بَـِٔيسِۭ بِمَا كَانُواْ يَفۡسُقُونَ
Fakat onunla hatırlatıldıkları şeyi unuttuklarında, kötülükten yasaklayan kimseleri kurtardık ve zulmeden kimseleri yoldan çıkmakta oldukları şey sebebiyle şiddetli bir azapla aldık.
Furkan 25:73
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِّرُواْ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمۡ لَمۡ يَخِرُّواْ عَلَيۡهَا صُمّٗا وَعُمۡيَانٗا
Ve onlar, Rablerinin ayetleri hatırlatıldığında onların üzerine sağırlar ve körler olarak düşmezler.
Örnek Ayetler (4)
Kaf 50:45
·
Kuran-ı Kerim
نَّحۡنُ أَعۡلَمُ بِمَا يَقُولُونَۖ وَمَآ أَنتَ عَلَيۡهِم بِجَبَّارٖۖ فَذَكِّرۡ بِٱلۡقُرۡءَانِ مَن يَخَافُ وَعِيدِ
Biz söylediklerini daha iyi biliriz ve sen onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin. Bunun üzerine tehdidimden korkan kimseye kuran ile hatırlat.
Tur 52:29
·
Kuran-ı Kerim
فَذَكِّرۡ فَمَآ أَنتَ بِنِعۡمَتِ رَبِّكَ بِكَاهِنٖ وَلَا مَجۡنُونٍ
Bunun üzerine hatırlat; artık sen Rabbinin nimetiyle ne bir kahin ne de delirmişsin.
A'la 87:9
·
Kuran-ı Kerim
فَذَكِّرۡ إِن نَّفَعَتِ ٱلذِّكۡرَىٰ
Bunun üzerine eğer hatırlatma fayda verirse hatırlat.
Gaşiye 88:21
·
Kuran-ı Kerim
فَذَكِّرۡ إِنَّمَآ أَنتَ مُذَكِّرٞ
Bunun üzerine hatırlat, sen ancak bir hatırlatıcısın.
Örnek Ayetler (2)
Kehf 18:57
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ فَأَعۡرَضَ عَنۡهَا وَنَسِيَ مَا قَدَّمَتۡ يَدَاهُۚ إِنَّا جَعَلۡنَا عَلَىٰ قُلُوبِهِمۡ أَكِنَّةً أَن يَفۡقَهُوهُ وَفِيٓ ءَاذَانِهِمۡ وَقۡرٗاۖ وَإِن تَدۡعُهُمۡ إِلَى ٱلۡهُدَىٰ فَلَن يَهۡتَدُوٓاْ إِذًا أَبَدٗا
Ve Rabbinin ayetleri hatırlatılan, bunun üzerine onlardan yüz çeviren ve iki elinin öne sürdüğü şeyi unutan kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz biz onu anlamalarına karşı kalplerinin üzerine örtüler ve kulaklarının içinde bir ağırlık kıldık. Ve eğer onları yol göstermeye çağırırsan, o zaman asla yol bulamazlar.
Secde 32:22
·
Kuran-ı Kerim
وَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّن ذُكِّرَ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِۦ ثُمَّ أَعۡرَضَ عَنۡهَآۚ إِنَّا مِنَ ٱلۡمُجۡرِمِينَ مُنتَقِمُونَ
Ve Rabbinin ayetleriyle hatırlatılıp sonra onlardan yüz çeviren kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz biz suçlulardan öç alanlarız.
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:70
·
Kuran-ı Kerim
وَذَرِ ٱلَّذِينَ ٱتَّخَذُواْ دِينَهُمۡ لَعِبٗا وَلَهۡوٗا وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَاۚ وَذَكِّرۡ بِهِۦٓ أَن تُبۡسَلَ نَفۡسُۢ بِمَا كَسَبَتۡ لَيۡسَ لَهَا مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلِيّٞ وَلَا شَفِيعٞ وَإِن تَعۡدِلۡ كُلَّ عَدۡلٖ لَّا يُؤۡخَذۡ مِنۡهَآۗ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ أُبۡسِلُواْ بِمَا كَسَبُواْۖ لَهُمۡ شَرَابٞ مِّنۡ حَمِيمٖ وَعَذَابٌ أَلِيمُۢ بِمَا كَانُواْ يَكۡفُرُونَ
Ve dinlerini bir oyun ve bir eğlence edinen, dünya hayatının kendilerini aldattığı kimseleri bırak. Ve kazandığı şey sebebiyle bir nefsin teslim edilmemesi için onunla hatırlat; onun için Allah'ın dışında bir koruyucu ve bir aracı yoktur. Ve her dengi verse de ondan alınmaz. İşte onlar kazandıkları şey sebebiyle teslim edilen kimselerdir; örtmeleri sebebiyle onlar için kaynar sudan bir içecek ve acı verici bir azap vardır.
Zariyat 51:55
·
Kuran-ı Kerim
وَذَكِّرۡ فَإِنَّ ٱلذِّكۡرَىٰ تَنفَعُ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ
Ve hatırlat; çünkü hatırlatma inananlara fayda verir.
Örnek Ayetler (1)
Bakara 2:282
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓاْ إِذَا تَدَايَنتُم بِدَيۡنٍ إِلَىٰٓ أَجَلٖ مُّسَمّٗى فَٱكۡتُبُوهُۚ وَلۡيَكۡتُب بَّيۡنَكُمۡ كَاتِبُۢ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَلَا يَأۡبَ كَاتِبٌ أَن يَكۡتُبَ كَمَا عَلَّمَهُ ٱللَّهُۚ فَلۡيَكۡتُبۡ وَلۡيُمۡلِلِ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ وَلۡيَتَّقِ ٱللَّهَ رَبَّهُۥ وَلَا يَبۡخَسۡ مِنۡهُ شَيۡـٔٗاۚ فَإِن كَانَ ٱلَّذِي عَلَيۡهِ ٱلۡحَقُّ سَفِيهًا أَوۡ ضَعِيفًا أَوۡ لَا يَسۡتَطِيعُ أَن يُمِلَّ هُوَ فَلۡيُمۡلِلۡ وَلِيُّهُۥ بِٱلۡعَدۡلِۚ وَٱسۡتَشۡهِدُواْ شَهِيدَيۡنِ مِن رِّجَالِكُمۡۖ فَإِن لَّمۡ يَكُونَا رَجُلَيۡنِ فَرَجُلٞ وَٱمۡرَأَتَانِ مِمَّن تَرۡضَوۡنَ مِنَ ٱلشُّهَدَآءِ أَن تَضِلَّ إِحۡدَىٰهُمَا فَتُذَكِّرَ إِحۡدَىٰهُمَا ٱلۡأُخۡرَىٰۚ وَلَا يَأۡبَ ٱلشُّهَدَآءُ إِذَا مَا دُعُواْۚ وَلَا تَسۡـَٔمُوٓاْ أَن تَكۡتُبُوهُ صَغِيرًا أَوۡ كَبِيرًا إِلَىٰٓ أَجَلِهِۦۚ ذَٰلِكُمۡ أَقۡسَطُ عِندَ ٱللَّهِ وَأَقۡوَمُ لِلشَّهَٰدَةِ وَأَدۡنَىٰٓ أَلَّا تَرۡتَابُوٓاْ إِلَّآ أَن تَكُونَ تِجَٰرَةً حَاضِرَةٗ تُدِيرُونَهَا بَيۡنَكُمۡ فَلَيۡسَ عَلَيۡكُمۡ جُنَاحٌ أَلَّا تَكۡتُبُوهَاۗ وَأَشۡهِدُوٓاْ إِذَا تَبَايَعۡتُمۡۚ وَلَا يُضَآرَّ كَاتِبٞ وَلَا شَهِيدٞۚ وَإِن تَفۡعَلُواْ فَإِنَّهُۥ فُسُوقُۢ بِكُمۡۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَۖ وَيُعَلِّمُكُمُ ٱللَّهُۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمٞ
Ey inananlar, belirlenmiş bir süreye kadar bir borçla borçlandığınızda onu yazın. Ve aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Ve bir yazıcı, Allah'ın ona öğrettiği gibi yazmaktan kaçınmasın. Böylece yazsın ve üzerinde hak olan yazdırsın ve Rabbi Allah'tan sakınsın ve ondan hiçbir şeyi eksiltmesin. Eğer üzerinde hak olan akılsız veya zayıf olursa veya kendisi yazdırmaya güç yetiremezse, onun koruyucusu adaletle yazdırsın. Ve adamlarınızdan iki tanığı tanık tutun. Eğer iki adam olmazsa, tanıklardan razı olduğunuz bir adam ve iki kadın; onlardan biri saparsa onlardan diğeri diğerine hatırlatsın diye. Ve tanıklar çağrıldıklarında kaçınmasınlar. Ve onu, küçük veya büyük, süresine kadar yazmaktan usanmayın. Bu, Allah katında daha adil, tanıklık için daha sağlam ve şüphe etmemenize daha yakındır; ancak aranızda çevirdiğiniz hazır bir ticaret olması hariç, onu yazmamanızda sizin üzerinize bir günah yoktur. Ve alışveriş yaptığınızda tanık tutun. Ve bir yazıcıya ve bir tanığa zarar verilmesin. Ve eğer yaparsanız, şüphesiz o sizin için bir yoldan çıkmadır. Ve Allah'tan sakının. Ve Allah size öğretiyor. Ve Allah her şeyi Bilendir.
Örnek Ayetler (1)
İbrahim 14:5
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ أَرۡسَلۡنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ أَنۡ أَخۡرِجۡ قَوۡمَكَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَذَكِّرۡهُم بِأَيَّىٰمِ ٱللَّهِۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَٰتٖ لِّكُلِّ صَبَّارٖ شَكُورٖ
Ve kesinlikle Musa'yı ayetlerimizle, 'Kavmini karanlıklardan ışığa çıkar ve onlara Allah'ın günlerini hatırlat' diye gönderdik. Şüphesiz bunda çok sabreden, şükreden herkes için ayetler vardır.
Örnek Ayetler (1)
Yasin 36:19
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ طَـٰٓئِرُكُم مَّعَكُمۡ أَئِن ذُكِّرۡتُمۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٞ مُّسۡرِفُونَ
Dediler: 'Sizin uğursuzluğunuz sizinle beraberdir; hatırlatıldınız diye mi? Aksine siz haddi aşan bir toplumsunuz.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Kamer 54:15
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَد تَّرَكۡنَٰهَآ ءَايَةٗ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٖ
Ve kesinlikle onu bir ayet olarak bıraktık. Öyleyse hatırlayan var mı?
Kamer 54:17
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ يَسَّرۡنَا ٱلۡقُرۡءَانَ لِلذِّكۡرِ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٖ
Ve kesinlikle kuranı zikir için kolaylaştırdık. Öyleyse hatırlayan var mı?
Kamer 54:22
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ يَسَّرۡنَا ٱلۡقُرۡءَانَ لِلذِّكۡرِ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٖ
Ve kesinlikle Kuran'ı hatırlamak için kolaylaştırdık, o halde hatırlayan var mı?
Kamer 54:32
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ يَسَّرۡنَا ٱلۡقُرۡءَانَ لِلذِّكۡرِ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٖ
Ve kesinlikle Kuran'ı hatırlamak için kolaylaştırdık; böylece hatırlayan var mı?
Kamer 54:40
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ يَسَّرۡنَا ٱلۡقُرۡءَانَ لِلذِّكۡرِ فَهَلۡ مِن مُّدَّكِرٖ
Ve kesinlikle Kuran'ı hatırlamak için kolaylaştırdık; hiç hatırlayan var mı?
Örnek Ayetler (4)
Ali İmran 3:195
·
Kuran-ı Kerim
فَٱسۡتَجَابَ لَهُمۡ رَبُّهُمۡ أَنِّي لَآ أُضِيعُ عَمَلَ عَٰمِلٖ مِّنكُم مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰۖ بَعۡضُكُم مِّنۢ بَعۡضٖۖ فَٱلَّذِينَ هَاجَرُواْ وَأُخۡرِجُواْ مِن دِيَٰرِهِمۡ وَأُوذُواْ فِي سَبِيلِي وَقَٰتَلُواْ وَقُتِلُواْ لَأُكَفِّرَنَّ عَنۡهُمۡ سَيِّـَٔاتِهِمۡ وَلَأُدۡخِلَنَّهُمۡ جَنَّـٰتٖ تَجۡرِي مِن تَحۡتِهَا ٱلۡأَنۡهَٰرُ ثَوَابٗا مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِۚ وَٱللَّهُ عِندَهُۥ حُسۡنُ ٱلثَّوَابِ
Bunun üzerine Rableri onlara karşılık verdi: 'Şüphesiz ben, sizden erkek veya dişi, iş yapanın işini boşa çıkarmam. Bazınız bazınızdandır. Göç edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, yolumda eziyet edilenlerin, savaşanların ve katledilenlerin kötülüklerini onlardan kesinlikle örteceğim ve Allah katından bir karşılık olarak onları altlarından ırmaklar akan bahçelere kesinlikle sokacağım. Ve Allah, karşılığın güzeli O'nun katındadır.'
Nisa 4:124
·
Kuran-ı Kerim
وَمَن يَعۡمَلۡ مِنَ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ مِن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَأُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ وَلَا يُظۡلَمُونَ نَقِيرٗا
Ve erkek veya dişiden kim inanan biri olarak doğrulardan yaparsa, işte onlar bahçeye girerler ve bir hurma çekirdeği çukuru kadar zulme uğratılmazlar.
Nahl 16:97
·
Kuran-ı Kerim
مَنۡ عَمِلَ صَٰلِحٗا مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَلَنُحۡيِيَنَّهُۥ حَيَوٰةٗ طَيِّبَةٗۖ وَلَنَجۡزِيَنَّهُمۡ أَجۡرَهُم بِأَحۡسَنِ مَا كَانُواْ يَعۡمَلُونَ
Erkekten veya dişiden inanan olarak kim iyi bir iş yaparsa, böylece onu kesinlikle temiz bir hayatla yaşatacağız. Ve onlara ödüllerini, yapmakta olduklarının en güzeliyle kesinlikle karşılık vereceğiz.
Mü'min 40:40
·
Kuran-ı Kerim
مَنۡ عَمِلَ سَيِّئَةٗ فَلَا يُجۡزَىٰٓ إِلَّا مِثۡلَهَاۖ وَمَنۡ عَمِلَ صَٰلِحٗا مِّن ذَكَرٍ أَوۡ أُنثَىٰ وَهُوَ مُؤۡمِنٞ فَأُوْلَـٰٓئِكَ يَدۡخُلُونَ ٱلۡجَنَّةَ يُرۡزَقُونَ فِيهَا بِغَيۡرِ حِسَابٖ
Kim kötülük yaparsa, onun mislinden başkasıyla karşılık verilmez. Ve erkekten veya dişiden kim inanan olarak iyilik yaparsa, işte onlar bahçeye girerler, orada hesap olmaksızın rızıklandırılırlar.
Örnek Ayetler (3)
Necm 53:45
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنَّهُۥ خَلَقَ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰ
Ve şüphesiz O, iki eşi, erkeği ve dişiyi yarattı;
Kıyamet 75:39
·
Kuran-ı Kerim
فَجَعَلَ مِنۡهُ ٱلزَّوۡجَيۡنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ
Böylece ondan erkek ve dişi iki eş kıldı.
Leyl 92:3
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلۡأُنثَىٰٓ
Ve erkeği ve dişiyi yaratana,
Örnek Ayetler (2)
Ali İmran 3:36
·
Kuran-ı Kerim
فَلَمَّا وَضَعَتۡهَا قَالَتۡ رَبِّ إِنِّي وَضَعۡتُهَآ أُنثَىٰ وَٱللَّهُ أَعۡلَمُ بِمَا وَضَعَتۡ وَلَيۡسَ ٱلذَّكَرُ كَٱلۡأُنثَىٰۖ وَإِنِّي سَمَّيۡتُهَا مَرۡيَمَ وَإِنِّيٓ أُعِيذُهَا بِكَ وَذُرِّيَّتَهَا مِنَ ٱلشَّيۡطَٰنِ ٱلرَّجِيمِ
Onu doğurduğunda dedi: 'Rabbim, şüphesiz ben onu dişi doğurdum.' Ve Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilendir. 'Ve erkek dişi gibi değildir. Ve şüphesiz ben onu Meryem isimlendirdim. Ve şüphesiz ben onu ve soyunu taşlanmış şeytandan sana sığındırırım.'
Necm 53:21
·
Kuran-ı Kerim
أَلَكُمُ ٱلذَّكَرُ وَلَهُ ٱلۡأُنثَىٰ
Erkek sizin için ve dişi O'nun için mi?
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:143
·
Kuran-ı Kerim
ثَمَٰنِيَةَ أَزۡوَٰجٖۖ مِّنَ ٱلضَّأۡنِ ٱثۡنَيۡنِ وَمِنَ ٱلۡمَعۡزِ ٱثۡنَيۡنِۗ قُلۡ ءَآلذَّكَرَيۡنِ حَرَّمَ أَمِ ٱلۡأُنثَيَيۡنِ أَمَّا ٱشۡتَمَلَتۡ عَلَيۡهِ أَرۡحَامُ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۖ نَبِّـُٔونِي بِعِلۡمٍ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
Sekiz eş: koyundan iki ve keçiden iki. De ki: 'İki erkeği mi yasakladı yoksa iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerinin kapsadığı şeyi mi? Eğer doğru söyleyenler iseniz bana bir bilgiyle haber verin.'
En'am 6:144
·
Kuran-ı Kerim
وَمِنَ ٱلۡإِبِلِ ٱثۡنَيۡنِ وَمِنَ ٱلۡبَقَرِ ٱثۡنَيۡنِۗ قُلۡ ءَآلذَّكَرَيۡنِ حَرَّمَ أَمِ ٱلۡأُنثَيَيۡنِ أَمَّا ٱشۡتَمَلَتۡ عَلَيۡهِ أَرۡحَامُ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۖ أَمۡ كُنتُمۡ شُهَدَآءَ إِذۡ وَصَّىٰكُمُ ٱللَّهُ بِهَٰذَاۚ فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبٗا لِّيُضِلَّ ٱلنَّاسَ بِغَيۡرِ عِلۡمٍۚ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Ve deveden iki ve sığırdan iki. De ki: 'İki erkeği mi yasakladı yoksa iki dişiyi mi, yoksa iki dişinin rahimlerinin kapsadığı şeyi mi? Yoksa Allah size bunu emrettiği zaman tanıklar mıydınız?' Böylece bilgisizce insanları saptırmak için Allah'a yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir? Şüphesiz Allah zalim topluma yol göstermez.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:176
·
Kuran-ı Kerim
يَسۡتَفۡتُونَكَ قُلِ ٱللَّهُ يُفۡتِيكُمۡ فِي ٱلۡكَلَٰلَةِۚ إِنِ ٱمۡرُؤٌاْ هَلَكَ لَيۡسَ لَهُۥ وَلَدٞ وَلَهُۥٓ أُخۡتٞ فَلَهَا نِصۡفُ مَا تَرَكَۚ وَهُوَ يَرِثُهَآ إِن لَّمۡ يَكُن لَّهَا وَلَدٞۚ فَإِن كَانَتَا ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُمَا ٱلثُّلُثَانِ مِمَّا تَرَكَۚ وَإِن كَانُوٓاْ إِخۡوَةٗ رِّجَالٗا وَنِسَآءٗ فَلِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۗ يُبَيِّنُ ٱللَّهُ لَكُمۡ أَن تَضِلُّواْۗ وَٱللَّهُ بِكُلِّ شَيۡءٍ عَلِيمُۢ
Senden fetva istiyorlar. De ki: 'Allah kelale hakkında size fetva veriyor. Eğer bir kişi helak olursa, onun bir çocuğu yoktur ve onun bir kız kardeşi vardır; böylece bıraktığı şeyin yarısı onundur. Ve eğer onun bir çocuğu yoksa o ona mirasçı olur. Böylece eğer onlar iki iseler, böylece bıraktığı şeyden üçte ikisi onlarındır. Ve eğer onlar erkekler ve kadınlar kardeşler iseler, böylece erkek için iki dişinin payının misli vardır.' Sapmamanız için Allah size açıklıyor. Ve Allah her şeyi Bilen'dir.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:11
·
Kuran-ı Kerim
يُوصِيكُمُ ٱللَّهُ فِيٓ أَوۡلَٰدِكُمۡۖ لِلذَّكَرِ مِثۡلُ حَظِّ ٱلۡأُنثَيَيۡنِۚ فَإِن كُنَّ نِسَآءٗ فَوۡقَ ٱثۡنَتَيۡنِ فَلَهُنَّ ثُلُثَا مَا تَرَكَۖ وَإِن كَانَتۡ وَٰحِدَةٗ فَلَهَا ٱلنِّصۡفُۚ وَلِأَبَوَيۡهِ لِكُلِّ وَٰحِدٖ مِّنۡهُمَا ٱلسُّدُسُ مِمَّا تَرَكَ إِن كَانَ لَهُۥ وَلَدٞۚ فَإِن لَّمۡ يَكُن لَّهُۥ وَلَدٞ وَوَرِثَهُۥٓ أَبَوَاهُ فَلِأُمِّهِ ٱلثُّلُثُۚ فَإِن كَانَ لَهُۥٓ إِخۡوَةٞ فَلِأُمِّهِ ٱلسُّدُسُۚ مِنۢ بَعۡدِ وَصِيَّةٖ يُوصِي بِهَآ أَوۡ دَيۡنٍۗ ءَابَآؤُكُمۡ وَأَبۡنَآؤُكُمۡ لَا تَدۡرُونَ أَيُّهُمۡ أَقۡرَبُ لَكُمۡ نَفۡعٗاۚ فَرِيضَةٗ مِّنَ ٱللَّهِۗ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَلِيمًا حَكِيمٗا
Allah çocuklarınız hakkında size emreder: Erkek için iki dişinin payının misli vardır. Fakat eğer ikinin üzerinde kadınlar iseler, bıraktığı şeyin üçte ikisi onlar içindir. Ve eğer bir tane ise, yarısı onun içindir. Ve eğer onun bir çocuğu varsa, bıraktığı şeyden onun ana babası için, ikisinden her biri için altıda bir vardır. Fakat eğer onun bir çocuğu yoksa ve onun ana babası ona mirasçı olmuşsa, onun anası için üçte bir vardır. Fakat eğer onun kardeşleri varsa, vasiyet ettiği bir vasiyetten veya bir borçtan sonra onun anası için altıda bir vardır. Babalarınız ve oğullarınız, fayda bakımından hangisi size daha yakındır siz bilmezsiniz. Allah'tan bir farz olarak. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Hikmetli'dir.
Örnek Ayetler (1)
Hucurat 49:13
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّا خَلَقۡنَٰكُم مِّن ذَكَرٖ وَأُنثَىٰ وَجَعَلۡنَٰكُمۡ شُعُوبٗا وَقَبَآئِلَ لِتَعَارَفُوٓاْۚ إِنَّ أَكۡرَمَكُمۡ عِندَ ٱللَّهِ أَتۡقَىٰكُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌ خَبِيرٞ
Ey insanlar, şüphesiz Biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve tanışmanız için sizi halklar ve kabileler kıldık. Şüphesiz Allah'ın yanında sizin en değerliniz, sizin en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah Bilen'dir, Haberdar'dır.
Örnek Ayetler (1)
Şura 42:49
·
Kuran-ı Kerim
لِّلَّهِ مُلۡكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِۚ يَخۡلُقُ مَا يَشَآءُۚ يَهَبُ لِمَن يَشَآءُ إِنَٰثٗا وَيَهَبُ لِمَن يَشَآءُ ٱلذُّكُورَ
Göklerin ve yerin egemenliği Allah'ındır. Dilediği şeyi yaratır. Dilediği kimseye dişiler karşılıksız verir ve dilediği kimseye erkekler karşılıksız verir.